patronum ile ilişkimiz

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Herkese merhaba, ben bir ofiste çalışan işçiyim. Patronumuz Almanya’dan gelmiş sarışın bir bayan, ismi Gül… Sürekli kumaş ve dar pantolonlar giyer, açıkçası ofiste herkes onun muhteşem götünü sikmek istiyor. Bir gün işe erken gittim, ancak kimse yoktu. Patronum geldiğinde beni kapıda görünce mutlu oldu, istersen bir kahvaltı yapalım dedi. Gittik kahvaltı yaptık, gerçekten hoş bir bayandı, ancak gözlerim sürekli göğüslerine takılıyordu, o gaziantep escort da bunu fark etmişti. İşi boş ver, bugün biraz geç gitsek bir şey olmaz hadi bize geçelim dedi.

O lafı duyunca çıldırdım, hemen lüks arabasına atladık ve evine gittik. Lüks bir siteydi, kapıdan girdik ve salonda oturmaya başladım. Gizlemeye çalışıyordum ancak yarrağım sertleşmişti, taş gibi olmuştu. Bir baktım elbisesini değiştirmiş, askılı giymiş gaziantep escort bayan bir şekilde gelmişti… Benim de en zayıf noktam. Bacakları tamamen meydandaydı, yanıma oturdu ve elimi göğüslerinde gezdirmeye başladım.. Aramızdaki profesyonel ilişkiyi burada unut dedi, ben buradan cesareti alınca bacaklarından tutup Gül’ü kucağıma aldım… Yumuşacık kalçaları sikimde geziyordu, bundan haz alıyordum. Gül’ü yavaşça soydum ve pembe gaziantep bayan escort askılısını sıyırıp göğüslerini yalamaya başladım, bu arada üzerimde kucak dansı yapıyordu.

Salonda olmaz kirlenmesin dedi ve yatak odasına geçtik, direk sırt üstü yatırdım, bacaklarını açtım ve traşlı, nemli amcığına kızgın yarrağımı sokmaya başladım, belime sarılmış ve daha çok, daha derine hadi diye inliyordu anladığım kadarıyla yalnız yaşıyordu ve günlerdir sekse açtı. Bundan faydalanıp dakikalarca amından siktim, sonra patronu domaltıp götünü de vazelinledikten sonra götten de zorladım. En sonunda ise ağzına boşaldım. Harika bir mesai değil mi? Sonra duş aldık, hazırlandık ve çıktık. Ara ara takılıyoruz, yine anlatırım.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

uzun yolculuk çok zevkli geçti

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

Ben Burak.
19 yaşındayım.
Geçen yaz başımdan geçen bir hikaye bu, hala unutamıyorum.
Lise`den mezun olup üniversite sınavından da ortalama bi puan tutturunca, tek başıma tatile gitmeye razı ettim bizimkileri.
Sıradan bir gece yolculuğu olacak gibi görünüyordu.
Otobüse bindim, walkmanimin kulaklıklarını kulağıma geçirdim ve otobüsün hareket etmesi için beklemeye koyuldum.
İkinci parçaya geçmişti ki, karşı tarafta duran koltuk çiftine, üzerinde .
!.
baskısı olan beyaz tişörtlü bir genç bir adam geldi oturdu.
20 yaşında ya da altıydı.
Esmer, ensesinde, bukleli saçları vardı.
Kasları dar tişörtten seçilebiliyordu.
Altındaysa kesik bir kot şort ve kahverengi sandaletler duruyordu.
Dikkat çekiciydi, bir daha bakma isteği uyandırmıştı bende ama cesaret edemedim.
.
Aman ya derdim mi yok!.
, diye kendi kendime.
30 dakikadır yoldaydım.
Canım acayip sıkılmaya başlamıştı.
Kafamı cama çevirdim, dışarıda belki bir şeyler yakalarım umuduyla.
Şahane bir manzaranın beni beklediğini bilemezdim tabii.
Dışarının karanlığı sokak lambalarının da yardımıyla karşı koltukta oturan arkadaşın yansıması benim penceremde duruyordu.
İncelemeye koyuldum.
Bacak bacak üstüne atmıştı.
Hiçbir defosu yoktu.
.
Çok çalışmış olmalı bu vücut için.
diye düşündüm.
Yüzü de pek sokakta gördüğüm modellerden değildi, kapkara, derin bakışlar.
Ben incelememe devam ederken otobüs durdu.
Ara duraklardan binenler oldu.
Bir curcuna.
Muavin adama yaklaştı ve .
Biletini görebilir miyim?.
antep escort diye sordu.
Genç, .
Tabii!.
dedi, ve arka cebinden çıkardı.
O an bir mucize gerçekleşti ve muavin .
Abi, senin yer şurası olacak, bu iki koltuk bayla bayana ait.
dedi, benim yanımdaki koltuğu göstererek.
Geldi, yanıma oturdu.
Ben bakmamaya çalışıyordum.
.
Merhaba, oluyor işte böyle şeyler.
dedi.
Ben .
Merhaba, haklısın dedim.
Koltuğunu biraz geriye yatırdı.
Bir 15 dakika sonra uykuya daldı.
Kafası omzuma düşmüştü.
Üstümde, lacivert, hani şu askılı olanlar var ya, bir şey vardı.
Şimdi yanağı omzuma değiyordu.
Acayip bir his geldi içime.
Kıprdandıkça, benim sikim de kıpırdanıyordu.
.
Yaa, ben gerizekalı mıyım? Napacam bu adamla, ben bi adamla yatmadım ki hiç ve yatamam.
gibi düşüncelerse hiç durmadan beynime akın ediyorlardı.
Sonra, ışıklar söndü ve kırmızı gece lambamsı ışıklar yandı.
Her şey flulaşmıştı.
Ben de omzuma temas eden surata aşina olmuş olacağım ki sikim normal durumuna dönmeye başlamıştı.
İşte o an, yol arkadaşım omzumu yalamaya başladı.
Ben .
Ne oluyoruz?.
diye sordum.
İçimden tabii.
Arkadaş uyuyordu, dolayısıyla kimse beni -neden yalattırıyorsun bakim?- diye suçlayamazdı.
Gözlerimi kapattım.
Adam yalamasına devam ediyordu.
Şimdi dişlerini de hissediyordum.
Isırmaya başlamıştı yavaş yavaş.
Kot pantolonumun önünde bir kabarıklık oluştu.
Birden elini de bacağıma koydu.
Ben yavaşça yüzümü çevirip görmek istedim ne halde oluyor gaziantep escort insan uykuda boşalırken diye.
Ama karşımda iki açık göz duruyordu.
Kıpkırmızı oldum.
Elini çekti ve güldü.
Kafasını kaldırıp .
Uzun bir yol olacak, değil mi?.
dedi.
Ben kaşır gibi yapıp, elimi omzuma götürdüm, tükürükleriyle parlattığı omzumu insanlar fark etmesin diye.
Neyse, şimdiye kadar nasıl geçti anlamadım, dedim.
Ben de.
Adınız ne? dedi.
Burak, sizin? Demir, nereye gidiyorsun? Son durak, sen? Ben de Başka bir şey konuşmadık.
Mola verdik.
Otobüsten kurtulmak istiyordum.
Bir türlü karar veremiyordum ne yapacağıma.
Bir çay istedim garsondan.
Çay gelirken Demir`de geldi, ve .
oturabilir miyim?.
dedi.
Kafamın içinden .
Gel kucağıma otur, o daha güzel olur!.
diye geçiyordu, ama .
Tabii, boş gördüğün gibi.
dedim.
.
Çok sıcak!.
dedi.
.
Gecenin sıcağı mı olur!.
dedi iç sesim, oysa gözlerinin içine bakıp .
Ben de çok terledim, yapış yapış oldu üstüm.
dedim.
.
Benim yanımda fazladan bir tişört var istersen, .
dedi gülümseyerek.
Yanağındaki gamze ve tek kaşını yukarı kaldırışı çok davetkardı.
.
Hadi.
dedim.
Otobüsteki poşetten bir tişört aldık.
.
Benim tuvalete de gitmem lazım.
dedi.
Tamam ben de geleyim.
dedim.
İçeri girdik.
Elimizde kırmızı bir tişört.
Ben üzerimi çıkardım.
Elini karnıma götürüp, .
sıkı bir karnın var.
dedi.
Ben de .
Bunu sen mi söylüyorsun?.
dedim, tişörtünü kaldırdım.
escort gaziantep Resmen baklava şeklindeydi kasları.
Tişörtünü çıkardı, lavabonun yanına koydu.
Kabinlerden birine girdik.
Zaten gece olduğu için bizim otobüs sakinlerinden başkası yoktu ve tuvalet tamamen boştu.
Henüz 15 dk.
mız vardı aşağı yukarı.
Kotunun fermuarını indirdi, altında don yoktu, siki dışarı fırladı.
Ben de kotumun düğmelerini çözdüm sikim rahatlasın diye.
.
Hadi hepsi senin.
dedi eliyle kavrayıp.
Öteki eliyle de kafamı tutup yavaş yavaş sikine doğru götürdü.
Önce başını aldım.
Sonra da bir kısmını, pek deneyimli değildim.
Emmeye başladım.
Eliyle ileri geri gitmemi o ayarlıyordu.
Daha önce de yaptırdığı belliydi.
Ağzımdaki sik varken .
Mmmmm gibi sesler çıkarıyordum.
Gözlerinin kapandığını gördüm.
Siki iyice atmaya başlamıştı.
Onun omzuma yaptığını ben şimdi sikine yapıyordum.
Dişlerimi değdirdim hafifçe sertleşmiş organına.
Az vaktimiz vardı.
.
Beni götten siker misin Burak?.
dedi hemen.
Kot şortu şimdi dizlerindeydi.
.
Bu ne göt!.
diye bir şaplak patlattım kıçına.
Ben de pantalonumu biraz aşağı indirip.
sertleşmiş sikimi götüne doğru doğrulttum.
.
Hadi aslanım, sikini içime sok, beni bayıltana kadar sik gibi azdırıcı sözler söylüyordu.
İçine soktum, dar bir deliği vardı.
Benim gibi birinin bu kaslı adamı siktiğine inanamıyordum.
Zaten çok heyecanlıydım, bir de Demir`in sesini yükseltmesi yakalanacağımız korkusunu arttırıyordu.
Boşalmaya başladım.
.
Aferin, akıyosun içime.
senin suyunu götümde hissediyorum, mükemmel.
demeye başladı.
Off harikaydı, oluk oluk akıyordum ama sadece 3-4 dk.
mız kalmıştı.
Dışarıda .
Sayın yolcularımız,.
diye anonslar başlamıştı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Çikolata Yüzünden Seks Manyağı Ol

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Çikolata Yüzünden Seks Manyağı Ol

alıntıdır
Neredeyse akşam olmak üzereydi, “Eyvah geç kaldım, anam bütün kemiklerimi kıracak!” dedim. Durmuş ağa telaşlandığımı görünce, “Merak etme birşey olmaz, sen eve git hadi!” dedi. Koşarak eve doğru giderken biraz ilerde annemi gördüm. Annem beni görünce kızıp bağırmaya başladı. Yanına varınca dövecek sandım. Tam o sırada arkamdan bir ses, “Hele dur bacım, ne yapıyorsun?” dedi. Bu Durmuş ağanın sesiydi, “Kızın önüne itler çıkmış, korkmuş sinmiş oraya, ben kurtardım kızcağızı!” dedi. Ben de evet anlamında başımı sallayınca, bu sefer annem telaşla, “Bir şeyin var mı kızım?” diye sarılıp sevmeye başladı. Durmuş ağa, “Ekrem’e selam söyleyin!” deyip gitti. O akşam yatağımda Durmuş ağanın sikini, beni okşamasını, ilk boşalmamı düşünerek uyudum.

Sabah oyalanıp, öğleye doğru anneme, “Suya gideyim mi?” diye sordum. “Kızım köpekler saldırır, akşam babanla gidersiniz!” dedi. Ama ben Durmuş ağayı görmeliydim, dünkü zevkten sonra tekrar o duyguyu yaşamak istiyordum. “Anne, elime sopa alırım, bir de arka açıklıktan giderim!” dedim. Annem, “Kızım o yol çok uzak olur, yorulursun!” deyince, “Olsun!” deyip annemi ikna ettim. Ama köpek falan olmadığını bildiğimden kestirmeden dere kenarına indim. 5-6 sefer ettim, ama Durmuş ağa gelmedi. Acaba geç mi geldim diye düşündüm. Ertesi gün sabah yine suya gittim, ama Durmuş ağa o gün de yoktu. Acaba birdaha gelmeyecek mi, onu memnun edemedim mi gibi cahilce düşüncelere kapılmıştım.

Aradan 4 gün geçmişti. Her Çarşamba kasaba pazarına giderdik. Bazen ben evde kalır, ev işlerini yapardım. Babam annemle sabah erkenden ufak kardeşimi de alıp, pazara, bahçeden toplanan sebzeleri satmaya gittiler. Ben de evdeki işleri elimden geldiğince yapıp, dereye su doldurmaya gittim. Bir de baktım Durmuş ağa derenin kenarında dikilmiş bekliyor, hemen yanına gittim. Ben yanına varır varmaz hiç konuşmadan beni sıkıca kavrayıp, aşağı eğilerek dudaklarıma yapıştı. Öptükten sonra, “Özledin mi beni minik orospum?” dedi. Ben utangaç bir tavırla başımı salladım. Durmuş ağa kaşlarını çatıp, “Konuşsana kız!” deyip kıçıma şaplak attı. “Evet, özledim!” dedim. Bir kahkaha attı, “Canın çekti değil mi küçük yosma? Sikimin bağımlısı olacaksın, peşimde dolanacaksın demiştim sana! Söyle bakayım, canın çekiyor değil mi beni?” dedi.

Ben öylece bakarken Durmuş ağa tekrar kaşlarını çattı, ben de hemen, “Evet Durmuş amca!” dedim. “Bundan sonra yalnızken bana Durmuşum diyeceksin, sikicim diyeceksin, amcığımın sahibi diyeceksin, erkeğim diyeceksin! Benleyken açık saçık konuşacaksın, hepsini öğreteceğim sana! Şimdi söyle bakayım, ne çekiyor benim küçük yosmamın canı?” dedi. “Şeyy… Beni öpmeni, sevmeni… Bir de… Hani boşalttın yaaa, ondan!” deyip, utanarak başımı önüme eğdim. Durmuş ağa hemen beni kollarımdan tutup çalılıkların arkasına götürdü. Önceden hazırlık yapmıştı belli ki, çünkü yere bir kilim sermiş, yiyecek içecek getirmişti.

Hemen pantolonunu ve üzerini çıkarttı, sadece atleti vardı üzerinde. “Hadi yavrum, sen de soyun da hizmet et erkeğine!” dedi. Utanıyordum, ama o ne derse yapmaktan da kendimi alamıyordum. Soyunup, üzerimde sadece küçücük donumla kilimin üzerine kıvrılıp oturum. Yanıma sokulup oturdu ve dudaklarıma yapıştı. Biraz öpüştükten sonra getirdiklerini yemeye başladık. Durmuş ağa sürekli beni okşuyor, minik göğüslerimi sıkıyordu. Bu sırada siki kalkmış, göbeğine değiyordu. Sonra beni ayağa kaldırıp kasıklarımı ve göbeğimi öpmeye başladı. Biraz sonra da donumu aşağıya çekip, ayak bileklerime kadar indirdi. Sonra bağdaş kurup oturdu, beni de kucağına oturttu. Bu sırada donum ayağımdan tamamen çıktı. Artık küçücük bedenimle onun kucağındaydım, yarağı bacaklarımın arasında kalmıştı.

Dudaklarıma yapıştığı anda, elleri ile kasıklarımı ve göğüslerimi okşuyordu. Bacaklarımın arasındaki siki amıma sürtünüp duruyordu. Bütün vücudumu ateş bastığını hissedebiliyordum, hoş bir duygu bütün bedenime yayılmaya başlamıştı. Durmuş ağa işini çok iyi biliyordu. Dudaklarımı bırakıp, boynumu yüzümü öpmeye başladı. Sonra minik göğüslerimi sırayla ağzına alıp bırakmaya başladı. Elleri boş durmuyor, sürekli beni okşuyor, göğüslerim yalanıp öpülüyor, yarağı amıma sürtünüyordu. Ben kendimden geçmiş bir şekilde ona sarılmış, “Ohhhhhh, ahhhhh!” diye inlemeye başlamıştım. Sonra elimi tutup sikine götürdü, sikini okşattırdı. Ben sikini okşarken, Durmuş ağa kulağıma birşeyler söylemeye başladı. Sözleri beynime kazınıyordu. Söylediklerini söylememi istiyordu, o ne isterse söylüyordum. O da elini amıma atıp okşamaya başladı. Bir süre sonra titreyerek boşalıyordum. O anda, “Hadi sana öğrettiklerimi söyle!” deyince, ben de, “Durmuşum sik beni, koy amıma erkeğimmmm!” deyip, inlemeye başladım. Sonra kucağına yığılıp kaldım.

Durmuş ağa beni usulca yere uzattı. Kendisi de üzerime doğru uzanıp, öpüşmeye başladık. Yaşadığım hazzın verdiği duygu yoğunluğu ile deli gibi öpüşüyordum. Bu durum hoşuna gitmiş olacak ki, “Aferin küçük yosmama, iyi öğrendin öpüşmeyi, çok iyi bir orospu olacaksın sen, minik yosmam benim!” dedi. Sonra öperek boynuma, oradan da göğüslerime indi. Bu sırada kazık gibi olmuş siki amıma baskı yapıyordu. Beni sürekli öpüp okşaması ve amıma sürtünen siki, benim tekrar kıvranmama neden oluyordu. Bu duyguları yeni tadıyordum, ama çok hoşuma gidiyor, kendimi uçuyor gibi hissediyordum. “Hadi söyle, ne istiyorsun!” dediğinde, “Ye beni erkeğim, sev, öp, yala heryerimi, amımı sik, sikicim ol!” diye inlemeye başladım.

Durmuş ağa hafif doğrulup sırıttı. Gözlerimin içine bakarak, “Bak şimdi minik yosmam, yarağımı amına sokup seni ^^^^^^^^^!” dedi. Sikini gövdesinden kavrayıp yavaş yavaş amımın deliğine sürtmeye başladı. “İlk olduğu için acıyacak, ama sonra alışırsın!” dedikten sonra yarağının ucunu deliğimin ağzına dayayıp yüklenmeye başladı. Ama sikinin kocaman kafası minik amımdan içeri bir türlü girmiyordu. “Fındık kadar amın var orospu, ama yaracağım o küçük amını, çaresi yok!” dedikten sonra bir eliyle göğüslerimden iyice bastırıp, diğer eliyle sikini sıkı sıkı tutup sikinin kafasını deliğim hafif hafif gezdirmeye başladı. Sonra bir anda belini ileri doğru itmesi ile beynimde şimşekler çaktığını hissettim. İnanılmaz bir acı ile, “Çok acıyor çıkart, kurbanın alayım, çıkart Durmuş amca, yandım!” diye bağırmaya başladım. O anda kendimden geçmişim.

Bir süre sonra kendime geldiğimde, kalçalarım Durmuş ağanın dizlerinin üzerinde, incecik belimden elleri ile kavramış, belini sürekli ileri geri oynatıp duruyordu. Amımın acısı biraz hafiflemişti, ama halen canım yanıyordu. Gözlerimi açtığımı görünce, “Ayıldın mı yosmam? Bak yardım küçük amını! Ohhhhhh!” diye inledi. Kafamı kaldırıp bacak arama doğru baktım, amımın üst tarafında bir şişlik oluşmuş, amımın dudakları iki tarafa ayrılmıştı. Sikin yarısından fazlası içime giriyor, sonra başı haricinde tekrar geri çıkıyordu. Girip çıkarken de, amımın iki küçük dudağı da sikle beraber bir içeri katlanıyor, bir dışa bükülüyordu.

Durmuş ağa bacak arama baktığımı görünce, “Görüyormusun küçük orospu, erkeğin amına koyuyor, patlattım kızlığını, ohhhh, artık benin karım oldum!” dedi. “Canım yanıyor, sevmedim ben bunu!” dedim. Durmuş ağa, “Merak etme alışırsın minik orospu, hele bir iki kere daha ^^^^^^^ seni, sik manyağı olursun!” dedi. Bu sırada sürekli sikini sokup çıkarıyordu amıma. Her giriş çıkışında sikinin tüm hatlarını içimde hissedebiliyordum. Biraz sonra belimi bırakıp, minik göğüslerimi yoğurmaya, sıkmaya başladı. Bu sırada temposunu artırıp, artık içime daha hızlı gidip geliyordu. Biraz zevk alıyordum, ama duyduğum acı ve yanma daha fazlaydı. Durmuş ağa, “Ohhhh, daracıksın orospu, amının içi hem sıcak hem dar, ohhhh, sikim bayram ediyor küçük amcık!” diye sayıklamaya başladı. Artık kendinden geçmişçesine girip çıkıyordu. Amım kocaman bir yarağın istilası altındaydı. Duyduğum haz artmaya başlamıştı, ama amımın yanması ve sızısı geçmiyordu.

“Fındık kadar amını dölleyeceğim senin, tohumlarım gezecek içinde küçük yosma!” diye mırıldanmaya başladı. Bir süre sonra da, “Al sana ağanın dölleri orospu! Ahhhh, bitirdin beni!” diye bağırıp, bütün gücü ile üzerime yüklendi ve göğüslerimi sımsıkı sıkıp durdu. İçime birşeylerin aktığını hissettiğim anda beynimde bir şimşek çaktı, müthiş canım yanmıştı, Durmuş ağa sikini dibine kadar sokmuş, kasıkları bana yapışmıştı. Duyduğum acıdan tekrar bayılacağım zannettim. Durmuş ağanın ise gözleri kaymıştı, yüzünde büyük bir mutluluk ifadesi vardı.

Sonra üzerimden kalkıp doğruldu, bu sırada siki de yavaşça amımdan çıktı. O an amım rahatladı. Durmuş ağa kenara doğru uzandığında siki gözüme ilişti, üzeri kırmızı ve beyaz olmuştu, dizlerinin üzeri de biraz kan olmuştu. Kendimi biraz toplayıp bacak arama baktım, amımdan dışarıya doğru kanla karışık döller süzülüyordu. Vücudumun sıktığı yerleri kıpkırmızı olmuştu. Durmuş ağa, “Ağanın dölleri süzülüyor amından, çok tatlıydı, bundan sonra benimsin artık, seni sikip sikip amını götünü döllerimle dolduracağım, döllerimi içireceğim sana minik yosmam benim!” diye söylendi. İçim bir tuhaf oldu, kendimi farklı hissediyordum.

Zaman su gibi akmış, vakit öğlen olmuştu. Durmuş ağa derede sikini yıkayıp geldi, “Git sen de amını güzelce yıka bakalım!” dedi. Biraz zor da olsa ayağa kalkıp, derede amımı yıkadım. Ama bacaklarımı bir türlü birleştiremiyordum. Amımın dudakları kıpkırmızı idi ve halen şiş duruyordu. Yanına döndüğümde, beni kilimin üzerine sırt üstü yatırdı. Telaşlandım, “Durmuş amca ne olur sikme beni, çok acıyor, sikini ağzıma alayım, öyle mutlu edeyim seni!” dedim. “Merak etme, bu gün daha sikmeyeceğim seni! Beni çok mutlu ettin, o yüzden bir hediye vereceğim sana! Şimdi sıkma kendini, aç bacaklarını iyice!” dedikten sonra, kafasını bacak arama sokup, amımı yalamaya başladı.

Bundan inanılmaz zevk alıyordum. O ise şapırtılar çıkartarak amımı yalıyor, deliğime dilini sokup çıkartıyordu. Her saniye aldığım zevk artıyordu. Amımı yalamaya ara verip, “Hadi söyle!” dedi. “Ye beni ağam, kurban olayım sana, sikicim benim, erkeğim, amımın sahibi!” diye inledim. Biraz sonra da ayaklarımla kafasını sıkıştırıp, inleyerek boşalmaya başladım. Müthiş bir andı, çok mutluydum, amımın acısını bile unutmuştum. Sonra vücudumu salıverdim. “Hoşuna gitti mi?” dediğinde, sadece başımı sallayabildim.

Biraz dinlendikten Sonra toparlandık. “Cumartesi gene görüşürüz!” deyip beni öptü, eşyalarını da alıp uzaklaştı. Ben de suları alıp eve gittim. Salondaki sedire zar zor uzandım, amım halen biraz sızlıyordu. Bugün başıma gelenleri düşündüm. Daha bu yaşımda sikilmiş, kadın olmuştum, amım ilk kez yenmiş, harika bir duygu yaşamıştım…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

YASAK ŞEHVETİM 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

YASAK ŞEHVETİM 2
Sabah uyandığımda deliksiz bir uyku çektiğimin farkına vararak esnedim. Yanımda annem yoktu saate baktım 9 olmuştu. Annem kapıda saten geceliğiyle ‘’günaydın paşam’’ dedi gülerek.

-Hadi sen banyoya gir bi duş al. Çay demlenmek üzere. Krep yapacam sıcak sıcak yeriz.

Bayılırım kahvaltıda krepe. Annem bana kıyak geçiyordu. Demek ki mutluydu annecim. Babamın uzun zamandır hissettiremediği kadınlığını hissettirdiğim için yüzünde güller açıyordu sanırım.

-Bu güzel kıyağı neye borçluyuz ki annecim?
-Hadi hadi bırak şimdi yağ çekmeyi. Oğluşumla baş başa güzel bi kahvaltı yapayım dedim.
-Peki annecim.

Konuşurken zaten kapıya kadar gelmiştim. Annem da kapıda gülümsüyordu. Şortumun altından sabah sabah demir gibi ayakta olan sikimi gizleme gereği duymadım annemden ilk defa. Hatta özellikle görsün istedim. Annem daha ben yataktayken fark etmiş ondan gülümsüyordu. Kapıda anneme mayışır gibi sarıldım. ‘’Oyy annecim çok rahat uyumuşum senin kokunla’’. Ohh oğluşum benim. O zaman bundan sonra hep uyu benle’’ O da sarıldı belimden bana. Yanağımdan öptü. Sikim annemin bacağına değiyordu. Biraz daha ondan tarafa döndüm sikim ince saten geceliğinin arasından amına dayandı. İleri doğru biraz ittim kalçamdan. Sikim külotunu hissetti önce sonra da am dudaklarını. Birkaç kez yavaşça ileri geri yaptım sikimi. Am dudaklarına aşağıdan yukarı sürtüyordu sikim. Ben de onun yanaklarını dudaklarımı öper gibi değdirdim. Ellerimi kalçalarına attım. Saten geceliğinin altındaki diri kalçalarını iki elimle avuçladım. Kendime doğru çekerk ilerigeri yapmaya başladım. Ayakta annemin diri kalçalarını avuçlayarak siker gibi kerkiniyordum. Annem de kaptırmıştı kendini bu zevke. Gözleri kısık vaziyette o da kalçalarını açıp kapıyordu. Onun da elleri benim kalçamdaydı onu fark ettim o an. Sonra bıraktı, gülerek kendini çekti.

-Hadi şimdi doğru banyoya daha çok öpüşüp koklaşırız.

Ellerimi kalçalarından çekerken parmaklarımı arasına kaydırdım. Götünün arasından am yarığına parmaklarımı sürterek çektim. Bu sefer kendini çekmemişti. Amının arasını hissettim anlık olarak. Fırın gibiydi sıcaklığı.
Banyoya girip üzerimdekileri çıkardığımda aletim adeta fırlayacaktı. Damarları patlayacaktı başı mosmordu. O halde ılık duşun altına attım kendimi. Saçlarımı şampuanladıktan sonra şap şap diye masturbasyona başladım. Ama canım annemi istiyordu. Biraz aleti tokatladıktan sonra anneme seslendim. Onun da canını çektiğini az önce çok iyi anlamıştım çünkü. Vereceğini sanmıyordum. Kırmızı çizgiyi aşmam hiç te kolay değildi. Ama olsun canım çok çekiyordu.

Annem kapıyı yarım açarak ‘’efendim oğlum’’ dedi.

-Anne sırtım çok kaşınıyor. Birazcık lifler misin?

Birazcık ses vermedi. Olancakları tahmin ediyordu. Ama onunda canı çok istiyordu. Sadece nasıl bir tavır içinde olması gerektiğini kestiremiyordu bence. Kendiyle savaşıyordu. Bir taraftan da kadınlığını bastıramıyordu bana karşı. Zavallı annecim. 5-6 saniye bekledikten sonra;

-Peki lifleyeyim oğluşum.
-Ama ışığı söndür anne. Üzerimde bişey yok çünkü.
-Oğlum giyiver o zaman beş dakka külotunu.
-Aman annee uğraştırma şimdi beni. Arkam dönük hadi. Sanki hiç görmedin. Dedim gülerek
-Aa sıpaya bak sen. Çocukluğunda görmemle şimdi görmem bir mi? Dedi o da gülerek ve ışığı söndürdü.

Işığı söndürmesi hoşuma gitti. Salondan gelen az bi ışıklı loş bir ortam olmuştu. Duştan gelen ılık suyun buharıyla net bişey gözükmüyordu artık. Annem duşakabini açınca lifi ve sabunu verdim. Yüzüm duşa doğru dönüktü yani anneme yan dönük vaziyetteydim. Arkamı duvara dönmedim özellikle. Önümde kapkalın uzanmış aletimi görmesini istiyordum. Annem arkama geçti lifi ıslatıp sabunladıktan sonra sırtıma sürtmeye başladı. Omuzlarımı boynumu sırtımı yavaşça lifliyordu. Sonra kalçama indi. Kalçamı liflerken önce daire çiziyordu sonra arasına doğru liflemeye başladı. Bi tuhaf oluyordum. Duvara ellerimi dayayıp biraz öne eğildim. Ben eğilince annem elindeki lifi önüme arkamdan önüme doğru kaydırmaya başladı. Taşaklarımı ve sikimin kökünü de liflemeye başladı götümün arasından. Ben iyice aletimi köpüklü sıvazlasın istiyordum tabi.

-Anne bacaklarımı liflemek için çök istersen yere dedim.

Sikime rahat ulaşması için pozisyon oluşturmaya çalışıyordum ama yapar mıydı acaba? Annem dizlerinin üzerine çöktü. Başımı hafif geri çevirip baktım. Annemin saten geceliği baldırlarına kadar sıyrılmış tamamen ıslanmış. Bembeyaz bacakları parlıyordu ıslaklığıyla. Annem kalçamdan bacaklarıma inerek liflemeye devam etti. Ben hafif eğilmiş pozisyondaydım. Annem bir eliyle kalçamın kenarından tutup diğer eliyle liflerken götümden göbeğime doğru liflemeye başladı. İşte istediğim buydu. Elini göbeğime doğru her kaydırışında biraz daha sikimi köküne doğru lifliyordu Sonra beklemediğim bi hareketle Taşşaklarıma indi elindeki lifle. Ve orayı biraz ovalayıp sikimi liflemeye başladı kökünden gövdesine kadar. Yavaşş yavaş hareket ediyordu şu an. Ben delirmek üzereydim zevkten. Sonra sadece sikimi liflemeye başladı kökünden nerdeyse başına kadar. Bunu yavaş yavaş yaparken yüz ifademi görmeye çalıştığını fark ettim. Ben de gözlerimi kısıp hafif inlemeye başladım özellikle. Sonra annem lifi sağ elinden sol eline aldı. Sol eliyle Taşşaklarımı liflerken sağ eliyle de sikimi avcuna aldı. Kökünden başına yavaça köpüklü köpüklü sıvazlamaya başladı. Şu an annem lifleme bahanesiyle bana masturbasyon yapıyordu loş ışıkta köpükler içinde. Zevkten içim çekiliyordu. Kapkalın demir gibi sikim elindeydi ve sıvazlıyordu yavaşça. Hadi ben böyle boşalırdım o ne yapacak diye aklımdan geçirdim. Çünkü eminim zevkten ıpıslak olmuştu ve boşalmak istiyordu. Artık elimden geleni yapacaktım.

-Anne istersen ben de seni lifleyeyim. Sen de epeydir sırtını lifleyememişsindir, dedim.

Yüzümü anneme dönmenden söylemiştim. Biraz daha lifler gibi masturbasyon yaptıktan sonra ‘’iyi olur aslında oğlum’’dedi. İşte bu güzeldi. Evet biliyordum o da çok istiyordu şu an. Sikişemezdik onu da biliyordum ama gidebildiğim kadar ileri gitmek istiyordum. Gidebildiğim kadar diyorum çünkü dün geceye dönsün istemiyordum. Bir anda kırmızı çizgiye yaklaşınca bitiriveriyordu çünkü annem. Aslında isteklerine bıraksa kendini ne güzel olacaktı hayatımız. Evin her yerinde her istediğimizde özgürce sikişip elleşip oynaşacaktık.

-O zaman geceliğini de çıkar. Zaten iyice ıslandın. Rahatça lifleyeyim.
-Çıkarayım tamam. Ama altıma üstüme bakma sırtımı kesele sadece, dedi gülerek.

Demek ki altını da çıkaracaktı. O an heyecanladım. Zaten zevkten şehvetten titiriyordum. Onun da canı çekiyordu biliyorum. Nereye gidecek bilmiyordum ama o an bunu düşünecek değildim.

-Amaan anne sen de. Karanlıkta bişey mi görebiliyorum. Tamam bakmam, dedim ben de gülerek.

Önümü dönerken elinden lifi aldım. O da ayağa kalktı arkasını döndü. Önce ıslak ince geceliğini sıyırdı ayaklarının dibine. Sütyen ipi ve bembeyaz, köpüklü kalçasının arasına girmiş saten kırmızı külotuyla kaldı bir an. Külotunu da çıkarır mı diye istekle beklerken duvara doğru eğilerek iki eliyle sıyırdı indirdi külotunu yine ayaklarının dibine. Ve hemen doğruldu. Ama anlık olara bana donsuz vaziyette ıslak köpüklü domalmış oldu. O görüntü ile o an sikimi geçirmemek için nasıl sabrettim bilmiyorum. Eğer bi hamle yapsaydım başlamadan biterdi yine. Ya da ben öyle düşünüyordum bilemiyorum. Sütyeni çıkarmadı ben de o an sormadım. Önümde ileri doğru uzanmış keser sapı gibi sikimle elimdeki lifi vücut şampuanıyla köpürtüp ilk olarak omuzlarına uzandım. Omuzlarından sırtına inerek yavaşça köpükler içinde liflerken omuzune her uzanışımda sikim götüne bacaklarına belinde sürtüp duruyordu. Sikim götüne sürterken ellerini duvara yaslayınca hafif domalır pozisyon almıştı. Ben deliriyordum ame ne yapacağımı bilemiyordum. Omuzlarından beline, ordan da kalçalarına iniyordum liflerken. Kalçalarını liflemeye başladım bir an sadece. Resmen okşuyor avuçluyordum iki kalçasını da. Bir süre ağır hareketlerlelifleme bahanesiyle muhteçem dolgun beyaz çıkık kalçaları okşayıp elledikten sonra sikimi arasında değdirmek istediğim için omuzlarına doğru çıkmaya başladım tekrar. Omuzlarını ve boynunu liflerken benim damarları çatlayacak olan malafat kalçasının arasına girdi. Ben lifleme işine önem verir gibi yaptım bir an. Bir anda bitip bitmeyeceğini bilemiyordum çünkü. Ama annemin nefesinin değiştiğini ve kalçasını hafif oynattığını gördüğümde cesaretlendim biraz. Lifleme işimle senkronize olarak sikimi biraz daha ileriye ittim. Sikimin başı götünün arasına girip çıkıyordu her lifleyişimde. Biraz daha derken am dudaklarına değdi. O an resmen titredim ve o da bacaklarını titretti. Ama hafif öne çekti yine de kendisini. Evet içine girmeme, yani sikmeme izin yoktu. Ben de sikimi götün arasına aşağıdan yukarı sürterek devam ettim. Amına ve götüne sürtüyordu sikim aşağı yukarı doğru. Ama annemin kısık ımhhh sesleri biraz artmıştı ve bacaklarını eğip doğrultarak hafiften hareketleniyordu. Sikimi içine almak için deliriyordu ama yapmıyordu. Onun bu hareketleri ve şehveti beni iyice azdırdı. Ellerimi bir anda kalçalarına indirdim tekrar. Bir elimle bir kalçasınılifler gibi okşuyor elliyor diğer elimle de diğer kalçasını avuçluyordum. Ben böyle yapınca annem biraz daha duvara doğru eğildi, çeyrek domalır hale gelmişti şimdi. Ne yapmaya çalıştığını anlayamıyordum ama o böyle yapınca elimdeki lifi falan önemsemedim zaten yere düştü. İki elimle kalçalarını avuçlayarak arasına sikimi badana yapmaya başladı sadece. Götünün arasından sikimin başı yukarda görününceye kadar aşağı yukarı badana yapıyordum. Taşşaklarım amına sürtüyordu sikim göt deliğine. Zevkten göt yanaklarını sıkarak avuçlamaya başladım. Yoğuruyordum resmen. Sikim öyle sertleşmişti ki kasıklarımda ağrı hissettim. Aklıma bişey geldi. Bir an durdum. Kalçaları avuçlarımda, sikim götünün arasında, amının dudaklarına değdirdim sikimin başını ve öylece durdum. Kendisi bişey yapacak mı diye merak ettim. Çünkü ellerimdeki kalçalarını sağa sola hafif hareketlerle oynatıyordu zevkten..
Annem sikimin iri başını am dudaklarında hissedince kısıktan ahhh dedi ve kafasını yarım döndürüp benden taraf baktı. Sonra önünü döndü ama ikimiz de öylece bekliyorduk. Ben kendisini bana doğru itmesini bekliyordum. Ben itsem yine aynı şey olabilirdi çünkü. Annem kısık sesle seslendi

-Devam etmeyecek misin oğlum yoruldun mu?

Bu ne demekti acaba. Liflemeye mi yoksa sikmeyecek misin diye mi soruyordu?

-Edeyim mi anne? İster misin?
-Sen bilirsin istersen bırakabilirsin.

Çok kısık sesle konuşuyorduk yoğun şehvetten. Ben bu konuşmanın cesaretiyle Annemi sikim amının dudaklarına değerken kalçalarından kendime çektim biraz. Bu çekişimle sikim yarısına kadar amının içine giriverdi. O ıpıslak amın için fırın gibiydi.Zevkten dizlerimin bağı çözülür gibi oldu. Annem den de biraz yüksek bi ohhh sesi geldi. Ama ani bi hareketle kendini yine öne doğru çekti ve doğrulup bana döndü. Döner dönmez de iki eliyle iki yanağımı tutup yüzümde karışık dudaklarımı öpmeye başladı. Tabi direk dudak dudağa öpüşmüyorduk ama dudaklarımız ıslak ateşli sürekli değiyordu. Annem dudaklarımı yüzümü öperken göğüslerini de dayamıştı. O güzelim bembeyaz diri göğüslerini dayadığında ben de ellerimle kalçalarını avuçladım ve sikim bacaklarının arasında yine amına badanaya başladım. Ohhh şu an sikimin değidiği amı az önceyarısına kadar sikmiştim işte. Neden bu eziyeti yapıyorsun bize anne. Ne vardı şimdi şaplata şaplata sikseydim seni şurda. Ama bu da bişeydi. Anlık olarak ta olsa sikmiştim o amcığı.
Avuçladığım kalçalarını yoğurarak sikimi ileri geri sokup çıkarışlarımı hızlandırdım. Am dudaklarına sürtüyordu sikim. Hatta öyle hızlı kendime çekip bırakmaya başladım ki şap şap sesleri gelmeye başladı. Ve o an ikimiz de şehvetin zirvesinde dudak dudağa öpüşmeye başladık yiyişir gibi. Bu şekilde 3-4 dakika gidip geldim amının üzerinde bacaklarının arasında. Sonra ben boşalırken sanırım o da boşalıyordu. Çünkü kalın sesle ıhhhhh diyor ve bacakları titreyerek kası gevşeliyordu. Ben o kadar yoğun boşaldım ki annemin arkasındaki duvar üzerine şampuan dökülmüş gibi olmuştu benim döllerimle. Sonra annem yanaklarımı öperken yüzünde mutlu bi tebessüm vardı….

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karimla Yeni Cuckold Dunyamiz (2)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karimla Yeni Cuckold Dunyamiz (2)
Evet II. bölümde tekrar sizlerleyiz.
Önce şunu belirteyim bir konuşma + (artı) ile başlıyorsa ben konuşuyorum – (eksi) ile başlıyorsa Karım konuşuyor.

Uzun bir süre cuckold swinger fantezilerimizi sevişirken kullandık birbirimize hikayeler anlatarak, oyunlar oynayarak deliler gibi sevişiyorduk. oynadığımız oyunlar bir süre sonra sıkıcı gelmeye başlamıştı çünkü her oyunun sonunda sonuç ne olursa olsun ben onu sikiyordum o yüzden başka alternatifler düşünmeye başladık ve benim aklıma Sexshop geldi bulunduğumuz ilde vardı (ama tanınmaktan korktuğumuz için web siteden sipariş etmek istedik) böylece daha çok seçeneğe de bakacaktık. Karım Tuğçe de bu fikre bayılmıştı.

Bilirsiniz işte kayganlaştırıcı jeller, penis kılıfı (bunu ilk defa görmüştüm kendi penisinize takıp daha büyük bir penisle sikiyormuşsunuz gibi oluyor.) gerçekçi mankenler, vibratörler, fantezi elbesiler vs hepsinden en beğendiklerimizi aldık ama karım 2 şey gördü ki ne olduğunu anlatınca ısrarla almak istedi. 1.si Strapon 2.si Sissy dress

-Oha Kemal bu ne Kocacımmmm
+Belden bağlamalı y..rak Karıcımm
-Onu gördümde erkekler için penis kılıfını varmış bu ne alaka yani
+Bu erkekler için değil karıcımmm 🙂
-N.. n.. neeyyy nasıl yani?
+Basbaya erkekler için değil kullanan kadınlar var Tuğçemm
-Şaka yapıyor olmalısın
+Ne şakası ya porno videolarında hiç görmedin mi bazı kadınlar takıp kızı ya da oğlanı s..kiyor
-Ohaa bunu Kesinlikle almalıyızz
+yok artıkk tuğçeeee 🙂
-Alalım ya kocacım noolur noluur noooluuuurrr
-bak hem sende biliyorsun hep oyun sonunda beklenen şey olduğu için sıkılıyorduk bu sefer kim kaybetse ….. anladın sen onu 🙂 (deyip göz kırptı) ne o korkuyor musun yoksa yenilmekten 🙂
+illa oyunun kızışmasını istiyosun yani 🙂 eh peki madem alıyoruz !

bende zaten istekli olduğumdan çok fazla uğraştırmadan kabul ettim ayrıca madem olacak tam olsun diye sissy dress (yani erkeklere özel kadın kıyafeti) bölümüne tıkladım ve bilmiyormuş gibi davrandım. ve direkkk

– Kemal bunu da alacaz!
+Tuğçe ben giymem asla bunları ya bu neee
-Kemaaaaalll yenilirsen seni sexy halde istiyorum korkuyor musun yoksaaa korkuyorsan söyle 🙂 (sürekli yenilmekten korkuyor musun korkuyormusun diyyerek gaza getiriyordu)
+ Tamam ulan alalım ama hele bi sen yenil şu fetiş ürünleriyle sana yapacağımı bilirimmmm 🙂
-Ooo görcez bakalımm

Siparişler bi kaç güne şubeye geldi aldım ve heyecanla akşam olmasını bekliyordum.
Akşamleyin Tuğçe eve geldi bende o sırada gelen ürünlere bakıyordum, tuğçe ürünleri görünce resmen gözleri kamaştı boynuma atladı birden realistik penisi eline aldığında bile sertleşmeye başlamıştı benimkisi. ilk defa karımın elinde sanki başka birinin y..rağı vardı ağzına alıyor okşuyordu. Sissy dressleri denememi istedi bende yok çektim oyun kaybetmeden olmaz dedim. ki daha çok istekli olsun diye defalarca kazanıp dilediğim ürünle özellikle fetiş ürünleriyle dilediğimi yapıp daha çok tahrik ettim kızdırdımm. kazanan kişi kaybedene 15 dakika boyunca dilediğini yaptıraktı ve en sonunda bir oyunda kaybettim.

-Şimdi geçtinn elime kocacımmmm (gözünde sinsi bir gülümsemeyle) giy hemen şunları tek tek denemeni istiyorummm!
+Tamam giyiyorum
(Başta mızmızlansamda olmadı ve giymem yetmiyormuş gibi birde makyaj yaptı yüzüme)

Bunlara benzer kıyafetler giymiştim. ben galiba strapon kullanarak beni sikecek diye düşünürken bunu yapmadı ve aldığımız realistik yarım vücudu yatağa yatırmamı istedi bilmeyenler için fotoraf bu

birden beynim donmuş gibi oldu

-Yala Kemalcimmm..
+anlamadım??
-Aaa nesini anlamadın Kemalcimmm Yala diyorummm Mesutun y..rağıymış gibiiii Islat onuu kayganlaştır benim için birazdan onun Karısı olacammm ! 🙂
+Wooowwwww bak işte bunu aklımdan bile geçirmemiştimm
-Aklından geçeni biliyorum hayatımmm merak etme sıra onada gelecekkk

Islata ıslata yalıyordum o sırada karım sanki arkadaşı mesut varmış gibi “nasıl iyi ağzınaalıyor mu Kemalim y..rağını ağzına” , “kocamın gözü önünde sikeceksin beni mesuttt” gibi cümleler kurarak zaten taş gibi olan y..rağımı iyice zonklatmaya başlatmıştıı 5 dakika boyunca sakso çektim kurumasın diye bolca kayganlaştırıcıda sürüp sıvazladımm artık hazırdı.

-Kemal gel kollarına al beni (sırtı dönük bacaklarını tutar şekilde kollarıma aldım)
-Ooo nasıl kollarına alacağınıda biliyo kocacımmmm 🙂 şimdiiiii götür bakalım kocamın yanına
+Tamam karıcımmm
-Evettttt şimdiii indirmeye başla beni… sok içimee yeni kocamın Y..rağını…
Offf çıldırmak üzereydim karım neler konuşuyor benimle hiç dokunmadan boşalacak gibiydimm arada bir söylediklerine karşı çıkıp daha çok dominantlaştırmak istiyordum. 15 dakikalık süreyi geçmişti ama süreyi hatırlamak bile istemiyordum derken karım

-15 dakika doldu yaa neyse sıradaki oyuna geçelim
+Karıcımmm istersen bundan sonra kazanacağın oyunların ödülünü şimdiden alabilirsinn
-Nasıl yani Aşkımmm
+Şöyle ki daha gece uzun ve illaki sende kazanırsın ve peşinen 4-5 ödülünü şimdiden alabilirsin 1 saate yakın bir süre eder bu yani
-Hımmm Bakıyorumdaa devam etmemi istiyorsun anlamadım sanma kocacımmmm..
+Yaa y… y.. yook aşkım bi öneri sadece
– Hı Hı kesin öyledir 🙂 tamam o zamann kabul ediyorummm

Dakikalarca Mesutla konuşur gibi yapıp beni azarlayarak y..rağın üstünde zıplamaya devam ediyordu. yanına gelmemi istedi ve Amıyla Y..rrağın birleştiği yere ağzımı dayayıp yalamamı istedi. girip çıkarkenn dilimle karımın klitorisini dilliyordummm bir elimlede kendi y..rrağımı sıvazlıyordumm sonra daha ileri gitmeye başladı arada bir içinden tamamen çıkarıp

-Ağzına al Kemall Karının Amını sikmekten sulanan Mesutumun y..rağınıııı ! Yalaaaa !!!

Deyip duruyor bir kaç defa daha bunu tekrarlıyordu. daha sonra yüzü koyun vücudun üstüne yattı elimle y.rrağı, amına koymamı istedi veeee

-Keşke beni sinirden kudurtan Kayınvalidem Oğluşuna neler yaptırdığımı görseydii (deyip hiç olmadığı kadar sinsice bir kahkaha attı)

benim ağzım açık kaldı birden durdum sanki başımdan aşşağı kaynarsular dökülmüş gibiydi bu bir fantezi miydi yoksa gerçekten bunu düşünmüş müydü her şakanın altında bir gerçeklik payı vardır) diye düşünerek yavaşlamaya başladım. Karım bana döndü

-Ne o kızdın galiba Kemal. istiyorsan yapmayalım hiç bişey
+Ya ne diyim şaşırdım hani bu şekilde düşünmemiştim hiç şoku atlatamadım ya
-Ya kocacım tabi ki fantezi kızdıysan özür dilerim ama sen bu aykırı fantezileri ortaya atınca başka olmaz desemde kabul ettim. o kadar sınırı senin için aştım. ve bu da şimdi aklıma gelen bişeydi buna tepki vereceğini düşünmemiştim.

Ne desem bilmiyordum ergenlikte ensest fanteziler okumuşluğum vardı. Arzulamışlığımda vardı. fakat annem hakkında başkasıyla konuşacağım aklıma bile gelmezdi ve unutmuştum o günleri. iki arada bir derede kalmıştım hemen cevap vermem gerekiyordu zira Tuğçe soğumaya başlamıştı bu durumdan.

+Pekala tamam madem bunca şey yaptık, dediğin gibi olsun Karıcımm ama bi şartla
-Şartın ne Kemalcim
+Onu şimdi söylemicem ama ne olursa olsun kabul etmelisin çünkü olağanüstü birşey istedin fantezide annemden bahsetmek istiyorsun bunu kabul ettiğim için sende kabul etmelisin zamanı gelince söylicem 🙂
-Hımmm bir düşüneyimm…? eğer sen bunun için şart koştuysan eminimki çokkkkk zor bişi isticeksin Pekala şartını kabul edebilirim ama bende bu yüzden çok ileri gidebilirim ona göre kızmaca yok…

Bunu söylemesi nedense tahrik etti beni ve durduğumuz için inen y..rağımda hareketlenme oldu belli etmemek için elimle kapattım ama görmüştü galiba bende içimden acaba ne kadar ileri gidebilir diye düşünürken tamam deyip anlaşmıştık. hemen aynı pozisyonları alıp aynı şekilde devam ettik. (Annemin Adı Serpil)

-Serpil hanıımmmm görüyor musunn gelinini nasıl sikiyooorrr Mesut!!! hemdeee Senin Oğluşun elleriyle yerleştiriyor Amımaaa
(ben henüz duruma alışmadığımdan bu konuşmalarına cevap veremiyrodum ve karım)
-Amaaa Kemaaal olmuyor böyle sen katılmıyorsun yaaa…
+Aa Tamam karıcım pardon bünye alışkın değil 🙂 evet annecim bak nasıl sikiyor karımııı
-heh şöylee yaa 🙂 Validem oğluşunun Kıyafetleri nasıl taşş gibi olmuşş bence. sende kocan için giyiyor muydun acabaaaa 🙂 Kemal sence giyiyor muyduu?
+Bilmem ki giyiyordur herhalde karıcımm vücududa güzelldir boyu kilosu felann

bu kelimeyi söylemem çok kötü oldu karımın aklına resmen şeytani şeyler gelmeye başladı.

-Hımmmmm diyorsunnn 🙂
+E..e.. evett karıcımm
-Kim bilir evlenmeden kaç kişinin altına yatmıştır o….pu
+Yuhhh çüşşş ohaaa yanii
-Ne o oyun bozanlık mı yapıyorsun anlaşmıtık haniiii
+Y.. Y..ya yok ne bilim bi tuhaf oldumm
-Senin Y…rağın halinden çok memnun görünüyor ama 🙂 baksana dimmmdikk

Dikkat etmemiştim ama tahrik olduğumu belli etmiş benimkisi. bu konuşmalar gitgide ileriye gidiyordu. Satın aldığımız Realistik Kadın mankeni giydirmemi istiyordu. giydirip koltuğa oturur vaziyette koydum. sanki Gelinini izliyormuş gibi.. Annemle konuşuyormuşuz gibi cümleler kuruyorduk ben gitgide daha çok tahrik oluyordum bu durumdan etkilenmedim desem yalan olurdu ve bana annemin yanına gitmemi söyledi gittim koltuğun arkasına geçtim. karım mankenin üstünde gelgit yapmaya devam ederkenn

-Kocacımmm annenin göğüslerine elledin mi hiçççç?
+Hayır karıcım nerde görecem..
-Pekiiii hiç gördün göğüslerinii
+Yok hayır görmedimde
-O zamannn ellerini elbisenin yakasından içeri sokarak göğüslerine dokun anneninn
+Hımmm tamammmmm

Allahım neler yapıyordum manken bile olsa işi ciddiye ala ala artık gerçekten önümdeki annemmiş gibi arkasından sarılarak göğüslerine dokunuyordum sonra

-Elbiseleri çıkaar Mesutla beraber Annenin göğüslerini görelimmmm
+Aa ama yaaa
-Kemaaaalllll Mızmızlanma yaaaa nolcak fantezi buu
+peki ya tamammmm karıcımmm

Daha ileri gitmesinden korkuyordum çünkü her ne kadar fantezi olsada buna hazır değildim ve herşey b..ka sarabilirdi neyse ki daha ileri gitmedi annemmiş gibi mankenin göğüslerini açmıştım ve okşuyordumm sonra beni yanına çağırdı veee Mesutla beraber en gıcık olduğum insan eski sevgilisi muratında onu sikmesini istiyordu hemde aynı anda.
ben nasıl olacak diye düşünürken straponu takmamı istedi. her ne kadar penis kılıfında ısrar etsem de “yok olmaz senin Y..rağın içime hiçbi şekilde girmemelii kocacımmm” dedi. bu durum beni kıskandırmış olsada tamam deyip, karım mankenin üstünde yüzü koyun yatarken kendime taktığım straponla arkasına geçtim

-Aaaa Kemalcimm olmaz ki böyle..!
+ne oldu ki yapıyorum işteee dediğini karıcımmm
-Ya sen ESKİ SEVGİLİM Muratın y..rağına sakso çekmeden mi Sokacaksın içime??
+Sen varyaaa çok fenasın çokkkkk 🙂

Kendimi tamamen kaybetmiştim artık her denileni yapar hale gelmiştim. resmen esk**en adı söylenince bile sinirden kudurduğum Karımın eski sevgiilisi Muratın y..rağıymış gibi sakso çekiyordum strapona. bu hiç beklemediğim şekilde tahrik etti beni ve sıvazlamayı geçtim hafifçe okşamama rağmen boşalmama az kalmıştı tam bırakacakken karım farketti bunu veeee

-DUUUURRR sakın yere boşalmaaa !!
+İçine mi boşalayımm? tamam geliyorum
-YOOOKKKK Muratımın o Kalın Y..rağına boşallllllll
+Ooowwwwww

Ben şok, ben iptal ben bitik 🙂 Karım bu işin kitabını yazacak seviyeye gelmiş resmen benim bile aklıma gelmeye şeyleri söylüyordu hınzır gülümsemeleriyle daha çok tahrik ediyordu. strapona boşalıp içine girmemi isteyeceğini düşündüm ama yine yanıldımm. sürekli Eski sevgilim murat kelimeleri kullanıyordu vee üstüne boşaldığım Y..rağı ağzıma almamı söyledi. o sıra da yanıma gelip straponu kendi beline taktı ve başımı bir erkekmiş gibi Y.rrağa bastırıp ileri geri yapmaya başladı ve bu ilkkk gerçekçi biseksüel deneyimimdi resmen üstünde Meni olan bir Y..rağı ağzıma alıyordum (her ne kadar benim olsada) itiraf edeyim ki tadı kötüydü ama öyle bir zevke gelmiştik ki bunu umursamadan gırtlağıma kadar alıyordum. bu sırada

-Nasıll beğendin mi Eski sevgilimin Y..rağınıı hııı
-Baaak işte böyleee Esk**en böyle benim ağzıma veriyorduuu Muratt
-Kaç defa Sikti beni bir bilsen ahhhhh ahhh!
-Sokuuuup çıkarıyordu ağzımaa ımmmmm
(sokup, derken yarrağı ağzıma bastırıyordu- çıkarıyordu derkende straponu ağzımdan çıkarıyordu o An’ı yaşıyormuş gibiydi)
-Bazennn Amımaaa bazenn ağzımda boşalıyorduuu benimmm
-şimdideeee karını esk**en defalarca siktiği Y..rrağıylaa senin ağzına veriyooorrr ımmmmmm

Bu söyledikleri beni çıldırtmak üzereydi daha yeni boşalan Y..rağım yine kalkmıştı “Ooo kocamın hoşuna gitti galibaaaa” 🙂 deyip daha çok etkiliyordu benii saksoyu dakikalarca çektimm karım ayakta ben diz çökmüş halde kadın kıyafetlerimle bir kadın gibi önündeydim.
sonra kalkıp yatağa geçtik karım beline taktığı straponu çözerek diğer mankeninkiyle aynı hizada yatağa koydu. veee bu sefer beklediğim şeyi yaptıı uzanır halde Muratın y..rağını ağzına almaya başlamıştıı ve banada eliylee “gel” işareti yaparak benimde mesuta sakso çekmemi istedi. Yaşananlar inanılır gibi değildi karımın en yakın arkadaşıyla eski sevgilisine beraber sakso çekiyorduk. partner değiştirip değiştirip bunu devam ettirdik veee o inanılmaz an gelmişti Karım kalkıp straponun üstüne çıkarak Amının içine almıştı ve ben hala saksoya devam ederken hiç bişeyden habersiz halde beni kaldırıppp önünde domalmamı istedi (straponu takıp Sikeceğini sanmıştım ama yanıldım) sexy kıyafetlerimle domaldımm.

Amındaki straponu bir eliyle sokup çıkarırken diğer eliyle kayganlaştırıcıyı G..tüme sürüpp parmaklamaya başladı en küçük parmaktan en büyüğüne sonra ikişerli üçerli derken iyice kayganlaşmışş kıvama gelmişti deliğim.

-Ben Eski sevgilim Muratın Y..rrağını özledim kemall.. benii birazda o siksinnn… sendeeee az evvelll karını annenin gözü önünde siken mesutunnn Y..rağını içine Allllll kocişkooommm
+Ohhhh tamam karıcımmmm emredersinnn!!
-Aferinnn kocacımmm emrederim tabiki bennn ve sende yapmak zorundasınnn ! HADİ ÇABUKKK !!!

biraz önce karım eliyle kıvama getirmesine rağmen fazla kalın ve büyük olduğu için Y..rrağı içime zor alıyordumm karım “ne o çok mu büyük Mesut’un yarağı hıııı?” “az evvel ne güzel sikiyordu beni bununla bir bilsennn” vs diyerek daha çok azdırıyordu beni.
zar zor içime aldımm ve yavaşça yükselip alçalıyordumm. karımda aynı şekilde birbirimize yüzümüz dönük şekilde inlemelerimizle odayı yankılamaya başladık ben derin bir AHHHHHH çektikçe o da OHHHH çekiyordu daha sonra ilk başladığımızdaki gibi bu sefer ben sikilirken karım önüme gelipp diliyle bazen t..şşaklarımı bazen göt deliğimi yalıyorduu.
Hazzın, Zevkin dibini bulmuştum resmen bu üstün performansıma ödül olarak karım o gece ilk defa benimkini ağzına aldı ve ben Mesutun Y..rağı üstünde zıplarken karımın ağzınada girip çıkıyordummm çok sürmeden boşalacağımı söyledim ve yinee

-DUUURRRR hayır bekle boşalma

dedi ben yine strapon veya takma yarrağa boşalmamı isteyeceğini sandım ve tabiki yine yanıldımmm…
koşarak Adını Serpil yani annem koyduğumuz mankeni getirdiii ve annemin göğüslerine, yüzüne boşalmamı istedi. o kadar zevke gelmiştim ki kendimi tutamadım zaten boşalmak üzereydimmm annemin yüzüne doğrulttum vee boşaldımmm

-Offfffff Harikasın kocacımmmm.. anneciğinin yüzüne boşaldınn sırılsıklam olduuu baaakk 🙂

Ayaklarıma kramp girecek gibiydi Hayatım boyunca bu şekilde boşalmamıştım. ve dayanacak gücümde kalmamıştıkoltuğa geçip oturmuştum. tuğçe de g..t deliğinde strapon ve amında mankenin Y..rrağıyla sikilmeye devam ediyorduu o da son boşalmasını annemin yüzüne doğru yapıp sıvılarını son olarak yalamamı istedi. Annemin sırılsıklam yüzünü yalayıp arada bir dudak dudağa geliyordum. sonra Karımın içinden daha yeni çıkmış Mesutun ve Murtaın y..rrağınıda ağzımla temizledikten sonraaa.

-Kocacımmm çok şey istedim biliyorum ama son olarak bişeycik rica etsemmm??
+Buyur tabi karıcımmm
-Bu gece Bu Sexy kıyafetlerinle uyu hiç çıkarma. bende muratın Y..rrağını takıp arkadan sana dayayarakk, bacak arandan geçirerek öyle uyicammm böylece Eski sevgilimn tıpkı esk**en benle yattığı gibi bu sefer senle yatacakkk 🙂
+Owww Senle öyle bi uyuyordu heppp
-Hayır Genelde İçimdeyken uyuyordu da 😉 (deyip yine hınzır bir gülüş attı)
+hımmmm ! ehh tamam madem bu sefer ben kadın olarak yatayım muratla…
-Yaaa sen bitanesin Kocişkooo yaaa 🙂 geç hadi yatağa oruspummmmmmm….

Gücüm olsa tekrar sevişecektim inan sonuncusu fazlasıyla ağır bir boşalmaydı diye halim kalmamıştı. karımın dediği pozisyonu alarak uyuduk straponun penisi fazla büyük olduğundan bacak aramdan geçmiş hatta o kadar büyüktü ki benim y..rrağım kalkık olsa bile onu geçemeyebilirdi. karım hala arada bir git gel yapıyordu bacak arama. bende elimle sıvazlıyordumm ve çok geçmeden uyuyuvermişiz
12 saatten evvel uyanamadık o derece yorucu bir gece geçirmiştik sabahleyinde uyanınca Karım bana

-Oruspummm çok iyiydin dün geceeee ! (diyerek beline takılı Y..rrağı sıvazlıyordu)

O gün de kıyafetlerimi çıkarmadım ve sanki ben tuğceyim ve karımda muratmış gibi yemeği ben yaptım temizliği ben yaptım bir kadın gibi davrandı bana arada bir sakso çektiriyor striptiz yaptırıyodu.

Karımla bu hikayeninde sonuna gelmiş bulunmaktayız umarım beğenmişsinizdir. Çünkü devamı yine beğenilerinize göre gelecek 🙂 olumlu ya da olumsuz her türlü yorumlarınızı veya önerilerinizi LÜTFEN yazın kesinlikle eleştiriye açığımdır…
Bu arada Twitter adresimden genelde mesajlara cevap veriyorum.
ADRESİM www twitter com/turkish_cuck

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Zehra

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Zehra

Içimde hafif bir ürperti ile kapıdan geçince yeni bir işe başlama heyecanı kalbimin ritminin artmasına sebep olmuştu.Hayat devam ediyor günler günleri kovaliyor bende artık işime daha bir alışır oluyordum.Ece hnm patronumun asistanı, Engin bey nederse anında yerine getirmeye çalışan 50 kg 1.67 cm boyunda hanım hanimcik bir bayandi. Her ne kadar giyim tarzı biraz abes olsada pacasindan akmak deyimi ece hnm için tabirlenmisti. Haftanın ilk 3 günü kesinlikle mini
etek giyer rengarenk ve desenli çorapları ile benim diyen erkeğin  yuregini hoplatirdi. Bazen diğer bayanların bile ona bakarak dudaklarını ısırmaları bile sahittim. Ihtimaller dahilinde olsada engin beyin onu altına alıp ilettiğiden emindim. Ne zaman engin beyin odasına girse yarım saat 40 dakika cikmazdi. Ben ve sekreter kız Zehra artık ece hnm ne zaman odaya girse elimizle pompa var işareti yapar gülüşürduk. Zehra benim gibi varos çıkması ekmeginin peşinde kısa boylu kilolu ama şirin bir kızdı. Dert
yandıgi tek konu evde kalmak korkusu idi.22 yaşındaki bu tombul can sik delisi bir kız olup çıkmıştı. Bazen şaka yollu vücuduna dokunurdum. O zaman gözlerini kapatıp alt dudagini ısırması isterik bir kız olduğu gerçeğini gözler önüne seriyordu. Onun yanına gidip boşlukta sohbet ettiğimizde konu engin bey ile asistanı Ece’nin oda da ne yaptıklarına geliyor bende ne pacaklar sikisiyorlar dediğimde Zehra bacaklarını sımsıkı sıkıyor du.her geçen gün Zehra ile argo konuşmalarımizin limiti
artıyor.zaman zaman el şakaları yapar olmaya başlamıştık. Tombul götünü Elliot bazen cimdik atiyordum. O her Ohhh. .dediğinde sikim bir tık daha zonklayarak ayağa kalkıyordu. Bunun farkında olan Zehra da eli ile pantolonumun üzerinden eli ile sikimi yokluyor kendince zevk almaya çalışıyordu. Bense ece yi sikmeden ölmek istemediğimi söylüyordum. Gel zaman git zaman bu sohbetler ve hareketler devam etti Zehra ile aramizdaki muamelede artık seni düşünüp boşaldım dungece muhabbettine
dönüşmüştü. Zehra bazen aminin suyunu akitığı donunun resimlerini bile gösterir olmuştu. Ondan bana temiz bir kulodunu getirmesini isterse 31 çekerek onun iç çamaşırı bosalabilecegimi bu şekilde ilk defada olsa bir spermi görüp dokuna bilecegini istediğini yapabileceğini söylediğim de kız resmen çılgına döndü. Serhat abi ne olur yaparken görmeme izin ver dediğinde imkansız olduğunu işlerin dahada kötüye gidebileceğini söylediğim de verdiği cevap şoka uğramıştı
beni.ona ne istersem yapabileceğimi söylediğinde. Sorularımı peşpeşe sıralıyordum. Taşşaklarimi bile yalatirim dediğimde günlerce dediğinde sikim kalıp gibi olmuştu bile ona bu aksam erken çıkmamasıni benden haber beklemesini söylediğim de kız adeta çılgına döndü. Akşam saat 18:25 i gösterirken ben engin beyi bıraktım ofise dönüyorum bekle diye Zehra ya mesaj attığım da bana tamam aşkım diye ceva yazmıştı amı yanasica. 50 kiloluk Eceyi hayal ederken 68 kiloluk
Zehra kalmıştı koca ofiste. Ofise döndüğümde kimse kalmamıştı sadece girişte güvenlik süleyman abide başka.Zehraya döndüm bak olacaklarını sorumluluğunu üzerime almam dediğimde olsun ne olacaksa diye cikisti bana.kolundan tuttugum gibi engin beyin odasına girdik.yavas yavaş ayağındaki pantolon indirdim gördüğüm manzara yarrağımın zonklamasina arti bir değer katiyordu. Giydiği beyaz donu Vicik Vicik am suyu olmuştu.islanan kulodu AMINA yapismisti. Yavaşça am suyu
olmuş kulodu bacaklarının arasından siyirip aşağı doğru çekerken gördüğüm şey beni dahada mahvetmisti. 1 aydan fazladır  traşlanmamis am guzumun onundeydi. Kulodu aşağı doğru çekerken amından akan su lastik gibi sunuyordu. Burnumu kıllı ama yaklaştırıp derin bir nefes aldım ve dilimleri dondurma yalarim gibi aşağıdan göbeğine doğru yaladim. ıııııooah dediğinde o kadar kolay değil deyip ayağa kalktım dönümü parçalamak üzere olan yarrağımı serbest bıraktım eğilmesini
söylediğimde Zehra dizilerinin üzerine çökmüş sikimi hava kaldırıp Taşşak larima bakıp kokluyordu. Saçına tuttum sikimi ağzına dayadim. Am siker gibi ağzını sikiyordum. Çıkarıyor sikim le yüzüne şaplak atarken Taşşaklarimi ağzına sokmaya çalışıyordum. Fazla değil 10-15 dakika sonra parmaklarımin ucundan hızla gelen hazla böğürerek boşalmaya başladım.agzi dudakları gözü ve saçı dollerimle islanmisti. Zehranin ağzından dökülen sözler inanılmaz harikaydı hadi bir daha
diyordu.biraz beklemesini söyledim. Aradan 15 dakika sonra komple soyunmasini ve yanıma gelmesini istedim.patronumun misafirlerini ağırladığı 3 lu deri koltuga uzandim. Kıllı amını bana dondurmesini onunda malafati emmesini istedim. Inanilmaz bir haz yasiyordum en son siktiğim genç kız 28 yasindaydi alimliydi ama am torba gibi olmuştu sanırım tüm dünyada Enson ben sikmistim. Zehra kilolu olabilir ama 22 yaşında değil yarak yemek eline bile ilk defa  alıyordu.
Kılların arasından amının üst dudaklarını dudagimla içindekileri dilimle somuruyordum. Amin dan gelen hafif tuzlu am suyu Çenemden assagilayan boynuna doğru akiyordu. Biraz yukardaki  kıldan örümcek  ağı gibi olmuş götünü görünce dayanamadım dilimle götünü sikiyordum.bazen yukardan aşağı bazen aşağıdan yukarı amını götünü yaliyordum. Ağzım gözüm am suyu ve hafiften terlee karışık bok komaya başladı uzerimden kaldırdım dizlerinin üzerinde koltuğa geçmesini ve domalmasini söyledim. Abi
bakireyim dediğinde sadece banane diyebilmistim. Yarrağımı tam amına yaslamisken birden irkildim bir iki pasta cila çekip am suyu ile islanan yarrağımı göt deliğine degdirdigimde. Aaaah abi acıyacak ama dedi.panik yapmamasını kendini ne kadar sikarsa giren yarrağın o kadar fazla acitacagini söylediğim de kafası kıllı daracık göt deligine girmişti bile.ııııyyah abi yandım diye inlerken  ben ona sıçarmis gibi beni dışarı itmesini söyledim tam ıkınırken 17 cm lik yarrağım tamamen zehranin boklu
götündeydi artık sürekli bir ileri bir geri gidip geliyordum.her kafasını çıkardığımda yarım kaşık bok ta dışarı çıkıyordu. Sarsılarak zehranin götüne boşalttım. Çocukları. Dollerim götünden akarken rengi beyazı sarmış kahverengi ve kan kırmızısı olmuştu. Yavaş yavaş inen sikimi zehranin kulodu ve fanilasina silmistim. Yarim saatlik temizlik faslindan sonra beraber ofisi terkederken güvenlik süleyman abi iyi akşamlar diyordu. Kınayelı biçimde. Zehra ile ayni sempte oturuyorlarmis babasını da taniyormus ayni kahvehaneye takiliyorlarmis

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

karım ve yaşlı prof (alıntı)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

karım ve yaşlı prof (alıntı)

karım orta boylu balık etinde beyaz tenli hafif göbekli, ince belli, geniş kalçalı, normal büyüklükteki diri memeleriyle her erkeğin dönüp bir kere daha baktığı bir kadındır. rahat giyinmeyi sever. çok saf ve iyi niyetlidir. seksi sever. bugüne kadar herhangi bir fantezimiz olmadı. tek fantezimiz ben erken boşaldığım için seks yaparken dildo kullanmamızdır. önce ben sikerim sonrada iri bir vibratörle onu boşaltırım. müthiş zevk alır. anlatacağım olay birdenbire gelişen ve ikimizin de ne olduğunu anlayamadığımız bir hadise oldu. geçen yıl antalyada bir otele tatile gittik. son derece lüks kupon bir otele yerleştik. normal günlerde bile rahat giyinen karım tatilde daha da rahat giyinirdi. daha ankaradan yola çıktığımızda benim sikim taş gibi olmuştu. karımı dışarda seksi kıyafetlerle görmek beni müthiş heycandırırdı. üstünde beyaz dar bir gömlek ve yazlık incecik bir sütyen, altında ise krem rengi ince bir likralı şort giymişti. geniş kalçaları süper görünüyordu. 37 numara ojeli minicik ayakları sandaletinde müthiş görünüyorlardı. incecik ayak bilekleri ve pespembe ayak topukları da cabası…. zaten sevişirken önce ayaklarını yalamakla başlardım. bundan çok zevk alırdı. zaman zaman da ayaklarına boşalırdım…ankarayı çıktık. bir yerleşim bölgesindeki kırmızı ışıkta bir kamyonun yanına durduk. sunroof sonuna kadar açıktı. aracımız jeep olduğu için camlar geniş ve yüksekti. kamyon şoförü karımın süt gibi beyaz bacaklarına, baldırlarına ve derin göğüs dekoltesinden yumuşacım memelerinin çatalına hayran hayran bakıyordu. karımın haberi yoktu. memelrinin ucu da fındık gibi yazlık ince sütyeninden görünüyordu. neyse yola devam ettik. karım her zaman olduğu gibi sandaletini çıkartıp ayaklarını ön konsola uzattı. uzun yolda özellikle yaz aylarında bunu hep yapardı. benim dikkatim bile dağılıyordu. bir başka ilçeden geçerken ışıklarda yine bir tırın yanına yanaştım. şoför karımın kırmızı ojeli minicik

ayaklarına ve sütun gibi bacaklarını seyrediyordu. acayip zevk alıyordum. meşhur bir dinlenme tesisinde durduk. karım araçtan inince amının terden önüne yapıştığını gördüm. gömleği kısacık olduğundan göbeği de harika görünüyordu. ama amı müthiş belliydi. beyaz likralı şortunun altından hem tangası belli oluyor hem de amının dudakları resmen belli oluyordu. siki kazık gibi olmuştu. herkesin gözü karımdaydı. tangasının arkası da yine tterli götünün arasına iyice girmiş sanki külot yokmuş gibi şortu kalşalarına yapışmış vaziyette idi. yürürken sallanıyorlardı. oracıkta yatırıp sikesim gelmişti. karım kahve alırken masada oturanlar hayran hayran izliyorlardı. tekrar yola koyulduk. bir ara armut gibi şişmiş amını avuçladım. bundan çok hoşlanırdı. yolun tenha bir kısmında şortundan elimi sokup sulu amına parmağımı zor da olsa daldırıp parmağıma bulaşan bembeyaz sıvısını yaladım, müthiş kokuyordu. yani otele varıncaya kadar beni azdırdı. kendimizi odaya atar atmaz üstümüzün teriyle vıcık vıcık olmuş amını üstünü soymadan sadece şortunu çıkartarak yalamaya başladım. bas bas bağırıyordu. amı normalde de çok suluydu zaten. yarrağımı sulu amına daldırdım ama yine 2-3 dakika içinde siyah kıllarının üstüne boşaldım. karımın amı da küçüktür. kıllarını da kestirmemiştim. neyse yerleşip sahile indik. karım bikini hastasıdır. en az 6-7 takım bikini almıştı. ilk gün açık portakal renginde ön tarafı kasıklarına doğru oldukça oyuk arkası ise oldukça dar bir model giymişti. kalçalarının yarısını ancak kapatan bir modeldi. o tereimizle denize atladık. uzun süre yüzdükten sonra plaja çıktık. işte esas o görüntü görülmeye değerdi. açık kavuniçi bikinisi ıslanınca içini resmen gösteriyordu. amının kıllı dudakları acayip belli oluyordu. yerimize geçerken etraftakilerin çoğu çaktırmadan karımı süzüyorlardı. aşırı lüks bir otel olduğu için müşterileri de seçkin insanlardı. o yüzden rahattık. ama bikinisinin arkası da ıslanınca iyice kalçalarının arasına girince yarım tanga gibi bişi oluvermişti. memelri ise ahenkle sallanıyor uçları ise çilek gibi kara kara görünüyordu. siki yine taş gibi olmuştu. karım şezlonguna uzandı. sol tarafımızda karımın solunda yaşlı bir bey pipo içiyordu. yaklaşık 65-70 yaşlarında uzunca kır saçları vardı. bize doğru döndü ve merhaba gençler dedi. konuşmaya başladık. son derece düzgün konuşuyordu. karımın ıslak memeleri adamın önünde duruyordu sanki. ama o çok rahattı. büyük bir üniversitede profösörmüş. karımın ilgisini çekti. zira kendisi de akademisyendi. hemen doğrulup adamla sohbete koyuldular. yaşlı profun altında slip mayo vardı. hafif göbekli ama vücudu o yaşa göre oldukça diri görünüyordu. karım doğrulunca adam da karımın memelerini süzüyordu. ama karım oldukça rahattı. bize bira ısmarladı. içtik ve koyu bir sohbete daldık. yalnız yaşıyormuş. birer bira daha içip beraber denize girdik. su çok güzeldi. denizde de sohbete devam ettik. karım çok beğenmişti yaşlı profu. çok kültürlü ve bilgiliydi. ben de ısınmıştım adama. çok beyefendiydi. babacan tavırlıydı. neyse sudan çıkınca karımın o müthiş görüntüsü yine gözler önündeydi. yaşlı prof. karıma dönüp yaşına göre çok hoş bir hanımsın demez mi….karım bu türden iltifatlara bayılırdı. eridi aktı resmen… adam çok zarif ve cesurdu. karımı çok beğenmişti. karımın kulağına eğilip adam kadının iyisinden anlıyor dedim. karım çok kızdı bana…sapık…dedi bana ….. karım sereserpe uzandı sırtüstü bacaklarını da ayırdı… bembeyaz baldırları yağlı yağlı güneşte parlıyordu. amının kılları hafifçe sıyrılam bikinisinin kenarından çıkmıştı. işte bu görüntüyü görebilmek için kıllarını kestirmemiştim. prof.ta ayıya döndü kıllarını görünce. ama çaktırmıyordu. karımın uğrunda bile değildi. yüzü koyun yattı..bu sfer geniş kalçalarının arasına giren bikinisinin arkası müthiş bir görüntü arzediyordu. kalçalarını yağlarken yaşlı prof. resmen yutkunuyordu. o da ne yaşlı prof. sırtüstü uzanınca dehşete düştüm. ıslak slip mayosunun önü kabarmıştı. ve resmen sikinin başının kıvrımı kalınca belliydi. tam kalkmamış hali bile iriceydi. tam kalkmamıştı siki. kitabını okumaya koyuldu. karımın kulağına eğilip mayosuna bakmasını söyledim. hafifçe doğrulup baktı… aaaaa dedi ve utanır gibi oldu. gülüştük. ama gerçekten etkileyici görünüyordu. karıma ayartabilirsin dedim. daha doğrusu deyiverdim. ağzımdan çıkıverdi. hayatımda ilk kez bçyle bişi söylüyordum karıma…karım çok şaşırdı…hadi canım saçmalama dedi….tabii fısıltıyla konuşuyorduk bunları…kızdı ama kulağına kar suyunu kaçırmıştım bir kere. karımın yüzü kıpkırmızı olmuştu…meme uçları büyüdü…heycanlandığında böyle olurdu. oracıkta anladım ki yaşlı proftan etkilenmişti. ben cesaretle bak dedim bu adam yaşlı olunca geç de boşalır…tam san a göre…iyice kızdı karım…azdır şu ihtiyarı dedim… hadi beni kırma dedim… güldü…ve tamam bakarız demekle yetindi…karım doğruldu ve ters yani bize doğru uzandı. bacaklarının arası otele ve bize doğruydu. güneş o tarftan geliyor bahanesiyle yapılmış bir hareketti. ama yaşlı prof. karımı öyle görünce doğruldu…piposunu yaktı…güneş gözlüğünden nereye baktığı belli olmuyordu ama karımın bacak arasının kıllarını görebilidiğinden emindim. amı harika görünüyordu.minicik ojeli ayakları da cabası…adamın siki yeniden hareketlenmişti. ve oldukça büyüdü. resmen belli oluyordu. özellikle uç takkeli kısmı müthiş belli oluyordu. benim siki normal uzunluktadır ama incedir. adamın siki kalın görünüyordu…karım da heycanlanmıştı…belli etmiyordu ama…ben çılgınca bir fikre kapılmıştım….hemen sikişmelerini istiyordum…karım bir ara sahil bara gitti…adamla yalnız kaldık… karın çok hoş bir kadın çok şanslısın dedi bana…teşekkür ettim ve ekledim: o da sizi çok beğendi…veeeeeeeeeee ağzımdan çıkıverdi işteeeee: isterseniz bize katılabilirsinizzzzzzzzzzz!!!!!!!!!!!!! yaşlı prof. gözlüğünü çıkrtaıp anlamadım dedi….yani dedim kıvırdım ama çok heyecanlıydım, utandım yani yani diye gevelerken tamam tamam anladım dedi ve gülümsedi….çok isterim demez mi….eğer karınız da isterse seve seve demez mi????
aman tanrım neler söylemiştim ben…bu gece yemek ve bardan sonra bizim terasta içmeye davet ettim. anladı tabiii…planım öyleydi ama karıma nasıl izah edecektim …neyse…çok utanmıştım ama…yaşlı kurt daha rahat görünüyordu… karım geldi bu arada …neyse yüzdük , öğle yemeği, yine havuz deniz derken akşamı ettik. yemekte buluşmak üzere odalarımıza çekildik. karım soyundu ve duş aldı…çırılçıplak geziyordu odamızda. bunu severdi… ben de soyundum. ve yaşlı profu konuşmaya başladık…dolaptan bira çıkardım. karımın 3.birasıydı. çabuk etkilenirdi. içkiyle çok arası yoktu zaten…sırf tatillerde içerdi…ya da çok özel günlerde… hafif çakır keyif olmuştu… okşamaya başladım… yapma şimdi dedi…profun aleti nasıldı dedim.. güldü:baya büyük görünüyordu dedi…yaaa o iyice azgındır yazık kadını da yokmuş dedim. ne demek istiyorsun açık söyle dedi. hani bir iyilik yapsak şuna böyle kültürlü güvenilir bir erkeği bulamazsın bir daha deyiverdim… hımmmmmm…dedi… oleyyyy sanki mantıklı gelmişti….ama..dedi…amasını boşver ben izin veriyorum dedim. yaaa seni seviyorum diye boynuma sarıldı…ağlamaklı oldu…yavrucum sevgiyle ilgisi yok ben de seni seviyorum ama senin orgazm olmanı istiyorum dedim. bir dene dedim. bir daha denk gelmez böylesi dedim. ve ekledim :hem ben ayarladım zaten bardan sonra bizim terasa davet ettim…hem deeeee…..daha cümlemin sonunu beklemeden bir çığlık atıp üstüme yürüdü….inanmıyorum sana sapıkkk diye bağırdı… yavrucum yapma sadece davet ettim …hem seni çok beğendiğini söyledi adamcağız…..çok kızmıştı bana….başka ne konuştunuz dedi….ısrar etti…yaaa barda içeriz…sen biraz daha sarhoş olursun…eeeee….dans mans ben seni öperken filan o da sarhoş olur….onunla dans edersin olaylar gelişir kendini akışına bırakırsın dedim…çok heyecanlandı…ya olur mu filan dedi ama ben cesaretlendirdim. ben de olacağım merak etme dedim…olur mu ben utanırım dedi. yok sen kadın gibi davran zaten çakır olacaksın zevk almana bak dedim…neler söylüyordum ben yahuuu…karım iyice telaşlanmıştı….ben ayarları sen merak etme dedim.. ya istemezse rezil oluruz dedi….yok yok ben anlar ve idare ederim dedim… hadi şimdi onu azdıracak bişeyler giy de yemeğe inelim dedim…giyindik. müthişti…minicik etek…altında siyah tangası…topuklu terlikleri….pespembe topuğu , incecik bilekleri ayaklar acayip seksi….üstünde yine incecik bady ve içine sütyen takmadı… dimdik memeler…uçları daha da belli oluyordu…takılarını taktı…parfümler makyaj…indik aşağıya…karımı görünce oooo harika görünüyorsunuz ikiniz de diye yine bir iltifat…yemekte gözü hep karımda…koyu bir sohbet kahkahalar….her şey iyi gidiyordu….ve bara geçtik…canlı ömüzik, konser…vb vb vb ve gecenin geç saatlerine doğru deniz kenarındaki bara gittik…piyano konseri vardı…içmeye başladık…karım 3 kadeh şaraptan sonra baya sallanmıştı…sarho ş değildi ama…artık dayanamadım…hadi terasa çıkalım dedim. bizim oda son katta özel bir odaydı. suit oda…harika bir terası vardı…tersasa çıktık… 10.kat olduğu için hem kimse göremiyor hem de manzara müthişti…müziği açtım…ve bir şişe şampanya açtım…karım iki kadeh te şampanya içince iyice çakır keyif oldu…tava gelmişti…dans ettik…kalçalarını eteğinin üstünden okşuyordum…prof.heyecanla izliyordu…ve öpüşmeye başladık…karım ya filan dedi ama sonra dudaklarıma yumuldu…sarmaş dolaş bu seksi danstan sonra karıma git ve onu kaldır dedim…bıraktım…karım seksi terlikleriyle ilerledi ve profu tutup dansa kaldırdı…samimi bi şekilde dansa başladılar…profun iki eli de karımın belindeydi. ben sikini izliyordum…kabarmıştı….keten şık pantolonunun önü dimdik olmuştu….ve karıma sürtünüyordu…karım kıpkırmızı olmuştu…fazla dayanamadım ve ben içeriye geçtim…kapı sürgülü bir kapıydı yani genişti…onlar dansa devam ediyordu…kapıya doğru yaklaştılar dans ederek içeriye girdiler…karım gülümsüyordu…sarhoştu sanki….içerde de birer kadeh içitikten sonra dev gibi yatağın olduğu iç bölüme geçtik…karım titriyordu….yaşlı kurt tedirgindi biraz…ben nasıl başlayacağımızı bilemiyordum ve birden karımın dudaklarına yamuluıp sevişmeyi başlattım…ayakta öpüşüyorduk. eteğini sıyırıp kalçalarını okşamaya ve sıkıştırmaya başladım…ahhh dedi karım…prof ayakta şaşkındı biraz…karımı ayakta sürükleyerek profa doğru yaklaştırdım ve çevirip arkasına geçtim. prof anladı ve karımın ellerinden tutup saçlarını okşamaya başladı…evvvettttttt….oluyordu…karım la prof. ayakta öpüşmeye başladılar….bense karımın arkasından kalçalarını okşuyordum…karım inliyerek öpüşüyordu ….prof. çok güzelsin diyerek tatlı sözlerine devam ediyordu…karımın eteğini indirdim ve tek bir hareketle badysini çıkardım. karım siyah tangasıyla kalakalmıştı… prof. memelerini okşamaya başladı…uçları kocaman olmuştu…kalçalarını da okşamaya başladı ve ben soyundum. sikim taş gibiydi…karımı profun elinden alıp yatağa yatırdım…siz soyunun dedim…karım bizi hiç duymuyordu adetaa…gözlerini kapatmış kendisini ellerimize teslim etmişti…prof aceleyle soyundu…tek donu kalmıştı…ayaklarını ovalamaya başladı. ben memelerini emerken o da ayaklarını yalamaya başlamıştı… topuklarını yalıyor ve yavaş yavaş bacak arasına doğru geliyordu….ben başucunda öpüyordum karımı…. inliyordu…. kenara çekildim ve karımı yaşlı kurta teslim ettim…üstüne abanmıştı…eziyordu adeta…baldırlarını okşayarak öpüşmeye başladılar…karım bacaklarını adamın beline doladı ve inlemeye başladı…ancak ikisinin donu da üstündeydi…prof. karımın tangasının üstünden amına bastırmaya ve okşamaya başladı…karım çılduıracaktı….yılan gibi kıvranıyor aaahhh diyordu….memelerini emiyor ve aşağıya doğru iniyordu…göbek deliğini bile yaladı ve tangasını çıkarttı…simsiyah kıllı amı karşısındaydı…dudakları aralık duruyordu…karım yavaşça doğruldu ve oturur pozisyonda öpüştüler…sonra adamı sırtüstü yatırdı ve profun memişlerini yalamaya başladı…bunu severdi…öptü ve aşağıya inerek şaşkın bakışlarım arasında donunu sıyırdı…o da ne…..mayodan iri görünen siki gerçekten kapkalın ve muz gibi kıvrık bişi çıkıverdi…kıpkırmızı kazık gibi bir yarraktı…o yaşta öyle bir diri yarrak…pes doğrusu…daha tam da ereksiyon olmamıştı…karım donunu tamamen çıkardıktan sonra eliyle sıvazlamaya başladı…ve benim şaşkın bakışlarım arasında ağzına alıverdi….prof. hırlıyordu ve kadınımmm diye inliyordu…harikasın güzelimmm diyordu….karım şapır şupur sikini yalıyordu…o onun sikini yalarken ben de geriye doğru uzanmış ojeli parmaklarını yalıyordum….ayakları sıcacıktı…bütün parmak aralarına giriyor ve çıldırtıyordum….karım iyice yüzüstü pozisyonda uzanıp sikini yalıyordu…hoşuna gitmişti ve bırakmıyordu…ben de uzanmış karımın kalçalarına yumuldum…aralayıp alttan siyah kıllı amını parmaklıyor ve kalçalarını yalıyordum…sonra bir cesaretle kalçalarını aralayıp göt deliğini dilimin ucuyla uyarmaya başladım…karım itiraz edemiyordu…adamın belini getirecekti…beni o kadar yalasa çoktan boşalırdım…siki tam kıvamına gelmişti….parmağımı göt deliğine sokuyordum…ahhh diye bağırıyor ama kıvranıp geri dönemiyordu…çok sinirlenmişti ama fırsat bu fırsat parmağımı kökledim….çıkarıp bok kokan parmağımı yalıyor sonra yine daldırıyordum…götü yapışkan sıvılarını salgılamaya başlamıştı….köpük köpük olmuştu….ve dayanamayıp ayaklarına boşaldım…hemen peçeteyle silip tekrar batırdığım ayaklarını yaladım ve ve kulağına eğilip hadi otur şunu üstüne dedim…karım doğruldu ve tam oturacakken yaşlı adam karımı bir hamlede sırtüstü yatırıp amına yumuldu…iki eliyle aralayıp kıllı amını yalamaya başladı…karım kopmuştu artık…aaahhhh diye inliyor ve bacaklarını sırtına vuruyordu…ojeli ayakları adamın sırtında belinde kıvranıyordu…adam parmaklarını amına daldırıyor ve karımı bağırtıyordu…adam dayanamadı ve karımın hadi geeelll demsini şaşkınlıkla izlerken doğrulup sikini amının kılları arasına terleştirdikten sonra kökledi…karımın avazı bütün odayı sardı…bacaklarını adamın beline sarmış ahhhhhhhhh diye bağırıyordu…adam köklemeye başladı…flop flop nasıl da vuruyordu….tırnaklarıyla sırtını çiziyor ohhh ahhhh ovvvv diye sesler çıkartıyordu…..adam boşalmıyor karımı gözümün önünde sikiyor ve doyuruyordu….hemen başucuna gidip sönmüş sikimi ağzına verdim…döllü sikimi yalamaya başladı….nasıla somuruyordu…yeniden kalktı sikim…hemen taş gibi oluverdi…bırakmıyordu sikimi…sanki teşekkür yalamasıydı bu…adam doğruldu ve karım domaldı…bu pozisyona bayılırdı…geçti arkaya ve amına kökledi…flop flop kalçalarını vurmaya başladı…karımın canı yanıyor gibiydi ama zevk alıyordu…kalçaları kızarmıştı resmen….yaşlı kurtun elleri kalçalarında karımı tutyor ve vuruyordu…dakikalarca aynı pozisyonda sikti sikti…karımın sesi çıkmıyordu artık…yaşlı kurt nefes nefese kalmıştı biraz dinlen dedim ve ben arkasına geçtim. onun kalın sikinden sonra benim incecik sikim boşlukta gidip geliyormuş gibi geliyordu bana …zira adam amını resmen aralamıştı….fırsat bu fırsattı ve sikimi çıkartıp zaten parmaklayıp yumuşattığım göt deliğine bastırdım…giremedim…tükürüpleyip iyice kayganlaştırdım ve bağırta bağırta ucunu sokabilkdim. analcılar bilir ucu girdikten sonra az bir itelmeyle dibini sıcacık bulabilirsiniz…ohhhh ne büyük zevkti…resmen karımı götten sikiyordum ilk defa…hem de yaşlı tanımadığımız bir adamın yanında…karım çok bağırıyordu….adama önümüze geç dedim ve yaşlı yorgun prof. karımın önüne geçerek oturdu ve domalmış karım ağzına sikini alıverdi…ben arkadan sikiyordum prof da ağzına veriyordu…karım iri sikinin hepsini alamıyor ancak yarısına kadar alabiliyordu….arada fazla sokuyor midesi bulanır gibi oluyor hemen geri çekiyordu…götü çok sıkıydı…ama ben 24 saat içinde 4 kere boşaldığım için gelmiyordum…götünü doyasıya siktim…ters çevirdim ve bacaklarını omuzuma alıp alttan götüne bi daha sapladım çok canı yandı ama krem kullandım bu sefer. zaten götünün doğal sıvıları da sikime bulaştığı için kolay girip çıkıyordu…biraz da gevşemişti zaten…ben öyle sikerken prof ta ayağa kalkmış bizi izliyordu….siki hala kazık gibiydi …boşalamamıştı zaten…ve ben bağıra bağıra götünün içine boşaldım….döllerimi cort cort diye osurur gibi boşaltmaya başladı… yatağa aktı döllerim….kenara çekildim…prof abandı üstüne…dinlenmişti artık…amına girdi bacaklarını omuzuna alıp yüklendi…karım bir daha bağırdı ve flop flop vurmaya başaldı….sikti sikti…ve karım defalarca boşaldı…artık dayanacak gücü kalmamıştı iteleyip yaşlı kurtu doğruldu ve adamı sırtüstü yatırıp sikine 31 çektirmeye başladı….adam hırlamaya başladı…ben hafifçe tükürdüm sikine ve karım daha kolay sıvazlıyordu….hızlandı hızkandı veeeeeeeeee yaşlı adam bağıar bağıra karım geriye doğru yüzünü kaçıramadan boşalmaya başladı…öyle bir fışkırttı ki inanamazsınız…o yaşta o kadar döl….hayret ettim…karımın yüzünün bir kısmı memeleri ,boğazı, karnı her tarafı bembeyaz döle bulandı….iyice sıktı sikini ….hala sertti adamın siki hafif yumuşadı ama yine de sert görünüyordu…son damlasına kadar sıktı sıktı ve ağzına aldı…yumuşak sikini bir güzel yaladı…bunu bana hiç yapmamıştı yani amından çıkan sikimi yalamazdı…profun sikini ise iyice eliyle temizledikten sonra ağzına almıştı….bir süre daha yaladıktan sonra kenara çekildi ve sırtüsüt uzandı ahhh ohhh diyordu hala….doymuştu ama hala orgazm halindeydi…..yaşlı kurt nefes nefese karımın memelerini okşuyor ve teşekkür ederim tatlım deyip alnına öpücükler konduruyordu….müthiş bir sahneydi….siki iyice sönmüştü…ben peçeteyi alıp profun döllerini karımın üstünden sildim….ve birer sigara yaktık profla….çırılçıplaktık….utanmıyorduk artık birbirimizden…birer şampanya daha içtik ve konuştuk…karım kalktı o da çırılçıplak bize katıldı….ve banyoya geçti…zor yürüyordu….yaşlı profu uğurladık odasına…gece 3ü gösteriyordu….birer duş alıp sızdık…bu tatilimizin ilk gecesiydi…ve tatilimiz tam 12 gün sürdü…devamını bekleyin…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Gülçinden Anılar 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Gülçinden Anılar 2

O gece Ahmetin evinden çıkar çıkmaz eczaneye yollandım. Ertesi gün hapımı alıp kendimi evime attım. Her yerim ağrıyor, bacaklarıma spazmlar giriyordu. Çok hoş bir tecrübe değildi ama doyurucuydu. Sıcak bir duş alıp yattım. Rüyamda Ahmeti gördüm. Anlaşılan bu herife ve onun muazzam penisine doyamamıştım.

Ertesi gün işyerinde yoğun bir gündü. Öğlen yemeğine bile çıkamamıştım. Akşamüzeri Tülin yanıma geldi. “Akşam bir şeyler yapalım mı?” diye sordu. Çok yorulduğumu ve dışarıda sürtmek istemediğimi ama bana gelirse hem bir şeyler atıştırıp hem de sohbet edebileceğimizi söyledim. İşten beraber çıktık. Alışveriş merkezinin kapısından çıkarken Ahmet oradaydı. İkimize bakıp gülerek selam verdi. Tülin kafasını çevirip geçti. “Hayırdır, kötü mü ayrıldınız?” diye sordum Tüline. “Anlatırım” dedi.

Yol üzerinden bir şeyler alıp eve girdik. Alelacele bir şeyler hazırladık, bir de şarap açıp sohbete koyulduk.

– “Eee” dedim “Anlat bakalım”
– Ne anlatayım abla
– Ahmete niye surat yaptın?
– Aman abla biliyorsun işte
– Güzelim herif seni sağlam beceriyordu diye mi küstün?
– Abla sağlam beceriyordu ama işin öbür tarafı sıfırdı. Nezaket dediğinin kırıntısı yok adamda. Bir yemeğe gidelim, biraz gezelim, sonra sevişiriz diyorum, anlamıyor. Derdi sadece sikmek. İstemiyorum diyorum anlamıyordu. Her gece her gece olmaz ki.
– Güzelim herifi nikahına mı alacaktın?
– Aman Allah yazdıysa bozsun. Ben yine de birazcık romantizm olmasını istiyorum sanırım. Benim amacımda temel olarak seks ama…
– Anladım hayatım anladım…

Tülinin yaşı henüz küçüktü. Erkekleri benim kadar tanımıyordu. Ben duygusal oyunlardan sıkılalı çok olmuştu. Amaçları seks olan erkeklerin yapmacık aşk gösterileri beni o kadar da ilgilendirmiyordu artık. Avrupalı erkeklerin dürüstlüğü yanında Türk erkeğinin yalancılığını çözeli çok olmuştu. Ama Tülin henüz kendini kandırma sürecini aşamamıştı. Ben bunları düşünürken Tülin “abla çok sıcak oldu, soyunsam ayıp olmaz değil mi” diyerek üzerini çıkartmaya başladı. Ceketini, gömleğini, eteğini çıkarttı. Sütyen ve külotlu çorabıyla kalmıştı. “Sana bir t-shirt vereyim, iyice rahat et” dedim. Uzunca bir t-shirt buldum içerden. Tülin sütyenini ve çorabını da çıkartırken onu izliyordum. Bacakları çok düzgündür zaten Tülinin. Dolgun göğüsleri ve iri meme uçlarıyla gerçekten güzel bir kızdı. Üniversitede okurken bir kez meraktan, daha sonra da bir kez zorunluluktan kadınlarla yatmıştım. Tülini izlerken kendimi bir garip hissettim doğrusu. Sonra da hemen bu düşünceleri kafamdan kovarak sohbete devam ettim. Bu arada ikinci şişeyi de yarılamıştık. Tülinin kadehini doldururken konuşmaya devam ettim

– Çok mu kabaydı yatakta?
– Hem de nasıl abla. Herif seks için yaratılmış. Cem Yılmazın sperm bankası esprisi gibi, bankayı yıkar anlayacağın.

İkimizde buna epey bir güldük. İçkinin etkisiyle fazlasıyla rahat davranmaya başlamıştı Tülin. Ahmete oral seks yaparken kendini tutamayıp nasıl kustuğundan, anal seks sonrası tuvalete zor yetiştiğine kadar her şeyi anlattı. Hatta tuvalete koşarken Ahmetin dayıoğluna çıplak yakalandığını, oğlanın gözlerinin nasıl büyüdüğünü taklidini yaparak öyle bir anlattı ki gülmekten yerlere yattık. Bu arada masadan koltuğa geçmiş, konuşurken birbirimize dokunmaya başlamıştık. Tülin bir süre sonra kucağıma yattı. Ben de garip bir dürtüyle saçlarını okşamaya başladım.

– Biliyor musun abla, Ahmetle son bir kez daha yatmak isterim aslında. Son ama, başka olmayacak.
– Biliyorum
– Nereden biliyorsun
– Ben de istiyorum çünkü
– Nasıl yani
– Ben de Ahmetle bir kez daha yatmak istiyorum

Tülin kafasını kaldırıp, içk**en hafif kızarmış gözleriyle bana anlamsızca baktı. O kadar hoş bakıyordu ki…

– Tülin ben dün gece Ahmetle yattım
– Hadi canım
– Evet
– Dalga geçiyorsun
– Niye dalga geçeyim aşkım? Siz ayrılmıştınız, senin de Ahmete karşı duygusal bir şeyler hissetmediğini biliyordum. Denk geldi ve yattık.

“Abla az değilsin” derken kadehini fondipleyip tekrar başını bacaklarıma koydu. “Nasıl oldu, anlat” deyip gözlerini kapattı. Aynı size anlattığım gibi tüm detaylarıyla, sanki bir masal anlatır gibi Tüline anlattım. Ahmetin spermlerini nasıl yuttuğumdan, ayaklarım omuzlarındayken nasıl orgazm olduğuma kadar her şeyi. Bunları anlatırken Tülin gözlerini hiç açmadı. Vücut dili etkilendiğini gösteriyordu. Bacaklarını bitiştirip yavaşça birbirlerine sürtüyor, kalçalarını koltuğun sert kısmına dayamaya çalışıyordu. Göğüs uçları neredeyse beyaz t-shirtü yırtacak kadar irileşmişti. Ahmeti son kez ağzımla nasıl boşalttığımı, simsiyah göğüs kıllarının nasıl beyaza boyandığını anlatırken Tülin elini bacak arasına atmamak için kendini zor tutuyordu. Sustum, kadehime uzandım, kadehin dibinde kalan son kırmızılığı da yuttum. Tülinin sarı saçlarını okşarken, “çok güzel anlatıyorsun” dedi. “Daha güzelini de yapabilirim” dedim.

Bu laf ağzımdan nasıl çıktı bilmiyorum. Lezbiyen değildim. Erkeklerden ve içimin dolu olmasından hoşlanıyordum. Her kadın kendi cinsiyle sevişmenin nasıl olacağını merak eder. Ben bu merakımı daha önce gidermiştim. Hatta zorunluluktan yaşadığım lezbiyen ilişk**en de hiç zevk almamıştım. Anlayacağınız bir kez daha böyle bir etkilenme yaşayacağımı hiç düşünmemiştim. Demek bilinçaltımızı ve orada yatanların neler doğurabileceğini her zaman kontrol edemiyoruz. Üstelik Tülinin ne tarz bir tepki vereceğini o an hiç tahmin edemiyordum. Kızın 15 gün önce ayrıldığı sevgilisiyle yatmış, bunu da tüm detaylarıyla ona anlatmıştım. Bu kadar içkili olmasam herhalde yapmazdım bunu. Üstelik şu an Tülini öpmek istiyordum. Belki de henüz unutmadığı eski sevgilisini elde etmenin vicdan azabını azaltmak için ona zevk vermek istiyordum. Evet, tam olarak buydu sanırım. Tülinden zevk almak değil, ona zevk vermek istiyordum.

Ben kafamdaki sorgulamalarla meşgulken Tülin gözlerini tekrar açtı. Salonumun pastel renkleri ve loş aydınlatmanın ışığı altında çok masum, bir o kadar da çekici görünüyordu. Elimi yanağında gezdirdim. Sonra elim koltuk altlarından beline doğru kaydı. Tülin ne olacağını bilemez ama merak içindeymiş gibiydi. Ona doğru eğilirken gözlerini kapattı. Kırmızı rujlarımız buluştu önce tedirgince. Ben dudaklarımı aralayıp biraz daha cesurca alt dudağını kavradım. Tepki vermiyordu. Öylece duruyordu sadece. Elimi t-shirtün altına sokup çıplak bedeniyle buluştum. Siyah saçlarım onun sarışınlığıyla iç içe geçti. Uzun uzun öptüm Tülini. Bugüne kadar arkadaşlık çerçevesinin ötesine geçeceğini hiç düşünmediğim ilişkimiz başka bir yöne kaymıştı. Bunu kimse tahmin edemezdi. Tülin hala kapalı gözleri ve dudaklarıyla tepkisizdi. Dillerimiz hala buluşamamıştı. T-shirtü iyice yukarı çekip göğüslerini serbest bıraktım. Göğüs uçlarını nazikçe yoğurmaya başladım. Tülin ilk kez hafifçe inledi ve dudaklarını dudaklarımdan kurtarıp kısık bir sesle “ne yapıyoruz biz?” deyip elini bacak arasına attı. Külotunun üzerinden kendini okşarken dudaklarını aralayıp dilini bana sundu. Uzun uzun öpüştük. Göğüs uçlarının etrafındaki damarlar çatlamak üzereydi. Yerimden doğruldum. Onu da kaldırıp kendime çektim. Şimdi oturur vaziyette öpüşüyorduk. Elimi vajinasının üzerine atıp okşamaya başladım. Tülin sırılsıklamdı. Diğer elimi de saçlarının arasından geçirip ensesine koydum ve Tülini tam olarak ele geçirdim. Sırada vücudunu fethetmek vardı.

Eve gelip yemek hazırlama telaşından üstümü değiştirememiştim. Hala iş kıyafetim olan etek-ceket kombinasyonuylaydım ve ortam çok ısınmıştı. Yavaşça kendimi geri çektim ceketimi çıkarttım önce. Tülin tecrübesizliğiyle bana yardım edip etmemesi gerektiğini çözemiyordu. Sonra gömleğimi çıkarttım. Tülin o sırada bir şeyler yapması gerektiğini hissedip uzandı ve sütyenimin kopçalarını açtı. Çıplak kalan göğüslerime dokunma konusunda tedirgindi. Elini tutup göğsümün üzerine getirdim. Tülin beceriksizce göğüs ucuma masaj yaparken yeniden öpüşmeye başladık. Eteğimi ve çorabımı çıkartmaya gerek yoktu. Bu gece Tülinin olmalıydı. Koltuktan kalktım. Tülini tutup koltuğa tam olarak yatırdım. Yere diz çöküp bacaklarını havaya kaldırıp külotunu ağır ağır çıkarttım. Hafif tüylü vajinasını parmaklarımla yoklarken, Tülin derin bir iç geçirerek başını geriye atıp gözlerini kapattı. Artık kendi başımaydım. Tüline vaat ettiğim zevki tattırmanın zamanı gelmişti ve o bana yardımcı olmayacaktı. Hünerlerimi ve tecrübelerimi konuşturmanın zamanı gelmişti.

Önce iki parmağımla klitorisini nazikçe yoğurdum. Tülinin titremeleri ve kasılmalarından ne kadar zevk aldığını anlayabiliyordum. Sonra yavaşça dilimin ucuyla dokundum. Dilin pürtüklü yapısının nasıl bir zevk verdiğini biz kadınlar anlarız ancak. Tülinin sıklaşan nefesleri ve tutamadığı iniltileri beni de tahrik ediyordu. Bir elim kendi vajinamdaydı. Dilim artık vajinasının dudaklarını aralayıp Tülinin içine de giriyordu. Önce bir sonra da iki parmağımı yolladım sırasıyla Tülinin içine. Artık kendini tutamıyordu. Hareketleri kontrolsüzleşmişti. Birden uzanıp saçlarımdan tutup vajinasına iyice bastırdı kafamı. Gelmesi çok yakındı. Gelirken yüzünü görmek istiyordum. Biraz uzaklaştım ve iki parmağımı hızlı hızlı içine sokup çıkartırken diğer elimle de klitorisini yukarı aşağı sıvazlıyordum. Tülin büyük bir iniltiyle kafasını kaldırdı. Gözlerindeki “inanmıyorum” ifadesiyle bana bakarak “aaaaaahhhhh” diye bağırarak gelmeye başladı ve hiç aklıma gelmeyen bir şey yaparak sıvılarını suratıma fışkırtmaya başladı. Böyle boşalan kadınlar olduğunu biliyordum ama bir gün bununla karşılaşacağımı düşünmemiştim, lezbiyen değildim sonuçta. Tülin resmen bir erkeğin boşalması gibi bariz şekilde vajinal sıvılarını dışarı püskürtüyordu. Refleksle geri kaçmaya çalışsam da ilk salvonun tamamı yüzüme gelmişti. Kirpiklerimdeni alnımdan, burnumdan ve dudaklarımdan süzülen akışkan sıvı önce göğüslerime sonra göbeğime oradan da eteğime kadar aktı. O şaşkınlıkla durmuş olmalıyım ki Tülin “soooook, sooooooook parmaklarını içime, durma” diye bağırdı. Hızlı hızlı sokmaya devam ettim. Sıvıların bir kısmı gözüme kaçmıştı ve gözüm yanıyordu. Dudaklarımda kalan tat ise oldukça tuzluydu. Ben bu garip deneyimi tadarken Tülin içine giren elimi yakaladı, son birkaç kez sertçe içine gömüp durdu ve içinden çıkartıp koltukta yan döndü. Feci şekilde titriyordu. Güzel bir orgazm yaşadığı belliydi. Ona dokunmalı mıydım kestiremiyordum. Yumuşakça kalçalarını okşamaya başladım. “Yapma” dedi. Bir süre öylece yattı. Onu izliyordum. 10 dakika sonra kalktı. Hiçbir şey olmamış gibi giyindi. “Gitmeliyim” dedi.

– Geç oldu, kalsana
– Hayır gitmem lazım
– Peki…

Çantasını omzuna atıp kapıya doğru yürüdü. “Tülin” dedim. Cevap vermedi. Kapıyı açtı ve arkasına bakmadan çekip kapattı. Camdan ıslak İstanbul kaldırımlarında uzaklaşmasını seyrettim. Elimden bir şey gelmedi. Zaten yapacak çok bir şeyde yoktu…

Tülin gittikten sonra, o gece kendimi çok garip hissettim. Bir türlü uyuyamadım. Allahtan ertesi gün offtum ve evde tek başıma kalmak iyi gelir diye düşündüm. Tam aksine afakanlar bastı. Ertesi gün Tülinin yüzüne nasıl bakacaktım. vicdan azabımla boğuşurken akşam üzeri telefonum çaldı. Eski kırıklarımdan biri arıyordu. Zaten penislerine kan yürüyünce akıllarına gelirim sadece. Normalde pas vermezdim ama canım çok sıkkındı ve kafa dağıtmak iyi olacaktı. Aptal bir barda sıkıcı muhabbetlerden sonra gece elbette yatak odamda bitti. Yarım yamalak bir orgazm ve sabah kaldırıp defettiğim sıradan adamlardan biri daha. Onun altındayken bile Ahmeti hayal etmem ise tam bir faciaydı. Bunun kaçarı yoktu artık, Ahmetle yine yatacaktım.

Ertesi gün işe gittim. Parfümeri mağazalarında gördüğünüz o güzel, bakımlı satış elemanları var ya. Hani hep gülümserler. O güzel bakışların ardında ne fırtınalar kopmaktadır aslında. Tülin tüm gün beni görmezden geldi. Ne zaman yaklaşsak hemen arkasını dönüyordu. Zorlamanın anlamı olmadığına karar verdim. Bir süre üzerine gitmemeye karar verdim. Tülin 10 gün sonra aynı alışveriş merkezinde bir giyim mağazasına transfer oldu. Artık neredeyse hiç göremiyordum onu.

Aradan 1,5 ay geçti. Ahmetle bir türlü denk gelemiyorduk. Ayağına gidip “beni bir daha becersene” demeyi de kendime yediremiyordum nedense. Bu arada dedikodu kazanı alışveriş merkezinde Ahmetle ilgili söylentiler ayyuka çıkmıştı. Yok mağaza sahiplerinden birine jigololuk yapıyormuş, yok yan mağazadaki yeni yetme kızın bekaretini bozmuş. Ahmet gittikçe fenomene dönüşüyordu. Alışveriş merkezinde ne kadar yollu kaltak varsa hepsi peşindeydi damızlığın. Son dedikodu ise koridorda duran şekerleme reyonundaki kızı arkadan becermeye çalışırken hastanelik ettiği yönündeydi. Gerçekten de o iri kalçalı kızıl hatun 1 hafta işe gelmemişti. İşe başladığında ise bir süre hep ayakta gördüm onu. Tabi bunları duydukça sinir oluyordum ve arzum daha da artıyordu. Çekingenliğimi bir kenara bırakmaya karar verdim yoksa uzun süre sıramı beklemek zorunda kalacaktım. Bir sabah işe gelirken kapıda rastladım Ahmete. Tek başına sigara içiyordu. Bu fırsatı kaçırmamalıydım.

– Günaydın
– Sana da günaydın yavru kuş
– Ne var ne yok
– Aynı, hırsızları kovala dur
– Görüşemiyoruz
– Ne o, özledin mi yoksa beni?
– Ben özledim de sen pek özlemedin galiba
– Vaktim olmadı özlemeye

Başka biri bu lafı etse tepkim pis olurdu. Barda ben yanındayken başka bir kızla oynaşmaya kalkan eski sevgililerimden birine yaptıklarım arkadaş çevresinde hala anlatılır. Ama bu durum farklıydı ve alttan almaya karar verdim.

– Çok meşgulsün öyle mi?
– Eh, biraz
– Şu şekercideki kızılı duydum. Yazık etmişsin kıza
– O kadar kasmasa kendini bir şey olmazdı. Bir de hastane aradık gecenin bir yarısı
– Yanlış kızlarla takılıyorsun hayatım. Sana hayatının anal seksini yaşatabilirim.
– Yatakta öyle demiyordun. “Hani ortalığı bok götürecekti” deyip gülmeye başladı
– Seninki gibi bir aleti hazırlık yapmadan kimse alamaz. Ne dersin, denemek ister misin?
– Kızım git işine. Ufacık bir kıçın var, dağılıp gidersin altımda. Bir de sana hastane masrafı yapamam
– Var mısın iddiaya? O canavarın hepsini alacağım içime. Bir tek topların kalacak dışarıda.
– Bunu yapabilen olmadı daha. Yazık olur sana.
– “Yarın akşam bana gel ve parçala beni” dedim. O an Ahmeti en yakın tuvalete atıp kendimi siktirmekten başka bir şey istemiyordum. “Peki, kendin kaşındın” derken onun da aynı şeyi istediğini hissettim. “Sana adresi mesaj atarım” deyip telefon numarasını aldım ve içeri girdim. Arkamdan kalçalarımı süzdüğüne emindim. Mağazaya uğrayıp kendimi tuvalete attım. Bir süre kendimi okşadım ama bu daha da azdırdı duygularımı. Ertesi günü nasıl bekleyeceğimi bilmiyordum doğrusu.

Günü zar zor bitirip işten çıktım. Eve giderken yarınki misafirim için yiyecek–içecek alışverişi yaptım. Unutulmaz bir gece olmasını istiyordum. Sabahta işe telefon edip çok hasta olduğumu, gelemeyeceğimi söyledim. Duşumu alıp, kuaförde uzun bir seansla ağda, manikür, pedikür, makyaj, fön işlerimi de halledip eve geldim. Asıl hazırlık şimdi başlayacaktı. Eczaneden aldığım lavmanı kendi kendime uygulamak epey zahmetli oldu ama buna mecburdum. Artık kendimi tertemiz hissediyordum. Yurtdışından aldığım kayganlaştırıcıyı da ince ince anüsümün heryerine uyguladım. Zaten bu lubricanta güvenmesem Ahmetle anal seksi hiçbir şekilde düşünmezdim. Vücudum Ahmet için hazırdı. Fazla zahmetli olmayan bir sofra hazırladım ve giyinmeye başladım. Beyaz jartiyer çoraplarımı giydim ama jartiyer takmadım. Silikonlu çoraplar sevişirken daha rahat oluyor. Yüksek topuklu beyaz terliklerim ve göğüs kısmı transparan, önden açılan beyaz babydollumu da giydim ve artık hazırdım. Beyaz külotumu son anda giyecektim. Kayganlaştırıcıyı emmesini istemiyordum.

Saat 7 olmuştu ki kapı çaldı. Hemen koşup külotumu da giyip kapıyı açtım. Ahmet kapıyı o halde açmama şaşırmış görünmedi ama beğendiği ortadaydı.

– Hoş geldin
– Hoş bulduk yavrum, pek yakışmış beyaz beyaz

Gerçekten güzeldim. Esmer tenim ve düz fönlü siyah saçlarım beyazların içinde daha da hoş görünüyordu. Gerdek gecesini yaşayacak gelin gibiydim. Aslında bir nevi gerdekti. Anal seks yapmıştım daha önce ama bu azman anüsümün bekaretini tam olarak alacaktı bu gece. En derinlerimi bu kaba saba herif keşfedecekti ilk kez. Paltosunu çıkartıp üzerime hamle yapmıştı ki, “dur” dedim.

– Önce banyo yapacaksın
– Nee?
– Bak sana sofra hazırladım, ben yemekleri koyana kadar hemen bir duş yap. Bak bu kadar hazırlandım.

Temiz bir evde alacağı duş fikri hoşuna gitti sanırım. İtiraz etmedi. Banyoyu gösterdim. Eski sevgilimden kalma bornozu kapının arkasına asıp çıkıyordum ki, beni tutup dudaklarıma yapıştı. Leş gibi sigara kokuyordu. “Diş fırçası da koydum duşa” dedim. Memnun kalmadığımı anlayıp “tamam tamam” dedi. Hayret, pek laf dinliyordu bugün. Herhalde yaptığım hazırlıklar biraz insanlık uyandırmıştı içinde.

Mutfağa geçip fırındaki biftekleri tabaklara koydum. Kendime her zamankinden az koymuştum. Bağırsaklarımda istediğim tek hareket Ahmetin penisinin giriş çıkışıydı. Tam içkileri masaya taşıyordum ki Ahmet banyodan çıktı. Bornoz küçük gelmişti elbette ve inanılmaz komik görünüyordu. Beyaz havluların içinde kıllı bir ayı. Gülmemek için zor tuttum kendimi.

– Şarap mı rakı mı?
– Rakı tabi, şalgam suyu var mı?
– Kebapçı mı burası?
– Et yapmışın işte
– Floransa usülü biftek o
– Ne haltsa, et ettir

Bunu derken elini popomda gezdirmesi ayrı bir ironiydi tabi ama ben de onun etini istiyordum sonuçta. Masaya otururken yine sevgilimden kalma Bvlgari Aqua parfümden sıktım Ahmete. Damızlık şimdi hem temizdi hem de güzel kokuyordu. Yemeğe gömülüp, rakısından kocaman bir yudum alırken onu izliyordum. Birazdan beni tam anlamıyla becerecekti bu koca herif. Islanmaya başlamıştım.

– Pek popülersin alışveriş merkezinde
– Öyleyim valla
– Ne cevizler kırdın bakayım benden sonra?
– Bir sürü, hangisini anlatayım?
– Bizim yan mağazadaki kızın bekaretini bozmuşsun?
– Hangi kız?
– Şule yok mu, 19 yaşında, Zarada çalışan.
– Haa, yok be dedikodu
– Jigololuk yapıyormuşsun güya patronlardan birine
– Onu da duydum, yalan, bir sefer siktim. Hediye falan yolladı mağazadan, adım çıktı.
– Başka kimleri götürdün bakayım?
– Zehra var alt kattaki cafede. Pelin bizim güvenlikten, Kontörcü Duygu…
– Nişanlı o be!
– Eee? Ne olmuş?
– Nasıl ne olmuş, nişanlısı duyarsa?
– Doyursaymış karıyı. Ben mi ayarttım. Kendi geldi.
– Oha yani!
– Ha bir de müşteri siktim. Hem de kapalı parkta, arabasının içinde. O arabayı nasıl temizletti bilmiyorum.
– Şekerci nasıl oldu? İyileşti mi?
– Ne biliyim be? Bir gecelik bir şeydi, burnumdan geldi zaten.
– Tülinle görüşüyor musunuz?
– Yok
– Özledin mi peki
– İyi kızdı aslında ama yatakta iyi değildi.
– Seni doyurmak kolay değil ki…
– “Sen doyuruyorsun ama beni” derken tabağındaki son lokmayı da ağzına atıp, rakısını fondipledi.
– Tazeleyeyim mi?
– Doldur

Ayağa kalktım. Rakısını doldururken göğüslerim hemen burnunun ucundaydı. “Tatlı?” diye sordum ona dönüp. Rakısını eline aldı, yine koca bir yudum yolladı midesine. Bana baktı. Öbür eliyle ensemden yakalayıp yere çömeltti. Ne istediği belliydi. Bornozunun önünü açtım ve işte oradaydı. Tam olarak uyanmamıştı. Önce testislerinden başladım yalamaya. Kocaman topları vardı. O kadar spermi başka ne üretebilirdi ki. Bu arada Ahmet bir de sigara yakmıştı. Keyfe bakar mısınız? Elinde rakısı, sigarası, bir yandan da beyime oral seks yapılıyor. Tüm maharetimi gösteriyordum. Arada kafama bastırıyordu ama bu aletin tamamını ağzıma almam imkansızdı. Yine de elimden geleni yapıyordum. Gittikçe büyümüştü. Tam boyutuna ve sertliğine ulaştığında saçlarımdan tutup kendine baktırdı. Yarım kadeh rakıyı tek seferde yuttu, sigarasını söndürdü ve ayağa kalktı. Önümde iki tane dev duruyordu. Beni de kaldırdı. Masaya domaltıp babydollumu yukarı kaldırdı. Külotumu ipinden tutup kenara çekti. Beklediğimden daha nazik davranıyordu. Yavaş yavaş vajinama girdi. “Ooooooohhhhhhh” diye inledim. Çok güzeldi. Hoyratça arkadan gireceğini düşünüp kasılmıştım ama şimdi çok zevk alıyordum. Yavaş yavaş yapıyordu ama bu bile masanın sallanmasına ve şarap kadehimin devrilip bembeyaz örtüyü kızıla boyamasına engel olamadı. Umarım bu gece gördüğüm son kırmızı leke bu olur diye düşündüm. Hala anüsümü parçalayıp parçalamayacağından emin olamıyordum. Acaba daha çok mu sürmeliydim kayganlaştırıcıdan?

Ben bunları düşünürken daha da hızlanmıştı. Bir ayağımı sandalyeye atıp vajinamı olabildiğince açtım. Hafif hafif inliyordum. Beni becerirken üzerimden uzanıp masadaki üzümlerden alıp yiyiyordu. Ahmet tam anlamıyla keyfimi sürüyordu. Bu arada kalın parmaklarından birinin arka deliğimi okşadığını hissettim. “Ne sürdün kız buna” dedi. “Durma, sok parmağını” diye inledim. Önce bir sonrada iki parmağını gömdü anüsüme. İşte şimdi zevkten ölebilirdim. “Geliyorum” diyebildim ve sonra bacaklarımın kontrolünü kaybettim. Muhteşem bir orgazmdı. Bağıramamıştım bile, bir anda olmuştu. Soluğumu toparlamaya çalışırken hıçkırmaya başlamıştım. “Aman Tanrım” diye düşündüm, “bu herifte şeytan tüyü var”. Kontrolümü kaybettiğimi anlayan Ahmet beni tutup kendine çevirdi ve kalçalarımdan kaldırıp masaya oturttu. Oturur vaziyetteydim ve normal büyüklükte bir penis bu pozisyonda kesinlikle içime giremezdi. Ama bu azmanın boyu mutfağa gitsem yetişecekti neredeyse. Bir elimle Ahmetin ensesine yapıştım. İnanılmaz bir şey yaşıyordum. Bu pozisyonda bir orgazm daha yaşamak istiyordum. Vajinama girerken aynı zamanda klitorisime de değiyordu aleti. “Devam et” diye inledim ama Ahmet gelmek üzereydi. Birden elime demin devrilen şarap kadehim ve aklıma çılgın bir fikir geldi. Kadehi elime alıp “buna boşal ne olur, yutmak istiyorum” dedim. Yüzüme anlamsızca baktı ve içimden çıkıp aletini sıvazlamaya başladı. Kadehi tam penisinin başına getirip “hadi aslanım boşal, attır döllerini kadehime” dememle kükreyerek başını geriye attı ve ilk salvosunu yolladı. Kadehten tek bir spermin bile kaçmasını istemiyordum. Açıyı ayarlayıp bunu başardım. Ahmet durmuyordu. Diğer elimi toplarına atıp okşamaya başladım. Bu arada sayıyordum. Tam 9 salvo yolladı kadehe. Bitirdiğinde Ahmet çok da küçük olmayan kadehin üçte ikisini doldurmuştu. Penisini dibinden tutup başına kadar sıkıp bir şey kalmadığına emin olduğumda kadehi masaya bırakıp kalktım. Bu arada Ahmet geri geri gidip koltuğa çökmüştü. Güzel bir boşalma yaşadığı belliydi. Kalkıp rakı koydum. İki tane de buz atıp bardağı Ahmete verdim. Küllükle sigarasını da verip masaya döndüm. Şimdi kendi içkimi hazırlama zamanıydı. Ahmetin dölleriyle dolu kadehime çok az kırmızı şarap koydum. Spermin sedefli gibi yapısına biraz kırmızılık çok yakışmıştı. Kadehimi alıp yanına oturdum. Gözlerinin içine bakıp, parmağımla kadehimi ağır ağır karıştırdım. Parmağımı yalayıp ilk yudumumu aldım kadehimden. Ahmet “manyak” dedi.

Normalde sigara içmem ama bu buruk tadın yanında iyi gidecekti. Yaktım bir tane. Kadehimdeki yapışkan sıvı boğazımdan aşağı süzüldükçe sarhoş gibi hissediyordum kendimi. Ahmet de rakısından içerken beni izliyordu. Kadehin yarısını yutmuştum. Sigaramı söndürdüm. Ahmetin gözlerine bakarak tek seferde kalanın tamamını diktim. Ağır ağır akıyordu Ahmetin dölleri. Dilimi de kadehe sokup kenarda yapışanlar dahil hepsini yaladım. Ahmetin çocuklarını yemiştim. Midem bir garip olmuştu ama çok da hoşuma gitmişti. Loş aydınlatmalı salonumda beyazlar içinde bir gelin gibiydim. Günahkar bir gelin ama…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

komsu oglu tolga

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

komsu oglu tolga
ALINTIDIR!
Tolga ile, alt kattaki kiracıların 20 yaşındaki genç oğluyla yaşadığım ilişkiye mazeret aramak için mi? Evet! Fakat gerçek bunlar, mazeret değil. Kocamla aramızda bu kadar yaş farkı olmasaydı, beni anlasaydı, gerçek anlamda sevseydi, beni yatakta doyursaydı, bunları, bu ilişkiyi yaşar mıydım? Sanmıyorum!

Peki pişman mıyım? Kesinlikle hayır! Pişman değilim! Tolga, bu genç, yakışıklı, güçlü adam, bana hayatı, yaşamayı, seksi, doyumu, tatmin olmayı, orgazmı, sevgiyi, sevilmeyi, gülmeyi öğretti çünkü. Hiç de pişman değilim. Aksine çok mutluyum!

Her şey bundan 2 yıl önce başladı. Kocam iş için üç günlüğüne başka bir şehire giderken, binbir tembihle beni koca evde yalnız başıma bırakmıştı. Can sıkıntısından ölmek üzereydim. Her zaman gidip sohbet ettiğim alt kattaki kiracılarımız da köye gitmişlerdi… Akşamın geç saatinde kapı çalındı. Çekinerek gözetleme deliğinden baktım, alt katta oturan ailenin genç oğlu Tolga kapının önünde duruyordu. Yakışıklı güleç yüzünü gördüğümde içim cız etti. Çok seviyordum onu. Hoş sohbeti, güleryüzü, candan tavırları etkiliyordu beni. Merakla kapıyı açtım.

Tolga çekingen bir tavırla, “İyi akşamlar Funda abla, rahatsız ettim, ama bizimkiler yoklar, bu saate kadar gelmediler. Nerede olduklarından haberin var mı acaba?” dedi. Ailesi sabahtan apar topar köye gitmişti, bir akrabaları vefat etmişti. Anlattım, “Sana not bırakmışlardı, görmedin herhalde?” dedim. “Görmedim Funda abla. Rahatsız ettim, iyi akşamlar…” dedi. Gitmesini istemiyordum, canım korkunç sıkılıyordu. Atıldım, “Gel Tolga, ben de çay demlemiştim. Bir bardak çay iç, öyle git!” dedim. “Yok Funda abla, rahatsız etmeyeyim, ben gideyim. Bilgisayarda işim vardı. Teşekkür ederim!” dedi, gitti.

Kös kös ardından baka kaldım. Sonra kapıyı kapatıp içeriye salona, yalnızlığıma döndüm. Amaçsızca odalarda gezindim. Ruhum sıkılıyor, duvarlar üstüme üstüme geliyorlardı sanki. Soyundum, kendimi yatağa attım. Her zaman yaptığım şeyi yapmaya, fantaziler kurarak kendimi okşamaya başladım. Gözlerim kapalı, bir elim külodumun içinde, diğer elim göğsümde, meme ucumu ovalarken hayaller kurdum…

Bu akşam hayal kurmak da kolaydı. Fantazilerimin her zamanki kahramanı Tolga az önce kapımdaydı. Onun gitmediğini, içeriye girdiğini, öpüştüğümüzü, seviştiğimizi hayal ettim. Tolga bana sarılırken, ben de kollarımı sımsıkı kendime sardım. O hayalimde meme uçlarımı emerken, ben iki meme ucumu da dilimle ıslattığım parmaklarımın arasında sıkıştırıp ovaladım. O hayalimde genç irisi gövdesiyle bacaklarımın arasına girip beni becerirken, benim iki elim de külodumun içine daldı, am dudaklarımı sıkıştırıp orta parmağımı içeriye saldım. Kendimi okşaya okşaya, amımı parmaklayarak kıvrandım soğuk yatağımın içinde. İnleye inleye boşaldım.

Üzerimde bir tek ıslak külotla, çıplak vaziyette, soluk soluğa sırt üstü yatıp tavana bakarken (Hayat mı bu?) diye düşündüm. Ömrüm böyle mi geçecek benim? Kendimi okşaya okşaya. Yalnız. Kimsesiz. Yaşlı, anlayışsız, kıskanç, despot kocayla. Yine dört duvar üstüme kapanmaya başladı. Kendimi mezarın dibinde hissedip bunalıyordum. Nefes alamıyordum.

Aklıma Tolga geldi sonra. O da alt katta benim gibi yalnızdı. Çay. Öyle ya. Çay demlediğimi söylemiştim ona. İçeri gelmemişti. Ben gidip kapısını çalsam? Çayı ona götürsem? Seks falan aklımda değil, zaten az önce hayalimde onunla sevişip boşalmışım. İnsan gibi iki sohbet etsem? Yalnızlığımı gidersem?

Sonunda dayanamadım. Kalktım, üzerime temiz bir külot, sütyen, dolaptan bir elbise geçiriverdim. Makyaj aynasında kendime biraz çeki düzen verdim aceleyle. Gardrobun boy aynasında kendime bir baktım. Güzel olmuştu. Kocamın dışarıda giymeme izin vermediği, ev içinde kullandığım, eteği diz üstünde, yakası biraz dekolte elbiseyi seçmişim nedense. Mutfağa gittim telaşlı adımlarla, demliği ve bardakları bir tepsiye koyup, doğru aşağıya indim. Zile bastım. Tolga açtı.

Çekine çekine, “Çay demledim, ama evde hiç şeker kalmamış Tolga. Sizde vardır, beraber içelim diye geldim, tabii rahatsız etmezsem?” dedim. Üzerinde eşofmanlar vardı, beni içeriye davet etti, “Gel abla, rahatsızlık ne demek? Ben üzerimi değişeyim sen çayı koyana kadar…” dedi. “Gerek yok canım, akşam saati giyimin önemli değil, rahatsız olma!” dedim. İçeriye girdim. Salonda sehpanın üzerine tepsiyi koyarak çayları hazırladım. Tolga da şekeri getirdi. Televizyonu açıp çayımızı içmeye, sohbet etmeye başladık.

Söz dolandı, yalnızlığımıza geldi, “Ahmet abi yok galiba evde?” dedi. Adını duymak bile keyfimi kaçırmaya yetmişti. “Yok, o da iş için gitti, birkaç gün gelmeyecek…” dedim. Sonra dayanamayıp ekledim, “Zaten olsaydı da fark etmezdi, sürekli içkili oluyor, sızıp kalıyor. Ben de yalnız kalıyorum hep böyle…” dedim.

Sözcükler ağzımdan çıkar çıkmaz kendime geldim, neler söylüyordum ben? Yanaklarım kızararak Tolga’ya baktım, anlayışlı sevecen bakışlarla bakıyordu bana. Başını iki yana sallayıp duruyordu, gözlerinde bana acıyan bir ifade vardı. Köşede duran bilgisayar dikkatimi çekmişti. Konuyu değiştirmek, tehlikeli sulardan uzaklaşmak için bilgisayarı bahane ettim. Bir iki soru sordum, bilmediğim birkaç şeyi açıp gösterdi bana. Öyle hoşuma gidiyordu ki bilgiç bilgiç bana anlatmaları, saatlerce dinleyebilirdim onu…

İnterneti açıp bir iki site gösterirken, yanlışlıkla daha önce açtığı porno sitesi beliriverdi ekranda. Çıplak kadınlar, erkekler, her şeyleri meydanda sikiş resimleri kaplayıvermişti ekranı. Telaşla yüzü kızararak kapatmaya çalıştı açılan resimleri. “Şey, virüs girdi galiba abla…” diye kekeliyordu bir yandan. Ben de utanıp başımı çevirdim. Evliydim ama en az Tolga kadar bilgisizdim bu konularda ve genç kız gibi utanmıştım en az onun kadar. Kalkıp gitsem mi diye düşündüm bir an, sonra vazgeçtim, Kukumav kuşu gibi tek başıma oturamazdım evde. Bilgisayarı kapatıp geniş kanepede sessizce, yanyana oturduk.

Neden sonra sessizliği Tolga bozdu, “Funda abla, özür dilerim. İnan bilerek yapmadım…” dedi. Yüzüne baktım. Yakışıklı, güzel yüzüne. Mavi gözleri yalan söylemiyorum diyordu bana. Elimi uzatıp elinin üzerine koydum, teselli etmek isteyerek, “Üzme kendini Tolga’cım. Gençsin, bekarsın. Normal böyle şeyler!” dedim. Sanki ben çok tecrübeliymişim, çok şey biliyormuşum gibi. Bunu söylerken elinin sıcaklığı elimi yaktı adeta, hızla çektim elimi. Ne yapacağımı şaşırmıştım. O elektrikli hava bir türlü dağılmıyordu. Bir şeyler yapmalıydım.

Kalktım, çayları tazeledim. Titreyen ellerimle Tolga’ya çay bardağını uzatırken, o da elini uzatınca elime çarptı, sıcak çay bardağı olduğu gibi kucağına devrildi. Canı yanarak ayağa fırladı. Eşofmanın önü çay olmuş, duman tütüyordu. Aceleyle banyoya koşturdu. Ben de üzülmüştüm çocuğun canı yandı diye. İlk şaşkınlığımın ardından hemen arkasından seğirttim yardım amacıyla. Banyonun kapısını açıp içeriye daldım. “Tolga, canın yandı mı, nasıl oldun?” diye sorarken, eşofmanın altını çıkardığını ve küvetin içinde duş hortumuyla kasıklarına su tuttuğunu gördüm…

Ağzım açık, donup kalmış onu izliyordum. Kaslı bacaklarının arasında kalın ve uzun bir yarağı vardı. Tabi insan ister istemez, evde kocamın yıllardır içime sokup durduğu şeyle bu güzel yarak arasında karşılaştırma yapıyor. Ben de yaptım. Kocamın minik, kara kuru sikini bunca senedir yarak niyetine içime almıştım. Ama şu anda karşımda pespembe, kocaman başıyla, damarlı gövdesiyle bakılası, öpülesi, içime sokulası bir yarak, beni kışkırtırcasına bana bakıyordu. Tolga da donup kalmıştı. Yarağını gizlemeyi, örtmeyi akıl bile edememişti. Malı meydanda, elindeki ucundan su fışkıran duş hortumunu unutmuştu zavallım, sular yerlere akıyordu.

Ne yapacağımı bilemedim ilk anda. Donup kaldım ben de. Ama sonra içimdeki kadınlık hormonları dürttü. Hipnotize olmuş gibi birkaç adım attım gözümü yarağından ayırmadan. İkimiz de konuşmuyor, birbirimize bakıyorduk. Yanına yaklaştım. O da küvetten çıkıp bana geldi aynı şekilde. Aramızda bir karış mesafe vardı sadece. Gözlerimiz birbirine kenetlenmişti. Dudaklarım titriyordu. Gözlerimi, onun uzun kirpikli mavi gözlerinden, etli dudaklarından ayıramıyordum. Nefes alamıyordum. Dudaklarımı araladım soluk almak için. Tolga titrek bir sesle, “Funda abla…” dedi…

Gözleri dudaklarımdaydı. İstekle aralanan, arzuyla titreyen ıslak dudaklarımda. Eğildi, öptü dudaklarımdan. Bir anda birbirimize sarılıverdik, vahşice öpüşmeye başladık. Sımsıkı kucaklamıştı beni, altı çıplak vaziyette, sertleşmiş yarağı ince etekliğimin arasından kasıklarıma batıyordu. Dakikalarca öpüştük. Dili dudaklarımı okşuyor, nefes almak için açılan ağzımdan içeriye sokup dilimle buluşuyor, beni delirtiyordu.

Bana sarılmayı bıraktı. Dudaklarını ayırmadan eşofmanın üzerini çıkardı. Tekrar sarıldı. Ayakta, kollarında eriyordum adeta. Çırılçıplaktı. Kaslı vücuduna sımsıkı bastırıyor, ince kumaşlı elbisemin üzerinden yarağının sertliğini kasıklarımda duyumsuyordum.

Dizlerim titremeye başladı. Ayakta duramıyordum. Anladı ne halde olduğumu, kollarıyla tüy gibi tutup kaldırdı beni, kucaklayıp içeriye, salona götürdü. Öpüşmeye devam ediyorduk. Üçlü koltuğun üzerine yavaşça bıraktı beni. Bırakırken de çıplak vücuduyla üzerime çıktı. Elbisemin incecik kumaşından onun çıplak gövdesinin ağırlığını, yarağının sertliğini, yakan sıcaklığını hissediyordum. Bir kolunu boynumun altından geçirmiş, yastık yapıp, vahşice dudaklarımı emerken, diğer elini elbisemin eteğine götürdü…

Bacaklarımı yavaş yavaş, okşaya okşaya eteğimin altında ilerlemeye başladı eli. Baldırlarımı, bacaklarımın içlerini, külodumun üzerinden amımı okşadı uzun uzun. İçimde volkan kaynıyordu sanki. Lavlar boşalıyordu, külodumun ıslandığını hissediyordum. Ateş gibi parmaklarını aradan sokup amımı avuçladığında, dudaklarının içinde zevkle inledim. Nefes alamıyordum, “Ohhh! Tolga! Tolga…” diyebildim.

“Funda abla çok güzelsin. Harikasın. Seninle sevişiyorum, hep hayallerimde olduğu gibi. İnanamıyorum buna!” deyip, aç dudakları her yerimde, dudaklarımda, yanaklarımda, kulak memelerimde, gerdanımda dolaşıyordu. Bir yandan dudakları, bir yandan klitorisimi ve amımı okşayan parmakları bitiriyordu beni. Yağ gibi eriyordum kollarında…

Öpmeyi bıraktı. Doğruldu. Ne yapacak diye beklerken, elbisemin önündeki düğmeleri çözmeye başladı. Sabırsız parmakları titreyerek düğmeleri tek tek açtı. Elbisemin önü tamamen açılmış, dantel sütyenim ve külodum meydana çıkmıştı. Sütyenimi zorlayan memelerimi aç bakışlarla süzdü bir an. Dayanamadım, kalkıp koltuğun üstünde diz çökerek elbisemin kollarını sıyırdım, çıkarıp kenara attım. Sütyen külot kalmıştım. Hızla atıldı, dudaklarıma yumulurken, ellerini arkama, sütyenin kopçasına götürdü. Sabırsızca, koparırcasına açtı sütyenimi, memelerimi meydana çıkardı.

Sütyenin baskısından kurtulan memelerim, sertleşmiş uçlarıyla onu davet ediyordu sanki. Hayran bakışlarının altında mutlulukla kıvrandım. Kocamın pek ellemediği memelerim halen genç kız sertliğinde ve dikliğindeydiler. Eğilip önce birini, sonra diğerini ucundan öptü. Ürperdim. Dudakları birinin ucunu kavrayıp emmeye başladığında kendimden geçtim adeta, başını tutup arkaya devrildim. Genç erkeğimi kendime çektim. Şimdi süt emen bir bebek gibi mememi emiyordu.

Beynimde şimşekler çakıyordu sanki. Meme ucumdan tüm vücuduma bir zevk ürpertisi yayılıyor, kendimden geçiyordum. Bir bacağı benim üstümdeydi. Yarağı kalçalarıma değiyor, ben buradayım dercesine bedenime batıyordu. Bir mememi bırakıp diğerine saldırıyor, emiyor, avuçluyor, parmaklarının arasında sıkarken vantuz gibi ağzının içine tamamını almaya çalışıyordu. Bense altında kıvranıp duruyordum deli gibi…

Göğsümü emen dudaklar aşağıya indi. Karnımı, göbeğimi tavaf etti. Dudaklarının yanı sıra diliyle ıslak bir iz bırakıp aşağıya yöneldi. Hiç yaşamadığım şeylerdi hissettiklerim. Gözümün önünde yıldızlar uçuşuyordu. Üzerimde kalan tek giysi olan külodumu okşarcasına sıyırdı bacaklarımdan. Ve dudaklarını ellenmemiş amımın üzerinde hissettim. Sıcacık. Islak. Amımı yeni temizlemiştim. Sanki onu bekler gibi pırıl pırıl, kaymak gibi yapmıştım. Ve şimdi Tolga kaymağımı yemekle meşguldü.

Amımın dış dudaklarını aralayıp diliyle boydan boya gezindi amımda. Dilinin ucu bızırıma değdi, ben yerimden zıpladım. İnanılmaz bir zevk, bir şehvet dalgası sardı her yanımı. Bızırımı yaladı, emdi uzun uzun. Sonra dilini aşağıya indirdi, parmaklarıyla amımın dış dudaklarını aralayıp içime soktu. Islak ve sıcak dilini olabildiğince içime gömdü. Hava almaksızın dudaklarını kapattı amıma. Amımı emerken dilini içeride oynata oynata içimi okşuyordu. Bu arada ıslak parmağıyla klitorisimi okşarken, diğer elinin bir parmağı arka deliğimi yoklamaya başladı.

İşte o anda kendimi kaybettim. Böyle bir zevk yaşamamıştım ömrümde. Tüm vücudum kasılmaya, dalgalanmaya başladı. Halen sıcak dili amımdaydı. Parmaklarını kalçalarıma geçirmiş, kaçıp kurtulmamı engellemek istercesine sıkıyor, beni hareketsiz bırakmaya, dilinin verdiği zevki devam ettirmeye çalışıyordu. Öyle bir orgazm yaşıyordum ki, kendimi ölmüş, bulutların üzerine çıkmış gibi hissediyordum adeta. Kalçalarım yatağı dövmeye başlarken, amımı emmeyi bıraktı, yukarıya çıktı. Elleri memelerimi sıkarken, dudaklarını benim nefes almaya çalışan açık dudaklarıma kapattı. Ölüyordum zevkten. Durmaksızın inliyor, kısık çığlıklar atıyordum, “Oohhhh Tolga! Dayanamıyorum Tolga! Ölüyorummm! Ne yaptın bana sen? Nasıl zevk bu? Erkeğimm! Aşkımm! Ooohhhh!” diye.

Neden sonra sarsıntılar hafifledi, azaldı, sona erdi. Kendimi halsiz, yorgun bir halde Tolga’nın kollarına bıraktım. Hiç böyle bir zevk yaşamamıştım ömrümde. Halen, su içinde kalmış ıslak amımı okşayan elinin üzerine elimi koydum minnetle. Gülümsedim. O da, “Öyle güzelsin ki Funda abla!” dedi hayranlıkla. “Teşekkür ederim! Hiç böyle bir zevk yaşamamıştım. Hayatımda bir erkekle yaşadığım ilk gerçek orgazmım bu benim!” dedim. Gözleri açıldı, bana baktı, “Nasıl? İnanmıyorum sana, Ahmet abi hiç…?” dedi.

“Ahmet abin hiç böyle yapmamıştı. Böyle sevmedi beni hiç. Ahmet abin her zaman içime girer, birkaç git gel yapar ve sonra kendi boşalır, beni düşünmeden uyur sızar kalır!” dedim. Sonra elimi uzatıp yarı kalkmış durumdaki sikini okşadım ve utanarak ilave ettim, “Değil senin yaptığın gibi amımı yalamak emmek, adamakıllı sevişmedi bile!” dedim. Okşamalarım yarı kalkık sikini sertleştirmiş, dimdik olmuştu. Kıvrandı, “Sen de yalamak ister misin Funda abla?” dedi çekingen bir tavırla. İstediğini yapmayacağımdan, tersleyeceğimden korkar gibiydi.

Gülümsedim, “Hiç yapmadım bunu Tolga. Ama madem sen beni bu kadar mutlu ettin, sana bunu borçluyum aşkım! Ne istersen yaparım senin için!” dedim. Doğrulup dudaklarından öpmeye başladım, gezine gezine boynuna, göğsüne, sert karnına kadar indim. Kasıklarına başımı eğdim, güzel sikini elimle tutup hayran hayran baktım. “İlk defa yapıyorum bunu! Beceremezsem sen yönlendir beni!” diyerek, dilimi çıkarıp ucuyla boydan boya yaladım sikini…

İyice sertleşmiş, damarları parmak gibi kabarmıştı ellerimin arasında. Dilimin ucunu kabarmış kan damarlarında, yumruk gibi başında, şapkasının kenarlarında gezdiriyordum ıslak ıslak. Eğildim, aşağıya indim, taşaklarını dudaklarımın arasına alıp emer gibi yaptım. Kıvranıyordu ben bunları yaptıkça, inliyordu. Yukarıya çıktım. Ağzımı kocaman açıp sikinin iri başını ağzımın içine almaya çalıştım. Dişlerim canını yaktı sanırım, inledi. Ona kısık sesle, “Özür dilerim aşkım, ilk defa bir erkeğin sikini ağzıma alıyorum. Kusura bakma.” dedim. “Önemli değil Funda abla. Ben de şimdiye kadar birkaç orospuyla, parayla seviştim sadece. Hiçbir kadın da bunu yapmamıştı bana. Sikimi ağzına alıp emen olmadı şimdiye kadar. Devam et sen!” derken parmakları saçlarımın arasında dolaşıyordu.

Bu beni daha da ateşledi. Dudaklarımı daha da açıp ağzıma aldım sikinin başını. Şapır şupur bebek emziği gibi emmeye, dilimle içimde yalamaya başladım. Tolga da başımdan tutup kendine bastırıyordu. Böylece koca siki ağzımın içinde kaybolmaya, yavaş yavaş ağzımın derinliklerine kadar girmeye başladı. Gözleriyle beni izliyordu. Ben de onun zevkten kısılmış gözlerinden gözlerimi ayırmadan işimi yapıyor, onun yönlendirmesiyle sikini sonuna kadar ağzımın içinde kaybetmeye, onu zevkten eritmeye çabalıyordum.

Belki bir 10 dakika böyle emdikten sonra kasılmaya başlamıştı ki, birden kalktı yerinden, beni sırtüstü yatırıp üzerime çıktı, sikini tekrar ağzıma soktu. Başım iki dizinin arasındaydı. Saçlarımdan tutup sonuna kadar kendine çekti. Dudaklarım kasıklarına değdi. Nefessiz kalmıştım. Başımı sallayıp kurtulmaya çalıştım. Sikinin kafası bademciklerime değiyordu, boğazımdan içeriye girmişti sanki. Saçımdan tuttuğu parmaklarıyla başımı geriye çekti, nefes almamı sağladı, sonra tekrar gömdü. Kalçalarını ileri geri oynatıyor, ağzımı siker gibi gidip geliyordu. “Ohhh Funda ablaaa! Harika emiyorsun! Delirtiyorsun beni! Aaahhhh! Harikaaa!” diye feryat ediyordu bir yandan da.

Benimse cevap verecek halim yoktu. Ağzımın içinde kocaman bir yarakla nefes alamadan ağzımdan sikiliyordum. Tam boğulacak gibi olduğum anda sikini ağzımdan çıkarıyor, bir parça nefes almamı sağlıyor, sonra tekrar sikini ağzıma gömüyordu. Kendimi kurtarmak için ellerimi kalçalarına sarmış, tırnaklarımı kabalarına geçiriyordum. Ama tırnaklarımın acısı bile engel olmuyordu erkeğime ve beni ağzımdan sikmeye devam ediyordu…

Sonunda kasılmaya, döllerini ağzımın içine püskürtmeye başladı. Kaçmak istedim, bırakmadı. Döllerinin son zerresine kadar ağzıma, boğazımdan içeriye boşalttı titreye titreye. Baskıyı hafifletmişti. Ben de olan oldu diyerek tadı pek hoşuma gitmese de yarağını emdim, son damlasına kadar döllerini boşalttım. Ağzıma boşalmaktan mest olmuştu. Koltuğun üzerine devrildik ikimiz de. Nefes nefese kalmıştık. Kenarda duran elbisemi alıp ağzımın kenarından taşan dölleri temizledim bir güzel. Çırılçıplak uzandık öylece.

Elini uzatıp elimi tuttu, “Hiç böyle bir an yaşamamıştım!” dedi. Elini sıktım minnetle, “Ben de aşkım. Ben de!” dedim. Kesik kesik konuşmaya başladık kendimize geldiğimizde. “Tolga, lütfen bundan kimseye bahsetme olur mu? Yalvarırım sana! Eğer bahsetmezsen erkeğim olursun, her zaman yaşarız bu zevkleri! Kocamla bunca senedir yaşadığım seks değilmiş meğer, beni sen doyurursun bundan sonra! Ben de seni doyururum!” dedim. Eğilip öptü beni, “Deli misin Funda abla? Bu zevki yaşamak için ne istersen yaparım. Başkasına anlatır mıyım hiç?” dedi.

Sımsıkı sarıldım ona, “Keşke daha önce yaşasaydık bu zevkleri! Nelerden mahrum kalmışım meğer! Becerikli erkeğim! Tatmadığım zevkleri tattıran erkeğim! Bundan sonra kocam sensin! Erkeğim benim!” dedim. Yine sertleşmişti siki, bacaklarıma değiyordu taş gibi. Dudaklarımdan öptü, “Ama daha sikmedim Funda abla! Amını yaladım sadece! Artık seni sikmek istiyorum! Döllerimi amına boşaltmak istiyorum! Hadi yukarıya, sizin eve çıkalım. Seni kocanın yatağında sikmek istiyorum!” dedi.

“A-aa Tolga, konuşma böyle Sikli Amlı falan! Terbiyesiz!” dedim gülerek. Ama hoşuma gitmişti böyle konuşması. Elimi aradan uzatıp sertleşen sikini kavradım. Taş gibiydi. “Hımmm, demek beni kocamın yatağında sikmek istiyorsun ha? Kocamın beni siktiği yatakta? Ahlaksız seni! Hadi o zaman yukarıya çıkalım, sik beni güzel güzel! Bu koca sikini sok amıma!” dedim. İkimiz de heyecanlanmıştık. Ateşimiz tekrar yükselmişti. Kalktım, külot sütyenimi alıp giymek için davrandım. Elimi tuttu, “Hayır, giyme Funda abla. Öyle gel, çırılçıplak!” dedi.

Binada ikimizden başkası yoktu. Üçüncü kat boş duruyordu. Kıkırdadım, “Delisin sen Tolga! Çılgınsın! Hadi o zaman, gidelim!” dedim. Beni kolumdan tuttuğu gibi, elimizde giysilerimizle dışarıya çıktık. Daha merdivenlerden çıkarken oramı buramı ellemeye, öpmeye başlamıştı bile. Kahkahalarla gülüyor, çocuklar gibi oynaşıyorduk. İyice sertleşen siki bacaklarının arasında sallanıp duruyordu. Deli gibi tahrik oluyordum onun çılgın hareketlerinden.

Bizim dairenin kapısına geldik. Heyecanla anahtarımı anahtar deliğine sokmaya çalışırken, Tolga arkamdan yaklaşıp yarağını bacak aramdan sokmuş, beni belimden tutup kendine çekiyordu. Kapıyı zar zor açtığımda hemen içeriye girmedi, sırtımı kapıya dayayıp üzerime abandı kaslı gövdesiyle. Öpmeye başladı. Ellerimi yukarıda birleştirmiş vücudunu vücuduma bastırıyor, hareket etmeme, kurtulmama izin vermiyordu. Siki kasıklarıma dayanmış baskı yapıyordu. Hoş, zaten pek kaçmak istediğim de yoktu ya! Uzun uzun öpüştük. Önümde onun kaslı bedeninin ateş gibi sıcaklığı, sırtımda çelik kapının soğuk serinliği. Deli oluyordum zevkten…

Ve neden sonra kapıyı kapatıp içeriye girdik. Bu sefer hakimiyet bendeydi. Onu kolundan tutup yatak odamıza götürdüm. Yatak odam herzamanki gibi gayet düzenliydi. Oldukça geniş bir yatağımız vardı. Etrafına bakınıp duran Tolga’ya sarılıp dudaklarına yapıştım. Karşılık verdi. Öpüşürken nefesimiz kesiliyordu. Bir eli saçlarımı çekerken, diğer eli sırtımda, kalçalarımda dolaşıyor, kendine sımsıkı bastırıyordu beni. Az önceki ihtiras yine tüm vücudumu sarmıştı. Alevler içinde yanıyordum. Dudaklarımı çekip inledim, “Tolga, bu gece seninim! Bu gece kadınlığımı yaşat bana!” diye.

Beni öpe öpe yatağın kenarına kadar götürdü. Öpmeyi bırakmadan üzerime eğildi, beni yatağa uzattı boylu boyunca. Bunca senedir kocam yanımda horlarken ağladığım, kendimi tatmin ettiğim yatağımda, genç bir erkeğin altına yatmak üzereydim. Heyecandan, zevkten ölüyordum. Tolga’nın tüm bedenimde dolaşan dudakları elleri bitiriyordu beni. “Hadi Tolga, içime gir artık! Dayanamıyorum, seni içimde istiyorum!” diye inledim. Bacaklarımı araladı, dizlerinin üstünde yaklaştı. Sikini tutup başını ıslak amımın kapısında, dudakları üzerinde dolaştırdı. İnledim. Kalçalarımı oynatarak kıvrandım, “Hadii, sok artık!” dedim.

Kırmadı beni. Yavaşça yüklendi. Ama girmedi hemen. Tüm ıslaklığına karşı amımın girişi zorluk çıkarıyordu kocaman yarağına. Biraz daha ıslaklığımı okşadı, yarağının başını ıslattı sularımda. Sonra tekrar bastırdı. Başı girmişti içime. Durdu. Bekledi. Tekrar ittirdi. Yavaş yavaş koca sikini gömüyordu amıma. İnanılmaz bir zevkti yaşadığım. Kendimi kaybediyordum zevkten. “Aaahhh!” diye inledim. “Beğendin mi Funda abla? Sikim zevk veriyor mu?” diye sordu. “Deli misin? Zevk de laf mı Tolga? Çok güzelll! Kocamın pipisine alıştı amım, senin koca sikin kudurtuyor beni, zevkten ölmek üzereyim!” dedim.

Bütün bedeniyle üstüme yüklendi. Siki dibine kadar amıma girdi bir anda. Boynuna sarılıp tüm vücudumla yapıştım ona. Bacaklarımı beline sardım. Bacaklarımın arasında koca bir et parçası vardı ve beni zevkten, şehvetten öldürüyordu bu kalınlık. Kıpırdanmaya, amımın içinde gidip gelmeye başladı yavaş yavaş. Nefesim kesiliyordu zevkten. Boynuna dişlerimi geçirip tısladım, “Ohhhh! Harikaaa! Mmmm! Çok güzel! Hadi hızlan aşkım! Sik beni!” diye. “Hemen değil Funda abla… Seni yavaş yavaş sikecem! Kocanın yaptığı gibi sikimi sokup çıkarıp boşalmayacağım sana! Tadını çıkaracaksın yarağımın! Sikilmenin, seks yapmanın ne demek olduğunu öğreneceksin bu gece Funda abla!” dedi nefes nefese kulağıma.

Biraz hızlanıyor, biraz yavaşlıyor, gelecek gibi olduğunda durup bekliyordu. Böyle yapınca da ben zevkten kuduruyor, deliriyordum. Yavaş yavaş kendini geriye çekiyor, sonra hızla, bir anda köküne kadar yarağını içime sokuyordu. Sikinin başının ta diplerime değdiğini, koç başı gibi zorladığını hissediyordum. Amımın diplerinde hissettiğim sertliğinin okşamaları beni benden alıyor, kıvranıyor, kendimi sağa sola atıyordum. Kalçalarımı çalkalayınca da daha kötü oluyor, koca siki amımın içinde her yerime değiyor, çıldırtıyordu. Amıma her vuruşunda zevkin yanında acıyla inliyordum. Kocamın hiç değmediği yerlerime değiyordu yarağı…

Ve bir yarak içimdeyken hayatımın ilk orgazmını yaşadım, kendimden geçtim. Bacaklarımı sımsıkı kalçalarına sarmış, indirip kaldırıyor, kalçalarım yatağı dövüyor, haykırıyordum. İnanılmazdı yaşadığım şey. Dakikalarca sürdü bu zevk. Kendimden geçtim bir süre. Neden sonra kendime geldiğimde Tolga halen içimde, bacaklarımın arasındaydı ve gidip geliyordu yavaş yavaş. Tekrar inlemeye başladım. O volkan tekrar kaynamaya, zirveye yükselmeye başladım. Tolga da sona yaklaşmak üzereydi…

Tam bu esnada telefon çaldı. İkimiz de durup yatağın yanındaki telefona baktık. Hemen açmadım. Telefon birkaç defa çalana kadar soluğumun düzelmesini bekledim. Konuşabilecek hale gelince elimi uzattım, ahizeyi kaldırdım. Telefonun diğer ucunda kocam vardı. Sorun var mı, her şey yolunda mı diye aramış. Bu arada Tolga da içimden çıkmamış, üzerime uzanmıştı. Bacaklarımın arasında genç bir erkek, yarağını amımın dibine kadar sokmuş vaziyette, uykudan uyanmış sesimle kocama cevap verdim, “Aloo?” diye ve konuşmaya başladık. “Erkenden uykum geldi kocacım. Uyuyordum…” dedim.

Ben kocamla konuşurken, Tolga içimde milim milim sikini oynatıyor, yavaş hareketlerle gidip geliyordu amımda. Ağzımı kapatıp zevk inlemelerime engel olmaya çalıştım kocama cevap verirken. Garibim, benim başka bir erkeğin altında sikiştiğimden habersiz, beni soruyordu. Buysa daha çok tahrik ediyordu beni. Kocamla konuşurken beni sikmekte olan Tolga ile göz göze bakışıyorduk. Zevkten gözlerimiz kısılmıştı. Dudaklarımızda bir gülümseme. Kocam uzun uzun bir şeyler anlatırken telefonun ahizesini elimle kapatıp, Tolga’ya fısıldadım, “Memnun musun aşkım? Telefonda kocam var. Ve sen karısını sikiyorsun!” diye.

Tolga inledi sessizce, “Ohhh! Evet Funda abla. Öyle güzel ki, Ahmet abinin karısını sikiyorum yatağında! Altımda zevkten inletiyorum! Haberi yok pezevengin!” diye fısıldadı. Boynuna sarılıp, omuzunu dişledim. “Erkeğim benim! Sikemeyenin karısını sikerler! Hadi sik beni! Güzel güzel sik! O koca yarağınla sik Ahmet abinin karısını! Ohhh! Sok yarrağını bana!” diye fısıldadım.

Kocam halen anlatıyordu telefonda. Arada ahizeyi kapatan parmaklarımı kaldırıp, (Hı… hı… evet… hayır…) diye cevaplıyordum onu. Özlediğini söyledi sonunda. “Ben de seni çok özledim kocacım! Yalnızlık zormuş! Bir an önce gelsen keşke! Burda, yatağımızda yalnız yatıyorum, sensiz! Gelsen de sevişsek!” dedim cilveli cilveli. Sanki gelse yapacağımız şeyin adı seksmiş gibi. Vedalaştık, “İyi geceler karıcım, kendine iyi bak!” dedi, kapattı telefonu. Bense ahizeyi elimden fırlatıp attım, içimde gidip gelen Tolga’ya sımsıkı sarılıp kalçalarımı çalkalamaya başladım, amımda hareket edip duran sikini daha çok hissetmeye çalıştım.

Tolga’ya, soluk soluğa, “Duydun mu? Kendime iyi bakacakmışım!” dedim. Tolga da bütün gövdesiyle üstüme yüklenerek amıma abanırken yanıtladı beni, “Merak etme Funda abla, ben sana iyi bakarım!” dedi.

Demin telefonda konuşurken biraz yavaşlatmıştık hızımızı. Ama konuştuğumuz hayasız, ar damarı çatlamış sözcüklerin etkisiyle delirmiştim. Tolga da benden daha çok heyecanlanmış ve zevke gelmişti. Sona yaklaşmıştık ve üzerime uzanmış, son darbeleri vuruyordu. Boşalmak üzereydim. O da geleceğimi hissetmiş, hızlanmıştı iyice. Ve son hamlede öyle bir yüklendi ki, kendini kastı, odanın içini dolduran inlemelerle aynı anda ben de kasıldım. Birbirimizi öylesine sımsıkı sarmıştık ki, ikimiz de birbirimizin kolları arasında titreye titreye boşalıyorduk. Döllerinin sıcaklığını amımın diplerinde hissediyordum. Hayatım boyunca böyle bir şey yaşamamıştım.

Bir süre içimde öylece kaldı. Amım sikini sarıyor, içimde yeni yeni küçüldüğünü hissediyordum. İçimden çıkmak istemiyor gibiydi. Bacaklarımın arasında boylu boyunca uzanıyordu üstümde. Nefeslerimiz sonunda düzene girdi, sakinleştik. İçimden çıktı, kendini yan tarafıma bıraktı ve “Sigaran var mı aşkım?” diye sordu.

İçim titriyordu o aşkım dedikçe. Kalkıp kocamın sigara paketini çıkardım çekmeceden, iki sigara çıkarıp çakmakla ikisini de yaktım. Çıplaklığımdan utanmak aklıma bile gelmiyordu, öylesine doğaldı ki çıplaklığımız. Tekrar yatağa, sevgilimin koynuna girdim. Kollarının arasına uzanıp onun sigarasını dudaklarının arasına kıstırdım. Pek kullanmadığım halde onunla beraber orgazm sigarası tüttürdük birlikte. Göbeğinin üstüne koyduğumuz Fondöten kutusunu küllük olarak kullanıyorduk.

“Tolga, bundan sonra bana abla demeni istemiyorum!” dedim. “Peki aşkım! Bu geceden sonra kadınımsın sen benim. Ablam değilsin!” dedi. Uzanıp sigara dumanı çıkan etli dudaklarını öptüm ve “İlk defa sevişmekten zevk aldım. Senin sayende aşkım! Senin kollarında kadın olduğumu anladım ilk kez!” diyerek içimi döktüm. Kulağımdan öperek, “Daha gece sona ermedi aşkım! Sabaha kadar benimsin! Altımda inletecem seni! Halsiz kalıncaya kadar sikecem seni!” dedi. Sımsıkı sarıldım, “Ne istersen yap! Yılların acısını çıkarmak istiyorum. Ne zaman, nasıl, ne kadar istersen sevişirim seninle!” dedim.

Tolga, “İçine boşaldım… Hamile kalırsan?” dedi tereddütle. “Olsun, senin çocuğun, doğururum!” dedim. Endişeyle yüzüme bakıyordu. Gülerek yanağını okşadım, “Merak etme, çocuğum olmuyormuş benim. Korunmamıza gerek yok. İstediğimiz gibi sevişebiliriz yani!” dedim. Elimi uzatıp sikini okşadım, hemen başını kaldırdı yaramaz. “Hatta şimdi başlayabiliriz sevişmeye, gücün varsa?” dedim.

Belimden tutup bir anda üstüne çıkardı beni. Bacaklarımı aralayıp, üstüne yerleştiğimde, çoktan sertleşmiş siki amıma baskı yapmaya başlamıştı. Ne yapmak istediğini kadınlık sezgilerimle anlamış, sikinin üzerine oturmaya başlamıştım bile. Dudaklarımı ısıra ısıra yarağını içime aldım. Belimden tutup kendine çekiyordu. Sonunda dibine kadar girdi.

Biraz bekleyip üstünde hareket etmeye başladım. Yukarı aşağı inip kalkıyor, ucuna kadar çıkıp, dibime kadar içime alıyordum. Giderek hızlandım, ıslak amımın içinde yağ gibi kaymaya başladı yrağı. Başını kaldırıp memelerimi yalıyor, uçlarını emiyordu ben üstünde gidip gelirken. Zevkten deliriyordum yine. Bir kez daha sarsılmaya, orgazm olmaya başladım. Sonunda üstüne yığılıp kaldım. Yana devrilip iki büklüm oldum. Bacaklarımı kasıyor, halen devam eden orgazm kasılmalarının zevkini çıkarıyordum.

Sabaha kadar seviştik. Duş yaptık. Banyoda bir kez de arkadan, minik deliğimden becerdi. Çığlıklarıma aldırmadan götümün kızlığını bozdu. Onun zevkini de yaşattı bana. Duştan çıktık, yatağın üstünde domalttı beni, kalçalarımdan tutup amıma girdi. Bu kez değişik açıdan amıma giren yarağı zevkten delirtti beni… Sabaha kadar seviştik kısacası. Uzun uzun seviştik. Durduk, dinlendik, sikiştik. Ben erkeksiz, o kadınsız geçen yılların acısını çıkarırcasına seviştik. Sabah güneş doğarken sızıp kaldık yatakta.

Öğlene kadar ölü gibi uyuduk. Uyandık. Çırılçıplak evin içinde dolaştık, oturduk, kalktık, mutfakta yemek yedik. Evin her köşesinde, her odasında seviştik. İki gün boyunca yeni evli balayı çiftleri gibiydik. Hiç durmadık. Öpüşüp koklaştık, seviştik, sikiştik. Ertesi gün, kocam gelecek diye zorla ayrıldık birbirimizden.

İki yıla yakın bir zaman boyunca sürdü Tolga ile bu ilişkimiz. Fırsatını bulduğumuz, canımızın çektiği her anda birbirimizin kollarına koştuk. Fakat sonunda taşındılar, birbirimizi kaybettik. Şimdi hayata küsmüş gibiyim. Bir kenara çekilip saatlerce Tolga ile yaşadığımız sevişmeleri anıyorum. Mutfakta yemek yerken, o yemek masasında Tolga’nın bana yaptıkları. Kocamla yatarken, o yatakta Tolga ile yaşadığımız orgazmlar. Kocamın çükü içimde gidip gelirken, Tolga’nın içimi dolduran yarağının kalınlığı. Kocamın leş gibi içki kokusundan iğrenirken, burun deliklerimde Tolga’nın erkek vücudunun salgıladığı beni tahrik eden erkek kokusu…

Fakat yapacak bir şeyim yok. Ya böyle yaşamaya devam edeceğim, ya da kendime geleceğim, çıkıp kendime bir şekilde yeni bir Tolga bulacağım. Onun gibi bir erkek. Beni doyuran, beni yaşatan, beni kadın yapan bir erkek. Bekliyorum henüz. Bir gün karşınıza, genç ve güzel bir kadın çıkarsa, gözleriyle sizi süzen, tartan, aranan… O benim işte!

ALINTIDIR!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ÜNİVERSİTE – 11

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ÜNİVERSİTE – 11
Seriyi baştan okumak bu anıları sizler için daha anlamlı kılabilir.

Bu yaşadıklarımız milat olmuştu artık bizim için. Akşamları ne zaman onlarda kalsam sevişmeden uyumuyorduk. Hatta bazen okul çıkışı onlara gidip ev arkadaşı yokken sevişip takılıyorduk. Artık sürtünürken üzerimiz tamamen çırılçıplak kalıyordu. Onun o temiz taze amına sürtmek bana inanılmaz keyif veriyordu.

Artık iyice yaza girmiştik. Ve tabi ki de dünya üzerindeki tüm erkeklerde olduğu gibi sürtünmelerde bana yetmemeye başlamıştı. Genimizi sikiyim. Nasıl mahluklarsak hiçbir şey bir süre sonra yetmiyor amk. Bu arada Yeşim’de o konuştuğu çocukla ilişkiye başlamış, çocuk bazen okula almaya geliyordu. Hatta okul çıkışı birkaç kere bir yerde otururken onunla da oturduğumuz sohbet etmişliğimiz olmuştu.

Mevsiminden midir nedendir bilmiyorum. Canım inanılmaz istiyordu seks yapmayı. Artık Tuğçe’ye gittiğimde ev arkadaşı Zehra da bana güvendiği ve benle arkadaş olduğu için yanımda rahat takılıyor giyiniyordu. Bazen gözüm onun frikiklerine çatalına takılıyordu. Ve o da bunun farkındaydı. Bazen evde anlamsızca göz göze geliyor biraz bakışıyor sonra gözlerimizi geri çekiyorduk. Çok güzel değildi ama Balıketli diyebileceğimiz 1.60 boylarında bir kızdı. O dönemlere kadar alıcı gözle kötü niyetle bakmadım ona hiç. Ama bu hormonlar bu havalar beni azdırıyordu. Bazen evdeyken tuvalete mutfağa giderken benim ona baktığımı anlıyormuş gibi daha fazla kırıtıyordu. Onun bu hareketleri beni benden alıyordu. Onunla böyle etkileşim yaşadığım günlerde Tuğçe’yle sevişirken daha ateşli sevişiyordum ama bir türlü ileriye gidemiyordum. Artık böyle gecelerin sonunda çok geç boşalmaya hatta bazen boşalamamaya başladım. Bir gün mekana gittiğimizde Tuğçe, ben ve Zehra vardık. Dans edip gülüp eğleniyorduk. Tuğçe’nin telefonu çaldı arayan annesiydi. Eliyle gösterip 2 dakikaya geliyorum dedi. Ve mekanın dışına çıktı. Zehra ile yan yana ve ikimiz kalmıştık. Gözlerimle onu süzdüm önce sonra göz göze geldik. Gülümseyip dans ederken (hala nasıl cesaret ettiğimi hatırlamam) elimi kalçasının üzerine beline koydum. Tepki vermedi ikimizde sallanmaya yan yana dans etmeye devam ederken bana biraz daha yaklaştı. Kalçalarını daha sık sallayıp daha keskin hareketler yapmaya başladı. Bu arada sürekli gözlerimin içine bakıyordu. Ben elimi ileri geri yapıp belini ufaktan okşamaya ve yavaş yavaş aşağılara inmeye başladım. Tam kalçasına gelecekken yüzünü mekanın girişine doğru döndü ve anladım Tuğçe’nin mekana girdiğini elimi tam çekerken kalçasını hafif sıktım. Yine tepki vermedi. Tuğçe geldiğinde biraz daha takıldık ve eve gitmek istediğini söyledi. Kalkmadan birer shot attık hepimiz. Hayatımdaki en unutulmaz shotlardan biri.

Eve geldiğimizden birer kahve az sohbet faslından sonra odalara geçtik. İnanılmaz azmış ve tahrik olmuştum. Tuğçe kafa güzelliğinin etkisi ile odaya girer girmez dudaklarıma yapıştı ve üzerimdeki gömleğin düğmelerini çözmeye başladı. Bu hareketler beni mutlu etmişti çünkü bende inanılmaz istekli ve hazırdım. Bir çırpıda soyundum ve Tuğçe’nin dudaklarını sömürürken onu soymaya başladım. Onu da soymuş ayaktayken memelerini emmeye ve somurmaya başlamıştım. Onu yatağa uzandırdım ve üzerine uzandım bende inanılmaz ıslanmıştı. Sikim amının üzerinde çok rahat kayıyor inanılmaz zevk alıyordum. Kısık bir sesle inliyor arada ‘aşkım çok güzel’ diyordu. Daha sonra birden altımda kalkmak için hamle yaptı beni yatırıp üzerime çıktı. Bu iştahı beni inanılmaz tahrik ediyordu. Üzerimde hızlı hızlı git gel yapmaya başladı. Ellerimle vücudunu okşuyor göğüslerini okşuyor ve sıkıyordum. Biraz daha hızlandıktan sonra üzerime yığıldı ve birden boşalmaya başladı. Üzerimde sarsıldıktan sonra kendini yatağın boş tarafına bıraktı.

-T: Muhteşemdik aşkımm yine.

-: Evet bebeğim çok iyiydik. Yoruldun mu?(bunu sorma amacım belliydi daha ben boşalmamıştım ve buna inanılmaz ihtiyacım vardı.)

-T: Bittim bebeğim ben. Biraz dinleneyim.

Yaklaşık bir beş dakika ses gelmedi ve baktım ki uykuya dalmıştı. İnanılmaz sinirlenmiştim. ‘yine otuz bir çekicez amk’ diye söyleniyordum. Gerçekten rahatlamam lazımdı. Mastürbasyona başlamadan önce bir işiyeyim diye kalktım şortumu giyip tuvalete gittim. Tuvalette işimi bitirdikten sonra biraz sıvazladım ve onu kaldırdım. Aklımda iç çamaşırlarına bakmak vardı ama çok benlik değil öyle şeyler. Aklıma Zehra geldi ve bu gece olanlar bakışlar tekrar tahrik olmuştum. Tuvaletten çıkıp Tuğçe’nin odasında rahatlayayım diye düşünmüştüm. Kapıdan çıktım ışığı söndürdüğümde koridorun başında Zehra yı gördüm ayakta dikiliyor ve bana bakıyordu. Üzerinde şort ve askılı vardı.

Karşılıklı ayakta birbirimizin gözlerinin içine bakıyorduk ikimizde tek kelime etmiyorduk. Ona doğru yürümeye başladım. Yanına geldim aramızda mesafe kalmamıştı ama ne ben ne o bir hareket yapıyorduk. Çok loş ve erotik bir ortamdı. Daha sonra dudaklarına ufak bir öpücük kondurdum.
Sonra bir daha, bir daha. Artık öpüşmeye başlamıştık. Sakin ama şehvetli öpüşüyorduk. Romantik ve erotikti. Ellerimi beline atmıştım vücudunu okşuyordum hafif hafif. Daha sonra ondan beklemediğim bir hareket yaptı ve elini sikimin üzerine attı. Ve onu avuçlamaya başladı. Sikimi okşuyor baksırın üzerinden ve taşaklarımı avuçluyordu. Öpüşmelerimiz inanılmaz sertleşmiş resmen birbirimizi yiyorduk. Birden onu belinden tutup duvara yasladım ve sikimi kıçının üzerine bastırdım. Ayakta arkadan sürtüyordum ve saçlarını sıkıyordum. Ellerimle şortunun kenarlarından tutup aşağı çektim ve içinde iç çamaşırı yoktu. Ne onu yalayacak ne sevişecek halim kalmıştı ayakta bacaklarım titriyordu. İnanılmaz tahrik olmuştum. Kendi şortumu da indirdim. Ona doğru eğilirken;

-Z: Bakireyim.

-: Tamam, içine girmiyecem. Dedim

Sikimi alıp kalçalarının arasına yerleştirdim ve sürtünmeye başladım. O da kendini hareket ettiriyor, senkronize olmaya çalışıyordu. Çok az kalmıştı boşalacaktım. İstemsizce ah diye bi ses çıktı ve o belki de hiç yapmaması gereken bi hareket yapıp birden ters dönüp eğildi ve sikimi ağzına aldı. Biraz ileri geri yaptıktan sonra ağzının içine volkan gibi patladım. Tüm döllerimi yuttu. Duvara yaslandım bende. Hiç konuşmadık. Ayağa kalktı gözlerimin içine bakarak şortunu kaldırdı dudağıma bir öpücük kondurdu ve odasına doğru gitti.
Naptım lan ben az önce. Neler yaşıyorum lan ben. Az önce sevdiğim kızın ev arkadaşının ağzına boşaldım noluyo oğlum derken kendimi yatakta buldum. Uyumak değil resmen bayılmışım.

Anılarımın devamı gelecek. Yorum ve sohbet etmek için mesaj atabilirsiniz.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32