Real wife goes party just for fun:

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Real wife goes party just for fun:

Acımasızca sikiyorlardı beni. Aynı anda da bulutların üstüne çıkarıyorlardı ama. Hayatımda hiç zevk almadığım kadar çok zevk alıyordum o anda. Kelimenin tam anlamıyla uçuyordum. Tam düşlediğim gibi, beni ellerine geçirmişlerdi işte ve sikiyorlardı. Bitmek bilmeyen bir orgazmın pençesindeydim. Müthiş bir şeydi bu. Sikiliyor, sikiliyor, sikiliyordum.

Sonra ağzımdaki ve götümdeki sikler fışkırmaya başladı. Tohumlarını içime dolduruyorlardı ve aldığım zevkten adımı bile unutmuştum o anda. Amımını sikmekte olan liderleri ise daha önce ağzıma getirmiş olduğu için dayanıyordu hala. Ama onunki de çok sürmedi. Öteki iki sik deliklerimden kayarak çıkarken, o da amımın en dibine, rahminin ağzına fışkırtmaya başladı tohumlarını. Peşpeşe gelen salvoları hissetmek, beni kendimden geçirdi.

Yeniden dünyaya döndüğümde, hep birlikte yatağın üstündeydik hala. Almanlar yine aralarında birşeyler konuşuyorlardı. Gözlerimi açtığımı farkedince ikisi beni tutup hala sırtüstü yatmakta olan liderin üstüne çıkardı yine. Ama bu sefer sırtım dönüktü ona. Şimdi de o sikecekti götümü. Doğrusu buna hiç itirazım olmazdı zaten. Hiç bir zaman doyamamıştım ki buna. Götüm öylesine açılmış, az önce içine fışkıran bellerle öyle kayganlaşmıştı ki, yağ gibi kaydı o kocaman sik içime. Kalçalarımın adamın kasıklarına yapıştığını hissettim. Peşinden de, az önce ağzımı siken gelip bacaklarımın arasına girdi ve diz altlarımdan tutup onları havaya kaldırdı. Sonra da tek bir harekette geçiriverdi amıma.

Ohhh yine iki sik birden girmişti içime.

Üçüncüsünü ise fazla beklememe zaman kalmadı bu arada. Biraz önce götümü siken Alman, şimdi de yandan sokulmuştu bana. Başımı tutup kendine çevirdi sikini soktu ağzıma. Yine hep birlikte sikmeye başladılar. Yine yalnızca kendi zevklerini düşünüyorlardı ve yine ben bundan inanılmaz büyük bir zevk alıyordum.

Üçü birden beni öylece siktiler uzun uzun. Artık belleri kolay kolay gelmeyecek gibiydi ama, ben kendimi tutamıyordum tabii. Yine peşpeşe getiriyordum. Gözlerimde şimşekler çakıyordu. Zevkten yıldızları görüyordum. Artık zaman kavramını tümüyle kaybetmiştim. Ne kadardır sikildiğimi bile hatırlamıyordum.

Final müthiş oldu. İnanılmaz bir şekilde, neredeyse aynı anda üçü birden tohumlarını fışkırtmaya başladılar. Aynı anda amıma, götüme, ağzıma Arap tohumları doluyordu. Sanki bir roketin içindeymişim ve uzaya fırlatılmışım gibi hissediyordum kendimi.

Sonra yine her yer karardı.

Bilincimin geri gelişi de müthiş zevkli oldu bu sefer. Yine sikiliyordum. Kendime gelmemi bile beklememişlerdi bu sefer. Yan yatıyordum yatakta ve bir Alman siki amıma, bir Türk siki götüme girmişti yine. Büyük bir hız ve hırsla içime girip çıkıyorlardı. Gözlerimi açtığımda liderin koltuklardan birinde oturduğunu ve bizi seyrettiğini gördüm. O üç kere getirmişti belini, öbürleri ise ikişer kere. Arayı kapatıyorlardı şimdi. Daha önce ağzımı ve amımı siken götüme sokmuştu şimdi. Ağzımı ve götümü sikenin siki ise hızla amıma girip çıkıyordu. Yani hepsi, her yerimi birer kere sikmiş oluyorlardı böylece.

Yorgundum gerçi ama, kendimi birden yeni bir zevk dalgasının içinde bulmuştum işte. Yeniden kaptırmam da, yalnızca saniyeler sürmüştü. İki Arap vücudunun arasında, zevkten kıvranmaya başlamıştım bile.

Offff çok güzel sikiyorlardı beni.

Ağzım boştu bu sefer. Yani zevk çığlıkları atmamı engelleyecek bir tıkaç yoktu. Bir süre sonra Alman siklerinin arasında çırpınmaya, inlemeye, gerçekten de zevk çığlıkları atmaya başladım. Uçuyordum tekrardan. Yine durmadan getiriyordum. Sonunda bu öyle bir hale geldi ki. Artık hiç durmuyordu belimin gelmesi. Ahhhh tanrım müthiş bir şeydi bu.

Sonra önce götümdeki, sonra da amımdaki sik fışkırmaya başladı. Bir kez daha Alman tohumları doldu içime. Adeta haykırarak son bir kez belimi getirdim ben de.

+++++

Yataktan kalkıp banyoya, biraz temizlenmeye gittiğimde saat 5’e geliyordu. Ve ben bu odada geçirdiğim toplam altı saatlık sürenin ne kadarında sikildiğimi, ne kadarında baygın yattığımı bile bilmiyordum. Üstelik bunun hiç bir önemi de yoktu zaten.

Sonunda giysimi yeniden sırtıma geçirip ayakkabılarımı giydim ve odadan çıktım. Beni kendi odamıza götürecek asansöre yürürken bacaklarım titriyordu.

Dinlenmem gerekiyordu iyice.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Komşumun Karısını Ormanda Siktim

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Komşumun Karısını Ormanda Siktim
Been Oktay. Evliyim ve uzun yıllardan beri aynı apartmanda oturuyorum. Bundan 3 yıl önnce evsahibinin oğlu ve gelini tayin dolayısıyla Adanaya gelmişlerdi. Bizim binada evsahibinin yukardaki boş dairesine taşındılar. Onlarla tanıştıktan sonra, gelinle karım iyi arkadaş oldular, devamlı biirbiirimize gidip gelmeler başladı. Gelinin ismi Banu idi. Banu gayet samimi biir kadındı, 2 çocukları vardı, amma çook seksi biiriydi. Biirgün yine onlara oturmaya gittik. Banunun oğlu çook şimarık biir çocuktu, sürekli annesini bezdirirdi. Biir baktım annesinin götüne vuruyor, annesinin götünü çimdikliyor, eteğini falan aşağı çekiyordu. Bu dalaşma sırasında Banunun beli açılmış ve giydiği tangasına kaddar görmüştüm. (O sırada babası bilgisayarda biirşeylerle uğraşıyordu). Banu beenim gördüğümün farkına vardı ve yüzü kızararak banaa baktı. Been biirşey olmamış gibi davranıyordum. Neyse, biz biiraz daha oturup, karımla kalktık evimize gittik. Ama been iyice azmıştım, Banunun bıldır bıldır götü ve giymiş olduğu seksi tangası aklımdan çıkmıyordu. O gece yatağa girince, Banuyu siktiğimi hayal ederek karımı 2 posta, deli gibi siktim! Ertesi gün işten biiraz erken gelmiştim. Karım evde yoktu. Kesin yukarı çıkmıştır diye düşünerek Banuya telefon açtım, “Karım sizde mi?” diye sordum. “Yok Oktay abi, istersen gel, çocuklar yemek yiyor, sen de ye!” dedi. Been de, “Tamam!” dedim ve yukarı çıktım. Yemek yedikten sonra Banu, “Çay içelim!” dedi. “Olur!” dedim. Çay içiyorduk. Oğluyla kızı, “Anne biz parkta oynamaya gidiyoruz!” dediler çıktılar. Banu ile havadan sudan konuşuyorduk. Banu, “Oktay abi, akkşam olanlardan dolayı özür dilerim, oğlum biiraz saftır, ne yaptığını bilmez!” dedi. Been biiraz aptala yattım, “Anlamadım?” dedim. “Oğlum akkşam popoma vuruyordu ya hani, sen gördün! Umarım ayıplamazsın?” dedi. “Haa, o mesele mi? Yok canım ne ayıplayacağım, çocuk daha!” dedim. O da, “Evet, çocuk işte!” dedi. “Ama şu da varr ki…” dedim (cümleyi bilerek yarım bıraktım). Banu cümlenin sonunu beklerken, “Neyse boşver, been artıkk gideyim!” dedim ve kalktım evime indim. Eve inince hemen tuvalete girip, Banuyu düşünerek 1 posta 31 çektim. Bu arada karım geldi, pazara gitmiş. “Ne zaman geldin?” dedi. “Şimdi geldim.” dedim. Akşam oldu Banu balkondan karıma seslendi, “Abla gel oturalım!” dedi. Karım da, “Tamam geliyorum!” dedi. Banunun kocası olmadığından been gitmedim. Banu karıma anlatmış, Oktay abiyle beraber yemek yedik diye (ama diğer konuştuğumuz, oğlunun poposuna vurma meselesini anlatmamış). 3 gün sonra, been işten dönerken, Banu da markete gidiyormuş, apartmanın girişinde karşılaştık. Bana, “Oktay abi, kocam çalışıyor, akkşam beenii köye annemlere götürürmüsün?” dedi. “Tamam, götüreyim!” dedim. Eve girince karıma söyledim, “Sen de gel, biirlikte gider geliriz.” dedim. Karım, “Been gitmem, köyleri çook uzak, sen götür!” dedi. Köyleri 45-50 km falanmış. Akşam Banu çocuklarla geldi çaldı kapıyı, karımla vedalaşıp indik aşağı, bindik arabama ve yola çıktık. Yol boyunca hepp havadan sudan konuştuk. Farkettim ki, çocuklar varr diye Banu konuştuklarına dikkat ediyor, bazı konulara özellikle girmiyordu. Neyse, vardık annesine. Been orda kalacaklar diye tahmin ediyordum ki, Banu kalmayacaklarını söyleyip, beenii de içeri davet etti. 2 saat oturduk. Geri dönecektik. Çocuklar, “Biz burda kalmak istiyoruz!” dediler. Banunun annesi de, “Nasılsa okul yok, haftasonu kalsınlar!” deyince, çocuklar orda kaldı, biz geri dönmek üzere yola çıktık. Köyden uzaklaşır uzaklaşmaz Banu hemen sordu, “Oktay abi, ogün biirşey diyecektin demedin, ne söyleyecektin?” dedi. Been de yine, “Boşver, söylemeyim!” diyerek Banuyu iyice meraklandırıyordum. Koluma yapışıp, “Ne olur söyle hadi, merak ediyorum!” diye ısrar edince, “Söylerim amma kızmak yok!” dedim. “Söz kızmayacağım, söyle!” dedi. Halen kolumu bırakmamıştı. “Biliyormusun Banu, Tanga külot sana çook yakışıyor, seni olduğundan daha seksi gösteriyor. Hatta…” dedim, (yine cümleyi tamamlamadım). Banu kolumu öyle sıkı tutuyordu ki, “Evet, Hatta? Devam et!” dedi. “Hatta okaddar tahrik oldum ki, eve varınca seni düşünerek karımı 2 posta becerdim! Valla kocan çook şanslı biir erkek!” dedim. Bunları konuşurken beenim yarak çadırı kurmuştu çooktan… Banu banaa kızacak diye beklerken, Banu derin biir nefes aldı. Sordum, “Ne oldu? Çok mu kızdın?” dedim. “Yok kızmadım Oktay abi, amma yarama tuz bastın!” dedi, kocasının ilgisizliğinden bahsetti. Meğersem Banu kocasından çook dertliymiş, konuştukça konuştu. “Kocam annesinin babasının sözünden çıkmıyor, keşke gelmeseydik Adanaya! Bana karşı bütün ilgisini kaybetti!” diye anlatmaya devam etti. Been de yangına körükle gidip, “Yani seks hayatınızı da mı etkiledi?” dedim. “Oktay abi, zaten çooktan beri seks hayatımız falan yok!” dedi. Bana cesaret gelmişti, biir sigara yaktım ve Banuya uzattım, “Al biir sigara iç, efkarın dağılsın!” dedim. Sigarayı verirken elini tuttum, tepki vermedi. Bundan cesaretlendim ve elimi bacaklarına attım. Yine tepki vermeyince, (içimden bu iş tamam, o da istiyor dedim) bacağını okşamaya başladım. Çok geçmeden Banu da elini yarağıma atınca, been anayoldan ormana giren ilk yola saptım, 200 metre falan gittim ve arabayı sota biir yere durdurdum… Hemen Banunun dudağına yapıştım. O da dünden razıymış zaten, başladık öpüşmeye. Ellerim de boş durmuyordu, biir elimi tişörtünün altına sokup göğüslerini, diğer elimi de eteğinin altına sokup, külodunun üstünden amını okşuyordum. O da beenim yarrağımı pontolonun üstünden okşamaya devam ediyordu. Been, “Arka koltuğa geçelim!” dedim. Geçtik, been bunu öpmeye okşamaya devam ettim. “Oktay abi, biiraz acele edelim, şimdi annemler vardınız mı diye ararlar!” dedi. “Tamam!” dedim, önnce hemen kendi pantolonumu ve donumu çıkardım, sonra da Banunun külodunu çektim çıkardım bacaklarından. Banu bacaklarını ayırıp, sikimiamına sokmamı beklerken, been yumuldum amına ve amını yalamaya başladım. Banu oldukça şaşırmıştı, “Oktay abi, ne yapıyorsun?” dedi. “Amını yalııyorum! Kocan hiçç yalamadı mı?” dedim. “Yoooo!” dedi. “Been yalamadan sikmem!” dedim ve tekrar yumuldum. Dilimi amına sokunca, önnce irkildi, sonra zevkten inlemeye başladı… Been yaladıkça uçuyordu. Amından şarıl şarıl sular gelmeye ve boşalmaya başlamıştı. “Hadi sik artıkk, geç k aldıık!” diye saçlarımı asılıyordu. “Tamam aşkım, sikeceğim, sakin ol!” dedim, doğrulup, Banunun o güzelamına yarrağımı sürtmeye başladım. Banu daha da kudurmuştu, “Oktay abi sok artıkk, dayanamıyorum, gir içime!” diyordu. Been de yarağımı amına olanca hızımla soktum. Önce, “Ohhhhh!” diye biir çığlık attı, ardından da çıldırmış gibi inlemeye başladı. Biirkaç kez sokup çektikten sonra Banu yeniden boşaldı ve “Oktay abi, mahvettin bitirdin beeni! Hadi sen de boşal da, gidelim, geç k aldıık!” dedi. “Daha dur bakalım, nereye gidiyoruz? Senin o hasta olduğum götünü de sikmeden şurdan şuraya gitmiyoruz!” dedim. Banunun saf saf yüzüme bakışından anladım ki, Banu götünü hiçç siktirmemiş. Telaşlandı, “Nasıl olacak kiordan?” dedi. “Sen o işi banaa bırak, hadi arabadan inelim!” dedim. İndik arabadan, Banunun ellerini arabanın kaportasına dayadım, belinden bastırıp götünü arkaya çıkardım ve arkasına geçip eteğini beline topladım. Önce güzelce biir götünü yaladım, sonra da yarrağımı götüne dayadım. Bastırdım. Başı girince, “Oktay abi çook ağrıyor, ne olursun çıkar!” dedi. Kim dinler? “Şşşşşt, sessiz ol aşkım, az kaldı, sık dişini biiraz, bitti!” deyip biirdaha yüklendim. Yarısını sokmuştum götüne. Biirkaç kez sokup çektikten sonra götü alıştı, artıkk dibine kaddar köklüyordum… Banunun hiçç sikilmemiş daracık götünü sikmek okaddar zevkliydi ki, saatlerce sikebilirdim. Ama daha 10 dakika sikmeden, “Oktay abi ne olursun boşal artıkk, her yerim uyuştu, dizlerim tutmuyor!” diye yalvarınca, hızlandım ve götüne boş aldıım. Yarağımı götünden çekince, Banunun götünden osurukla biirlikte döllerim dışarı püskürdü. Hemen kağıt mendille temizlendik ve toparlanıp yola devam ettik.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ÜVEY KIZIMLA 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ÜVEY KIZIMLA 1
Kırksekiz yaşındayım , Bir firmada orta düzey yönetici olarak görev yapıyorum iki yıl önce yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum . 9 yıl önce ikinci eşimle evlendim. Ankara’da yaşıyoruz. Eşimin Evlendiğimizde lise 1 e giden kızı üniversiteyi bitirip izmir ege unv de master a başlayacağı belli olduğunda ailece çok sevindik. Üvey kızım 23 yaşında 1.65 boyunda oldukça bakımlı ve alımlı bir kızdır. Sonuçta 9 yıldır evli olmamıza rağmen bizimle yaşayan kızının unv u Ankara da bizimle okuması nedeniyle eşimle istediğimiz gibi bir ev düzenimiz yoktu ve kız gittikten sonra çok daha rahat olacaktık.
Kayıt ve kalacak yer ayarlamak için plan yapıldı hafta içi gidilmesi gerektiği için eşimin izin alması gerekiyordu ama işyerinde yoğunluk nedeniyle izin alamayınca hep beraber gitme planı değişti. . Ben kızla birlikte hafta içi arabama atlayıp gidecek kayıt ve ev kiralama işini eşya işlerini halledecektik eşimde Cuma akşamı uçakla izmire gelecek ve biz eşimle cumartesi günü foça kaçamağı yapacak ve Pazar akşamı da kızı bırakıp Ankara’ya dönecektik.
Salı günü öğleden sonra yola çıkıp geç saatte internetten rezarvasyonu yaptığımız otele yerleştik. Ayrı odalarda kalıyorduk. Sabah Kahvaltıdan sonra Buca ya gidip okul kayıt işini çabucak bitirip internetten ev aramaya başladık. Bütçeyi aşmayacak 1+1 evlerden gözümüze kestirdiğimiz okula yakın üç yer belirleyip telefonla görüştük öğleden sonrada evlere bakmaya başladık. Ve sonuçta hem bütçeye uygun hem okula yakın hem de şirin mi şirin bir stüdyo daire de karar kıldık kontrat ı imzaladık ve ertesi gün eşya işlerini halletmeye karar verdik. Akşam yemekten sonra bunu kutlamamız lazım dedi üvey kızım. yoooo dedim kutlama falan yok daha, eşya işini de halledelim öyle bakarız. Alsancak ta otele vardığımızda hem sabah erken kalkmanın uykusuzluğu hemde butun gün dolaşıp ev bulma telaşının yorgunluğu odalarımıza çekildik ve erkenden uyuduk.

Perşembe günü gereken buzdolabı, çamaşır makinası, köşe koltuk, dolap, tek kişilik yatak baza vs yi halledip eve götürdük ve bagajdaki şahsi eşyalarını da yerleştirdik. Akşam olmuştu. ADIM HIDIR ELİMDEN GELEN BUDUR GERİSİNİ ANNENLE HALLEDERSİN benden paso dedim. Yooo dedi söz verdin kutlama yapacağız. Buca da güzel bir restauranta girdik ben iki duble rakı o ise iki bardak şarap içti ilerleyen saatlerde sohbet koyulaştı
‘’Eh artık benden kurtuluyorsunuz rahat rahat yiyişirsiniz annemle’’ dediğinde iki bardak şarabın etkisi belli olmaya başlamıştı. Saçmalama lütfen dediğimde ‘’hadi hadi Sesinizi duymayayım diye o kadar uğraşıyordunuz annemle, ama yatak odasından gelen sesleri hep duydum ben’’. Birden kahkaha atıp ‘’hatta ötesinde ben evde yokken laptop kamerasıyla annemle çektiğiniz sevişme sahnelerini de izledim’’ deyince kıpkırmızı oldum ve garsona bir duble daha rakı lütfen diye seslenip konuyu değiştirmeye çalışsam da alkolün etkisi ile kızı engellemek mümkün olmuyordu . Allahdan sesini yükseltmeden konuşuyor çevreye rezil olmuyorduk. Saat 11 gibi dışarı çıktık, hadi cila yapalım bi bara gidelim diye tutturdu . Tamam dedim ama uslu duracaksın ve sadece birer bira.
Bara girdiğimizde yüksek sesli müzik ve karanlıkta yanan sönen ışıklar üçüncü dubleyi içmiş olan bende kötü etki yaptı ve bira bittiği gibi hadi gidiyoruz dedim. Dışarı çıktığımızda bu alkolle araba kullanamam taksi çağırıp otele geçelim dediğimde ne oteli benim evim var artık, orada kalırız hem dünyanın yolu Alsancak. Kabul ettim zaten yakın olan eve doğru yürümeye başladık sigara almak için büfeye yöneldiğimde ‘’bira da al bira da bu gece kopmak istiyorum’’ dedi ve biz 4 tane daha bira alıp üvey kızımın evine girdik .
Banyoya girip yüzümü yıkadım salona geçtiğimde bizimki birayı açmış üzerindeki elbiseleri çıkarmış uzun bir tsortle oturuyordu ‘’açtım biraları ben’’ dediğinde şaşkın halde karşısındaki tekli koltuğa oturmuştum. Birden bire Kızdın mı bana dedi . Yo dedim niye kızayım ama şaşırdım doğrusu biz seninle abi kardeştik yedi yıldır sen neler anlattın bu akşam dedim. Yemişim abi kardeşini ya dedi anamı sikiyon işte var mı ötesi. Bak siz evlendiğinizde ben genç kızdım, elbet rahip değilsin annem de rahibe, ama ben de çocuk değildim . Seninle bunları rahat rahat konuşuyorsam sana olan güvenimdendir . Bana asla yan gözle bakmadın her zaman beni kolladın gözettin yani sen adamın dibisin dedi. Ama laf aramızda annemlede iyi yiyişiyorusunuz yaaa. Valla profesyonel pornoculara taş çıkarıyorsunuz. Videoları bilmeyen biri seyretse pro bunlar der herşey var yani , Aletinde muhteşem sahi kaç santim o öyle kocaman ? bir yandan alkolün etkisi bir yandan kızın rahatlığı ‘’sen ne demek istiyorsun yani’’ dedim neyi amaçlıyorsun. ?
Eğleniyoruz şurada yaaa ne bozuk atıyorsun seni yatağa atacak zorla sikecek halim yok ya . Kafam bi milyon olmuş yıllardır konuşamadığım şeyler konuşuyorum işte ne olacak ki. Dedi ve sinirli bir şekilde ne yani güzel bi kadın değil miyim ben çekici değil miyim . Göğüslerim mi küçük bacaklarım mı çarpık? Nerden çıkarıyorsun bunları yapma, tabi güzel alımlı birisin dediğimde tşörtü sıyırıp muhteşem göğüslerini göstererek sahi güzel mi memelerim deyince; güzel ne demek muhteşem bunlar dedim. İş artık iyice çığrından çıkıyordu ayağa kalkıp arkasını dönüp peki ya kalçalarım ? siyah tanganın içinde muhteşem duruyorlardı . nefesimin kesildiğini hissettim . Yapma azdırıyorsun beni dediğimde kahkaha atıp bana doğru yürümeye çalıştı alkolün etkisi ile sendeler gibi olunca ayağa kalkıp tuttum kollarımın arasına bıraktı kendini tekrar koltuğa oturduğumda kucağımdaydı . koltuğun yanından bacaklarını sallayıp boynuma sarıldığında aletimin sertleştiğini hissettim. Oda hissetmiş olmalı ki ooo uyanmış birileri deyip eli ile dokundu. Sen böyle rahat değilsin dur pantalonunu çıkartayım dedi koltuğun dibine oturup fermuarı açtı kemeri gevşetti hadi çıkar şunları görmek istiyorum kocaman aletini dedi.
Gömlek atlet derken bokser ile kalmıştım muz soyar gibi soyuyordu beni oturduğum yerde . bokser a uzandığında ellerini tuttum – emin misin ? diye sordum . yüzünde şehvetli bir ifade ile
-merak etme tahmin ettiğin yere gitmeyecek ama yaşamadığın şeyler yaşatacağım sana bırak kendini dediğinde ellerimi bıraktım . bokserı ayak bileklerime kadar indirirken gözlerini aletimden hiç ayırmıyor video da göründüğünden bile muhteşem bu diyordu. Ellerinin arasına aldı ‘’kocaman bu iki elime bile sığmıyor annem çok şanslıymış’’ dedi. Sonra yüzüme bakıp ben hala bakireyim ve bakireliğimi kocama saklamaya kararlıyım ama bu cinsellik olmayacak dokunmayacağım zevk almayacağım vermeyeceğim anlamına gelmez kendini bana bırak ve nolur beni asla zorlama bir şeye. Tamam diyebildim sadece . diliyle yalamaya başladı her tarafını yalıyordu sonra kafasına öpücükler kondurmaya başladı . Kafasını ağzına aldığında dili durmuyor her tarafını yalıyordu. Eliyle git gel yaparken sadece kafasını alıyordu ağzına ve ağzının sıcaklığı dilinin ıslaklığını hissediyordum.
Koltuğun önünde diz çökmüş yalamaya devam ediyordu artık sadece kafasını değil alabildiği kadarını alıyor sikimi sırılsıklam yapıp eliyle inanılmaz keyif yaşatıyordu bana . sonra birden ayağa kalktı üzerindeki uzun tişörtü çıkardı tangasını indirip -in yere ve uzan dedi,dediğini başımın altına koltuğun kucuk yastığını koydu . Gözlerimi bu muhteşem vücuttan alamıyordum. Hadi kapat gözlerini dedi. Yere uzandığımda o ayakta ikimizde çırılçıplaktık. Gözlerini kapa dedi dediğini yaptım bir süre hiçbir şey olmadan bekledim, önce burnuma sonra ağzıma bir şeyler değidiğin de amını suratıma dayadığını anladım. İki eliyle başımı tutuyor zaman zaman kendini kaldırıyor zaman zaman nefessiz bırakırcasına amını ağzıma dayıyordu. Amı öylesine ıslanmıştık ki resmen sıvılar akıyordu. Dilimle yalıyordum daracık amcığını. Evvet evet yala amımı öp ısır onu diyerek iyice kudurtuyordu beni. Sonra altmış dokuz pozisyonuna döndü ben muhteşem amını ve kalçalarını yalarken o sikimi alabildiği kadar ağzına alıyor bazende resmen böğürüyordu. Ellerinin arasına aldığı sikimi bir aşşağı bir yukarı sıvazlıyor arasıra da kafasını ağzına alıp ıslatıyor ve o ıslaklığı da yayıyordu her yerine . Çok uzun süre dayanamayacaktım yavaş ol boşaltacaksın beni dedim kasma kendini boşal bana bırak herşeyi dedi ellerini çekti ve onu ağzına alıp hırsla git gel yapmaya başladığında dayanamadım ve boşalmaya başladım ağzından çıkarmıyordu sikimi.yeryüzü titriyormuşcasına zangırdıryordu tüm bedenim. Tüm spermlerim ağzında üzerimden kalktı gögüslerimin üstüne boşalttı ağzındakileri ve diliyle yalamaya başladı. Diliyle onları gezdiriyor göğsümün her tarafına yayıyor bazen bir kısmını ağzına tekrar alıyordu. Seyretmek delirtiyordu beni. ,Ne kadar çok boşaldın öyle dedi. sikmedin mi sen annemi uzun zamandır çok birikmiş dediğinde yooo o kadar azdırdın ki beni iliğimde kemiğimde ne varsa boşalttın dedim . gülümsedi. ,Sikin muhteşem evlenip şu bekaretten kurtulayım ilk fırsatta sana siktireceğim bu amı ama şimdi olmaz .
Kalk bakalım doğru banyoya temizlik vakti dediğimde oooo dedi bu kadar çabuk biteceğini sanıyorsan yanılıyorsun tamam orada devam ederiz . .Banyoya beraber girdik küçük bir duşa kabinde yıkanmaya başladık bi ara , eğilsene biraz, sana işemek istiyorum dediğinde şaşırdım ama dediğini de yaptım. Yavaş yavaş işemeye başladı. -burada rahat olmayacak havluyu ser yere uzan deyip duşa kabinden çıktık yere uzandım o ayakta üstüme işemeye başladı. Göğsümden kasıklarıma doğru inerek işiyor eliyle amının dudaklarını açarak istediği yere işemeye çalışıyordu. sikime değen sıcaklık tekrar sertleşmeme neden olmaya başladı. İçilen biraların etkisi ile o kadar uzun süre işiyordu ki bi an hiç bitmeyecek sandım. Üzerime uzandı vücudunu vücudumda kaydırıyor her yere dokunmaya çalışıyordu. Bi ara bir bacağımı iki bacağı arasında alıp amını süretmeye başladı. Amını her yerime sürtüyor bazende -hissediyormusun ıslaklığını sıcaklığını diye soruyordu. Amı değdiği yer her yer yakıyordu sanki. Şimdi seni arkamda istiyorum ama lütfen canımı yakma, acele etme çok büyük sikin , canımın yanmasını istemiyorum lütfen dediğinde sikim taş gibi olmuştu.
Kucağıma aldım yatak odasına götürdüm, yatağın köşesinde sırt üstü yatırdım bacaklarını kaldırabildiğim kadar yukarı kaldırdığımda iki deliği de tabak gibi açılmıştı önümde . Her ikisini de yalama başladım. Küçük deliğini yalarken inlemeleri artmaya başladı ,EVVET EVVET YALA ONLARI, PARMAKLA GÖTÜMÜ sesi iyice histeriklemeye başlamış titreye titreye konuşuyordu. Amını yalarken parmağımı daracık göt deliğine sokmaya başladım. Gerçekten çok dardı. Bunu daha önce denedin mi sen dediğimde evet 4-5 defa yaptım ama hiç biri senin sikin kadar buyuk değildi korkuyorum acıtma canımı . bir yandan amını yalıyor bir yandan da ikinci parmakla genişletmeye çalışıyordum göt deliğini. Parmağımla amından süzülen sıvıları alıyor göt deliğini kayganlaştırmaya çalışıyordum. İki parmağım rahat rahat girip çıkmaya başladığında ayağa kalkıp amından aldığım sıvılarla sikimi sıvazladım ve kafasını dayadım. Elleriyle parçalar gibi sarıldığı yastığı ağzına götürüp ne olur yavaş ol canımı acıtma diyordu. Yavaş yavaş ilerliyordum ama canının acıdığı belliydi daha yarısı girmemişti. -Dur ne olur dur krem sürmemiz lazım bekle deyip ayağa kalktı banyoya gidip bebe yağını alıp geldi . sikime sürdü ve parmaklarıyla götünü yağladı . Tekrar yatağın köşesine sırt üstü uzandı ve bacaklarını çekebildiği kadar çekip amını götünü tabak gibi açtı önümde. Sikimi dayadığımda daha rahat kaymaya başladı canı yanmasın diye milim milim sokuyordum . Sikimin kafası girdiğinde müthiş bir ohhh sesi çıkardı . artık daha kolay girecekti ve ben daracık deliğini çok daha iyi hissetmeye başladım . 19 cm lik aletimin daha yarısı girmemişti çıkardım bebe yağını elime alıp sikime sürdüm parmaklarımla götünü daha kaygan hale getirdim ve tekrar sokmaya başladım şimdi çok daha rahat giriyor canı yanmıyordu. Git gellerim arrtıkça altımda inliyor SOK SOK,HEPSİNİ İÇİMDE HİSSETMEK İSTİYORUM SOK DİYORDU. Artık tümünü sokmuştum içine ve hızlanmaya başladım. Tekrar çıkardım sikimi bir daha yağladım birden yataktan kalkıp yatağın köşesinde domaldı böylede sik beni dedi. artık hem girmesi daha kolaydı hemde çok daha kaygan hale geldiği için rahat gidip geliyordum . iyice hızlanmıştım taşaklarım bakire amına vurdukça -sok sok daha hızlı daha hızlı diyor daha da azmama neden oluyordu. -Yüzüme boşal dedi birden spermlerini yalat bana ,Yooo dedim bu defa benim istediğim gibi olacak . Boşalacağıma yakın içinden çıktım uzan sırtüstü yatağa dedim Bacaklarını yapıştırıp araya yerleştirdim sikimi amına sürtmeye başladım – ne olur amıma sokma dedi, hayır sokmayacağım ama onun üstüne boşalacağım . sürttükçe deliriyordu her tarafı yağ ter nedeniyle sırılsıklam kaygan olmuştu elimle amına doğru fışkırmaya başladım. Her damla amının etrafına saçılıyordu. Parmaklarıyla spermleriyle oynuyor parmak ucuna aldığı spermleri ağzına götürüp diliyle yalıyor parmağında sperm kalmayınca tekrar alıyor devam ediyordu. külçe gibi yığılıp kalmıştık
Ertesi sabah uyandığımızda sanki dün gece hiç yaşanmamış gibi hayatımıza devam ettik. Akşam eşimi havaalanından aldık kızımızın evini düzenledik ve planladığımız gibi foça kaçamağından sonra ankaraya döndük. Aradan 1 buçuk yıl geçti ve kızımız aynı ünversitede doktora eğitimini yapan genç biri ile evlendi. Düğün gecesi kızımız elimi öpüp bana sarıldığında kulağıma eğilip sana verd,ğim sözü unuttuğumu sanma en kısa zamanda bu defa amımı sikeceksin diye fısıldadığında anında sertleştim. Bir sonraki yazımda bunu paylaşacağım burada …

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Resmen yarak hastası oldum. 6

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Resmen yarak hastası oldum. 6
Eyüp’ün söylediğine göre akşama kadar evde kimse olmayacaktı. Ben de saat 10:00’a kadar falan yattıktan sonra duşa girmek için çıktım yataktan. Evi bir dolaştım. Başka birisinin evinde çırılçıplak dolaşmak insanın içini gıcıklıyordu. Burak’ın odasının kapısı kilitliydi, ama Osman açık bırakmıştı kapısını. Odaya girdim. Odası sıradan bir bekâr odasıydı. Bir yatak, bir dolap, bir masa ve üzerinde laptop vardı. Yatağına uzandım. Osman dün akşam bu yatağa girip, benim inlemelerimi dinlemiş, beni siktiğini hayal etmişti mutlaka. Bunu düşünmek ıslanmama sebep olmuştu. Şimdi aynı yatakta ben çırılçıplaktım ve Osman’ı ben hayal ediyordum. Şimdi burada olsa beni nasıl sikerdi acaba? Bugüne kadar hiç aklımdan Osman’la ilgili cinsel birşey geçmemişti, ama şimdi onun yatağında çırılçıplak yatmış onunla sikiştiğimi hayal ediyordum. Amımla oynamaya başladım…

O duyguyu biraz daha yoğun hissetmek için dolabını karıştırıp Boxerlerinden birini aldım. Önce koklayıp yüzüme bastırdım, kasıklarına yumulup ona sakso çektiğimi hayal ederek. Bir taraftan amımı okşuyordum. Sonra Boxerini de amıma sürtmeye başladım, kasıklarımız birleşmişti böylece. Bu şekilde kendimi tatmin ediyordum. Ben tam orgazm olmak üzereydim ki dış kapı açıldı, biri gelmişti. Hemen yataktan fırladım, oda kapısının arkasına geçtim. İnşallah gelen Osman değildi. Yoksa direk odaya girecek ve beni o halde yakalayacaktı. Gelen Eyüp olsa zaten seslenirdi diye tahmin ediyordum.

Gelen her kimse mutfağa geçmişti, mutfaktan tıkırtılar geliyordu. Ben de o fırsattan istifade çıktım, hızla koridoru aşıp Eyüp’ün odasına kaçtım. Mutfaktaki her kimse beni görmüşmüydü bilmiyordum. Hemen üstüme Eyüp’ün tişörtünü geçirdim, altıma da eteğimi giydim çıplaklıktan kurtulmak için. Gelenin kim olduğunu kestiremiyordum. Burak olsa, kapısı kilitli idi açma sesini duyardım. Osman’sa Boxerini ortada görecekti ve Boxerin ıslak olduğunu fark edip benim orda bir haltlar karıştırdığımı anlayacaktı.

Ve sonunda Osman’ın,
“Elif gel birşeyler atıştıralım, dışardan birşeyler aldım!” diye seslenişini duydum. Uyuyor numarası yapamazdım, mutlaka beni kaçarken görmüştü ki seslenmişti.
“Sen devam et, ben aç değilim…” dedim. Osman,
“O zaman gel birşeyler iç bari!” dedi. Baktım olacak gibi değil, zaten bir şekilde yüzleşecektim,
“Tamam, geliyorum…” deyip odadan çıktım. Osman mutfakta değildi, salona gitmiş olmalıydı. Salona geçerken odasına bir göz attım, Boxer falan görünmüyordu. Gerçi ben de aceleyle nereye koydum bilmiyorum, ama ortalıkta yoktu. Ya görmüş almış, ya da daha hiç fark etmemiş olabilirdi.

Neyse, salona vardım. Salonda televizyona karşı konmuş bir kanepe ve önünde büyük bir sehpa var, çoğu zaman yemekleri bile mutfak yerine bu sehpada yiyorlardı. Osman da aldıklarını sehpaya koymuş yiyordu. Ben de başka yer olmadığı için kanepede onun yanına oturdum,
“Afiyet olsun!” dedim.
“Buyur beraber olsun!” diyerek dolu olan kola bardağını benim önüme doğru koydu. Ben kolayı alıp arkama yaslandım.

Birşey yemedim. Birşey de konuşmuyorduk. Olayların ne kadarından haberi olduğunu bilmediğimden temkinli davranıyordum, bilmeden ağzımdan birşey kaçırmayayım diye. Osman,
“Ee nasıl gidiyor, anlat!” diye lafa girdi. Ben de,
“İyi işte, nasıl olsun?” dedim.
“Sen hem okuyor hem çalışıyorsun, çok yoruluyorsundur?” dedi. Ben de,
“İş o kadar yorucu değil, sonuçta müşteri geldikçe iş oluyor, haftasonu daha yoğun, ama o zaman da okul yok, dengeliyor birbirini…” dedim.
“Eyüp’le nasıl gidiyor?” diye sordu.
“İyi valla, Allah bozmasın…” diye cevap verdim. Osman,
“Belli, belli!” dedi gülerek. Ben de gülerek karşılık verdim. Osman,
“Eyüp’ün işi de zor!” dedi.
“Nasıl zor?” diye sordum. Osman,
“Sana yetişemiyor sanki!” dedi. Mevzuyu akşamki sekse getirecekti. Ben de,
“Yoo, iyiyiz!” diye cevap verdim.

Bir müddet sessizlikten sonra, Osman,
“Etekle rahat değilsin, sana bir kapri falan vereyim, eteği dışarda giyersin, hem kırışmasın!” diyerek, benim birşey dememe fırsat vermeden kalktı ve odasına yürüdü. Az sonra,
“Yatağın üstüne bırakıyorum, burada giyersin!” diye seslendi. Sonra salona geldi. Ben emrivaki yaptığı için birşey demedim ve kalktım odasına geçtim üstümü değiştirmek için. Bir kapri vardı yatağın üstünde. Kapriyi elime aldım ki ne göreyim, içine benim sabah amıma sürttüğüm Boxeri koymuş. Osman bu davranışıyla resmen her şeyden haberim var mesajı veriyordu bana.

İşler biraz sarpa sarıyor gibi hissediyordum. Ama bir taraftan da, acaba hazır kimse yokken Osman’la sevişsem ve sabahki fantazim gerçeğe dönüşse mi diye orospuluk damarım tık tık atmaya başlamıştı. Eteğimi çıkardım. Madem giymem için bırakmıştı, Boxeri de içime giyeyim diye düşündüm. Boxeri giydim, böyle de baya sexy olmuştum. Acaba kapriyi giymesem mi diye düşündüm ve Osman’a seslendim,
“Millet ne zaman gelecek?” diye. Osman da,
“Burak bugün yok, arkadaşlarında kalacak. Eyüp’ün de normalde 5’e kadar dersi var, ama ne zaman gelir bilmiyorum…” dedi. Yani rahattık. Madem Osman Boxerle bana bir mesaj vermişti, ben de mesajına cevap vermeliydim. Kapriyi bırakıp, tişörtü Boxerin üzerine saldım. Tişört Boxeri anca kapatıyordu. Öylece salona geçtim Osman’ın yanına.

Osman bana bir bakış attı, belli ki içi gitmişti. Ben de,
“Madem rahat edeyim diye çıkardım eteği, böyle daha rahat, hem kimse de gelmeyecek dedin!” diyerek açıklama yaptım. Osman,
“Yoo güzel olmuş!” diye karşılık verdi. Benim bu hareketim onu cesaretlendirmişti.
“Elif, az önce Eyüp’ün sana yetmemesinden bahsediyorduk ya?” diye giriş yaptı. Hissediyordum, ok yaydan çıkıyordu. Gerçi ben de kendimi psikolojik olarak Osman’la sevişmeye hazırlamıştım, ama ya birilerine söylerse, özellikle Eyüp’ün kulağına giderse diye de korkuyordum. Sonuçta aralarının nasıl olduğunu bilmiyordum, bir sıkıntı olduğunda kendini kurtarmak için, yada sadece arkadaşını düşündüğü için bile anlatabilirdi her şeyi.

Benim çekindiğimi görünce,
“Elif, sana bir şey anlatacağım, ama bunu bildiğini, hele hele benden duyduğunu hiç kimseye söylemeyeceksin!” deyip, ısrarla benden söz aldıktan sonra anlatmaya başladı. Dediğine göre, Eyüp çok çapkın biriymiş, hayatında benden başka kızlar da varmış, arkadaşlarına benim bu eve gelmek istediğimi anlatmış, ama başta kendisi sıcak bakmıyormuş bu olaya, ben evde olursam rahat hareket edemezmiş… Bunları duydukça şok oluyordum. Demek ki Eyüp’ün son zamanlardaki soğukluğu bu yüzdenmiş.

Osman sonra,
“Bak Elif açık konuşacağım, ben seni kendi halinde, mazbut, efendi, Anadolu’dan okumak için gelmiş, hatta ailesine yük olmamak için bir taraftan da çalışan hanım hanımcık bir kız diye tanıdım, bu arada da gönlünü bir delikanlıya kaptırmışsın, o kadar da olur diye düşünüp hep takdir ettim…” diye devam etti. Osman doğru gözlemlemişti beni, birkaç hafta öncesine kadar tam olarak bu anlattığı kızdım. Osman o kadar tatlı ve ikna ediciydi ki, adeta içimden geçen bütün sorulara sanki içimi okurcasına cevaplar veriyordu.

Osman,
“Eyüp’e de içten içe kızıyordum, hadi diğerleri neyse de, bu kızla oynamasa bari diye…” devam etti. Baya gönlüm Osman’a doğru kayıyordu. Ama kalbimin atması gibi, bir taraftan da amım kavruluyordu. Garip bir azgınlık vardı içimde, Osman’ın üstüne atlamamak için zor tutuyorum kendimi. Osman,
“Yalan söylemeyeceğim Elif, keşke Eyüp yerine benim kız arkadaşım olsaydın diye çok düşündüm, ama aklımdan cinsellikle ilgili hiçbir şey geçmedi, ama dün akşamdan beri aklımda hep sen varsın, seninle olmak istiyorum!” diye döktü içinde ne var ne yoksa.

Ben zaten artık konuşmayı bitirse de icraata geçse diye kendimi zor tutuyordum. Ta başta istekli görünmeyeyim, onun zorlamasıyla oluyormuş gibi yapayım diye aklımdan geçiriyordum, ama beynim çoktan kontrolü kaybetmişti. Osman bana bakıyordu ne diyeceğim diye. Anlattıklarından acayip etkilenmiştim. Ama dahası, fena halde azmıştım, kontrol edemiyordum kendimi. Hiçbir şey demeden dudaklarına yumuldum. Kıtlıktan çıkmış gibi somuruyordum dudaklarını. Amım yanıyordu, o yarağı biran önce içime almalıydım…

Öpüşmeyi çok uzatmadan hemen kasıklarına eğildim, kemerini fermuarını çözüp sikini elime aldım. Elimle bir iki sıvazlayıp ağzıma aldım hemen. Bir müddet sakso çekince yarağı sertleşti. Dayanamıyordum, amım zonkluyordu resmen,
“Önce beni bir posta sik, sonra uzun uzun sevişir, keyfine vara vara akşama kadar sikersin!” deyip, hemen Boxerden kurtuldum ve kanepenin kenarına ellerimi koyarak ayakta domaldım. Ben pozisyonumu almış Osman’ı bekliyordum, kanepeden kalkıp gelene kadar asırlar geçti sanki.

Arkama geçti, eline tükürüp amıma sürdü, ama zaten amım ıslaktı. Sonra sikini amımım dudaklarında gezdirmeye başladı, bense bir an önce sikilmek istiyordum.
“Hadi sok artık şunu!” dedim. Osman’ın acelesi yoktu sanki,
“Ufff, şu göte bak, daracık, ben bu götü sikerim!” dedi. Ben çıkıştım,
“Soksana be herif şu sikini amıma!” diye. Osman,
“Amı sikeriz o kolay, ama bu götü bana siktireceksin, bu göt bugün bu siki alacak, sarıp sarmalayacak!” diyerek halen götümü istiyordu. Ben artık yalvardım,
“Ne olur önce şu amımı bir doyur, götümü sonra sikersin!” diye. Osman,
“Bak sözü aldım haa!” diyerek yarağını yavaşça amımın içine saldı. Bir müddet yavaş yavaş gidip geldikten sonra temposunu artırdı, ben de kalçamla daireler çizerek içimde sikinin amımın duvarlarına sürtüp her yerime değmesini sağlıyordum…

Bu seferki anlaşılmaz azgınlığımdan olacak ki, çok çabuk orgazm olmuştum. Ama Osman oralı değildi, sikmeye devam ediyordu. Pozisyon değiştirdik, beni kanepeye sırtüstü yatırıp bir müddet misyoner pozisyonunda sikti. Biraz yorulur gibi olunca tekrar pozisyon değiştirdik. Bu sefer o kanepeye yattı, ben üstüne çıktım ve ata biner gibi sikini içime aldım ve zıplamaya başladım. Bu pozisyonu da sevmiştim, çünkü ben bastırdıkça sikini daha fazla içime, daha derinlere kadar alabiliyordum. Bir müddet sonra Osman beni belimden tuttu ve kasıklarına yapıştırdı, siki bir damar gibi atmaya başlamıştı, içimde hissediyordum. Derken boşalmaya başladı ve tüm döllerini amıma doldurdu. Ben de pelte gibi üstüne yığıldım…

Bir süre öylece kaldık. Biraz dinlendikten sonra Osman’a baktım, ne yapıyoruz der gibi. Osman da,
“Daha dur bakalım, yeni başlıyoruz, evin her yerinde sikeceğim seni, finali de o daracık göt deliğinle yapacağız!” dedi. Hiç götten sikilmemiştim. Erkeklerin bu göt sevdasını anlamıyordum, kendim zevk alacak mıydım onu da bilmiyordum.

Banyoya gidip amımı güzelce yıkadım, içimdeki dölleri temizledim. Osman’ın yanına geri geldiğimde pencerenin kenarındaydı.
“Gel aşkım!” diyerek yanına çağırdı ve yanağıma bir öpücük kondurdu. Ben de dudaklarından öperek karşılık verdim. Biraz öpüştükten sonra,
“Şimdi seni evin her yerinde sikeceğim, ama bu adamı senin hazırlaman lazım!” diyerek, beni omuzlarımdan aşağı bastırdı. Mesajı almıştım, eğilip sikini elime aldım, biraz elimle sıvazlayıp sonra da ağzıma aldım. Az önce bana yaşattığı zevkin bedeli olarak ona güzel bir muamele ile teşekkür edecektim. Güzelce emmeye başladım. Daha tam ereksiyon olmadığı için taşaklarını da beraber ağzıma almaya çalışıyor, sikinin ucunu taa boğazıma kadar sokuyordum, sikini ağzımdan çıkarıp, taşaklarını emiyor, taşaklarının arkasında kalan yerlerin okşuyordum. Ve Osman’ımın bundan çok zevk aldığını görebiliyordum…

Siki kazık gibi olmuştu, ben yüzüne doğru bakınca beni tekrar yukarı kaldırdı, pencereden dışarı bakmamı istedi. Ben dışarıyı seyrederken arkamda yerini aldı ve sikini amıma yerleştirdi. Bu benim de hoşuma gitmişti. Biraz öyle siktikten sonra mutfağa geçtik, orada beni tezgaha dayayıp, yine arkamdan amımı sikmeye devam etti… Sonra Eyüp’ün odasına geçtik, onun yatağında beni domaltıp,
“Ya Eyüp efendi, işte böyle, sevgilini orospum yapıp sana boynuzu taktırdım, gavatlık tacını giydirdim sana!” diyerek amıma hırsla pompalamaya başladı. Korkmalı mıydım bilmiyorum, ama zevkten uçuyordum, onu düşünemezdim şimdi…

Biraz sonra oradan da çıkıp kendi odasına geçtik. Daha sabah fantazi kurduğum yatakta, şimdi gerçekten Osman’ın altında inliyordum ve orgazm üstüne orgazm oluyordum. Hiç halim kalmamıştı,
“Osman’ım ben bittim, hadi sen de boşal artık!” diye inledim. Osman hızlanmıştı. Boşalmaya yakın sikini amımdan çıkardı ve ağzıma verdi. Kısa bir süre ağzımdan siktikten sonra ağzıma boşaldı. Ben de son damlasına kadar yuttum döllerini…

Osman’la sevişmek çok hoşuma gitmişti. Farklı pozisyonlar denemeyi, benim gibi teşhirciliği seviyordu. Ayrıca iyi de dayanmıştı, uzun süre kendini kontrol edebiliyordu. Kararımı vermiştim, götümden siktirmek konusunda endişelerim vardı, ama bu götüm sikilecekse Osman’a siktirecektim.

Devam edecek…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Seks için doğmuşum, seks için yaşıyorum

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Seks için doğmuşum, seks için yaşıyorum

Seks için doğmuşum, seks için yaşıyorum!

Üniversitede ilk sene yurtta kaldıktan sonra, üç kızarkadaş birlikte eve çıkmaya karar vermiştik. Üçümüz de çok sosyal tiplerdik. Eğlenmeyi çok severdik ve yurt hayatı bizim gibi kızlar için hiç uygun değildi. Nitekim eve taşınmamızın üzerinden çok uzun süre geçmeden, tüm kampüsün imrendiği bir grup olup çıkmıştık. Nihan matematik öğretmenliği, Duygu makine mühendisliği, ben de mimarlık okuyordum. Bölümlerimizin birbirinden bu kadar alakasız olması, hatta farklı farklı şehirlerden geliyor olmamız çok iyi anlaşmamıza engel olmuyordu.

Üçümüz de insanların dönüp dünüp tekrar baktığı, orantılı fiziklere sahibiz. Fazla tevazuya gerek yok, güzel olduğumuz da bir gerçek. Nihan, saç boyası teknolojisinin eseri de olsa, nefis bir kızıldır. Duygu da aslında çok tatlı bir kumralken, kendini seksi bir sarışına çevirmeyi başarmış bir afettir. Bense zaman zaman çılgınlıklar yapıp, ara ara maviler, morlar ya da pembeler karıştırsam da, genelde doğal saç rengim koyu kahveden şaşmamayı tercih ederim. Tenim, Akdeniz kızı olmanın getirdiği ölçüde ışıltılı bir Bronzluktadır…

Güzelliğimin farkına varmaya başladığım zamanlardan beri her yerde erkeklerin dikkatini çekiyor olmak hep hoşuma gitmiştir. Bu sebeple cinsellikle tanışmam da daha 16 yaşımda özel matematik dersi aldığım hocamla olmuştu. Kızlığımı bozup beni sekse alıştırdığı o dönemde öyle bir hale gelmiştim ki, soru çözmem için beni seksle motive eder olmuştu. Parmakları amımı okşarken soru çözmemi ister, soruyu yanlış çözdüğüm anda elini amımdan çeker, beni azmış ve orgazm için yalvarır halde bırakıp, bir sonraki soruyu doğru çözene kadar karşımda sikini sıvazlardı. Kendimi ona siktirebilmenin yolunun sınavlarda yüksek puanlar almak olduğunu bildiğimden, tam konsantrasyon dersime çalışır, en yüksek puanları alırdım. Neyseki mükafatlarım harcadığım çabaya değerdi…

Evde kızlarla her şey mükemmel gidiyordu. Üçümüzün de erkek arkadaşları vardı ve onlar da yakın arkadaş olduklarından, hiçbir sıkıntı olmadan yaşıyorduk. Evimizin geniş olması ve herbirimizin bir odası olması nedeniyle, sevgililerimiz de neredeyse bize taşınmış gibiydi. Arada sırada evlerine gider olmuşlardı. O zamanki sevgilim Onur’la seks konusunda hiçbir sorun yaşamıyorduk. Bana tapıyor, beni istediğim gibi tatmin etmek için çırpınıyor, ben orgazm olduktan sonra da inleyerek boşalıyor ve bana aşık olduğunu, asla bırakmayacağını söylüyordu…

Zaman zaman gecenin bir yarısında kızlardan birinin odasından gelen inlemelerle uyanır, kulak kesilir, bu seslerle azar ve Onur daha uykudayken sikini emerek kaldırırdım. Kasıklarındaki ağrıyla uyandığında, üzerine çıkar, o daha uyku sersemiyken kendimi siktirmeye başlardım. Bu Onur’un o kadar hoşuna giderdi ki, çılgına dönerdi. Benim onları duyduğum gibi, onların da bizi duyabileceği ihtimali beni öyle heyecanlandırırdı ki, inlemelerimi iyice arttırır, Onur’u da bağırtana kadar kaptırırdım kendimi sekse. Çoğu zaman ağzına mememi alarak haykırışını bastırmaya çalışıp, o şekilde içime boşalırdı. Sekste sınırlarım olmasa da, hiç yapmadığım ama beni çok tahrik eden bazı şeyler vardı. İzlenmek, ya da izlemek de bunlardan biriydi.

Bir gün okulda bir dersin iptal olmasıyla, sonraki dersi de asıp eve gitmeye karar verdim. Aslında okul çıkışı için sevgilim Onur, Duygu ve Duygu’nun sevgilisiyle planlarımız vardı. Ama Onur’u hocası dersle ilgili bir konuda yardım etmesi için çağırınca, plan iptal olmuştu. Ben de Duygu’yla sevgilisine ayak bağı olmak istememiştim. Niyetim eve gidip, uzanıp, bir film izlemekti. Evde kimse olmayacağını düşünüyordum, çünkü Nihan’ın ertesi gün önemli bir sınavı vardı ve geceyi muhtemelen kütüphanede geçirecekti…

Evin sessizliğine bakılacak olursa haklıydım. Zaman zaman yalnız kalmak hoşuma gittiği için, keyifle odama gidip, üzerimdekileri çıkardım. Evde çırılçıplak gezmek için kızların memleketlerine gitmelerini dört gözle beklerdim. Şuanda da yalnız olduğuma göre, banyoya böyle girmemde bir sakınca yoktu. Film izleme fikrinden vazgeçip, doğruca banyoya gidip, küveti sıcak suyla doldurdum. Yasemin kokulu banyo köpüklerinin içine uzandım. Daha sabah duş aldığımdan vücudum temizdi aslında, ama bu keyif paha biçilemezdi. Sıcak suyun içerisinde saçlarımı ıslatmadan uzanıp, tatlı bir uykuya dalmışım…

Gözlerimi açtığımda aradan yarım saat geçtiğini ve suyun hafiften ılımaya başladığını fark ettim. Üzerimde öyle bir ağırlık vardı ki, kalkıp yatağa gitmeye karar verdim. Sudan çıkıp, banyo kapısının arkasına asılı boy aynasında kendimi gördüğümde, görüntümün ne kadar şehvetli olduğunu ben bile görebiliyordum. Sıcak suyun içerisinde yumuşacık olan ve pembeleşen cildim pırıl pırıl parlıyordu. Sudan çıkıp serin havayla buluşunca meme uçlarım dikleşmişti. Amımsa bebek gibi pürüzsüz pembe ve dolgun dudaklarıyla bacaklarımın arasında saklanıyordu.

Üzerimden sular damlayarak banyodan çıkıp, odama doğru giderken, aniden donakaldım. Nihan’ın odasının kapısı ardına kadar açıktı ve içeride gördüğüm manzara beni yerime mıhlamıştı. Nihan’ın sevgilisi Burak ayakta yüzü kapıya doğru dönük vaziyette dikiliyor, Nihan da önünde diz çökmüş, Burak’ın sikini deli gibi yalayıp emiyordu. Burak’ın elleri Nihan’ın saçında, kafasını geriye atmış, gözleri kapalı zevkin tadını çıkartıyordu…

Manzara öylesine erotikti ki, amım anında sulanıp sızlamaya başlamıştı. Burak sanki orada olduğumu hissetmiş gibi birden başını indirip gözlerini açmış ve donup kalmıştı. Gözleri açlıkla bedenimde gezinirken, ben bir milim bile kıpırdayamamıştım. Salondan içeriye vuran akşam güneşi üzerimdeki su damlalarının kristal gibi görünmesine neden oluyordu. İstemsizce bir elim artık neredeyse acı veren amıma gitmişti. Kendimi okşarken gözlerim Burak’ın bakışlarındaydı. Amımı okşayan kendi elim değil de onun gözleriydi sanki…

Diğer elimle göğsümü avuçlarken, parmaklarımı içime kaydırdım. Burak’ın ellerinin Nihan’ın saçlarında yumruk oluşunu izlerken, heyecandan kendimden geçtim adeta. Oradan uzaklaşmam gerektiğini biliyordum, ama bir adım bile atacak durumda değildim. Olduğum yerde kendimi parmaklarken, Burak gözleri amımda, inleyerek boşalmaya başladı. Bu görüntü benim de çözülmemi sağladı ve durduğum yerde titreye titreye orgazm oldum. Ses çıkarmamak için dudaklarımı ısırıyordum. Ama artık gitmem gerekiyordu, Nihan her an ayağa kalkıp beni görebilirdi.

Son sarsıntı da geçerken gözlerimi açıp, Burak’a tekrar baktım. Halen açlıkla bana bakıyordu. Göz gözeyken, amımdan çıkardığım parmaklarımı ağzıma sokup, kendi zevk sularımı yalayıp emdim. Burak gözü dönmüş bir şekilde gözlerinden ateşler çıkarak bana bakarken, ben sessizce odama geçip kapıyı kapattım. Çırılçıplak bir şekilde yatağa girip, uykuma kaldığım yerden devam etmeye karar verdim. Belki de rüyamda aynı hazzı tekrar yaşayabilirdim. Elim amımda uyuyakaldım…

Ama tuhaf bir rüya gördüm. Rüyamda, hiç tanımadığım yakışıklı biriyle Lüx bir restorandaydım ve garsonumuz Burak’tı. Yemeğimizi yedikten sonra, o yakışıklı beni Burak’ın gözleri önünde masaya domaltıp sikmeye başladı. Fakat nedense o yakışıklının kim olduğunu anlamaya çalışırken uyandım. Sevgilim Onur ben uyurken gelmiş, soyunup yatağa girmiş ve bana sarılarak uyumuş. Yarı sert siki arkadan amıma dayanmıştı. Belki başka zaman olsa sikini kaldırıp amıma sokar, kendimi ona siktirirdim, ama aklım halen akşamüzeri yaşananlarda olacaktı ki, içimden gelmedi. Gördüğüm rüyanın etkisiyle olsa gerek acıkmıştım. Yataktan çıkıp, üzerime saten sabahlığımı geçirdim. Mutfağa geçip birşeyler atıştırmak, sonra da yatağa dönmekti niyetim…

Buzdolabının üzerinde Nihan’dan bir not buldum. Duygu’nun haftasonuna kadar gelmeyeceğini, sevgilisiyle birlikte Ankara’ya gittiğini, kendisinin de gece kütüphanede olacağını, ertesi gün sınavdan sonra da teyzesine geçeceğini yazmıştı. (Teyzesi bizimle aynı şehirde oturduğundan arada ziyaretine gider, bir iki gece kalıp dönerdi). Onur’un asistanlığını yaptığı hocayla birlikte seminere gideceğini bildiğinden, yalnız kalmak istemezsem onunla gelebileceğimi, teyzesinin çok sevineceğini yazmıştı.

Zaman zaman yalnız vakit geçirmekten hoşlansam da, gece evde yalnız kalma fikri çok hoşuma gitmiyordu. Nihan’a katılmaya karar verip vermeme işini yarına bırakıp, dolaptan bir muz alarak odaya döndüm. Okuma lambasının ışığını yakıp, bir yandan muzumu yerken, bir yandan da kitabımı okuyordum. Kapının yavaşça açılmasıyla bir an tedirgin oldum ve yerimden sıçradım. Gölgenin içeriye bir adım atıp kim olduğunu göstermesi ve Onur’un uyanarak, “Ne oldu aşkım?” demesi aynı anda oldu.

Burak’ın halen evde olduğunu düşünmediğimden korkmuştum, ama aynı anda kafamda beliren görüntüler yüzünden de sersemlemiştim. Onur’un uyanmasıyla Burak tekrar geri çekilip kapıyı kapatırken, ben, “Hiç. Hiçbir şey olmadı!” diyerek Onur’un dudaklarından öpmeye başladım. Yan gözle de kapıyı kesiyordum, Burak odamdan çıkarken kapıyı tam kapatmamış, hafif aralık bırakmştı. Önce örtüyü üzerimizden atıp, Onur’un sikini kavradım. Onur zevkle inlerken, ben sikini sıvazlayarak, “Neden geldiğinde sokmadın bunu içime, nasıl ıslağım görmedin mi?” diyerek daha da azdırdım onu. Hem onu, hem de Burak’ı. Burak’ın kapı aralığından bizi izlediğini adım gibi biliyordum çünkü…

Bir elimi amıma sokup, sularımla ıslanmış parmaklarımı havaya kaldırdım. “Bak nasıl ıslandım!” diyerek, hem onun, hem de Burak’ın görebileceği şekilde ışığa tuttum. Sonra parmaklarımı ağzıma götürüp yaladıktan sonra, bu sefer onun ağzına soktum. Onur azgınca parmaklarımdaki sularımı emerken, diğer elimle sikini tekrar tekrar sıvazladım. Sonra yavaşça üzerinde kayıp, göğüslerini, karnını ve kasıklarını yalaya yalaya aşağı indim. Ve artık taş gibi olmuş sikini ağzıma aldım. Onur’un koca sikini yalayıp emerken, bir yandan da domalmış vaziyette amımı ve götümü resmen Burak’a seyrettiriyordum…

Sevgilimin sikinin başından zevk suları damladıkça, ben daha bir iştahla emiyor, bir elimle taşaklarını ovarken, diğer elimle alttan kendimi parmaklıyordum. Bütün bunları yaparken izleniyor olmak beni öyle heyecanlandırmıştı ki, amımdan sızan sularım bileğime, oradan da yatağa damlıyor, parmağımın her giriş çıkışında şıpır şıpır ses çıkarıyordu. Onur acı çeker gibi inleyerek, “Yeter, içine girmek istiyorum, devam edersen dayanamayacağım aşkım!” deyip, beni yukarı çekti ve bir hamlede üzerime çıkarak sikini amıma soktu. Dayanacak hali kalmamıştı…

Onur sert darbelerle beni sikerken, ben hafifçe doğrulup kapıya baktığımda, Burak tekrar kapıyı açıp, bir adım atarak ışığa geldi. Sikini eşofmanından çıkarmış sıvazlıyor, nerdeyse morarmaya başlayacak olan siki dev bir canavar gibi elinde gidip geliyordu. Burak’ın sikinin bu kadar mükemmel olabileceği daha önce hiç aklıma gelmemişti. (Onur’un aksine, Burak iriyarı ve kaslı değildi ve daha bebeksi bir yakışıklılığı vardı, belki de bu yüzden). Onur delirmiş gibi amımı sikerken, Burak bir adım daha atma cesareti göstererek, sandalyenin üstüne bıraktığım saten sabahlığımı eline aldı, kokladı. Ben orgazmın ilk sarsıntılarını hissetmeye başladığım sırada, Burak Onurla aynı anda boşalmaya başladı. Onur döllerini içime fışkırtırken, Burak da beyaz sabahlığımı dölleriyle suluyordu. Öylesine tahrik olmuştum ki, orgazmımı durduramıyordum adeta…

Onur sonunda tükenip yarı yarıya üzerime yığıldığında, ben halen tir tir titriyordum. Son bir kuvvet başımı kaldırıp Burak’a baktığımda, dudaklarını oynattı ve ses çıkarmadan (Yarın!) dedi. Başka bir şey söylemesine gerek yoktu. Zaten onun o azmış dimdik sikini gördüğüm anda kendimi ona siktirmeye karar vermiştim. Başımla (Tamam!) işareti yapmamla Burak’ın yüzünde mutlu bir gülümseme belirdi ve sessiz bir öpücük göndererek usulca sıvıştı odadan. Ben de ışığı kapatıp, kendimi yorgunluğa teslim ettim…

Tekrar uyandığımda sabah olmuştu. Onur giyinmiş, saatini koluna takıyordu. Uyandığımı görünce eğilip dudaklarımdan öptü ve “Nihan sana not bırakmış aşkım, kızların ikisi de evde olmayacaklarmış, Nihan onunla birlikte teyzesine gitmeni teklif ediyor. Git istersen aşkım, iki gün ben de yokum, yalnız kalmamış olursun!” dedi. Gece evde yalnız kalmaktan hoşlanmadığımı herkes biliyordu. Ama zaten yalnız kalmayacağım için bu hiç umurumda değildi. Onur’a, bu fırsatı değerlendirip final için hazırlayacağım maket üzerinde biraz ön çalışma yapacağımı, yalnızken daha iyi konsantre olabileceğimi söyledim. Bu bahanem işe yaramış, Onur’u ikna etmiştim. Aynı şekilde Nihan’ı da kandırmam çok kolay olacaktı. Onur çıplaklığımla tekrar tahrik olmaya başlayınca, geç kalmamak için apar topar yanımdan fırlayıp, hızlıca bir öpücük verdikten sonra evden çıktı…

Dün geceki sevişmenin yorgunluğuyla ve halen sabahın körü olması sebebiyle yatakta dönüp, karnımın üzerine uzanarak, tekrar uykuya dalmaya çalıştım. Ama bir süre uykuyla uyanıklık arasında gidip geldikten sonra vazgeçip yataktan çıktım. Çırılçıplak vaziyette mutfağa gittim. Burak’ın gelmesini beklerken yiyecek birşeyler arıyordum. Ekmek kızartma makinesine iki dilim ekmek koyup, çilek reçeli kavanozunu almak için dolabın içine eğilmiştim ki, kapıda bir tıkırtı duydum. Bir an için Burak’tan başka birinin gelmiş olabileceğini düşünüp endişelensem de, “Özgee!” diye seslenen oydu. Yüzümde muzip bir gülümsemeyle doğrulup tezgahın üstüne çıktım ve bacak bacak üstüne attım. Elimdeki çilek reçeli kavanozunun kapağını açıp, bir parmağımı içine daldırdım…

Burak mutfağa girdiği anda beni çırılçıplak vaziyette parmağımdaki çilek reçelini yalarken gördü. Azgınlıkla üzerime doğru gelirken, “Sen beni öldürmek mi istiyorsun orospu? Yetmedi mi işkencelerin? Aylardır seni hayal ederek Nihan’ı siktiğim yetmezmiş gibi, banyodan çırılçıplak çıkıp gözümün önünde kendini parmakladın, o da yetmedi gözümün önünde Onur angutuna siktirdin kendini!” diyerek, bir yandan soyunuyor, bir yandan da her cümlenin arasında duraksayıp, ağzına en yakın vücudumun hangi noktası varsa oramdan öpüyordu. Sonunda çırılçıplak kaldığında, beni kucakladığı gibi tezgahtan indirdi. Minyon yapılı bir kız olmama rağmen beni bu kadar kolay kucaklayabilmesine şaşırmıştım. Neşeyle bir kahkaha atıp, “Ama açım been!” diye bağırdım. Burak amımı avuçlayarak, “Ben de açlıktan ölmek üzereyim, önce sen beni doyur, sonra ben seni doyurmasını bilirim!” dedi ve kucağına alıp odama götürdü…

Deli gibi öpüşerek kendimizi yatağa attık. Onun elleri benim vücudumun her yerinde, benim ellerim de onun vücudunun her yerinde geziniyordu. Siki yine devasa boyutlara ulaşmış, elimin altında nabız gibi atıyordu. Tadına bakmak için ölüyordum adeta. Üzerinde vücudumu kaydırıp sikine ulaşmak istediğimde beni durdurdu ve “Ağzın sikime değdiği anda boşalırım, bu anı çok uzun zamandır bekliyorum, dur lütfen!” dedi. Sesi, aldığı zevkten dolayı kalın ve hırıltılı çıkıyordu. Öyle bir açlıkla bakıyordu ki bana, bu isteğimi daha sonraya bırakmaya karar verdim. Onun yerine üzerine çıkıp, sikini amıma sokmadan üstüne oturuverdim. Öylesine ıslaktım ki, am dudaklarımın arasında ileri geri kaydırırken şapır şapır sesler çıkıyordu…

Hem kendimi, hem onu delirtiyordum. Dişlerini öyle bir kenetlemişti ki, kendisine zarar vermesinden korktum. Birden beni üzerinden indirip yatağa sırtüstü yatırdı ve üzerime çıktı, aşağı doğru kayarak memelerimi yalayıp öpmeye ve emmeye başladı. Bir yandan eli de amımda çalışıyor, beni her taraftan istila ediyordu. Aldığım zevkten inlemeye, adını sayıklamaya başlamıştım ki, ağzı daha aşağı doğru hareketlenmeye başladı. Karnımı yalayıp, kasıklarımdan aşağı inerek amımın üstüne geldi. Amımın dudaklarını ayırmadan içinden sızan am suyumu yaladı. İçime girmesi için deliriyordum artık, ama roller değişmişti şimdi, o beni delirtiyordu…

Am dudaklarımı dokunulmadık yalanmadık yeri kalmayacak şekilde somurdu öptü. Sonunda artık dayanacak gücüm kalmamıştı ki, bacaklarımı sertçe iki yana açarak amımın içini gözler önüne serdi. Bakışlarıyla buluştuğum kısacık anda gözlerinde öyle bir mutluluk gördüm ki, kalbim tekledi resmen. Ağzını amıma dayayıp, dilini deliğime sokmaya, öpüp emmeye başladı. 16 yaşımdan beri erkekler amımın tadına bakmak için ayaklarıma kapanıyorlardı nerdeyse, ama böyle bir açlıkla saldıran ve böylesine zevk veren hiç olmamıştı. Susuzluktan ölmüş gibi yalayıp yutuyordu am sularımı…

Artık dayanabileceğim sınırı çoktan geçmiştim. Bağırarak, adını söyleyerek orgazma ulaştım. Gücüm tükenip, zar zor nefes alacak hale geldiğimde, Burak halen usul usul amımı öpüyor, kokumu içine çekiyordu. Parmak uçlarıyla amımı okşayıp, halen titreyişini seyrediyor, ara ara sanki kendine engel olamıyormuş gibi uzanıp dilinin ucuyla klitorisime dokunuyordu. Manzara öyle erotikti ki, yaşadığım hazzı ona da yaşatma isteğiyle dolup taştım resmen. Saçından tutup çekiştirdim, yukarı gelmesini sağladıktan sonra dudaklarından uzun uzun öptüm. Kendi tadımı onun dudaklarından almak mükemmel bir histi.

Elimi sikine götürüp kavrarken kulağına fısıldadım, “İlkini bana bırak, sonra istediğin kadar çok, istediğin gibi sikebilirsin beni, ama bu sefer bana istediğimi ver!” diye. Dudakları dudaklarımda, ağzımın içine doğru inledi. Aynı anda avucumdaki sikinin başından birkaç damla aktı. Kafamı kaldırıp aşağıya baktığımda, şişmiş ve morarmış başının ucunda parlayan beyaz sıvı ağzımı sulandırdı. Üzerinde kayarak hedefime ulaştım. Şişmiş damarların üzerinde dilimi gezdirerek ucuna ulaştım. Tam ucundaki deliğe dilimle bastırıp koca kafasını ağzımın içine aldığımda, acı bir inleme eşliğinde biraz daha sıvı aktı ucundan. Zevkle hepsini yalayıp yuttum. Sonra daha fazlası için emerken, diğer elimle taşaklarını sıvazladım. Avucumda hissettiğim şişkin topları usulca sıkıştırdım…

Bir elimle sikini kökten uca sıvazlarken, diğeriyle taşaklarını avuçlayıp bırakıyor, parmaklarımı taşaklarının alt kısmındaki hassas deride gezdiriyordum. Ağzım halen sikiyle meşgul, aşağı yukarı inerken, adeta kendi ağzımı beceriyordum. Bir süre sonra nefessiz kaldığımı hissettiğimde, sikini ağzımdan çıkarttım. Yine de ondan uzak kalamıyordum. Yalaya yalaya ve emerek dibine kadar indikten sonra, şişmiş toplarından birini ağzıma aldım. Dişlerimi değdirmeden, dilimle damağım arasında usulca sıkıştırıp emmemle, Burak’ın adeta kükremesi bir oldu. Beni tuttuğu gibi altına alarak, tek hamlede içime girdi. Bir anda kazığa oturtulmuş gibi hissettim. Aynı anda hem muazzam bir zevk, hem de acı hissettim. Burak ise içimde gidip gelirken kesik kesik nefes alıyordu.

Bir dakika bile dolmadan tekrar orgazmın eşiğine gelmiştim. O kadar hızlı ve sert bir şekilde içime girip çıkıyordu ki, zevkten ölmek üzereydim. Ona da aynı zevk ve acı karışımını hissettirebilmek için, siki amımın derinliklerindeyken kaslarımı gererek onu sıkıştırıyor, geri çekilirken sikini adeta sağıyordum. Orgazm sınırını aştığım o anda dişlerimi boynuna geçirmekten kendimi alamadım. Bu hareketimle birlikte o da boşalmasını daha fazla engelleyemedi ve içimi dölleriyle doldurdu. Çok uzun süredir kendisini zaptetmeye çalıştığı için bitmek bilmiyordu. Sonunda nefes nefese üzerime yığıldığında, ikimizin de bir milim kıpırdayacak halimiz kalmamıştı.

10 dakika kadar kıpırdamadan sadece nefeslerimizi düzene sokmaya çalışarak öylece yattık. Sonunda Burak üzerimden hafifçe doğrulup, çenemden tutarak kendisine bakmamı sağladı. Gözlerim yarı yarıya kapalıydı. Bense yorgunluktan ve peşpeşe gelen orgazmların etkisiyle beynimi tam olarak kullanamıyordum. Burak gözlerimin içine bakarak, “Seni artık bırakamam! Asla, ama asla! Ellerimi senden uzak tutmaya çalışmaktan bıktım! Bu zevki tattıktan sonra artık daha azıyla yetinemem! Seni o göt herife de bırakmam artık! Seni zevkten inletecek tek kişi benim, anladın mı beni! Altımda hep böyle zevkle inleyeceksin, söz veriyorum! Aşığım sana, duydun mu beni! Sikimi amına daldırmadan bir gün bile geçirmek istemiyorum, duydun mu beni! Benim olacağını söyle! Hadi söyle!” dedi.

Son gücümle, “Tamam.” diyebildim. Uykunun kollarına kendimi teslim ederken, dudaklarımda dudaklarını hissettim. Ona yalan söylediğimi o anda bile biliyordum, ben seks için doğmuş bir kadındım ve Burak hiçbir zaman hayatımdaki tek erkek olmayacaktı!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir erkeğin gizli dünyası–ALIŞVERİŞ DEVAMI

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir erkeğin gizli dünyası–ALIŞVERİŞ DEVAMI
O gece bizim için yeni maceralara attığımız ilk adımdı.Çünkü yeni evlendiğim karımla aramızda ki bir duvarı yıkmış güven konusunda bir adım ileri gitmiştik.Şimdi bu süreçte nasıl ilerlememiz gerektiğine karar vermeliydik.Bunun için de karımla konuşmam gerekiyordu…

karımı koltuktan kucakladığım gibi yatak odasına götürdüm.onu yatağa bıraktıktan sonra bence içecek birşeyler almak için odaya tekrar döndüm.iki bira ve birazda meyve hazırlayıp tekrar yatağa döndüm.İkimizde yatak sohbetlerini çok seviyorduk.o yüzden onu yatak odasına götürmek istedim.
ben yatak odasına girdiğimde oda altına iç çamaşırını geçirmiş yatakta uzanıyordu.elimde ki tepsiyi görünce gülümseyerek kocam karısına iyi bakıyor diye seslendi.bende o benim herşeyim diyerek yanına uzandım.Biralarımızdan birer yudum aldıktan sonra da sırt üstü uzanmış karımın pürüzsüz teninde parmaklarımı dolaştırmaya başladım.ikimizde sessizce uzanmış müzik dinliyorduk.
bu sırada parmaklarım bacaklarından göbeğine çıktı.tam orada durup karıma seslendim.biliyor musun,sana benimle ilgili hiç bilmediğin bişe itiraf edeceğim.benim için bir kadının en özel yeri göbeğidir.neden bilmiyorum ama bana çok sevimli geliyor.başımı oraya koyup yatmak bana huzur verir dedim.oda sen çok garip bir adamsın,duyacağım hiç bir şey beni şaşırtmıyor artık dedi.
bende, birbirimiz hakkında birçok şeyi bilmiyoruz ama zamanla keşfetmek çok eğlenceli olacak birbirimizden sıkılmak için uzunca bir süre sebebimiz olmayacak dedim.oda haklısın derken dudaklarıma küçük bir öpücük kondurmuştu.
hadi dedim.başla…
neye başlayayım diye sordu karım.
bana ne sormak istersen sorabilirsin.istediğin herşeyi sorabilirsin.bu gece dürüstlük gecemiz olsun dedim bende.
karım ise,peki ozaman şöyle yapalım.bu gecenin konusu seks ve fantaziler olsun.bu gece sadece seksle ilgili konuşalım dedi.
bende bana uyar dedim.peki ahlak sınırı var mı dedim gülerek:)?
oda sınır yok ama dürüst olacağımıza söz verelim önce dedi.
bende anlaştık diyerek hadi ilk sen başla o zaman dedim.
birasından bir yudum aldıktan sonra o meşhur soruyla başladı karım.
kaç kişiyle birlikte oldun hayatın boyunca tahminen? hatırlıyor musun ?
🙂 güldüm.klasik sorularla ortamı ısıtmak istiyorsun öyle mi dedim.hadi cevap ver sırada bir sürü sorum var dedi.
tam hatırlamıyorum ama 30 u geçmiştir dedim.
tamam sıra sende dedi bana.bende biraz düşündükten sonra,
bana yaşadığın en ahlaksız seks anısını anlat dedim.
yuh aq ilk sorudan böyle giriş mi olur dedi omuzuma vururken bende güldüm tabi:) pardon aşkım çok yavaş ilerliyorduk dedim bende:)
ee cevabın dedim..karımda bir dikişte kalan birasını bitirip,dur o zaman kendime bi bira alayım o sırada düşüneyim hem diyerek yataktan atladığı gibi çıktı odadan.
onun gitmesiyle bende kendime bir sigara yakıp onu beklemeye başladım.
ve bir süre sonra karım elinde birasıyla kapının eşiğine yaslanıp bana bakarak dedi ki,
bu gece konuşulanlar bu geceye ait olacak sonradan kızmak uzatmak yargılamak sorgulamak yok ama tamam mı dedi.tamam karım söz verdik ya herşey geçmişte kaldı birbirimizi yaşanmış şeyler için kıracak değiliz ya dedim.
tamam ozaman dedi birasından bir yudum daha aldı.sırtını kapı eşiğine yaslamış karımın göğüsleri loş ışıkta öyle seksi görünüyordu ki..uçlarının iriliği nefes alışverişinde inip kalkmaları sikimi tekrar kaldırmıştı.nerdeyse oyunu yarıda bırakıp karıma tekrar saldıracaktım ki…
karım yanıma gelip yataga oturdu.ve bi keresinde bi gecede üç farklı erkekle birlikte olmuştum dedi.
en ahlaksızı buydu sanırım dedi utanmış gibi yüzünü kapatarak.
yuh dedim.nasıl oldu ki o? grup seks mi dedim şaşırmış gibi ?
yok hayır.daha da kötüsü dedi.
nasıl yani anlatsana hadi dedim.tamam hiç lafımı bölme bitene kadar dinle o zaman dedi.
biz birgün kız arkadaşımla marmarise gitmiştik dedi.gençlik yıllarıydı işte nerde akşam orda sabah.akşama kadar deniz güneş,akşamda kafamıza göre bi bara gidip takılıyorduk dedi.
neyse böyle bir kaç gün geçmişti ki,bir gece bi bara gittik dedi.orda dans ederken çok yakışıklı bi çocukla tanıştım,gece de bizi evlerine davet ettiler dedi.nasıl yani kaç kişilerdi ki diye ben sordum bu defa.karım da üç dört arkadaşlardı işte istanbuldan gelmişler hepside kafa dengi kibar ortam çocuklarıydı dedi.bide böyle rahatsız edici tavırları yoktu herkes kendi halinde tiplerdi dedi.
ee devam et deyince,işte böyle onlarla o gece yazlıklarına gittik.sonra içmeye orda devam ettik dedi.
sonra içlerinden birisi sigara çıkartıp sarmaya başladı.bizde birer ikişer nefes içtik işte dedi.
sonra gece baya geç oldu,hepimizin kafası güzeldi ama ben kolay kolay sarhoş olmam dirençliyimdir yani,baktım etrafa biri biyerde biri diğer tarafta sızmış yatıyordu dedi.bende susadıgım için mutfağa doğru kalkıp gittim.tam içeri girecekken bu barda hoşlandığım çocuk elinde bi hap suyla onu içiyordu dedi.sonra yanına yaklaştım o kadar içki içtin dokunmasın o içtiğin neydi diye sordum.hani ben ağrı kesici flan mı acaba diye düşündüm dedi.ben güldüm o sırada tabi:) ee neymiş ya dedim?
yok ağrı kesici değilmiş.istersen bi tane de sana vereyim uyku bastı bu enerji verir deyince bende biraz cahillik biraz delilik birazda gençliğin verdiği cesaretle ver bende içeyim diyerek aldım bi tane suyla içtim hemen dedi.neyse çıktık mutfaktan salona geçtik tekrar.15 20 dkka geçmişti ki baktım herkes biyerde bayılmış uyuyor.bende biraz mayışmıştım ki kalkıp dışarı çıkayım biraz hava alırsam açılırım diye düşünmüştüm dedi.neyse ben çıkınca bu hoşlandığım çocukta peşimden geldi dedi.
biz orda onunla sevişmeye başladık bir süre,sonra bir anda bana bişeler olmaya başladı dedi.
ben güldüm yine tabi:) ee sonra dedim?
böyle içimde bi titreşimler bi baş dönmesi kollarıma doğru hızlı bir uyuşma flan..panik oldum çocuktan ayrılıp ayağa kalktım.inan çok korkmuştum hatta öleceğimi bile düşündüm o an dedi.
beni böyle panik gören çocukta geldi elimi flan tutup sakin ol iyisin bişeyin yok panik olmak uyuşukluk gececek diyerek beni sakinleştirmeye çalışıyordu dedi.gerçekten de dediği gibi oldu.kalp çarpıntım bir anda duruldu,uyusukluk geçmedi ama inanılmaz bir enerji doldum.yerimde duramıyor sürekli koşturmak hareket etmek istiyordum dedi.
ve o enerjiyle çocuğu kolundan tuttuğum gibi yukarı odaya çıkarttım sonrada onunla sevişmeye başladık dedi.ben ilk defa bu kadar kendimden geçmiş gibi seks yapıyordum,ve gerçekten çok haz alıyordum bütün sinir uçlarım uyarılıyordu sanki,inanılmaz bir zevk inanılmaz bir haz yaşıyordum dedi.ama çocuk çok kısa sürede boşaldı ve birdaha da sertleşemedi dedi.biraz bekledim ama baktım o sızmaya başlıyordu benimde hiç uykum yoktu giyinip duşa gireyim diye aşagı indim tekrar dedi.
duş ne alaka flan dedim ben oda ya aslında o an aklımda yoktu ama vucudum çok sıcak geldi bana ılık suya girersem biraz serinlerim diye düşünmüştüm dedi.
sonra alt kata indim tam banyoyu bulup girmiştim ki içerde birinin ayakta klozete işediğini gördüm.ama o kafayla hiç geri çıkmak içinde yeltenmedim gayet sakin birşekilde ben duşa girecektim diye banyonun perdesini açıyordum dedi.ee sonra dedim.
perdeyi açıp suyu ayarlarken başımı çevirip işeyen çocuğa baktım dedi.işini bitirmiş ama çıkmayıp bana bakıyordu öylece dedi.o bana bakınca dikkatlice bende şöyle bi üstüme göz gezdirdim ki..o anda şok olmuştum dedi.niye ki diye sordum ben tabi..
ya ben odadan nasıl çıktım hiç hatırlamıyorum bile,altımda iç çamaşırı üstümede tşörtü sütyensiz takıp öylece çıkmışım,bu çocukta beni öyle görünce ağzı açık bana bakıyordu işte dedi.
o an sevgiyi öyle bir hayal ettim de…ben olsam saldırırdım sana dedim gülerek.
oda öyle yaptı zaten dedi.nasıl yani deyince, bir anda bana saldırdı işte dedi.
ee sen ne yaptın peki dedim?
verdim ona orda dedi.(kişisel blogum,birerkegingizlidunyasi13blogspot)
yuh be karım bu kadarda açık sözlü olmasaydın keşke dedim biramdan içerken.napim dürüst olacağız demedik mi hem oldu bitti işte geçmiş geçmiştir dedi.
tamam bişe demedim.devam et hadi sen dedim bende.
sonra başladı tekrar,çocuk beni öyle görünce bir anda üstüme atladı,göğüslerimi flan sıktı bir yandan da kalçalarımı okşuyordu ben zaten kötüydüm karşı koyacak gücüm yoktu ama bende zaten çok zevk almıştım ve bir anda onunla sevişmeye başladık işte.tabi onunk**e çok uzun sürmedi bir iki git gelden sonra içimden çıkıp yere doğru boşaldı.zaten boşalır boşalmaz ben çamaşırımı giyip çıktım ordan.onu da orda bırakmıştım dedi.sonra ne yaptın peki dedim.
ya üstümü başımı farkedince tekrar odaya gideyim diye yukarı çıktım.ama üç tane kapı vardı.hangisi bizim oda karıştırdım biran.bende birinden içeri girdim.baktım sağa sola şansıma doğru odaya girdim diye düşünüp yorganı açtım ve yatağa yattım.ee dedim ben gülerek:)?
evet yanlış odaymış aq dedi.yatağa yatınca yatakta ki çocuk gözünü açtı bana baktı.tabi şaşkın şaşkın sen kimsin der gibiydi.bende o an yanlış odaya girdim diyemedim tabi.güldüm ona boş boş bakarak.gerçekten salakça bir durumdu çünkü bozuntuya vermek istemedim dedi.
sonra arkamı ona dönüp uyumayı düşündüm.ama bir süre sonra çocuğun sikini kalçalarımda hissettim.ne ara soyundu çıplak mı yattı anlamamıştım ben dedi.ama sikini kalçalarımda hissettiğim an bir süre sessizce bekledim belki istemediğimi düşünüp devam etmez diye dedi.ama benim hareketsiz kalmamdan cesaret bulup kilodumu kenara kaydırıp bir anda içime sokmak için zorlamaya başladı dedi.o anda anladım ki kurtulamayacaktım ama bu içtiğim her ne boksa herşey bana öyle çok haz veriyordu ki,karşı koymak bir yana ben bile istiyordum o anda seks yapmayı dedi.
ve üçüncü çocuklada yatakta birlikte oldum,ama bu digerleri gibi değildi,beni bir saat bırakmadı,ve bu bir saatte üç defa boşalmasına rağmen siki hale çok sert görünüyordu dedi.
ama artık içim kurumuş ve canım acımaya başlamıştı zaten saatler ilerledikçe bende ayılıp ne yaptığımın farkına varmıştım.o odadan çıkıp arkadaşımı bulup onuda kaldırdım dedi.ve biran önce kendimizi dışarı atıp biraz yürüyüp bir taksi bulup otele zor attık kendimizi.sonrada zaten tatilimiz bitmişti eve geri döndük diye anlattı karım yaşadıklarını bana.
ben ise onu dinlerken ikinci biramıda bitirmiş kafam iyice güzel olmuştu.
anlattıklarından mı yoksa karşımda heykel gibi duran vücudundan mı etkilendim bilmiyorum ama sikim taş kesilmişti yine.
ve yeni bir soru sormadan başını tutup sikime doğru bastırdım.oda hiç itiraz etmeden ağzının içine alıp emip yalamaya başladı..
bir süre sonra tam boşalacaktım ki,sikimi ağzından çıkartıp şimdi sen cevapla aynı soruyu dedi.ve tekrar sikimi ağzına alıp yalamaya devam etti.
ben biraz düşündüm ve grup seks yaptım dedim.
ama kiminle ve nerede olduğunu anlatmadan karımın ağzından sikimi çıkartıp onu yüz üstü yatağa yatırdım.bir hamlede de üstüne çıkıp iç çamaşırını dizlerine kadar sıyırdım.
kalçalarını ellerimle ayırırken karımın amı görünmüştü arasından.ve sikimi içine doğru sokup kalçalarını tekrar bıraktım avuclarımdan..dibine kadar soktuğum sırada inlerken karım ikinci soruyu sormuştu.kiminle yaptın ve nerede?
ben bu soruya cevap vermek istemiyordum aslında henüz bunun için erken olduğunu düşünüyordum ama karım kalçalarını yukarı doğru kaldırıp beni kudurturken bir yandan da hadi cevap ver diye inliyordu.bende bir anda eski karımla diyerek karımın içine doğru spermlerimi boşaltmaya başladım..
ve o anda başımı kaldırıp sevgiye baktığımda,başını arkaya çevirmiş put gibi bana bakıyordu iri gözleriyle…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

otobus macerasi 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

otobus macerasi 1

Merhaba benim adım Duygu, İstanbul da yaşıyorum ve Maslakta bir alış-veriş mağazasında satış sorumlusu olarak çalışıyorum. 23 yaşında 1.70 boyunda ideal denebilecek ölçülerde bir bayanım. Siyah dalgalı saçlarım ve yemyeşil gözlerim var. Çevremdeki insanlar çok güzel olduğumu düşünsede, bu güzelliğimi kullanıp çok fazla erkek arkadaş edinemedim. Bu güne kadar sadece iki erkek arkadaşım oldu ve ilk cinsel deneyimimi ikinci erkek arkadaşımla yaşadım. Şu anda hala onunla beraberim
ve onun benim bu yaşadığım olaydan haberi yok.

Dediğim gibi Maslakta çalışıyorum ve evim iş yerime bir hayli uzak, yaklaşık bir saatlik bir otobüs yolculuğuyla işe gidip geliyorum. Otobüs kullanmamın sebebi iş yerinin servislerinin benim oturduğum yere gitmemesi. Çalıştığım yerde bayan reyonunda görevli olduğumdan giyimime diğer çalışanlara oranla daha fazla dikkat etmem gerekiyordu. Genelde mini etek giyiyordum, tabi kış ayları hariç. O gün üzerime siyah mini eteğimi, siyah bluzumu ve onları tamamlayan siyah klasik kesim ceketimi giymiştim. Altıma çorap giymemiş ayakkabı olarak ta yine siyah diz altına kadar uzanan deri çizmelerimi giymiştim. Bu kıyafetle tam bir iş kadınına benzemiştim. Yine her zaman olduğu gibi işe gittim ve o sıkıcı günlerden birini geçirdim. Saat 6 gibi işten çıktım ve otobüs durağına gidip beklemeye başladım. Eğer trafik çok sıkışık değilse otobüsüm genelde 6:30 gibi geliyordu, yani yaklaşık yarım saat kadar bekleyecektim. Hava kararmaya başlamıştı ve hafif hafif yağmur yağıyordu. Akşam saatleri olmasına rağmen hava sıcaktı. Ben dalmış, gelip geçen arabaları seyrederken yarım saat süren bu sıkıcı beklemem sona ermiş ve otobüsüm gelmişti. Benimle birlikte aynı otobüse binmeyi bekleyen bir kadın ik**e adam vardı. Hep beraber otobüse doğru yürümeye başladık. İlk önce diğer kadınla ben binecektik otobüse, ikimiz yan yana duruyorduk ve ben ona yol verdim. Kadın ikinci basamağa adım attığında kalçamın sağ tarafında bir şey hissettim. Hemen başımı çevirip baktım, birde ne göreyim kadının çantası eteğime takılmış ve kadın basamakları çıktıkça eteğimde yukarı belime doğru kalkıyor. Ani bir hamleyle kadının çantasını tuttum ve eteğimin daha fazla kalkmasını engelledim. Ama biraz geç kalmıştım, eteğim çoktan belime kadar gelmiş ve kalçalarım açılmıştı. Altıma giydiğim beyaz iç çamaşırım arkamdaki iki adamın gözleri önündeydi. Önümdeki kadının şaşkın bakışları arasında eteğimi çantasından kurtardım ve hemen düzelttim. Arkama bakamıyordum, çünkü çok utanıyordum. Hemen otobüse bindim. Akbili bastıktan sonra hemen uzaklaşmak istiyordum ve otobüsün en arkasına doğru ilerlemeye başladım. Bindiğim otobüs şu uzun körüklü otobüslerdendi. Bilenler bilir bu otobüslerin en arkasında koltuk yoktur. En arkaya geldim ve arka camın önündeki demire tutunup dışarı bakmaya başladım. O utançla oraya gelene kadar boş yer varmı yokmu fark edememiştim. Ama çok utangaç olduğumdan dönüp arkamı bakamıyordum çünkü o adamlarla göz göze gelebilirdim. Önümde yaklaşık bir saatlik bir yolculuk vardı ve bütün gün ayakta durmaktan çok yorulmuştum. Ne olursa olsun deyip arkamı dönüp baktım, benim gibi ayakta birkaç yolcu daha vardı yani hiç boş yer yoktu. Ama o iki adamı da göremedim, herhalde ön sıralarda boş yer bulup oraya oturmuşlardı. İçim rahatladı. Kendi kendime boş ver
deyip tekrar önüme döndüm ve dışarıyı izlemeye başladım.

Otobüs duraklarda durdukça içerisi bir hayli kalabalıklaşmaya başladı. Yağmurunda etkisiyle herkes otobüse doluşmaya başlamıştı. Otobüs iyice sıkış tepiş olmuştu ve anlaşılan bu yolculuk tam bir işkenceye dönüşecekti. Bunlar yetmezmiş gibi şansıma her tarafımda erkek vardı. Otobüsün en arkasında merdivenin hemen yanında duruyordum ve her tarafım sarılmış gibiydi. Konuşmalarından anladığım kadarıyla çevremde duran erkeklerin hepsi birbirini tanıyordu. Sayabildiğim kadarıyla 6 kişiydiler. Tahminim en büyüğü 24-25 yaşındaydı, yani aynı yaşlardaydık. Hepsinin çantaları vardı, herhalde antrenmandan yada spordan geliyorlardı. Hepsi yakışıklıydı, ama içlerinden biri gerçekten çok tatlıydı. O tam sağ arka çaprazımda duruyordu ve ben arasıra ona bakmak için sağa dönüyordum. Sonunda dayanamadım sağa dönerek yan durmaya başladım, böylece onu daha rahat görebilecektim. 1-2 dakika sonra onunda bana bakmaya başladığını fark ettim. İşkenceye dönüşeceğini düşündüğüm yolculuk hiç beklenmedik bir şekilde güzel geçmeye başlamıştı. 10 dakika kadar böyle geçtikten sonra istemsiz olarak kafamı başka bir yöne çevirdiğimde diğer oğlanları fark ettim. Neredeyse hepsi kaçamak bakışlarla bacaklarımı seyrediyorlardı. Bu beni çok rahatsız etti ve ne yapabilirim diye düşünmeye başladım. O an aklıma bir basamak aşağı inmek geldi, daha aşağıda olacağımdan bacaklarımı görmeleri daha zor olur ve belki vazgeçerler diye düşündüm. Ve hemen bir alt basamağa indim. İşe yaramıştı, bakışlar azalmıştı. Tekrar o oğlana dönüp baktığımda yanındaki iki arkadaşıyla fısıldaştığını gördüm ve hemen ardından arkadaşlarından izin isteyip yanıma geldi. Oda bir basamak aşağı inmiş ve tam yanımda duruyordu. Biraz utanmıştım ve hafifce ona arkamı döndüm. Heyecanlanmıştım, çünkü benimle konuşmak için geldiğini düşünüyordum. Tam o anda kalçamda bir şey hissettim ve irkildim. Oğlan hareketimi yanlış anlamış ve penisini kalçalarıma dayamıştı. Belk**e ben yanlış bir hareket yaptım, bilmiyorum. Oğlan penisini tam kalçalarımın arasına yerleştirmişti. Gerçekten şok olmuştum ve çok utanmıştım, ne yapacağımı bilmiyordum. Her tarafım erkeklerle sarılmıştı ve hepsi onun arkadaşlarıydı. Eğer bir şey yaparsam rezil olacağımı düşündüm ve bu kadar insanın içinde buna dayanamazdım, o yüzden katlanmaya karar verdim. Hava karanlık olduğu ve etrafım diğer arkadaşlarıyla çevrili olduğundan kimse beni göremiyordu, bende onlar dışında kimseyi göremiyordum. Arkamdaki oğlan artık sadece dayanmıyor yavaş yavaş hareket ediyordu. Utancımdan başımı çeviremiyordum, sadece dışarı bakıyordum. Diğer arkadaşlarının bizi izlediğini biliyordum. Bu işkence biran önce bitsin diye içimden dua ediyordum. Ama benim şansıma trafik dahada sıkışmış ve otobüs santim santim ilerlemeye başlamıştı. Ben aklımdan bunları geçirirken, oğlan birden iki elini kalçalarımın iki yanına koymuştu. Artık sadece dayanarak değil iki eliyle beni tutarak sürtünüyordu. Bu pozisyonda sanki oğlan beni becerir gibiydi. Arasıra bir elini hafif aşağı indirip çıplak bacaklarımı okşuyordu. Şu ana kadar hiçbir tepki vermemiş olmam onu dahada cesaretlendiriyor ve daha rahat hareket ediyordu. Artık iyice kıpkırmızı olmuştum. Otobüse binerken yaşadığım olaydan utanan ben şu anda 6 erkeğin arasında ne haldeydim. Oğlan arasıra hızlanıyor sonra tekrar yavaşlıyordu. Artık anlamıştım, oğlan boşalmadan bu sona ermeyecekti. Bunu kolaylaştırmak için bende kalçalarımı hareket ettirmeye başladım. Artık gözümü karartmıştım, bu biran önce bitsin istiyordum. Ama aynı zamanda korkuyordum da, çünkü arkamdaki oğlan işini bitirdikten sonra diğer arkadaşları onun yerine geçebilirdi. Kalçalarımı hareket ettirmem arkamdaki oğlanı iyice heyecanlandırmıştı, bunu nefes alış verişinden anlayabiliyordum. Bundan iyice cesaret alan oğlan sol elini yukarı doğru hareket ettirmeye başladı. Eteğimden sonra elini bluzumun içine soktu ve göğüslerime kadar çıktı. Yine büyük bir şok yaşıyordum. Daha ne kadar ileri gidebilir diye düşünmeye başladım. O ise tek eliyle sutyenimin üzerinden göğüslerimi okşuyordu. Elini yavaş yavaş sutyenimin içine sokmaya başladı. Artık göğüslerim onun avucunun içindeydi. Yavaş ve hassas bir şekilde onları okşuyordu. O an hafifce başımı arkaya çevirip diğer oğlanlara baktım. Hepsinin gözleri fal taşı gibi açılmış ve büyük bir zevkle bizi izliyorlardı. Tam o sırada arkamdaki oğlan elini hızlı bir şekilde bluzumdan çıkardı ve tekrar kalçama koydu. Aradan bir iki saniye geçmişti ki oğlan iki elini birden eteğimden aşağıya indirdi. Sonra yavaş yavaş iki eliyle eteğimi yukarı kaldırmaya başladı. Eteğimi belime kadar toplamıştı. Birden iki eliyle külotumu tuttu ve bir hamlede kalçalarımın altına kadar indirdi. Sonra tek eliyle iyice aşağıya doğru çekti. Külotumu tutabilmek için bacaklarımı birbirine kenetledim, ama biraz geç kalmıştım çünkü külotum çoktan ayak bileklerime kadar inmişti. Birden ayağımda bir el daha hissettim. Bu arkamdaki oğlan olamazdı çünkü o hala ayakta duruyordu. Arkadaşlarından biri eğilmiş ve ayak bileğime elini koymuştu. Ayak bileklerimden tutarak ayaklarımı teker teker havaya kaldırdı ve külotumu bacaklarımdan sıyırıp aldı. Eteğim belime kadar sıyrılmıştı ve altımda külot yoktu artık. Belimden aşağısı çıplak bir şekilde duruyordum artık oğlanın önünde. Çıldırmış olmalıydılar. Bir otobüsün içinde onlarca insanla beraberdik ve onlar külotumu çıkarıp almışlardı. Rezil olmuştum, çoğu yolcu beni görmüyordu ama çıplak kalçalarım 6 tane erkeğin önünde öylece duruyordu. Kim bilir benim hakkımda neler düşünüyorlardı. Bu iş nasıl sona erecek hiç bilmiyordum. Artık dönüşü olmayan bir yoldaydım, ne yaparlarsa yapsınlar katlanmak zorundaydım…….
(hikaye tamamen kurgusal, gerçekle bir alakası yoktur)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

HER ŞEYİN BAŞLANGICI ENİSE YENGEM VE MÜZİK ÖĞRETME

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

HER ŞEYİN BAŞLANGICI ENİSE YENGEM VE MÜZİK ÖĞRETME

Evet arkadaşlar serimize kaldığımız yerden devam edelim hayatım tümüyle değişmeye başlamıştı yengem ve müzik öğretmenim ile yaşadıklarım hayatımı değiştirmişti akşam yemeğinden sonra oturup düşünmeye olayların hala bir rüya olmadığını kavramaya çalışıyordum tabik**e rüya değildi artık bundan sonra olucakları iyi kontrol etmem gerekiyordu olaylar benim istediğim şekilde akmalıydı

Ertesi sabah uyandıktan sonra neler olucağını heyecanla bekliyordum kavga olayından sonra babam ve annem çok fazla sorgulamamıştı babam bana çok güvenirdi oyüzden yaptıysam sebebi vardır diyerek pek azarlayıp kızmazdı her konuda fikir alır ve danışırdı babamla olan ilişkilerim iyidi anlıcağınız sabah mutfağa geçtiğimde annem ile karşılaşmıştım
-Günaydın sultanım
-Günaydın aslan oğlum
Bu fasılları geçtikten sonra annemden güzel bir haber almıştım
– Bu gün ablan geliyor uzun süre bizde kalıcakmış
– Ooo Süper eğlencenin dibine vurucaz desene gene

Ablam aslında öz ablam değil çok küçük yaşta babamın ortağı trafik kazasında vefat ediyor o sıralar işlerimiz çok iyisi işler kötüyken yüzümüze selam vermeyen akrabalar selam verir olduğu için Ahmet amca akrabaları ile ilişkisini kesmişti bu yüzden kızını sahiplenen olmamıştı babamda rahmetli ortağını çok severdi kızını sahiplendi kardeş gibi büyüdük anlıcağınız daha sonra ablamı aramıştım
-Aloo ablam bize geliyor muşsun
– Evet kuzum akşama orda olurum öptüm araba sürüyorum diyip kapadı

Artık okul fastı gelmişti hazırlandım üstümü giyindim okuldan babama uyandırıp evden çıktım ama amacım bu sefer okula gitmek değildi en azından öğleden önce gitmicektim yengemin dairesinin kapısını tıklattım yengem beni görünce şaşırdı :
-Senin okula gidiyor olman gerekmiyor mu

– Öğleden sonra gidicem bu gün seni özledim. Demem üzerime yüzünde bir gülümseme oluştu
İçeriye geçtiğimizde çocuklar daha uyuyordu abim çoktan şirketine gitmişti yengem kahvaltı sofrasını topluyordu mutfak tezgahına yaslanıp iş yapması o dolgun kalçalarının taytının altında belli olması beni iyice azdırmıştı artık dayanamıyordum yengeme yavaşca sokulup arkadan sarılmıştım
-seni özledim dedikten sonra

-Dur deli oğlan etrafı topluyorum bekle bitsin çok mu azdın sen demişti

–Evet çok azdım senin düşünüyorum her zaman dedikten sonra arkadan yavaşca göğüslerini sıkmaya başlanıştım üzerindeki ince atlet memelerinden çıkan süt ile ıslanmıştı belinden tutup yüzünü bana çevirdikten sonra nefemsim hızlanmaya başlamıştı artık 1 tık daha ileri gitme zamanıydı yengemin nefes alış-verişleri iyice hızlanmıştı yavaşça dudaklarına uzanıp bir öpücük kondurmuştum hala kararsızdı ama 2. Ve 3. Öpücükte artık oda dayanamamıştı deli gibi karşılık veriyordu atletini çıkartıkdan sonra memelerini öpücükleri boğup emmeye hafif hafif ısırmaya başlamıştım tezgaha yaslanmış olan yengem kafasını yeriye salarak artık inlemeye başlamıştı düşünün tezgaha yaslanmış ve elleri kafamı saçımı okşuyor aldığı zevkten boynunu geriyor işte böyle devam ettikten sonra tekrar öpüşmeye başlamıştık iyice azdığını ve ıslandığını hissettiğimde kucağıma alıptezgaha oturtum
– hala aldığı zevkle ahhj napıyorsun tarzında hafif intilerler bana soruyordu
–Sadece çok zevk alıcaksın güven bana dedikten sonra

Öpüştükden bir süre sonra taytını çıkarmak için ellerimi beline doğru götürdüm taytını çıkardıktan sonra nefes alış-verişi hızlanmıştı kilodunu da çıkartıkdan sonra o tertemiz ter bir tüy bile olmayan herşeyi ile çok güzel mis gibi kokusu ile karşımdaydı yavaş yavaş am dudaklarını ısırıp emip bırakıyordum artık iniltileri iyice artmıştı ama durmaya niyetim yoktu ama kafamda garip sorular vardı yengem neden bu kadar azgın aklıma gelen iki seçenek vardı 1. Ya abim (yani kocası) yetersizdi yada başka birşeyler vardı aldatıyordu eğer ikincisi ise zaten kokusu çıkar diyip olayı fazla düşünmeyin zaten her iki türlüsüde benim işime gelirdi

Dahada azdırmak için uğraşıyordum. Bir yanda memeleri ile oynayıp iyice tahrik ediyordum ve sonunda yengem dayanamayıp titreyerek orgazm olmuştu tezgaydan çıplak bir şekilde kucağıma yıkılmıştı aslında siksem şuan sike bilirdim ama daha değildi kazık gibi olmuştu ama durmam lazımdı sekste benim presibim önce kadını memnun ediceksin ki oda seni memnun etsin işte bu mantıklı ile azdırıp azdırıp bırakıyordum çek bırak taktiliği her zaman işe yaramıştır arkadaşlar artık gitmem gerektiğini söylerken yengemin yüzünden düşen bin parçaydı üstünü giyindikten sonra dudaklarına son bir kez yapışıp memelerini sıkıp amını okşayıp bıraktım çıkarken
– Görüşürüz yenge dedim bunun üstüne amacıma ulaştığıma dair mesajı yengemin lafından anlamıştım
–Kudurtdun beni yine deli oğlan dedikten sonra dudağından öpücük aldıktan sonra okula doğru kimseye görünmeden okula gidiyordum okula vardığımda asıl heycan orda da başlıyordu müzik öğretmenim ile olan bir ilişkim vardı öğleden sonra gitmemin sebebi onu. Dersi olmasıydı derse yetiştiğimde tabi bu arada kaşımda hala pansuman var
– hocam girebilir miyim dedikten sonra beni gördüğünü sevindiren bir gülümseme ile geç otur hadi dedi

-Arkadaşlarımın bakışlarını üstümde hissediyordum sonuçta karşımda 5 dikiş vardı ah aylinim (hocamın ismi) gene üzerine gömlek ve etek giymişti ama öyle dekolte felan yoktu sanırım bir koro kurucak onunla ilgili birşeyler anlatıyordu herkes tahtada aldığı slaytı dinliyordu sınıfta hafif karanlıktı perdeler kapalı olduğu için hangi şarkıları felan söylüceklerini nasıl bir program ile çalışacaklarını anlatıyordu bunun sıralar arasında yürürken benim olduğum sıraya kadar geldi bunun üzerine karanlıktan faydalanarak elimi hafifçe kalçalarına atıp sıktım zaten geç geldiğim içinde en arkadaydım kimsenin bakmadığı dan emin olduktan sonra kalçalarını okşamaya başladım hafifçe yanıma yaklaştı daha rahat sıkmamı istediği belliydi biraz okşadıktan sonra şimdilik bu kadar yeter diyip kimse fark etmeden yanağıma öpücük kondurmuştu daha sonra ders fastı bitti
Haliyle Aylin hocanın yanına giderken bir anda arkadaşlar etrafını sarıp soru bombardımana tutdu tek tek cevapladıktan sonra olayın sadece bilmeleri gereken kısmı anlatmıştım toplanıp gidelim diye bizim Mustafa çıkıştı halledcez intikam alıcaz elbet felan diye geçiştirdim ama aklımda bir plan vardı tabik**e öğleden sonraki son derste biterken çıkışta biri Aylin hocaya laf söylemişti erik gibi kütür kütür kadı. Felan tarzında ben çok kıskanan ve sahiplenen bir yapıya sahiptim bunu. Üzerine çocuğu çok kötü bir şekilde dövdükten sonra bütün okula ibretlik bir ayar olmuştu hocalardan azar felan fastı olmuştu disiplin muhabbeti döndü ama çocuk yediği boku bildiğinden yalvar yakar vazgeçirmişti bunun üzerine okulda bir daha kimse Aylin hoca hakkında açık açık böyle olan düşüncelerini belli edememişti tabiki müdür yardımcısının odasından Aylin hoca almıştı gerekli konuşmayı sınıfımda ben yapıcağım demişti okulu biraz geç kapansa sorun olurmu dedikten sonra okul güvenliğini yanımıza çağırdı okul bu gün geç kapansın Aylin hoca okulda işi bitene kadar rahatsız edilmesin o kat hoca çıktından sonra diye temizlensin diye uyarmıştı ben artık yiceğim azarı felan düşünürken sınıfa geldik nolduğunu sorduğunda anlattıktan sonra

-Sen benimi kıskandın diyip elini kasıklarıma atmış okşamaya başlamıştı aslında amacı yalnız kalmamızmış
-Evet benimsin benden başkasınında senin hakkında konuşması beni rahatsız eder felan dedikten sonra
–Endişelenme sadece seninim dedikten
sonra pantolonumu çıkarmış yarağımı yalamaya başlamıştı en sondan bu güne ne kadar özlediği belliydi sömürüyordu resmen iyice yaladıktan sonra kaldırıp öğretmen masasına domaltıp
-Her öğrencinin fantazisini gerçekleştiriyorum dedikten sonra yavaşça için sokmaya başladıktan sonra ahhh diye bir inlemesinden sonra önce yavaş yavaş gelgit yapıyordum yavaşça hızlanmaya başladıkça inlemeleride artmıştı tabik**e eliyle ağzını kapamıştı ama okadar ıslanmıştı ki şap şap seslerine artık engel olamıyordum o güzel götünü avuçlayıp arkadan amını iyice siktikten sonra belinden kaldırıp masaya oturdum siyah eteğini sıyırdıktan sonra karşımda çok güzel bir tangası vardı onuda sıyırdıktan sonra karşımda gene o güzel am gelmişti öyle bir yumuldum ki inlemerini artım zor saklıyordu
–ahhhh aşkım daha hızlı em daha hızlı
–ohhh evet aşkım hadi sok artık ımhhhh dayanamıyorum diye inlerken artık zamanı geldiğinde birde masada sikmeye hazırladım
–hazır ol içine giriyorum dedikten sonra
–ımmhhhh hadi bebeğim sok artık dayanamıyorum kalın yarağını içimde istiyorum diye sessiz bir şekilde söyleniyordu
–içine girdikten sonraki o sıcaklık o yarağımı saran iz hala ilk günkü gibi aynı seneler sonra Bile değişmedi iyice gelgitlerim hızlandıktsn sonra memelerini sıkarak bir yandan dahada hızlı sokuyordum artık boşalmaya yaklaştığımda koridordan sesler duydum birileri şap şap seslerini duymuştu sanırım bozuntuya vermedim içinden çıkıp ağzına vermiştim öyle güzel yalıyorduki yarağımın başına yaptığı dil darbelerine daha fazla dayamayıp ağzına boşalmıştım hepsini tuttuktan sonra ah muhteşemsin aşkım seni seviyorum dedikten sonra kaş göz ile kapıda birileri olduğunu belli ettim
anladığı için sessizce bana kavga ettiğim için bana kızmamı ve tokat atmasını söyledim
–nee diyip bir bakış attı dediğimi yap sadece çıktıktan sonra anlatıcam
Biraz söyledikten sonra suratıma okkalı bitane yapıştırdı şap diye sınıf inledi bitane daha attı
-Sesizce elinde amma ağırmış he dedikten sonra

-Sessizce özür dilerim ama sen istedin napıyım dedikten sonra

-Annen seni bana emanet etti neden kavga edip duruyorsun

felan diye söylenirken etrafı topladık masaya amından akıp damlayan sev sularını da sildikten sonra önce sen çıktım söylenerek bende arkadan gelicem dedikten sonra kapıda büyük ihtimalle bizim herşeye meraklı hademe var dedim onada çıkış bunun üzerine çıkarken hademe ile karşılaştı onuda azaladıktan sonra içeri girmişti meraklı melehat resmen ah ve deli oğlan kavga etmeden duramıyon demi ege aksanı ile konuşmuştu güzel olay istediğim gibi kızıp tokat attığını düşünüyordu temizliği bitene kadar oyalandım en son çıkarken İsa’nın başına ya meraktan ya yaraktan gelirmiş herşeyi çok merak etme dedikten sonra aylin hocaya yetişmeye çalıştım beraber giderken olanı anlatım oda şaşkınlıkla bunu ne ara fark ettiğimi ne ara düşündün felan diye hayranlık duyarken canın çok yanıyor mu felan diye güle eğlene gidiyorduk evet arkadaşlar serinin ikinci hikayesi böyle son bulsun beğeni ve yorumlarınızı lütfen eksik etmeyin

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

HAMDİ AMCA

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

HAMDİ AMCA

Merhaba benim adım Deniz. Oldukça çekici ve kadınsı bir vücudum var. 18 yaşindan bu yana benden bir yaş büyük olan ablamın elbiselerini, külotunu ve külotlu çoraplarini giymeye başladım. Bundan buyuk zevk alıyorum ve kendimi engelleyemiyorum. Şu anda 19 yaşındayım. size gecen yıl yaşadığım ilk tecrübemi anlatmak istiyorum…

O tarihte artık okula giderken içime ablamın ipek külotunu, sütyenini ve siyah külotlu çoraplarını giyerek gitmeye baslamıştım. Yine birgün tüysüz vücuduma ablamın iç çamasırlarını ve traş ettiğim tüysüz bacaklarıma teması başımı döndüren ince siyah külotlu çorabını giymiştim…
Bütün gün pantalonomun uzerinden kimseye farkettirmeden bacaklarımı ve kalçalarımı okşamış, zevkten neredeyse çıldıracak hale gelmiştim. Herkes okuldan çıktıktan ve kimse kalmadığından emin olduktan sonra yavaşça tuvalete gittim. Maksadım eve gitmeden once kendimi doyasıya okşamak ve boşalarak biraz olsun rahatlamaktı. Boş olan tuvaletlerden birine girerek süratle pantalonumu ve gömlegimi çıkartarak, ablamın iç çamaşırlari ve külotlu çorabı içindeki kadınsı vücudumu deliler gibi okşamaya ve inlemeye başladım. Başım dönmeye başlamıstı. Gözlerimi kapatmış, bir erkeğin beni okşadığını bana sahip olduğunu düşünerek çılgınlar gibi inliyordum. Çantamdan yeni satın aldığım siyah ince yüksek topuklu ayakkabılarını çıkartarak giydim. Artık aklım iyice başımdan gitmis gibiydi. Artık gerçekten genç bir kızdan farksız gödünüyordum. Nasılsa okulda kimsenin kalmamış olduğundan emin olduğum icin tuvalette bu sekilde yürümeye ve aynanın önünde kendimi seyrederek okşamaya yapmaya karar verdim. Yavasça içinde bulunduğum tuvaletten cıkarak aynaların önüne doğru yürümeye başladım. Topuklu ayakkabılarımın tuvaletin zemininde çıkarttığı ses ve yürürken külotlu çorap içindeki bacaklarımın birbirine sürtmesinin verdiği zevk başımı döndürüyordu. Tam aynanın önünde kendimi seyrederek okşayıp boşalmak üzereyken birden tuvaletin kapısı açıldı ve içeriye bizim katın hademesi olan 45 yaşlarındaki Hamdi efendi içeri girdi…

Bir anda ne yapacagimi şaşırdım. Korkudan çıldıracak gibiydim ama artık çok geçti. Hamdi efendi de şaşkın bir şekilde bana bakıyordu. Sadece Hamdi amca ne olur kimseye söylemeyin diyebildim ama daha bunu söylerken bile Hamdi efendinin bakışlarının değiştiğini, bir elinin pantolonunun önündeki kabarıklığa gittiğini korkuyla farkettim. Hamdi efendi, tabi söylemem yavrum ama sende bana istediğimi vereceksin değil mi diye sordu. Hayatımda ilk defa bir başkası beni bu şekilde görüyordu ve ne yapacağını bilemez haldeydim. Bir yandan Hamdi efendi kimseye birşey anlatmayacağını soyledigi için rahatlamıştım ama bir yandan da bana istediğimi vereceksin derken ne demek istediğini düşünüyor korkuyordum. Eğer Hamdi amca beni sevip okşayacaksa bunun zaten benim de hoşuma gideceğinden emindim adeta rüyalarım gerçekleşmiş olacaktı ama Hamdi amca seks dergilerinde gördüğüm şekilde erkeklerin kadınlara yaptıkları gibi beni sikmeye kalkacaksa buna nasıl engel olabilecektim bilemiyordum. Bu arada Hamdi efendi hızla yanıma geldi ve külotlu çorabın üzerinden kalçalarımı okşayarak, yavrum benim öyle güzel olmuşsun ki inan değme kız senin eline su dökemez taş gibisin, hadi sarıl bana diye inlemeye baslamıştı. Çaresiz kendimi onun kıllı kollarına bıraktım. Bana sıkıca sarıldı ve dudaklarıma yapışıp bir yandan beni hoyratça öperken diğer yandan da çılgınlar gibi vücudumu okşamaya başladı. Bana bu şekilde şehvetle sarılışı ve sözleri içimdeki korkuyu almış ve kadınsı duygularımı doruğa çıkarmıştı. Ben de artık onun çılgınca öpüşlerine karşılık veriyor, kollarının arasında kıvranarak kendimi artık taş gibi olduğu belli olan ve ateş gibi yanan uzvuna sürttürüyordum. Birazdan hamdi efendi beni döndürdü ve hızla pantolonunu ve külotunu indirerek uzvunu külotlu çorabın üzerinden dolgun kalçalarıma sürttürmeye başladı. Belli etmeden arkama baktığımda Hamdi efendinin sikinin neredeyse 20 santimetre kadar ve oldukça kalın olduğunu gördüm. Onu güzelliğimle bu derece baştan çıkartabilmiş olmak hele sikinin benim yüzümden böylesine kalkmış olduğunu görmek zevkten başımı dönüyordu artık kendimi tam anlamıyla bir kadın gibi hissediyordum. Kendimi tamamen ona teslim ettim…

Hamdi efendi bir süre daha devasa uzvunu kalçalarıma sürttürdükten sonra beni sertçe lavaboya doğru itti ve hızla külotlu çorabımı ve külotumu kalçalarımın hemen altına kadar indirdikten sonra ateş gibi yanan devasa sikini getirip çıplak kalçalarımın arasına yerleştirdi. Bir yandan inleyerek boynumu omuz başlarımı yalarken bir yandan da kendini rahat bırak yavrum benim korkma sadece seni öpüp okşayarak ve arkana sürttürerek boşalacağım içine sokmayacağım diye inledi. Omuzlarımda hissetiğim dili ve hafif uzamış sakalları beni o kadar tahrik ediyor ve hoşuma gidiyordu ki kendimi kalçalarımı onun taş gibi uzvunun üzerine bastırarak tamamen serbest bıraktım. Bir süre sonra Hamdi amca biraz geri çekildi ve önce kendi sikini sonra da kalçalarımın arasını ve deliğimi iyice tükürükledi. Korkuyla ne oluyor Hamdi amca hani söz vermiştiniz bana içime sokmayacaktınız ve sadece uzvunuzu sürttürerek kalçalarımın arasına boşaltacaktınız ne olur yapmayın ben daha önce hic böyle bir şey yaşamadim üstelik sizin uzvunuz çok büyük arkamı yırtmadan benim içime asla girmez isterseniz ağzima sokup boşaltın ama bana sokmayın Hamdi amca diye yalvardım. Hamdi efendi merak etme yavrum dediğim gibi sadece arkana fırça çekeceğim kayganlaşsın ve sikim rahat kaysın diye tükürükledim dedi ve yine bir yandan kalçalarımın arasında gidip gelirken bir yandan da yavrum benim sen benim kadınımsın ben böyle vücut görmedim diye inlemeye başladı. Ona inandığım ve uzvunun kalçalarımın arasındaki temazından çılgınlar gibi zevk aldığım için ben de yine kendimi rahat bırakmış onun ateş gibi yanan devasa sikinin tükürükle iyice kayganlaşmış dolgun kalçalarımın arasındaki temasının hazzını doyasıya yaşamaya calışıyordum. Tam bu sırada Hamdi efendi birden sikinin ateş gibi yanan kocaman başını benim daracık deliğimin üzerine getirdi ve ben daha ne olduğunu bile anlayamadan bütün gücüyle üzerime yüklendi ve onu içime doğru ittirmeye başladı…

Sanki beynimde şimşekler çakmıştı acıdan öleceğim sandım ve kendimi ileri doğru atmaya çalıştım ama Hamdi efendi bir yandan da güçlü kollarıyla beni belimden iyice kavramış kendisine doğru çekmekte olduğu için bir santim bile ileri gidemedim. Hamdi efendinin devasa sikinin önce başının sonra da tamamının adeta yırtarcasına ilerleyerek kıçımın içine gömüldüğünü hissettim. Hamdi efendi artık tamamen cıldırmış gibiydi. Acıdan cığlıklar atarak ne olur Hamdi amca cıkartın sikinizi deliğim yırtılacak ben inanın daha önce hiç böyle birşey yapmadım canım çok acıyor diye yalvarmalarımı duymuyordu bile. Hamdi efendi hızla gidip gelmeye baslamıştı bile. Onun ateş gibi yanan uzvunu parçalarcasına arkama girip çıkarken bir yandan da kocaman tasaklarının apış aramı dövmesini hissediyordum. Hamdi amca bir yandan yavrum benim sana dayanabilmenin imkanı yok kusura bakma seni sikmeden bırakmam mümkün degil, ben bunca yıldır iş tutarım senin gibi güzel bir kadın sikmedim bak benim malafatı olduğu gibi içine aldın sen artık benim kadınımsın diye inliyor bir yandan da o koca sikini arkama hızla sokup çıkartıyordu. Bir süre sonra omuz başlarımı ve boynumu yalar öperken son bir güçle sikini içime soktu ve kıllı göbegi tüysüz ve dolgun kalçalarıma dayanmış vaziyette hiç kımıldamadan durarak yavrum benim bak içine patlatacağım aklımı başımdan aldın benim diye inlemeye başladı. Çektiğim büyük acıya rağmen Hamdi amcanın içimdeki sikinin önce kasılmaya basladığını sonra da deliler gibi içime boşaltmaya basladığını hissettim. Hamdi amca bir süre daha artık beliyle iyice kayganlaşmış olan arkama sokup çıkartmaya devam ettikten sonra uzvu yumuşamaya başladığında geri çekildi, beni omuzlarımdan bastırarak aşağıya indirerek hala kocaman olan uzvunu ağzıma soktu. Arkam yırtılır gibi acıyordu ama yapabileceğim birsey yoktu uzvundan akan belinin son damlalarını da ağzıma doldurdu. Hamdi amca sonra beni ayağa kaldırıp kollarının arasına alarak tekrar dudaklarımdan uzun uzun öptü ve artık sen benim kadınım oldun canım benim inan daha önce hiç böyle zevk almamıştım hadi şimdi giyin ve evine git. Yarın bu saatte yine burada ol sana bir kereyle doymamı beklemiyorsun umarım dedi ve külotunu ve pantalonunu çekerek beni son bir kere daha dudaklarımdan şehvetle öptü ve tuvaletten çıktı. Hamdi amca daha sonraki gunlerde de her firsatta beni sikmeye devam etti. Artık ilk gunlerdeki gibi acı cekmiyordum ve her seferinde daha büyük zevk alıyordum. Daha sonraki bulusmalarımızı da ileride sizlerle paylaşacağım..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Nylon Passion 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Nylon Passion 1

Merhabalar…Öncelikle belirteyim ki hikayedeki kurgu ve karakterler tamamen hayal ürünüdür…
Oğuz nüfus yoğunluğu kalabalık olmayan bir ilçede cafe işletmecisidir. Yakınında olan liseden öğrenciler genelde bu cafeye gelip ödevleri için çıktı alırlar. Ayten de bu lisenin son sınıfında okuyan 18 yaşında 1.70 boylarında kumral çıtır bir l****a idi. Bu çıtır hatunun serin bir akşam üstü okul çıkışı yolu yine cafeye düşer.

Ayten : Oğuz abi yarın öğle vakti müsait misin ?
Oğuz : Hayırdır Ayten bir sıkıntımı var ?
Ayten : Oğuz abi bilgisayar ı çalıştırdığımda monitöre görüntü gelmiyor. Yarın ben okula gitmeden bir bakarsan iyi olur.
Oğuz : Tamam Ayten. Yarın mekana bakacak bir eleman bulursam ilgilenirim..

Oğuz aslında Ayten in her cafeye gelişinde diz üstü eteği ve güzel bacaklarını saran naylon çoraplarını gördükçe iç geçirmektedir. Ayten i beş dakika bile görse dünyalar onun olurdu ve bu bilgisayar arızası onun için bulunmaz bir nimetti. Ertesi gün Oğuz öğle vakti geldikçe yerinde duramıyor Ayten in ne renk çorap giyeceğini hayal ediyordu. Nihayet öğle vakti gelmiş Oğuz hayalini kurup arzuladığı çorapları görmek için Ayten oturduğu daireye geldi. Heyecandan olsa gerek Oğuz ürkek bir şekilde kapının ziline bastı.

Ayten : Kim o?
Oğuz : Benim Ayten. Cafe den Oğuz.

Kapı açılırken Oğuz un kalp atışları bir nebze hızlanmıştı.

Ayten : Hoş geldin Oğuz abi
Oğuz : Hoş bulduk Ayten
Ayten : Sana zahmet verdim ama
Oğuz : Ne zahmeti lafımı olur.

Ayten evde giymesi için terlikleri uzatırken Oğuz onun bacaklarını saran füme rengi naylon çoraplarına kaçamak bakış atmaktaydı. Gece yatarken fantezilerini süsleyecek olan renge karşı merakını gidermişti.

Ayten : Oğuz abi bilgisayar salonda. Sana ne ikram edeyim ne içersin ?
Oğuz : Sağ ol Ayten. Teşekkür ederim. Mekanda çok kahve içtim. Şimdilik bir şey almayayım.

Oğuz salonda ki bilgisayar masasının altına sırt üstü uzanır. Amacı arıza hariç fırsattan istifade Ayten in muhteşem füme rengi ince naylon çoraplarını süzmek idi. Nitekim Makinedaki arızanın gevşeyen kablodan kaynakladığını hemen tespit etmişti. Fakat bu arızayı hemen gidermek Oğuz için tam bir hayal kırıklığı olurdu her gece arzuladığı bu güzel ayak ve bacaklara bu kadar yakın iken. Oğuz Ayten in çoraplarını daha yakın görebilmek için kafasından tilkilikler geçiriyordu. Cesaretini toplayıp derin bir nefes aldıktan sonra…
Oğuz : Ayten bilgisayarın başına oturabilir misin ?
Ayten : Tamam Oğuz abi hemen oturuyorum.
Oğuz : Monitöre görüntü geldiğinde seslen bana
Ayten: Tamam abi.
Oğuz monitörün kablosunu istediği doğrultusunda kurcalıyor Ayten ise olanlardan habersiz görüntü gidip geliyor diye sesleniyordu. Taa ki Ayten ayak ucundaki Oğuz un ereksiyona uğramış çadırını fark edene kadar…

Ayten gördüğü manzara karşısında hafif şaşkınlık yaşarken ayak parmaklarını saran füme rengi çorabı ile çadırın tepesini hafifçe dürttü.
Ayten : Hayırdır Oğuz abi ?

Oğuz nutku tutulmuş rengi değişmiş göz banyosu yaparken aletinin onu ele vereceğini hiç düşünmemişti. Dili ve dudakları gelen o sese cevap veremiyordu. Bir yandan aletine temas eden aylarca hayallerinde arzuladığı naylon çoraplı ayakların görüntüsü tekrar tekrar gözünün önüne geliyor. Adeta şoka girmişti. Ayten az önce gerçekleştirdiği dürtmenin darbesini arttırarak…

Ayten : Hey Oğuz abi sana sesleniyorum. Kendinde misin? ( Muzip bir kıkırdama ile )
Oğuz : Pardon (derin bir nefes alarak ) Sana karşı çok mahcup oldum
Ayten : Senin ufaklık pek mahcup gözükmüyor ama ( O esnada Füme çorabı ile çadırın tepesine yumuşak darbeler ile temasa devam ediyordu)
Oğuz : Ufaklık ne yapsın böyle güzel çoraplı ayakları görünce hipnoza girdi
Ayten : Demek çoraplı ayaklara karşı zaafın var.
Oğuz : Yok desem yalan olur ufaklığın halini görüyorsun ( Biraz daha rahatlamış biçimde)
Ayten : Bu konuda ufak bir tecrübem var senin halini az buçuk anlayabiliyorum ( Çadırın tepesinde ki hafif darbeler artık yerini yumuşak sürtünmelere bırakmıştı)
Oğuz :Nasıl ? Daha önce böyle bir deneyim yaşadın mı ? ( Biraz şaşkın heyecan ve merakla döküldü cümleler ağzından)
Ayten : Teyzemlere misafirliğe gittiğimiz zaman 8-9 yaşlarında küçük oğlu mutfak veya salon masasının altına girerdi. Benim çoraplı ayaklarımı gördüğü an pipisini sürter ayaklarıma abanırdı. Bende arada bir ayaklarımla pipisi ile oynardım.
Oğuz bu cümleleri duyunca hızlı atan kalbi yerine küt küt atan bir tempoya bıraktı. Duyduğu cümleler karşısında şakaklarında kıvılcımlar oluştu. Bir yandan da Ayten in ayak baş parmağı ile çadırın tepesindeki yaptığı manevralar ile tekrar hipnoza girmişti.
Ayten : Ee hadi ufaklık çorabımın tadına bakmayacak mı ?
Oğuz Ayten den duyduğu sözcüklerler karşısında her an patlayacak kıvama gelmişti. Elleri heyecanın verdiği titreme ile fermuarı açtı. Horoz artık çadır hapsinden kurtulmuş volkan gibi lavlarını saçacak yer arıyordu.

Ayten : Bak bak burda kimler varmış ( Hafif alaycı bir tonla)
Ayten ayak başparmağı ile aletin saldığı zevk suyunu füme rengi ince çorabına yapıştırıp oyun oynuyor. Gördüğü sahneler karşısında Oğuz her saniye zıvanadan çıkıyordu. Ayten diğer çoraplı ayağını Oğuz un kasık ve testis bölgelerinde yumuşak dokunuşlar gezdirmeye başladı. Öbür ayağı çorabına yapıştırdığı zevk suyu ile oynamaya bırakıp ayak parmakları ile horozun tepesini sıvazlamaya başladı. Oğuz naylon çorapların verdiği hazza daha fazla dayanamadı. Horozu artık bir volkan gibi menilerini Ayten in muhteşem füme rengi ince naylon çoraplarına boşaldı.

Ayten : Ufaklığın herhalde gönlü olmuştur (Muzip bir gülümseme ile )
Oğuz : Hı hı (Boşalmanın verdiği sarsıntı ile cümle kuramıyordu)
Ayten meniye bulanmış ince çorabını çıkarıp horozda kalan ve etrafa bulaşan meni damlacıklarını temizledi. Oğuz monitörün kablosunu monte ederken Ayten odasına gidip ambalajından yeni çıkardığı ten rengi külotlu çorapları ile salona geri döndü. Oğuz un gözü önünde yavaş bir şekilde
o sütun bacaklarına geçirdi ten rengi çoraplarını. Yaşadığı muhteşem hazdan henüz 10 dakika geçmesine rağmen Oğuz un horozda tekrar hareketlenme başladı. Oyuncağı alınmış yaramaz bir çocuk gibi Ayten in ten renkli çoraplı ayaklarının önünde diz çöktü.

Oğuz : Şey tekrar yapabilir miyiz ? ( Utangaç çocuk edasında )
Ayten : Okula geç kalıcam. Zaten başka çorabımda yok şu an. Belki gelecek sefere sana farklı bir Sürpriz hazırlayabilirim (Yine bir hınzır gülümseme )

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32