Kocamın Arkadaşı Beni ve Kocamı Sikiyor (alıntı)

Kocamın Arkadaşı Beni ve Kocamı Sikiyor (alıntı)

Gece saat üç ve ben çok azmış bir durumdayım, kocam evde ama artık kocamla ilişkimiz çok farklı bir boyutta, benide kendine benzetti ve normal bir ilişk**en zevk alamaz oldum. Kocamın gay olduğunu yaklaşık dört yıl kadar önce öğrendim, aslında kendisi söylese çok daha iyi olurdu ama işten eve geldiğim bir gün erkek arkadaşıyla beraber yatak odasında yakaladım. İlk gördüğümde verdiğim tepkiyi hatırlıyorum da şuan o tepkiyi geçin kocamla ilişkiye girmek için erkek arkadaşını arar oldum. Yani artık kocamla birebir ilişkiye girmiyoruz, ne zaman bir sex yaşanacaksa kocama “erkek arkadaşını da çağır, oda bize katılsın diyorum” çünkü kocamın penisiyle erkek arkadaşının penisi arasında öyle büyük bir fark varki kocam artık beni tatmin edemiyor. Şuan zaten o yüzden azgın azgın bekliyorum ve bu kadar azmış olmama rağmen kocamı uyandırıp beni sikmesini dahi istemiyorum.
Önce size kocamın gay olduğunu anladığım günden söz etmek istiyorum. Dedimya dört yıl geçmiş aradan pek detayları hatırlamıyorum ama işten o gün erken çıkmış ve eve gelmiştim, sanırım diş ağrısı yüzündendi, doktora gideceğim diyerek işten izin aldığımı hatırlıyorum. Eve gelerek sağlık karnemi alacaktım, biliyorsunuz o zamanlar karne vardı. Karnemi almak için içeri girdiğimde yatak odasına yönelmiştim ve içeriden gelen sesleri ilk duyduğumda kocamın eve bir kadın attığını tahmin etmiştim, odadan içeri girdiğimde ise kocamın yatakta domaldığını ve arkasındada bir erkek olduğunu gördüm. İnanın önce olan bitene anlam verememiştim, yani ne gördüğümü anlamamıştım ama sonradan sonraya fark edip çığlığı bastığımı hatırlıyorum. Kocam hemen yanıma gelmişti ve ağzımı kapatarak beni sakinleştirmeye çalışıyordu. Kocamla aslında ilişkiye girdiğimizde götünü parmaklatmayı çok sever ve bunu sıradan bir fantazi olarak görmüştüm hep ama aslında bir nedeninin olduğunu o gün anladım.
Bu duruma nasıl alıştım tam neler oldu bilmiyorum ama dedimya fantazi olarak biraz geniş bir kadınım ve bir sene dahi geçmeden kocamla yatağa girdiğimizde yanımızda hep kocamın erkek arkadaşıda oluyordu. Normal bir kadın olsa muhtemelen boşanmış olurdu ama ben bunu yapmadım. Her ne kadar tuhafta gelse işte şuan böyle bir hayatımız var ve ben gayet mutluyum. Şimdi sizlere kocamı ilk kendini siktirirken gördüğüm anıdan daha iyi hatırladığım bir olayı anlatacağım, kocamın sevgilisinin beni siktiği anı.. İşte bunu hiç unutmuyorum ve o ilk günün üzerinden de yıllar geçmiş olsa bile inanın her karesi aklımda. Kocamın ilişkisinin olduğunu erkek arkadaşından dinlediğim bir gündü, bana olan bitenin normal olduğunu anlatmaya çalışıyordu, bir yandan onu dinliyor bir yandan da kocamın içine giren siki görmek istiyordum.
Her ne kadar bu konuşma tuhafta gelse, yani kocamın erkek arkadaşı ile yaptığım konuşma ne kadar enteresanda olsa içimde sürekli onun sikini görme isteği vardı, o sürekli birşeyler anlatıyor ama ben anlattıklarını dinlemek yerine önünde ki o kabarıklığa adapte olmuştum. Kendimi daha fazla tutamadım ve sikini görmek istediğimi söyledim. Önce afallasada “eğer bu seni mutlu edecekse tabiki” diyerek sikini pantolonunun fermuarını açarak önüme çıkardı. Kocama giren şeyi görüyor ve hatta elimle dokunuyordum. O kadar büyük ve kalındı ki kocama bir anlığına hak verdim. Gözüme çok güzel görünüyordu onu okşamak, öpmek, yalamak hatta içime almak istiyordum. Gözlerim yuvalarından çıkacak gibi büyük bakışlarla ve ağzım sulanmış bir şekilde bir kaç dakika kocamın erkek arkadaşının sikini elime aldım ve okşadım.
Evet bakın anlattıkça olaylar netleşiyor, o konuşmadan sonra benimlede ilişkiye girmesini istemiştim, kocamı memnun ettiği gibi benide etmesini istedim, kabul etti ve kocamla konuşarak bu konudan bahsetti, kocam o gün işteydi ve erkek arkadaşına benimle konuşması için eve gitmesini söylemişti. O gün konuşmadan daha fazlası oldu ve kocamında izniyle kocamı siktiği gibi benide sikti. O kocaman siki içime aldığımda anlamıştım ki şu ana kadar daha önce ben sikilmemişim, erkek dediğin böyle olur diyor ve kocaman sikin içime girip çıktıkça odada yankılandırdığı sesi duyup daha çok ıslanıyordum. Saatlerce sikilmek istiyor ve biran olsun kocaman sikin içimden çıkmasını istemiyordum. O an akşama kadar kendimi yatak odamızda siktirdim ve akşam kocam geldiğinde bu ilişkiye daha sıcak bakmaya başlamıştım.
Bu arada konular kopuk kopuk geliyorsa kusura bakmayın daha önce böyle bir deneyimim yok, bu tür makaleler yazmıyorum yani, bu gece birden böyle bir istek uyandı bende ve azmış bir şekilde yazmak istedim. Herneyse o gün çok güzel bir şekilde sikildikten sonra kocamda eve gelince üçümüz oturup konuştuk, artık ilişkilerde bende olacaktım ve üçlü grup sex yapacaktık, ancak böyle olursa bu ilişkiye sıcak bakarım dedim ve hem kocam hemde kocamın erkek arkadaşı bunu kabul etti. O gün saatlerce sikiştiğim için çok yorgundum ama ertesi akşam ilk grup seximiz için randevulaştık. O gün benim için çok uzun geçmesine rağmen akşam olmuştu ve büyük bir heyecanla eve gelerek kendimi grup sexe hazırlamaya başladım. Çok geçmeden kocamla onun erkek arkadaşı eve geldiler.
Daha içeri girer girmez birbirlerini ellemeye başlamışlardı ve benimde sex için hazır bir şekilde beklediğimi görünce hiç vakit kaybetmeden sikişe başladık. Yatak odasına geçip önce kocam domaldı ve önüne beni alarak amımı yalamaya başladı, kocamın arkasında da onun erkek arkadaşı kocamın göt deliğini yalamaya başladı. Bir kaç dakika üçlü grup bir şekilde birbirimizi yaladıktan sonra kocam erkek arkadaşına onu sikmesini söyledi, erkek arkadaşı kocamın göt deliğini yalamayı bırakarak sikini eline alıp kocamın göt deliğine sokuverdi, o an gördüklerim bana o kadar tahrik edici gelmişti ki , gözümün önünde kocamı siken adam resmen onu inletiyordu ve biraz sonra benide sikecekti, daha önceden nasıl siktiğini bildiğim için içime bir heyecan basmıştı ve kocam sikilirken bir yandanda amımı yaladığı için çok fena bir azgınlık içindeydim.
Daha fazla dayanamadım ve bir kaç dakika sonra birazda ben sikilmek istiyorum diyerek kocamın içinden çıkıp beni sikmesini söyledim. Kocam adamın önünden kalktı ve beni domalttılar, bu defa kocamla yerleri değişmiştik, o benim önümdeydi ve sikini yalamam için başımı tutuyordu, kocamın erkek arkadaşıda arkamda kocaman, devasa, kalın mı kalın yarrağını içime sokmaya hazırlanıyordu. O kadar sabırsızdım ki kendimi ona doğru iterek biran önce içime girmesini istiyordum. Derken birden kocaman aletini içime sokuverdi, girer girmez ben kocama oral sex yapmayı bıraktım çünkü yarrak emecek halim yoktu. Bir kaç dakika boyunca kocamın siki ağzımda öyle durakalmıştı ve kocamın erkek arkadaşı tarafından sikilmenin verdiği zevkle dünya ile bağlantım kesilmişti.
Biran olsun dursun istemiyordum, bencil biri olmuştum ve kocamı değil sadece beni sikmesini istiyordum. Yarım saat kadar hiç pozisyon değişmeden kendimi kocamın erkek arkadaşına siktirdim. Yarım saatin sonunda öyle bir tatmin oluyordum ki dizlerimi hissetmiyor ve tamaman şuurumu yitirmek üzereydim. Gözlerimi kapattım ve kendime gelmeye çalışarak orgazmın tadını çıkardım. Bir süre sonra bu duygudan kurtulamadığım için korkmaya başlamıştım ama gözlerimi açacak halimde yoktu. Hiç abartmıyorum üç dakikaya yakın ara ara orgazm oldum ve üç dakikanın sonunda domlacak halim kalmadığı için yatağa uzanıverdim. Kocam beni zar zor kaldırdı ve karşısına oturtarak bu defa o benim amımı yalamaya, erkek arkadaşına da götünü siktirmeye başladı. Ne kadar yalarsa yalasın sanki amım uyuşmuş bir şekilde kocamın karşısında oturuyordum.
O geceyi kesinlikle unutamıyorum ve o geceden sonra zaten kocamla bir defa bile yatağa girmek istemedim. Kimi zaman kocamın erkek arkadaşı müsait olamadığı için bize gelemiyordu ve kocamda yalnız benimle sex yapmak istiyordu ama ben tatmin olamayacağım ve hatta zevk bile alamayacağım için kocamın tekliflerini hep geri çeviriyordum. Şuan bile bir haftadır sex yapmadık çünkü kocamın erkek arkadaşı şehir dışında, o gelmeden kesinlikle kocamla yatağa girmem, şuan olduğu gibi azgınlıktan ölsem dahi kocamla yalnız yatağa girmem. Sabırla bekliyorum, o kocaman yarrağın tekrar içime gireceği günü büyük bir sabırla ve dört gözle bekliyorum. Sanırım bir iki güne bu bekleyiş sona erecek..

Ayak fetişinden, cuckold’a ilerleyen süreç.

Ayak fetişinden, cuckold’a ilerleyen süreç.
Kendi başıma gelen ibretlik olayı anlatmak istiyorum. İster ders alırsınız, ister de iyice azar, heyecana gelirsiniz, o size kalmış.

Karımla, ki artık benim karım mı belli değil, görücü usulü tanıştık. İyice, kendi halinde bir kızdı. Görüştüğümüz gün sözümüz kesildi, 1 ay sonra da nişan yapıldı. Düğüne de daha 6 ay var.

İlk başlarda, kafelerde, restoranlarda buluşuyorduk, her şey ne olduysa nişandan sonra oldu. Nişanlandığımızın 2. günü bizimkiler köye gitti. O da, ailen yoktur sana yemek yapayım diye bize geldi. Yemek yaparken, arada şakalaşıyorduk böyle, sonra yemeği yedik, salona film vb. izlemek için geçtik. Ben de yılların eline ayak değmemiş fetişistiyim. Dedim ki, sen yorulmuşsundur, gel sana masaj yapayım. Önce omuzlarından başladım, etek giymişti, altında siyah naylon çorap. Sabahtan beri gözüm orada, dedim sana ayak masajı yapayım.

Başladım ben ayaklarını ovmaya, ovdukça kendimden geçiyorum. Sikim de taş gibi olmuştu ve saklayamıyordum. Nişanlım doğruldu, elini pantolon üstünden oraya götürdü, ben artık boşalacak gibiydim. Ben de elimi memelerine götürdüm, kulağıma ben bakireyim biliyorsun değil mi dedi.
O günden evlenene kadar özetlersek, oral, ayakla ve elle boşaltma yöntemi ile takıldık hep.

Evlendikten sonrası ise, kabaca bir yıllık bir süreçte gelişen şeylerdi.
Hayatında ilk kez seks yapan bir kızdan, doyumsuz bir kadına dönüşüm süreci.
Başlarda inanılmaz sıklıkta seks yapıyor, 2. aydan itibaren de fotoğraflar ve videolar kaydediyorduk. Sonrasında ben bunları ilk kez paylaşmaya başladım. Paylaştım, bir süre sonra sildim, bu tekrar tekrar böyle gitti.

Bir gün eve geldiğimde, bilgisayar başında oturmuş, başkasının ona tribute yapıp üzerine boşaldığı bir fotoya bakıyordu. O anda inanılmaz hızlı bir şekilde, gece tarayıcı geçmişini silemediği hatırladım. Kalbim hızlandı, işte şimdi sıçtık dedim.

Bana, aslında hoşuna gittiğini, acaba diğer erkeklerin onu nasıl bulduğunu hep merak ettiğini söyledi. Bunu ben de merak ediyordum.

Bu süre içinde twitter hesabı oluşturduk. Benden çok o kullanıyordu, sürekli çıplak ve tahrik edici fotoğraflar koyuyordu. Bu süreçte yine internetten male chastity aygıtı sipariş etmiştik.

Bir gün, bana geldi ve bir dm i gösterdi. Oldukça kaslı bir adam, ona bull luk teklifi yapmış. O da beğendiğini ve istediğini, karşılığında o da bir kadın bulacak ve öyle de üçlü yapacaktık.

Kabul ettim. O hafta benim sikime o aleti taktı. Çok azsanız da sikiniz kalkamıyor. Hiçbir zevk hissedemiyor.

Adam geldi. Oturduk içkilerimizi içtik. Benim kalbim atıyor, öleceğim. Yatak odamıza geçtik, karım sarhoş, adam da gidik ben de. Bunlar seks yaparken fotolar çekiyorum, adam da kendi telefonundan video çekti bir ara hatta. Karım daha büyük bir yarrağın altında inliyor.

O kadar ısrarıma rağmen hiç anal yapmamıza izin vermemiş olan karım, adama götümden sik, götüme boşal diye inleyerek bağırdı. Enn çok o zaman kıskandım. Adam karımı domalttı, bir sikti götünü. Ben acıyan ve kısıtlanmış sikimle aletin içinde boşalacam. Adam götüne boşaldı namusumun. Gel bunları yalayacaksın dedi. Yaladım anasını satayım.

Yaklaşık 2 aydır durum böyle. Bense 10 gündür chastity deyim. Karımın sadece amını yalayabiliyorum. Dün bu adamla görüşmüşler bensiz. Ben 2 aydır sadece ruined orgasm yaşarken, karımı başkası sikiyor.

İtiraflarım! (4)

İtiraflarım! (4)
Dayandığım masadan destek alarak yavaşça doğruldum. Ayaklandığım vakit götümde şiddetli bir sızı hissettim. Sanki götüme biber sürülmüş gibi yanıyordu. Ben ahlayıp ıhlarken Tahir yarağını sıvazlamakla meşguldü, bir yandan da pis pis gülüyordu. “Hadi içeri gidelim!” diyerek bileğimi tuttuğunda, “Yeter artık Tahir, bitmedi mi, git artık, halim kalmadı, kimseye söylemem bunları, aramızda kalır, söz veriyorum ama ne olur git artık!” dedim titreyen dudaklarımla.

Ancak Tahir benden farklı düşünüyordu. “Neyi yeter lan, neyi yeter, onu karımı benden uzaklaştırırken düşünecektin, senin yüzünden gitti karım, bunun bedeli olacak elbette!” dedi öfkeyle, dişlerini sıkıyordu bunları söylerken. “Ben yapmadım, inan ben bir şey yapmadım, hiçbir şey demedim karına, niye inanmıyorsun, benimle ilgisi yok!” derken sözümü kesip, “İlgisi var ya da yok, bu saatten sonra fark etmez, bundan sonra benim kölemsin artık. Ben ne dersem yapacaksın ne zaman istersem sikecem seni!” dedi ve bir şey dememe fırsat vermeden zorla yatak odasına götürdü.

Saat ilerlemişti ama oğlumla kızımın ve diğerlerinin gelmesine daha çok vardı. Derneğin pikniği oturduğumuz semte çok uzak bir yerdeydi. Tahir de bunu biliyordu. Dün akşam yemekte oğlum Burak Tahir’e isterse pikniğe gelebileceğini söylemişti çünkü. Ama Tahir evde kalıp çalışması gerektiğini, bitirmesi gereken bir proje olduğunu söylemişti. Benim pikniğe gitmediğimi nereden biliyordu Tahir? Muhtemelen sabah kapının arkasında durup delikten bakmış, benim evde kaldığımı görmüştü. Benimle ilgili planlarını çoktan kafasında hazırlamış, uygulamak için fırsat kollamıştı. Ve bugün o fırsat altın tepside kendisine sunulmuştu.

3 defa sikmişti beni, 3 defa boşalmıştı ve bu durum dördüncüsünü geciktiriyordu. Gerdek gecesinde Emine’yi neredeyse sabahın ilk ışıklarına kadar defalarca sikmişti, yatağımda durup dinlemiştim hepsini. Diğer gecelerde de uzun saatler boyu gücünü kaybetmeden sikmişti zavallı kızcağızı. Emine’den sonra sıra bana gelmişti, Tahir’in yeni hedefi bendim, daha doğrusu avı olmuştum.

Yatak odasına geçtiğimizde Tahir yüzüme bakıp, “Çok terlemişsin!” dedi, elini alnıma değdirdiğinde geri çekildim. Salonda amımı yalarken ve sikerken zevk almıştım ama şimdi böyle dokunmasından iğreniyordum. “Üstündekileri çıkart istersen!” dediğinde ne diyeceğimi bilemedim. Bu işin bir an önce bitmesini ve çekip gitmesini istiyordum ama üstümdekiler de beni alev alev yakmaya başlamıştı. Çok güzel, güneşli bir ilkbahar günüydü ama yine de kombiyi yakmıştım banyo yaptıktan sonra üşümemek için. Bu da evin sıcaklığını daha da artırmıştı.

Tahir onca zamandır çırılçıplak bir halde olmasına rağmen üşümemişti hiç, hatta en az benim kadar terlemişti. Geniş göğsündeki siyah uzun kılları ile siyah saçlarının dipleri terden ıslanmıştı. Kasıklarındaki kısa siyah kıllar da aynı şekildeydi. İster istemez içinde olduğum durumda bile onu gözlemek zorunda kalıyordum.

Cevap vermeyip üstümdekileri tek tek çıkarttım. Ancak çoraplarımla ayakkabılarımı çıkartmamı istemedi Tahir. “Bunlarla çok seksi oluyorsun!” dedi pis pis sırıtarak. Beyaz vücudumda kemerin izleri halen duruyordu ama sanki azalmış gibiydi. Uzun ve bol, kapalı kıyafetler giydiğim için bunları kızım göremezdi. Oğlumun görmesi zaten mümkün değildi, onun yanında değil açık giyinmek bir gün bile başımı açmamıştım.

Yatağa sırtüstü uzandım. Ayağımda ayakkabılar varken garip bir haldeydim. Dizlerimden büktüğüm bacaklarımı iki yana açtım. Tahir bacaklarımın arasına yerleşip üzerime uzandı. Yarağını amıma sokacağını beklerken o birden boynumu, yanaklarımı öpmeye başladı. Yarağını ise amımın üzerine koyup o şekilde git gel yapmaya başlamıştı. Sanki üzerimdeki Tahir değil de kocamdı. Yanaklarımı, boynumun etlerini öpüp duruyor, uzun saçlarımın arasından kulak memelerimi emiyordu.

Tepkisiz, hareketsiz bir şekilde duruyordum, ama Tahir’in amımın üzerindeki yarağının gitgelleri garip bir şekilde zevk veriyordu. Büyük elleriyle de memelerimi hoyratça sıkıp yoğuruyordu. Yanaklarımı, çenemi öperken gözlerimi kapattım. Gözlerine bakmak, onları görmek istemiyordum çünkü. Dudakları memelerime kaydığında hafif bir ürperti hissettim önce ama sonra keyif duymaya başladım. Etli, büyük meme uçlarımı deli gibi emiyor, ısırıp yalıyordu. Sanki kocam mezarından çıkıp gelmiş de memelerimi eski zamanlardaki gibi emiyor, yalıyordu. İri yarağının amımın üzerindeki hareketleri aldığım zevki çoğaltıyordu.

Benim sessiz halime inat Tahir coşkulu bir nehir gibi kükreyip sesler çıkartıyordu. Delirmiş gibi meme uçlarımı ısırıyordu ha bire, kemikten eti koparmaya çalışan aç bir köpek gibiydi. Ancak bu hali daha fazla sürmedi. Doğruldu ve kalın bir sopa gibi duran yarağına tükürdükten sonra sıvazladı, ardından da amıma yavaşça soktu. Amım sulanmış, kayganlaşmıştı salondaki yalamaları sayesinde. O yüzden yarağı kolayca dibine kadar girdi.

Ellerini önce dizlerime koydu ama sonra ayak bileklerimden tutup kaldırdı. Bir süre sonraysa ayaklarımı omuzlarına attı. Ayakkabılarımın sivri topukları Tahir’in başının yanından havaya dikilmiş iki küçük kuleyi andırıyordu şimdi. Ellerim serbestti, iki yana açıp yatağın çarşafını kavradım. Ses çıkartmamaya gayret ediyordum. Yarağının içimde gidiş gelişlerini hissediyordum iliklerime kadar. Zevk alıyordum ama belli etmek istemiyordum. Tahir ise omzuna attığı bacaklarımı okşuyor, güçlü şekilde amıma pompalamaya devam ediyordu.

Memelerim sağa sola ileri geri oynayıp dururken Tahir’le zaman zaman göz göze geliyordum. Başımı yana çevirsem de sonra kendiliğinden yine ona dönüyordu. Sabit gözlerle bakıyordu bana. Altımızdaki kocamın zamanından kalma yatak zangırdıyordu yine. Güçlü yarak darbeleri sadece vücudumu değil yatağı da titretiyordu.

Saniyeler birbirini kovaladığı halde Tahir’de en ufak bir boşalma belirtisi yoktu. Yatakta çok güçlü bir erkekti. Şişmiş ve sertleşmiş taşakları kasıklarıma çarpıp ses patlamaları yaratıyordu yine. Birbirini takip eden ahenkli ‘Şlap şlap şlap!’ seslerine karşın dudaklarımı sıkıyordum zevk iniltilerimin çıkmaması için. Omuzlarındaki bacaklarım ileri geri oynuyor, Tahir’in omuzlarına çarpıp duruyordu. Elleri bacaklarımın üzerinde yukarı aşağı gidip geliyor, zaman zaman kalçalarımı sıkıyordu. Ten rengi parlak çoraplarım dizlerimin altına geliyordu ve loş odada bacaklarımın parlamasına sebep oluyordu.

Derken amımdan çıktı, yorulduğunu sandım ama öyle değildi. “Rabia abla bacaklarını açsana şöyle!” dedi. Bunu sanki karısı Emine’ye söyler gibi söylemişti. Tuhaf bir durumdu, ne yapacağımı bilemedim önce ama sonra dediğini yaptım. Bacaklarımı iki yana dizlerimden bükerek açtım ve geriye attım. Topuklarım yine tavana bakıyordu ama bu kez Tahir’in omuzlarında değildi. Amım bu pozisyonda havaya kalkmış gibiydi.

Destek olması için belimin altına bir yastık koydu. Şınav çeker gibi bir duruma geldi. Ellerini başımın yanından yatağa koydu. Sopa gibi sallanan yarağını tutmasına gerek kalmadan ayrık duran amıma soktu. Bu pozisyonda yarağını daha yoğun bir şekilde hissettim. Üzerindeki damarların bile ayrımına varmıştım sanki. Yarağı taşaklarına kadar amımdaydı. İster istemez inler gibi bir ses dudaklarımdan çıktı ama Tahir bunun farkına varmadı. Sıcak nefesi yüzümü yakıyordu, gözleri hemen üstümdeydi.

Belini ve götünü kaldırıp indirerek sikmeye başladı. Amımın en derin noktalarına ulaşıyordu yarağının kafası. Etten duvarlarında damarlarını, kıvrımlarını hissediyordum. Nazik ve yavaş ilk birkaç seferin ardından tüm gücüyle yüklenmeye başladı. Belini hızla kaldırıp indirdikçe yarağı da aynı şekilde amıma girip çıkıyordu. Bir makinenin pistonu gibiydi yarağı. Havadaki bacaklarım sallanıp duruyor, Tahir’in göğsünün altında kalıp yassılaşan memelerim löpür löpür oynuyordu hiç durmadan. Ayak bileklerimden tuttum ve bacaklarımın sallanmasını önlemeye çalıştım.

Belimi koyduğum noktada yatak çökmüş gibiydi. Sanki Tahir’in her bir köklemesiyle yatağın içine gömülüyor gibiydim. Tahir amıma vurdukça vuruyor, bu da yaraksız geçen onca yılın sonunda kadınlık duygularımı tavan yaptırıyordu. Müthiş zevk alıyordum ama inlememek için de kendimi zor tutuyordum yine. Dudaklarımı deli gibi emiyor, ısırıyordum. Oysa Tahir benim gibi değildi. Aldığı zevki inleyerek, ohlayarak dışarı vuruyordu. Ancak bu pozisyon öncekiler gibi değildi, bir zaman sonra yorulduğunu hissettim. Hareketleri yavaşladı önce, sonra da kendini üzerime bıraktı. Yarağı halen amımdaydı, bacaklarım da havaya dikiliydi yine.

Bir süre o şekilde kaldı. Yüzünü uzun saçlarımın arasına gömmüştü. Nefes alıp verdikçe göğsüme baskı yapıyordu. Ayak bileklerindeki ellerimi çektim. Bacaklarımı kaldırdım havaya ve ayırdım. Büyük bir V şekline gelmişti bacaklarım. Tahir yüzü saçlarımda olduğu halde başını kaldırmadan alttan çalışmaya başladı bu sırada. Yarağı yeniden amıma girip çıkıyordu ve ben yine yoğun bir zevk duyuyordum.

Ellerimle çarşafı çekiştirirken Tahir başını kaldırdı ve birden dudaklarımı öptü. Bundan hoşlanmadım. Evet, beni sikerken zevk alıyordum ama öpmesinden hoşlanmamıştım. Kocam olmayan bir adamın altındaydım, yeterince günah işliyordum, bir de öpüşerek bunu çoğaltmak niyetinde değildim. Dudaklarımı sıkı sıkı kapattım, Tahir birkaç denemede daha bulundu ama sonra benden iş çıkmayacağını anlayınca vazgeçti. Onun yerine üzerimde biraz geriye kayar gibi yapıp memelerimi emmeye başladı.

Dişleriyle meme uçlarımı vahşi bir köpek gibi ısırıyordu. Zevkin yanında acı duyuyordum. Birkaç kez meme uçlarımın kopacağını sandığımda, “Ahhhh, ısırmaaa, ısırmaaa!” diye bağırdım. Feryadımdan sonra yalamaya ve bebek gibi emmeye başladı. Böylesi daha iyiydi. Elleri kalçalarıma kaymış, onları okşayıp sıkmakla meşguldü. Yarağını sokup çıkartmaya devam ediyordu yine. Belimin altındaki silikon yastık götümü havaya kaldırdığından Tahir için ideal pozisyondaydım. Uzun beyaz bacaklarım sallanıp duruyordu Tahir abandıkça. Bazen hızını alamayıp var gücüyle köklüyor, bazense ufak ufak oynatıyordu yarağını amımın içinde. İki yandaki ellerimle çarşafı ve yatağın üzerine serdiğim koruyucu kılıfı çekiştiriyordum sürekli.

Tahir bir süre daha devam etti ama sonra durdu. Boşaldı mı acaba diye sordum kendi kendime. Bu zevk dolu anların erkenden bitmesini istemiyordum ama bunu ona söyleyecek değildim elbette. Onun yerine Tahir gibi sessiz kaldım. Birkaç saniyelik hareketsizliğin ardından ne olduğunu anlayamadan kendimi havada buldum. Tahir sırtüstü uzanmıştı yatağa, bense üstündeydim. Beni belimden kavradığı gibi havaya kaldırıp çevirmiş, kendisi alta yatmış beni de üstüne çıkartmıştı. Bir güreşçi gibi beni çevirirken yarağı amımda kalmıştı. Havadaki bacaklarım bu kez yatağın üstündeydi. Ata biner gibi Tahir’in üstüne oturmuştum.

Küçükken babam köyde ata bindirirdi beni. Şimdi yine bir atın üzerindeydim. Ama bu gerçek bir at olmasa da at gibi güçlü bir erkekti ve demir gibi yarağı amımdaydı. Kocamla pek yapmadığımız bir pozisyondu bu. O yüzden nasıl olacağını pek bilmiyordum, acemiydim. Tahir bacaklarını iki yana açıp dizlerinden büktükten sonra ellerini sırtıma atıp beni kendine doğru eğdi. Hemen ardından da alttan amıma pompalamaya başladı. İlk anda şaşkınlığımdan olsa gerek, “Ayyy!” diye bir ses çıktı dudaklarımdan. Tahir kendine doğru iyice eğmişti beni, memelerim göğsüne geliyordu. Alttan amıma vurdukça sallanıp duruyorlardı.

Sikmeye devam ederken dolgun göt yanaklarımı sıkıca tutmuş hamur gibi sıkıp yoğururken yine şiddetli tokatlar atmaya başlamıştı. Amıma girip çıkan yarak ne kadar zevk veriyorsa bu tokatlar da aynı ölçüde canımı yakıyordu. Götümde patlayan tokatlardan hariç bu pozisyonda çıkan ses de daha çoktu. Yoğun ve tok sanki tokmakla davula vuruluyormuş gibi çıkan ‘Şlap şlap şlap!’ sesleri yatak odamın duvarlarını çınlatıyordu. Davul amımla götüm, tokmak ise Tahir’in yarağıydı. Tahir büyük bir güçle sikiyordu, gözleri sürekli gözlerimde ve üzerimdeydi.

Sonrasında, “Az kalk geriye doğru!” dedi ve beni omuzlarımdan tutarak hafifçe kaldırdı. Tam dik konumda değildim ama ister istemez dengemi sağlayabilmek için ellerimi Tahir’in omuzlarına attım. Düşmemek için atın eyerini tutuyordum sanki. Tahir alttan vurdukça yukarı doğru zıplıyordum. Memelerim de yukarı aşağı daire çizerek oynuyordu. Amım yağlanmış gibiydi, Tahir kolayca sokup çıkarıyordu yarağını. Sikişmemizin sesleri yatağın gıcırtılarını bastırıyordu. Buna Tahir’in iniltileri de karışıyordu ama ben aynı sessizliğimi koruyordum, gerçi bu sessizlik benim için çok zordu. Onun gibi zevkten kudurmuşçasına inlemek istiyordum çünkü.

Bu yoğun ve şiddetli sikişme de fazla uzun sürmedi. Daha doğrusu Tahir’in alttan vuruşları bitmiş ama yarağını amımda tutmaya devam ediyordu. Ellerini memelerime attı ve onları hoyratça sıkıp yoğurdu epey bir zaman. O hareketsiz süre boyunca ellerimi omuzlarından çektim. Benden kendisine katılmamı bekliyor gibiydi ama öyle bir niyetim yoktu.

“Tamam, kalk bakalım üstümden, yan tarafıma geç uzan!” dediğinde yavaşça kalktım. Yarağı demir gibi bir haldeydi, sanki daha da kalınlaşmıştı üstelik. Üzeri epey ıslanmıştı. Kasıklarım da bu ıslaklıktan nasibini almıştı. Sesimi çıkartmadan yanına uzandım sırtüstü, ama sol yanım üzerine uzanmamı söyleyince öyle yaptım. Benden sonra o da sol yanı üzerine uzandı, tam arkamda kalmıştı. Kalkık yarağını bir süre göt yarığıma sürttü. Hoşuma gitti bu hareketi ama sonucunun ne olacağını anlamıştım. Beni yine götümden sikecekti.

Onun bir şey demesini beklemeden sağ bacağımı kaldırdım, sağ elimle de dizimin arkasından tutup alttan destek oldum. Tahir bu hareketimi kaçırmadı, “Vay abla, sen de istiyorsun demek ki!” dedi pis pis sırıtarak. Cevap vermedim sözlerine. Gerçi evet, ben de istiyordum ama götümden değil amımdan sikmesi tercihimdi.

Biraz sonra yarağını yeniden götümde hissettim. İlk iki seferin ardından üçüncüsünde zorlanmadım. Tahir belini ve götünü adeta yılan gibi oynatarak yarağını götüme köklüyordu. Uzun yarağın içimde gidiş gelişlerini hissediyordum en hassas noktalarına kadar. Sağ eliyle bacağımı tutunca ben de elimi yatağa atıp destek almaya başladım. Var gücüyle pompalıyordu götüme. Onca zaman Emine’yi siken adam şimdi beni sikiyordu. En mahrem hayallerimin erkeği beni sikerken şimdi sessizce önüme, etrafıma bakıyordum. Yarağın götümde gidiş gelişleri artık canımı eskisi kadar acıtmaz olmuştu.

Sol elini altımdan sokup beni kendine çekti. Bu şekilde daha yakın bir temas sağlamıştı. Sıcak ve sert nefeslerini ensemde hissediyordum. Bir domuz gibi sesler çıkartıyor, bir şeylerin intikamını almaya çalışıyormuş gibi davranıyordu. Altımızdaki yatağın gıcırdamaları gittikçe artıyordu Tahir’in hızlanmalarıyla beraber. Kasıklarımda şiddetli ses patlamaları oluşuyor, odadan bütün eve yayılıyordu. Taşaklarının çarpmalarını hissediyordum. Tahir bu sırada, “Oğhhh, oğhhh!” diye diye götüme pompalıyordu.

Bir dakika kadar sonra götümde bir boşalma hissettim. Tahir götüme döllerini fışkırtmıştı. Bu dördüncü oluyordu. Yarağını çıkarınca yine osuruk sesi götümden geldi ama önceki kadar değildi. Ayağa kalkıp hızlı hareketlerle giyinirken ben yüzüstü uzandım, başımı ellerimin arasına aldım. Ağlamak istedim ama yapamadım. Yaşadığım şey tecavüzdü. Amımdan ve götümden tecavüze uğramıştım. 45 yaşında 4 çocuk 2 torun sahibi bir kadındım ve ırzıma geçilmişti. Kocasız ve yaraksız 5 yılın sonunda yeniden böyle duyguları tatmak hoşuma gitmişti ama bu şekilde olması kötüydü.

Tahir alacağını almıştı. Giyindiğini duyuyor ama bakmıyordum hiç. Sonunda odadan çıktığını, daire kapısının açılıp kapanmasını duydum. Birkaç dakika daha öylece kaldıktan sonra kalktım yavaşça. Beynim durmuştu sanki. Odaya baktım, yatağa baktım. Her şey dağılmış, her şey birbirine girmişti. Çocuklarımın gelmesine daha vardı ama erken davranmam gerekliydi. Banyoya geçtim, soyunup suyun altına girdim. Tüm günahlarımdan arınmak istiyormuşçasına sıcak suyun altında uzun zaman kaldım, birkaç defa sabunlanıp yıkandım. Vücudumdaki morlukların ve dayak izlerinin görünmemesine dikkat etmeliydim. Neyse ki yüzümde bir iz kalmamıştı. Kulağımın kenarında hafif bir morluk vardı ama onu da türbanımla kapatıyordum zaten.

Kurulandıktan sonra üstümü giyindim. En kapalı ve bol eteğimle gömleğimi giydim. Başımı büyük desenli bir türbanla sıkıca bağladım. Yeni ve temiz kıyafetlerdi, az önceki günahtan arta kalanlar değildi. Tahir’in yırtıp parçaladığı giysilerimi ve çamaşırlarımı siyah bir torbaya doldurdum, ağzını sıkıca bağladım. Yatak odasını ve salonu topladım, banyoyu temizledim. Bütün yatak yüzlerini ve çarşafını, düğününde giydiğim kıyafetlerimi makineye atıp yıkadım. Pencereleri açıp evi havalandırdım.

Akşamüstü siyah poşeti ilerdeki çöp konteynerine atıp eve döndüm. Derin derin birkaç nefes alıp verdim. Tahir resimlerimi çekip tehdit etmişti beni, ama o kadar ileri gidebileceğini düşünmüyordum. Akşam oğlum ve kızım eve geldiğinde onları bağrıma basıp öptüm, kokladım. Neyse ki hiçbir şey anlamadılar o gün yaşananlarla ilgili.

Gece olup da yatağıma uzandığımda yaşadıklarımı düşündüm. Tecavüze uğramıştım, ama Tahir beni sikerken zevk de almıştım. Acı ve zevki bir arada yaşamıştım. Ne kadar itiraf etmekte zorlansam da gerçek buydu. Kocamın kemiklerinin sızladığını düşündüm. O zaman ağlamaya başladım. Sessizce uzun uzun ağladım. Hayatıma hiçbir şey olmamış gibi kaldığı yerden devam etmek niyetindeydim, ama edebilecek miydim?

[Rabia]

aşık olmam olanada karışmam

aşık olmam olanada karışmam
Birkaç hafta önce bizim buradaki bir mağazaya pantolon almaya gitmiştim. Mağazada sadece memeleri yeni tomurcuklanmaya başlamış kısa saçlı esmer güzeli bir kız vardı. Pantolonlara bakarken bir yandan da kızla çene çalıyorduk. Bana buranın amcasının mağazası olduğunu öğleden sonra okuldan çıkınca ona yardım ettiğini söyledi.

Kaça gidiyorsun diye sordum, Üniversiteye gittiğini ve 18 yaşında olduğunu söyledi.

Hadi canım ordan daha küçük gösteriyorsun sen taş çatlasın 16 yaşındasın dedim. Ben öyle söyleyince kızdı, poposunu kıvıra kıvıra kazakların olduğu bölüme gitti. Nihayet birkaç pantolon denedikten sonra birinde karar kıldım fakat rahatlıkla kapattığım fermuar bir türlü açılmıyordu, koparmaktan korktuğum için kızı çağırdım, koparsa en azından onun yanında kopsun diye düşündüm. Esmer çıtır yanıma geldiğinde benim fermuarla savaşımı görünce, dur birde ben deneyeyim dedi ve önümde dizlerinin üzerine çöküp fermuarı kurcalamaya başladı. O fermuarla uğraştıkça benim alette gittikçe büyüyordu ama kızın umurunda değildi fermuarı açmaya çalışıyordu. Ve en sonunda başardı, fermuarı açtı ama o gün içime külot gitmediğim için zaten kazık gibi olmuş aletim aniden dışarı çıkıverdi. Kızda bende bir an için donakaldık.

İlk toparlanan ben oldum, kızı diz çökmüş aletime bakarken görünce elimle kafasını ensesinden tutarak hafifçe aletime doğru çektim, kız hiç itiraz etmeyince aletimi hafif hafif dudaklarına değdirmeye başladım. Fazla değil 5-6 saniye sonra çıtır kız sikimi öyle iştahlı emmeye başladı ki uzun zamandır sik yalama konusunda fantazi kurduğu belliydi. Bu şekilde yaklaşık 5 dakika emdi kız aletimi, iyi ki bu arada mağazaya müşteri gelmiyordu. Ben aleti ağzından çekince küçük kız elinden şekeri alınmış gibi yüzüme bakınca ona kapıyı işaret ederek kilitle öyle gel dedim. Koşa koşa kapıyı kilitleyip kabine yanıma geldi, çıtırın gözü hala aletimdeydi tekrar yalamak istiyordu, belliki tadına doyamamıştı küçük orospu. Ona, bak şimdi daha zevkli bir şey yapacağız deyince gözleri parladı, bir yandan üzerindekileri yavaş yavaş soyuyor bir yandan da öpüp kokluyordum, yeni tomurcuklanan memeleri şahaneydi, insanın meme uçlarını ağzında ak**e şekeri gibi eritesi geliyordu. Yalaya, yalaya memelerden yavaş yavaş göbeğine oradan yeni kıllanmaya başlamış mis gibi amına indim. Minik bal kutusuna dilimi değdirdikçe irkiliyor zevkten ve heyecandan zangır zangır titriyordu. Küçük kızın amını götünü doya doya yaladım, kaymak gibi amı vardı küçük orospunun. Hele ben amına her dil darbesi atışımda kalçalarını oynatışı ve ağzıma amını daha da bastırması yokmu beni deli ediyordu.

Minik orospu ben amını götünü yalarken defalarca orgazm oldu, küçük amının salgıladığı bütün sıvıları zevkle yalayıp yuttum. Artık sıra bana gelmişti, çöktüğüm yerden yavaşça doğrulurken küçük orospum ne yapmak istediğimi anlamış, ben ayağa kalkarken o aşağıya çökerek sikimi ağzına alıp yalamaya başlamıştı bile, bu durum fazla devam edemedi çünkü iyice dolmuştum.

Minik orospum sikimi taşağımı öyle iştahlı öyle güzel emiyordu ki döllerim bir an önce fışkırmak için sikimin bütün kılcal damarlarını zorluyordu. Tam orgazm olacağım zaman sikimi küçük kızın dolgun dudaklı ağzından çekip yüzüne doğru tuttum, yüzüne öyle şiddetli boşaldım ki spermlerimin tazziğinden gözlerini kapadı, döllerim bütün yüzünü kaplamış çenesinden aşağı sızıyordu. Küçük orospu mu ayağa kaldırıp spermlerimle kaplanan dolgun dudaklarını elbisemin koluyla silip derin bir fransız öpücüğü kondurduktan sonra pantolon için bir yüzlük bırakıp arkama bile bakmadan oradan çıkıp gittim. Onu sık sık yolda veya mağazanın önünde görürüm ama yüz vermem, ben günübirlik ilişkilere inanırım, aşık olmam olana da karışmam.

HAYATA HEYECAN KATMAK-12

HAYATA HEYECAN KATMAK-12
Pazar gününü evde geçirmeyi ve dinlenerek geçirmeyi istemiştik ve öylede yaptık ancak günde 3 defa kapıya gelen Mahmut efendi ve onunla oynadığımız oyunu sürdürmeye niyetliydik. Kafamızda kurgulayıp öyle hareket etmeliydik. Hem eğlenmeli hemde saygınlığı kaybetmemeliydik.

Sema üzerine bir şort ve askılı giydi. Yalnız altındaki şort önden bakınca normal fakat arkadan bakınca sanki kendisine çok küçükmüş gibi duruyordu arka kısmı kalça yanaklarını alttan gösteriyordu. Hele yürürken inanılmaz cezbedici bir görüntü oluşuyordu. Hususi seçmiştik bu şortu çünkü oyunlar bu şekilde küçük olmalıydı. Ben salonda oturmuş laptoptan kameralara bağlanmıştım. Mahmut u çağırdık. Pazar günleri normalde yerinden kıpırdamayan Mahmut diyafonda Sema’nın sesini duyunca esas duruşa geçiyordu. 2 dakika içinde kapıda bitiyordu. Kapı çalınca Sema kapıya gitti bende kapıyı izliyordum bu arada Mahmut kapıda buyur yenge bi emrinmi vardı dedi. Sema da; Mahmut efendi bugün pazar ama sana zahmet bi markete gidip gel diyerek isteklerini sıraladı. Tamam yenge ne demek sen emret dedi Mahmut. Dur dedi Sema sana para vereyim, sonrada bana seslendi hayatım bi para verirmisin market için, bende gel al hayatım kaldırma beni diye seslenince olayımız başladı. Sema arkasını dönüp koridordan salona doğru yürümeye başlayınca kalçalarının yanakları şortun altından bir o yana bir bu yana Mahmutun gözlerinin önünde, mahmut neredeyse yere düşecekti arkasından bakarken. Sema salona girip bana doğru yaklaşırken Mahmut sikini düzeltiyordu. Parayı alıp yeniden kapıya doğru geçerek parayı uzattı ve Mahmut marketin yolunu tuttu. Mahmut artık iyiden iyiye çıldırıyordu Sema için ama bizimkisi bir oyundan öteye gitmemeliydi yada gideceksede planı çok iyi olmalıydı. Pazar günü aynı tarzda birkaç teşhir ile geçti. Pazartesi günü ben kalkıp işyerime gittim ve öğleye doğru gelen bir haber ile acil İstanbul yolunu tutmam gerekiyordu. Biletimi ayarlayıp hemen yola koyuldum eve doğru ve sema yı arayıp durumu izah ettim ve bana bir çanta hazırlamasını söyledim eve uğrayıp üzerimi değişip çantayı alıp hemen yola koyuldum çünkü uçağı kaçırabilirdim. O gün gidip ertesi gün en geç diğer gün geri dönecektim. Hızlı adımlarla arabaya doğru giderken Mahmut çantama yapıştı hayırdır abi yolculuk mu var dedi bende evet bir iki gün yokum Mahmut efendi, eve iyi bak bi ihtiyacı olursa yardımcı ol dedim. Mahmutun gözler parladı ne demek abi sen rahat ol hayırlısı ile git gel inşallah dedi. Vakit kaybetmeden yola koyuldum. İstanbula vardım bir iki görüşmeden sonra kalacağım otele gidip dinlenmeye çekildim. Hemen laptopumu çıkarıp eve bağlandım bakalım bizimki neler yapıyor diyerek. Tüm odaları gezdim fakat evde kimse yoktu hemen telefona sarılıp Sema yı aradım. Alışverişe çıktım hayatım köşedeki süpermarketteyim Mahmut efendi de saolsun yardımcı oluyor dedi. Ooo sen boş durmuyorsun bakıyorum hadi bir an önce eve geçinde izleyim bende birde plan yapalım dedim. Tamam hayatım diyerek kapattı telefonu. Merakla bilgisayarın başında yaklaşık yarım saat bekledim nihayet dış kapı açıldı ve önde Sema arkasında Mahmut eli kolu poşetlerle dolu bi şekildeydi. Sema nın altında kısa bir şort üzerinde askılı bir body vardı altınada çekmiş topukluları tam bir afetti. Hemen kapının girişinde ayakkabılarını çıkarmak için öyle bir eğildiki Mahmut elindeki poşetleri düşürüyordu ? sonra doğruldu ve gir içeri mutfağa bırak elindekileri dedi ve önde Sema arkada Mahmut içeri girdiler. Sema önde kıvırtarak yatak odasına yöneldi Mahmut ise tam karşıdaki mutfağa girip elindekileri bıraktı. Sema cüzdanından çıkardığı bahşişi Mahmut a verdikten sonra teşekkür etti ve yolladı. Hemen telefona sarılıp Sema?yı aradım neler oldu bugün anlat dedim. Sema da valla aslında pek bişey olmadı ama Mahmut kafayı yemek üzere artık bana bakmaktan çekinmiyor hatta baktığını görmemi istiyor gibi. Ben ona bakarken o gözleriyle aşağıdan yukarıya beni süzüyor. Hatta bir ara ben ona bakarken güya ona baktığımı görmemiş gibi sikiyle oynadı. Tamam hayatım belliki bu adam kudurmuş artık fırsat kolluyor. Şimdi akşam güzel güzel giyin ve dışarı çık olacakları bana bırak ve sen sadece rahat davran benden telefon bekle dedim. Bu oyunlar artık hayatımın bir parçası olmuş gibiydi iş güç düşünmekten çok bunlara kafa yormaya başlamıştım ama çok da zevk alıyordum. Sema hemen akşam için hazırlanmaya başladı önce güzel bir duş aldı sonra çıktı altına bir tanga giydi üzerine de tek parça siyah mini elbisesini giydi. Mini dediğim de hakiki mini yani kalçasının hemen altında bitiyor neredeyse her adımında kalça lopları alttan görünecek. Sütyen takmadığından üstteki dekoltesi de oldukça davetkardı. Sema yeterince seksi olduktan sonra salona geçip geceyi beklemeye başladı. Bende bu sırada halletmem gereken işlerimi hallettim. Akşam saat 22.00 gibi Sema?yı aradım ve yapması gerekenleri anlattım. Ben telefonu kapattıktan sonra, Sema gidip diafondan Mahmut a seslendi. Sema yine benim direktifim doğrultusunda içeri geçerek üzerine yine siyah ince yazlık dizlerine kadar inen pelerin tarzı kumaş parçasını attı. Apartmandan çıkacağı için biraz kapanması doğru olurdu, sonuçta bizim oyunumuz Mahmut un üzerineydi. 2 dakika sonra kapı çalındı Mahmut kapıda belirdi Sema kapıyı açtı üzerindeki pelerin önden elinle kapatmadığın sürece ön tarafını açıkta bırakıyordu, Sema da kapıyı açarken hiç eliyle düzeltme gereği duymadı. Mahmut yine kapı önüne yapışmıştı baştan aşağı aynen sema nın anlattığı gibi bir süzdü ve zorla buyur yenge diyebildi. Sema hiçbir şey olmamış sanki bu hali kapıcının karşısında gayet normalmiş gibi. Bak Mahmut efendi şimdi senden bişey isteyeceğim ama bu ikimizin arasında kalacak bu konuda sana güvenebileceğimi düşünüyorum çünkü sen akıllı bir adamsın dedi. Mahmut heyecan ve merak ile bu gizemli durumu çözmeye çalışıyor bir taraftan da Semanın güzelliği karşısında eriyordu. Emret yenge öl de öleyim dedi imalı biçimde. Sema gülümseyerek yok yok ölmene gerek yok sadece istediklerimi yap yeter bende seni fazlasıyla memnun ederim dedi para vereceğini ima ederek. Mahmut yine emret yenge dedi. Bak şimdi ben birazdan dışarı çıkacam bir 2-3 saat dışarıda eğlenip geleceğim bu süre içerisinde telefonum kapalı olacak dolayısı ile benimki seni arayabilir, arabamın aşağıda benimde evde yattığımı söyleyeceksin hepsi bu. Mahmut bunları şaşkınlıkla dinledi biraz duraksadı. O yüzündeki yavşak ifade geçmiş sanki olayın getireceklerini ve götüreceklerini düşünür gibiydi. Sessizliği Sema bozdu, Tamam mı Mahmut abi? Dedi. Mahmut, tamam olmasına tamam ama yenge dışarıda bir yanlış yapmayacaksın değimli sonra abime yanlış olmasın dedi. Sema, yok Mahmut abi biraz eğlenip gelecem hepsi bu. Mahmut bu sefer o yavşak ifadeyi yeniden takındı gözleri ile ayaklardan başladı yukarıya kadar çıktı, o zaman tamam sen git iyice eğlen ben gerekeni yaparım yenge dedi. Sema da teşekkür ederim senin akıllı bir adam olduğunu biliyordum dedi. Ben birazdan çıkarım gece dönerim dedi. Mahmut ta tamam yenge ben hep buradayım sen merak etme dedi. (Bundan sonrasını semadan dinlediklerim ve kendi gördüklerimi sıra bozulmadan anlatacam). Mahmut gittikten sonra Sema çantasını falan alıp kameradan bana bir öpücük atıp evden çıktı. Asansörden iner inmez kapının önünde Mahmut bekliyormuş zaten belliki yolunu gözlüyordu. Buyur yenge diyerek arabaya kadar eşlik etmiş kapısını açarak yol vermiş. Sema da o ana kadar eliyle tutarak kapattığı önünü bırakmış ve oturmak için bir bacağını arabanın içine koymuş o halde durup unutma abi konuştuklarımızı aramızda sır demiş. O haldeyken ne kadar seksi bir duruş sergilediğini düşününce Mahmut ağzını dahi açamamış sadece bacaklarına bakarak kafa sallamış. Bu arada Sema koltuğa oturmuş dışarıdaki bacağını içeriye çekerken fazla hızlı davranmamış ve bu esnada kiloduna kadar açmış Mahmut a. Mahmut yavaşça kapıyı kapatmış fakat kapının önünden ayrılmadan Semayı izliyormuş güle güle falan gibi saçma cümlelerle orada durmasının bir sebebi varmış gibi fırsat kolluyormuş. Sema siteden ayrılıp yaklaşık 3 saat bir arkadaşında vakit geçirip birazda alkol aldıktan sonra gece saat 2 gibi evin yolunu tuttu. Bu arada ben saat 12.30 gibi Mahmutu aradım Sema ya ulaşamıyorum eve bi çık bak bakalım dedim. O da merak etme abi ben yarım saat önce gördüm eşofmanla balkondaydı sonrada ışığını söndürüp yattı sanırım dedi. ? haa tamam o zaman iyi olduğunu bileyimde dedim ve kapattım. Daha sonrasında biz sema ile telefonda görüşüp neler olabileceğini ve neler yapması gerektiğini konuştuk. Mahmut un yolunu gözleyeceğinden hiç şüphemiz yoktu. Bu arada Sema kilotunu da çıkarmıştı benim talimatımla çünkü giderken donunu gören Mahmut dönünce don olmadığını görecek ve Semanın dışarıda sikişip geldiğini düşünerek daha rahat hareket edecekti. Sema siteye girer girmez Mahmut arabaya doğru koşmuş Sema zorla arabayı park eder etmez kapısını açmış Mahmut. Hoş geldin yenge diyerek. Sema hafif çakır olmasına rağmen ağır sarhoş gibi davranacaktı. Hoş bulduk Mahmut abi hayırdır bu saatte demiş. Seni bekledim yenge noolur ne olmaz emanetsin demiş çakal ? Bu arada Sema bir bacağını dışarıya atmış fakat kalkamıyor gibi davrandığı için Mahmut a en ücra yerlerine kadar açmış. Mahmut gözlerini dikmiş yenge sen çok sarhoşsun dur yardım edeyim demiş. Sema da evet biraz içtim bi el atta eve çıkayım demiş. Atmam mı yenge diyerek çıkarmış arabadan Sema yı. Birlikte apartmana girip asansörü çağırmış Mahmut. Bu arada Sema tüm ağırlığını yine Mahmut un üzerine veriyormuş. Mahmut bi elini tutarak koltuk altından kavramış diğer eli de sema nın belinde. Asansöre binmişler. Sema asansörde ayılıp bayılmaya başlamış, ayakta duramıyormuş gibi yere düşecekmiş gibi hareketlere başlamış Mahmut fırsatı kaçırmayıp dur yenge bi dur ne içtin sen böyle falan gibi laflar geveleyerek arkadan kavramış Semayı. İki eli semanın karnından sarılarak arkasına dayamaya başlamış. Sema yere yığılmaya çalıştıkça Mahmut daha çok dayamış bu arada eteğide iyice yukarıya sıyrılmış artık kalçalarını örtemez olmuş. Apartman katta durmak için yavaşlayınca Mahmut normal pozisyona geçmiş hatta eliyle Semanın eteğini düzeltmiş. Kapıdan çıkınca yenge anahtar nerde demiş Sema da çantasını uzatmış. Mahmut çantada anahtar ararken Sema sırtını duvara yaslayarak yavaş yavaş yere oturmuş, bu oturuş esnasında bacakları sonuna kadar ayrık bir vaziyette ve kendinde değilmiş gibi davrandığından Sema nın tüm delikleri Mahmut un gözleri önüne serilmiş. Mahmut anahtarı bulup çıkarınca fark etmiş Semanın pozisyonunu offf yenge sen ne yaptın böyle yaaa diyerek dikmiş gözlerini. Bi taraftan anahtarı deliğe sokmaya çalışırken bi yandan Semayı kesiyormuş. Tam o sırada bende bilgisayar başında ön kapıya sabitleyip ses bekliyordum ki kapı açılmasıyla ekrana kilitlendim. Kapıda Mahmut göründü daha sonra kayboldu fakat sesler geliyordu. Gel bakalım buraya falan diyerek Sema yı içeri sokmaya çalışıyordu. Sendeleyerek nihayet içeri girdiler ve Mahmut Semayı bırakıp gitmek yerine kapıyı içeriden kapattı. Hele şükür gelebildik Sema hanım sizi odanıza geçireyim de ben gideyim dedi. Sema da tüm kaşarlığını takınarak ohh evet Mahmut abi hiç halim yok ben yatayım zaten kafam davul gibi bi uyusam 2 gün kalkmam heralde dedi. Mahmut Sema yı kucağına aldı odaya kadar getirdi, yavaşça yatağa yatırdı. Bu yatırma esnasında sema alttan üstten açılmıştı, gerçi Mahmut göreceğini çoktan görmüştü ama şu an dışarıdan bir tehlike yoktu ve rahattı. Semanın da kafası bitondu ve güya farkında değildi. Mahmut; yenge sen çok içmişsin heryerin kasılmıştır senin istersen sen yat ben sana bi masaj yapıp yumuşatayım sende rahat rahat uyu ne dersin dedi. Bu lafları eminim normal bi şekilde söyleyemezdi fakat Sema buna o kadar cesaret veriyorduki neredeyse yatta bi sikeyim bile diyecekti. Bunun üzerine Sema yok abi saol yeterince rezil oldum sana teşekkür ederim sana zahmet oldu dedi. Bunları söylerken dili dolaşıyordu. Yok yenge ne zahmeti sen yat hadi diyor bi taraftan da alttan üstten kesiyordu. Sema yavaş yavaş gözlerini kaydırdı ve uyku halini alıyordu bu arada Mahmut ayaklarına masaj yapmaya başlamıştı bi taraftan ***** bakıyor bi taraftan ayağına ve bileğine masaj yapıyordu. Sikmek için eminim sadece zamanı bekliyordu. Zaman ilerledikçe Mahmut yukarılara doğru çıkmaya başladı Sema ise tam uyku modu almıştı, sızmıştı güya. Mahmut omuzlarından yenge diye sarsmaya başladı. Semadan ses yoktu. Mahmut rahatlamış her tarafını koklamaya başlamıştı. Off sen ne karısın erittin bitirdin beni diyor bi taraftan da okşuyordu. Bacaklarını ayırıp ***** yaklaştı ve koklamaya başladı sonra usulca dilini çıkarıp hafiften dokundurdu. Bi dil atıyor bi sema ya bakıyor tepkisini ölçüyordu. Semadan tepki gelmeyince artık normal bi şekilde Semanın amını yalamaya başladı. Bi taraftan da pantalonunu çıkarıyordu. Kesin sikecekti artık Mahmut çıldırmış gibiydi. Bir süre daha yaladıktan sonra kalktı ve çırılçıplak soyundu. Hiç vakit kaybetmeden semanın üzerine çıkıp sikini sokmaya çalışıyordu. Bunu yaparken sema uyanmasın diye üzerine yüklenmiyordu. Yalamasının etkisi ile ıslanan amcığa sikini rahatça sokup git gel yapmaya başladı. Sanırım epeyce dolmuştu çünkü 4-5 git gelden sonra sikini çıkarıp eline boşalmaya başladı. Hızlı bir şekilde banyoya gidip elini yıkadıktan sonra döndü odaya ve hızla üzerini giyindi semanın üstünü başını düzeltti ve evi terk etti. Sanırım yakalanma korkusu ve istediğini elde etmenin heyecanı ile bir kez daha sikmeyi göze alamamıştı. O evden çıktıktan sonra Sema kalktı sinirli bi şekilde kameraya döndü eline aldı telefonu, beni arıyordu. Gördünmü hayvanı bu kadar uğraştım rol kestim iki soktu çıkardı boşaldı gitti diyerek sinirini belli ediyordu. Bu konuşmanın karşısında gülmekten ölüyordum gerçekten. Ben güldükçe Sema da gülmeye başladı ve yarın görüşmek üzere kapadık telefonları?.!! (Devamı var)

Sikilme Günlüğüm (3)

Sikilme Günlüğüm (3)
Sikilme Günlüğüm (3)

Sabah uyandım. Dün gece yaşananlar halen kafamdan silinmemişti ama artık buna daha fazla kafa yormak istemiyordum. Juli beni duyduysa zaten iş işten geçmişti, yapacak bişey yok artık diye düşündüm. Banyoya girip bir duş aldıktan sonra, altıma iç çamaşırımı ve kısa bir şort, üstüme de sadece bir kolsuz t-shirt giyerek içeri gittim. Mike yoktu ve Juli tek başına kahvaltı yapıyordu. Hiç bişey olmamış gibi “Günaydın” diyerek yanına oturdum, bir kahve aldım. Juli de gayet normal davranıyordu. Dün akşam açılan konu hakkında hiçbir şey söylemedi o da. Gündelik bikaç sohbetten sonra okula gideceğini söyledi ve çıktı.

Bu şekilde günlerimiz geçiyordu. Ben hem kendime yeni bir arkadaş çevresi edinmeye başlamıştım, hem yaşadığım yeni çevreye ayak uydurmaya çalışıyordum. Bir yandan okul hayatı bir yandan da gündelik uğraşlarımla güzel bir hayat düzeni kurmuştum. Mike yine arada sırada bizde gelip kalıyordu ve geceleri Juli’nin odasınında gelen sesleri kıskanır bir şekilde dinlerken, dildom ve parmaklarımla kendimi teselli etmekten başka bişey gelmiyordu elimden. Bu arada, geçen bu sürede, her fırsatta “Mike’ın sikini görebilir miyim acaba” diye planlar da kuruyordum kafamda. O banyoya gittiği zamanlarda kasıtlı olarak sık sık banyonun kapısının önünde geçiyor, telefonla konuştuğumda, banyo kapısını görebileceğim şekilde bir yerde durup konuşuyordum. Belki bir ihtimal, banyodan sonra odaya geçerken, birkaç saniyeliğine dahi olsa onu çıplak görebilmeyi umuyordum. Bu sayede Juli’yi bağırta bağırta siken yarrağın nasıl birşey olduğunu görmeyi çok istiyordum.

Birgün, hayalini kurduğum bu an gerçekleşti. Mike banyoda duş almış, suyun sesi kesileli bikaç dakika geçmiş olmasına rağmen halen dışarı çıkmamıştı. Banyonun kapısını çok net görebilidiğim bir esnada, Juli odasından çıkıp, benim orada durduğumu farketmeksizin banyoya yöneldi ve kapıyı açarak içeri girdi. Tam o sırada Mike, elinde havluyla vücudunu kuruluyor ama henüz tamamen çıplaktı. Vücudunu profilden görüyordum ama gördüğüm manzara müthişti. Gayet düzgün fiziği ve çok abartılı olmayan kaslarıyla bir heykel gibiydi adeta. Bacaklarının arasında ise, sarkık halde duran siki kelimenin tam anlamıyla “sallanıyordu”. İnik haliyle bile çok çekici ve uzun görünen bu sikin kalkmış halini neredeyse tahmin edebiliyor, gözümde canlandırabiliyordum. Kapının hafif aralık kaldığı birkaç saniye boyunca gördüğüm manzarayı hafızama kazıdım ve ne Mike’la ne de Juli’yle o anda göz göze gelmek istemediğim için hemen toparlanıp odama geçtim.

Şu ana kadar yan odadan duyduğum seslerin üzerine, uzun zamandır merakla karşılaşmak istediğim manzarayı nihahet görmüş olmanın mutluğuyla karşı konulmaz bir arzu ve istek hissetmeye başladım içimde. Mike’ın sikini ben de istiyordum. Juli’yi siktiği gibi, beni de bağırta bağırta siksin, beni buraya geldiğim günden beri kendimi teslim ettiğim dildodan artık kurtarsın istiyordum. Gerçek bir yarak tarafından sikilmeyi, hele ki büyük bir yarak tarafından sikilmeyi gerçekten özlemiştim. Oda arkadaşımın sevgili olması filan da umurumda değildi. Bi şekilde, bir yolunu bulmam gerek diye bir düşünceye kaptırdım kendimi.

Aradan geçen bikaç günün ardından, bir Cumartesi akşamı Juli’yle evde oturuyor ve içki içiyorduk. Mike o haftasonu basketbol maçı olduğu için şehir dışındaydı ve eve gelmedi. İçkinin de etkisiyle, sohbetimiz bir süre sonra özel hayatımız, erkek arkadaşlarımız vs. gibi konulara gelmeye başladı. Birden, hiç beklemediğim bir anda Juli “buraya geldiğin ilk günlerde, seni mastürbasyon yaparken duydum, Mike’ı sayıklayarak kendini tatmin ediyordun” dedi. O anda, aradan geçen zaman boyunca bu konu hakkında hiçbirşey de düşünmemiş olmamın etkisiyle dondum kaldım. Hangi günden bahsettiğini tabi ki çok iyi biliyorum, ikimiz de biliyorduk. Ağzımdaki son yudum içki, boğazımda kilitlendi kaldı. Ne diyeceğimi bilemedim. Juli’nin suratına baktığımda, hiç de bunu dert eden bir ifade yoktu ama yine de tedirgindim.

Sonra sözlerine devam etti;
“Merak etme, bunun için sana bişey söyleyecek değilim. Sonuçta hemen hemen her gece yan odanda sevişiyoruz ve senin de bizim seslerimizi duyduğuna neredeyse hiç şüphem yok. Dolayısıyla, buraya geldiğinden beri en çok gördüğün, neredeyse birlikte yaşadığın tek erkek de Mike olduğuna göre, onu düşünerek mastürbasyon yapmanda bi sakınca görmüyorum ben. Yalnız, aklından sakın çıkarma, o benim erkeğim, sakın elimden almaya kalkma” dedi ve güldü.

Bunu söylerken o kadar neşeliydi ki, bir yandan bu durumdan hoşlanmış olduğunu, bir yandan da gerekli mesajı vermiş ve beni tatlı bir dille ikaz etmiş olduğunu hissettim. Onun bu rahatlığı beni de çok rahatlattı çünkü normalde, bugüne kadar Türkiye’de edindiğim arkadaş çevremden biriyle aynı bu durumu yaşasaydım muhtemelen “bana bak orospu, senin saçını başını yolarım, sevgilimin adını dahi ağzına alma bir daha” seviyelerinde bir tartışmanın içinde bulurdum kendimi.

Juli’nin bu rahatlığından istifade ederek, ben de artık “ne olacaksa olsun” diye düşünüp, ki sanıyorum içkinin de verdiği bir özgüven vardı üstümde, anlatmaya başladım;
“Juli, o gün beni duymuş olabileceğinin farkındayım, gerçekten üzgünüm, ama dediğin gibi, buraya geldiğimden beri her gece sizin sesinizi duyuyorum ve kendi ihtiyacımı giderebilmek için şu an için yapabileceğim tek şey, mastürbasyon. O gün de o sözler döküldü ağzımdan, yoksa kötü bi niyetim yok elbette” dedim.

Bunun üzerine sohbetin yönü biraz daha değişti. Juli;
“O gün seni duyduğumu Mike’a da anlattım. Aslına bakarsan her ikimiz de biraz şaşırdık. Bizim bildiğimiz kadarıyla, sizin ülkenizdeki kadınlar, dini faktörlerin de etkisiyle cinsellik konusunda biraz muhafazakarlar. Senden o şekilde sesler çıkararak mastürbasyon yapabileceğini beklemiyordum doğrusu. Her ikimiz için de sürpriz oldu” dedi.

Ben de kendisine bu konularda çok rahat bir ailenin kızı olduğumu, cinsellik konusunda Türkiye hakkındaki önyargılarının tamamen değil, ancak kısmen doğru olduğunu, benim cinsellik konusunda gayet açık fikirli olduğumu, bugüne kadar çok sayıda cinsel deneyimim olduğunu ve bu gibi konuları anlatırken beni hayretle dinledi. Gerçekten de bu insanların ülkemiz hakkındaki önyargıları inanılmaz seviyedeydi. Onların düşüncesine göre, Türkiye’de hiç bir kadın, evlenmeden önce cinsel ilişkiye girmez, hayatına sadece tek bir erkek girer, cinsellikle ilgili konuşmak bile tabu sayılır vs. vs. Bu konularda benim ne kadar rahat olduğumu gördüğünde şaşkınlığını gizleyemez oldu. Hatta kendisine bisexüel olduğumu söylediğimde, içkisinden büyükçe bir yudum aldı ve “ciddi olamazsın! artık bu kadarını da beklemiyorudum!” diye bağırdı.

Beni tüm şaşkınlığıyla dinleyen Juli;
“Peki, madem öyle sana birşey sormak istiyorum. Bizim Mike’la her zaman hayalini kurduğumuz birşey var. Aramıza başka bir kadın daha alarak, threesome olarak sevişmek istiyoruz. Bunu özellikle Mike çok istiyor gerçi ama, ben de birgün ikinci bir erkek istersem Mike’ın da bunu kabul etmesi şartıyla, aramıza bir kadın almayı kabul ettim. Sen bu eve ilk taşındığında, Mike’le senin hakkında konuştuk ama o zaman tüm bu anlattıklarını bilmediğimiz için, böyle birşeye asla sıcak bakmayacağını ve kabul etmeyeceğini düşünmüştük. Ama şimdi hem anlattıkların, hem de sanırım içkinin etkisiyle, sana bu konuda açılmakta sakınca görmedim nedense. Ne dersin, ilgini çeker mi böyle birşey?” dedi.

Kulaklarıma inanamadım o anda, gecenin ortasında gökyüzünde güneş doğmuş, günümü aydınlanmış, tüm dilek ve arzularım yerine gelmiş gibi hissettim kendimi. Uzun zamandır hayalini kurduğum, ama olabileceğine asla ihtimal vermediğim birşey, kendi kendine gerçekleşiyordu. Ben Mike’ın sikini Juli’nin haberi olmadan nasıl görebilirim diye planlar yaparken, şimdi Juli kendi elleriyle Mike’ı bana sunuyor, onunla sikişebilmem için bana bir bilet veriyodu adeta. Üstelik kendisi de bu işin içinde olacaktı. Bundan daha güzel bir teklif alamazdım herhalde. Eğer çok fazla içki içmiş olsaydım ve sarhoş olsaydım, bu duyduklarımın gerçek olmadığını, sadece bilinçaltımın “duymak istediğim sözler” olarak önüme koyduğu bir sanrı olduğunu düşünebilirdim. Ama hayır, bu kesinlikle gerçekti.

Juli’ye;
“Bu söylediklerine gerçekten çok şaşırdım inan, ve beni yanlış anlamanı istemem ama, bunu ne kadar çok istediğimi tahmin bile edemezsin. Tabi ki çok isterim” dedim.

Juli birden ayağa kalktı, telefonunu aldı, aradığı kişinin Mike olduğuna hiç şüphem yoktu. “Selam tatlım, nasılsın, bak sana ne diyeceğim, seninle konuştuğumuz konu vardı ya, evet o, ben o işi hallettim, tamam, ne zaman, tamam o zaman, yarın gece görüşürüz, seni seviyorum koca adam” dedi ve kapattı. Bu konuşmadan anladığım kadarıyla, bu akşam benimle bu konuşmayı yapmak için zaten önceden plan yapmışlar ve planları da istedikleri şekilde yürümüştü. Bana dönerek, “madem öyle küçük hanım, yarın akşam Mike burada olucak. Hep birlikte, unutulmaz bir gece geçirelim tatlım” dedi ve gülümseyerek mutfağa gitti.

Bir an için, odada yalnız kalınca, geçen 5 dakika içinde yaşanan ve konuşulanları düşündüm. Olanlara ve bundan sonra olabileceklere inanamadım. Az sonra Juli geri geldi. Şu ana kadar çaprazımdaki koltukta oturuyorken, şimdi benim oturduğum koltukta yanıma oturdu, yüzü bana dönük bi şekilde bağdaş kurdu. Bacakları bacaklarıma değiyordu, eliyle elimi tuttu ve devam etti;

“Peki, anlat bakalım bana, Mike’ı düşünerek mastürbasyon yapmak güzelmiydi, kendini sadece Mike’la sevişirken mi hayal ediyordun yoksa ben de var mıydım yanınızda, anlat bana” dedi. Sesi kısık, her kelimesinde yüzü bana biraz daha yaklaşarak konuşuyordu benimle. Eliyle tuttuğu elimi, kendi bacağının üzerine götürdü ve bacağının okşayacağım şekilde hareket ettirmeye başladı. Gözlerine bakmak için yüzümü ona döndüğümde, git gide bana yaklaşan dudakları benim dudaklarımla birleşti. Küçük küçük öpücükler konuduruyordu dudaklarıma ve bir yandan da eliyle onu okşamam için bacaklarının üzerinde gezdiriyordu elimi.

Hiçbirşey söylemedim. Onun hareketlerine karşılık vermeye çalışıyordum. Juli’nin nefes alışı gittikçe hızlanıyor, içinde bu bulunduğumuz bu durumdan ve az önceki konuşmalarımızdan onun da oldukça etkilendiğini fark ettiriyordu. Ben de en az onun kadar heycanlıydım aslında. İkimiz de gözlerimizi kapatmış, hafif nemli dudaklarımızı birbirimizin dudakları üzerinde gezdirip, sakin ve yavaşça öpüşüyorduk. Juli’nin ellerini belimde hissettim. Belimden kavramış, bütün vücuduyla kendini bana yaklaştırmaya çalışıyordu. Bir süre sonra, koltukta iyice yana ve aşağıya kaymış durumdaydım. Juli de neredeyse tamamen üstümde duruyor konumdaydı. Elleriyle önce göğüslerime doğru uzandı. Sütyen giymeden sadece üzerime geçirdiğim t-shirt’ün üstünden, sertleşmiş meme uçlarıma dokunuyor, göğüslerimin üzerinde elleriyle yuvarlak hareletler çizerek onlara doknuyor, okşuyordu.

Ben de artık iyice anın akışına bıraktım kendimi. Ellerimi Juli’nin boynuna dolayıp, tamamen üstüme çıkması için kendime doğru çektim. Sağ bacağımı koltuktan aşağıya indirip, sol bacağımı da koltuğun üst kısmına koyarak iyice bacaklarımın arasına girmesini sağladım. Masum ve yavaş öpüşmelerimiz yerini gittikçe sertleşen iştahlı öpüşmelere bıraktı. Birbirimizin dudaklarını emiyor, ısırıyorduk. Ben de ellerimi Juli’nin kalçalarına doğru kaydırdım. Üstündeki şortun içine elimi kaydırdım. İçinde iç çamaşırı yoktu ve avuçlarımla kalçalarını kavrıyordum. Kendime gittikçe daha fazla bastırarak, vücudunun tüm ağırlığını amımın üstünde hissetmek istiyordum. Juli de benim hareketlerime karşılık verip, üstümde ileri geri hareketler yapmaya başladı. Adeta beni sikiyormuş gibi, yavaş ve sakin bir şekilde hareket ediyordu üstümde.

Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra, Juli birden doğruldu, tek hamlede üstündeki t-shirt’ü çıkarttı. Benimkine kıyasla oldukça büyük olan göğüsleri, gözlerimin önündeydi. Yine ani bir hareketle üzerime doğru eğildi ve göğüslerini yalayabileceğim şekilde ağzımın önüne getirdi. Gerçekten büyük göğüsleri vardı. Uçları, aynı benim göğüs uçlarım gibi sertleşmiş, her biri onları yalamam için bekliyor gibiydi. Sırayla önce birini, sonra diğerini dilimin ucuyla yalamaya başladım. Bu arada ellerim hala kalçasının üzerindeydi ve ellerimle uzanabildiğim kadar arkaya uzanıp, Juli’nin göt deliğine ve amına dokunmaya çalışıyordum ama elim yetişmiyordu. Ben göğüsleriyle ilgilendiğim esnada, Juli de elini benim şortuma götürüp, onu çıkarmaya çalışıyordu.

Kısa bir süre sonra, her ikimiz de çıplak kalmıştık. Juli, benden biraz daha uzun boylu, göğüsleri benimkinden kesinlikle daha büyük, yuvarlak kalçalı, benim kadar olmasa da ince belli sayılabilecek, beyaz tenli bir kadındı. Amının üstündeki tüyler kasıtlı olarak uzatılmış, ama üst kısımda kenarlarından çok düzgün bir şekilde traşlanmıştı. Amının dudaklarının kenarı ise pırıl pırıldı. Koltuğun üzerine oturdu ve bacaklarını yukarı çekip koltuğun kenarlarına dayadı. Gördüğüm manzara karşısında, hiç düşünmeden, yere, halının üzerine diz çöktüm. Bacaklarının iç kısımlarını yalayarak ve öperek, amına doğru yaklaşmaya başladım. Kendi amımı göremiyordum ama hissedebildiğim kadarıyla fazlasıyla ıslaktı. Juli’nin de benden bir farkı yoktu. Amının ıslaklığı, odanın tavanında yanan ışığın etkisiyle parlıyordu. Yüzümü amının üstüne kadar getirip, dilimle önce amının çevresini yalamaya başladım. Juli, inlemeye başlamıştı altımda. Daha henüz amına değmemiştim bile ama fazlasıyla tahrik olduğu ve zevk aldığı her halinde belli oluyordu.

Ona daha fazla işkence etmek istemediğim için, amını yalamaya başladım. Uzun zamandır bir kadınla birlikte olmuyordum ve bu tadı, bu kokuyu özlemiş olduğumu farkettim. Dilimle amının her tarafını, eksiksiz bir şekilde yalamaya çalışıyordum. Bir yandan da ellerimi Juli’nin vücuduna doğru kaldırmış, ellerimle kavrayamadığım kadar büyük olan göğüslerini okşuyor, onları sıkıyordum. Juli, her iki elini kafasının arkasında birleştirmiş, her anın, dilimin her dokunuşunun tadını çıkarmaya çalışıyordu. Bir süre sonra biraz daha hızlı hareketlerle Juli’nin amını yalamaya hatta dilimi amının içine sokmaya başladım. İşte o anda, Juli’den gelen sesler de yükselmeye başladı. Bu kadar kısa sürede, sadece onu yalamamla orgazm olabilir miydi acaba diye düşündüm kendi kendime.

Derken, Juli bacaklarını kapatarak doğruldu koltuktan, ellerimden tutup beni ayağa kaldırdı ve koltuğun üstünde domalttı. Elleriyle sırtımı, belimi ve kalçalarımı okşayarak arkama geçti. Bu sefer, aynı benim az önce dizlerimin üstünde durduğum gibi, o arkdamda diz çöktü. “Harika bir amın var, Mike bunu çok sevecek” diyerek yüzünü amıma yasladı. Diliyle, zaten sırıl sıklam olmuş amımı yalarken, burnu da zaman zaman göt deliğime değiyordu. O kadar iştahla yalıyordu ki beni, domalmış halde kıvranmaya başladım koltuğun üstünde. Elleriyle her iki kalçamı tutmuş, onları ayırarak yalıyordu ve arada sırada yukarı çıkıp götümün üstünde gezdiriyordu dilini.

Birden durdu Juli, elleriyle kalçamı ayırmış durumda, götüme baktığını farkettim. Göz göze geldiğimizde, “söylesene, anal seksten hoşlanır mısın” diye sordu. “Evet, çok severim” dedim kendisine. Bana Mike’ın göt sikmeyi çok istediğini, ama Juli’nin bunu yapamadığını, normalde daha önce göt siktirmek konusunda deneyimleri olmasına rağmen, Mike’ın sikinin boyutları yüzünden bunun mümkün olmadığını anlattı bana. İşte o anda bir kez daha anladım ki, Mike gerçekten iri bir sike sahipti. Bana “ben bugüne kadar onu arka deliğimden içeri sokamadım, ama eğer yarın gece bunu sen başarabilirsen, Mike sana tapacaktır. Yine de çok ümitlenme, onu bu küçük götüne alabileceğine çok ihtimal vermiyorum” dedi ve gülümseyerek yalamaya devam etti göt deliğimi.

O anda aklıma odamdaki dildo geldi. Dildom oldukça büyüktü bana kalırsa ama Mike’ın ondan bile büyük olma ihtimali var mıydı acaba? Banyoda, henüz kalkmamış sikini gördüğümde, kalkmış halinin büyük olacağı hissine kapılmıştım ama ne kadar büyük olabilirdi ki? Eğer öyle değilse, ve o dildoyu da başından taşaklarına kadar götüme sokabildiğime göre, yarın gece Mike’ın bana tapmasını sağlayabilirdim gerçekten. Bunları sadece kafamdan geçirdim ama Juli’ye de bişey söylemedim.

O gece bir süre daha Juli’yle sevişmeye devam ettik. Her ikimiz de, sadece birbirimizi yalayarak ve parmaklarımızla defalarca boşaldık. Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyorum ama, ikimiz de tamamen çıplak vaziyette, vücudumuz birbirine karışmış bir pozisyonda, uyuya kalmışız. Gece bir ara uyandığımda, Juli’nin altından usulca kayarak kalktım ve mutfağa gittim. Bir bardak su içtikten sonra odamda yatmaya karar verdim. Juli’yi de uyandırmak istedim ama her ne kadar seslendiysem de uyanmak istemedi. Üzerine bir örtü örterek odama gittim.

Juli’nin bu kadar rahat bir kadın olması, erkek arkadaşını bile benimle paylaşabileceğini bilmek ve onunla uzun süre ev arkadaşı olarak birlikte olacağımı bilmek beni çok mutlu etmişti. Yarın gece olacaklar içinse, şimdiden heyecanlanmaya başlamıştım. Bir an önce yeni güne uyanmak ve Mike’ın geleceği saati beklemek için can atıyordum. Aklımın ucundan geçen türlü düşüncelerle uykuya daldım…

Üçüncü bölüm de burada son buluyor. Devamı gelicek. Takip edin 😉

BBC-Tiryakisi

Ne İstediğini Biliyorum.

Ne İstediğini Biliyorum.
Seyrettiğim eski bir dizinin bir sahnesinde, karakterler motosiklet ile bir yol ayrımına ulaşıyor, burada erkek karakter tabelaları göstererek, “başka dünyaların tam şu anda il sınırındayız, bir adım sadece.” diyordu. Hayatım boyunca tanıştığım kadınlara karşı hep böyle bir duygu hissettim. Benim için başka bir dünyaydılar ve ben adım atmak üzere olduğum dünyanın koşullarına göre hareket ediyordum. Her şey kendine has bir biçimde gelişiyordu. Bir kadına yaklaşıp böylesine içsel bir şey hissedince, karşıdaki kadın da zincirlerini kırma yönünde daha hevesli oluyor. Bu yüzden yeni bir dünya keşfetmeyi hep sevdim, bu yüzden her kadında yeni bir dünyaya adım atmanın verdiği heyecanla iz bırakan hikayeler yaşamak istedim. Bu hisler içime her zaman yoğun düşmüyor ama fırtınanın yaklaştığını hissettiğimde, fırtınanın içine kendimi atmaktan hep zevk aldım.

O akşam da böyle hisler içinde internete girdim ve henüz bilmediğim bir dünyaya adım atmak üzere keşfe çıktım. Onunla match olduk ve konuşmaya başladık. Chat yapanların yakından bileceği üzere, birisiyle sohbetin saracağını ilk birkaç diyalogdan anlama yeteneğine ben de çoktan kavuşmuştum. Onunla mesajlaştığım ilk birkaç saniye içinde, o dünyanın kapısında olduğumu hissettim. Sürecin nereye varacağını merak ediyordum. Yoğun bir duygu akışı içinde konuşmaya devam ediyorduk. Daha kırk dakika bile olmamıştı konuşmaya başlayalı ama bir çekim alanının içindeydik. Bu sırada onun yazmasını beklerken dişlerimi fırçalamak için yerimden kalktım. Döndüğümde, çekip gittiğimi düşünerek tedirgin olduğunu söyledi. Sohbetimizin bir noktasında bana acı eşiğinin yüksek olduğundan bahsetmişti. “Bir yere kaybolmadım merak etme, sandıktan kırbacımı çıkarmak zaman aldı” diye şakayla karışık yanıt verdim. Ancak o, bu cümlemin üstünde durmaya başladı ve gerçekten kırbacım olup olmadığını merak ettiğini söyledi. Ben de kendisine, “bunun yanıtını ancak uslu bir kız olursan alabilirsin” diye dönüş yaptım. Bir anda kendimi tam da içinde olmak istediğim hissiyatın ortasında buldum. Anlamıştım, nasıl olduğunu anlatmak zor; ama anlamıştım. Boyun eğecekti. Kırbaç diyalogundan sonra hakimiyet arzusu bünyeme dolmaya başlamıştı. Ve bu aşamadan sonra ondan sadece “senin kölen olmak istiyorum” sözünü duymak istiyordum. Daha konuşalı bir saat olmamıştı ve ben tam olarak istediğimi ve onun da istediğini hissettiğim şeyi anlamıştım.

“Uslu bir kız olmak için ne yapmalıyım?” diye sordu. Git gide hem cinsel hem de karakter açısından sertleştiğimi hissederek, “yanıtını bildiğin sorular sorma bir daha bana” dedim. “Benim bildiğim yanıtla seninki arasında fark olabilir, söyle ne yapmalıyım?” dedi. “Bana boyun eğeceksin” dedim. “Nasıl?” diye sordu. “Her anlamda söz dinleyeceksin, şu anda neler olabileceğinin farkında değilsin. İhtimaller dünyası heyecan vericidir” dedim. “Bir kere boyun eğdiğinde, tamamen bana ait olacaksın, kölem olacaksın” diye ekledim. Başka bir şey söylemedim. Bir süre öylece kaldık, o da bir şey yazmadı. Biliyordum ki fikrini olumsuz anlamda değiştirecek şeyler söylememi, kafasını karıştıracak şeyler dememi bekliyordu. Oysa sözlerim netti, hislerim netti, hisleri netti; kırbacımın hiddetini götünde hissetmek istiyordu. Bir süre sonra yazdı, “tamam” dedi, “seninim, kölenim, seni daha görmedim bile ama sana teslim oluyorum.” dedi. Hiç şaşırmamıştım gerçekten, bu his bizi öylesine sarmıştı ki başka bir dünyaya aitti bu içinde olduğumuz heyecan. “Pekala” dedim. “Bana bir daha asla ben yazmadan mesaj yazmayacaksın, bir kelime dahi yazsan her şey son bulur. Şimdi çıkıyorum ve ben ne zaman istersem benimle tekrar o zaman iletişimde olacaksın.” Ve o gece ona hiçbir şey yazmadım. Ertesi günde de bir şey yazmadım. Tam sekiz gün hiçbir şekilde iletişime geçmedim, o da yazmadı bana. İyice kudurmasını arzu ediyordum, gerçekten farklı bir şeyin içinde olduğunu, gerçekten efendisi olan adamın efendi olduğunu hissettirmeyi dilemiştim. Bu sessizlik, ona bunu hissettirdiğimin kanıtıydı.

Bir gün iş yerindeyken zamanın geldiğini düşündüm. Ona sadece “vakti geldi!” diye mesaj yazdım. Anında, bekletmeden dönüş yaptı: “heyecandan titriyorum, ne olacak şimdi?” Yine aynı sertlikle yanıt verdim, “ilk meeting’imizi yapacağız, ancak bu sıradan, garantici bir meeting olmayacak. Kölem olduğunu sana iliklerine kadar hissettireceğim. Şöyle olacak, bana adresini konum olarak atacaksın, kapının anahtarını paspasın altına bırakacaksın, odana girip kapısını kapatacak ve çıplak şekilde yerde diz çökerek benim odana girmemi bekleyeceksin.” Ben de heyecandan titremeye başlamıştım, iş yerinde masanın altında erkekliğimin sertleştiğini, pantolonumu zorladığını hissediyordum. Bir süre dönüş yapmadı, ben de yazmadım bir şey. Otuz dakika sonra yazdı, “korkuyorum, bu çok fazla…” diye. Ben de ona korkunun tam da olması gereken bir duygu olduğundan bahsettim. “Köleler, efendilerinden korkmalı zaten. Bu iyi bir şey. Sana ‘korkunu yen’ gibi klişe cümleler kurmayacağım, ‘korkunu kabul et ve daha da içine gir’ diyebilirim ancak.” Bir süre sonra “tamam” dedi. Önce konumunu attı, Göktürk’te oturuyordu. Nasıl geleceğimi de anlattı, korsan taksiler varmış, bana numarasını verdi. Kaçta geleceğimi sordu, kaçta geleceğimi söyledim. İşten çıktım, korsan taksiyi çağırdım ve yola koyuldum. Göktürk yolu da gerçekten insanı başka bir dünyaya gidiyormuş hissettiren bir manzaraya sahipti. İstanbul kalabalığından uzaklaşıp tedirgin eden bir ormanın içine giriyormuş gibi… Tam da böyle hisler içindeydim. Beni nasıl bir evin, nasıl bir kadının beklediğini bilmiyordum. Sadece çantamda kırbacım vardı. Öğle arasında bir mağazaya gidip binici kırbacı almıştım. BDSM ile derinlemesine ilgilenenler bilir ki süslü erotik shop kırbaçları yerine asıl acıyı binici kırbacı ile yaşatabilirsiniz.

Taksi beni apartmanın önünde bıraktığında şaşırmaya çoktan başlamıştım. Apartman oldukça lükstü. Güvenliğe daire numarasını söyledim ve içeri girdim. Amerikan filmlerindeki gibi bir tasarımı vardı, aslında rezidanstı burası. Koridorda kapı kapı ilerleyip 32 no’lu odanın önüne geldim. Kendimi daha önce böylesine heyecanlı hissetmediğimi fark ettim. Erkekliğim daha koridorun başında mermer gibi sertleşmişti. Kapısının önünde heyecandan titriyordum, derin bir nefes aldım. Etrafa göz attım ve paspasın altından anahtarı aldım. Anahtarlık yoktu, tek bir anahtar koymuştu paspasın altına. Kapıyı açtım, sadece bir kere kilitlemişti. İçeri adımımı attım. Amerikan mutfak ve salon beni karşıladı. İki tane de oda kapısı vardı. Biri tuvalet kapısı olmalıydı birisi de onun içeride olduğu oda. Bir süre etrafa bakındım. Ev gerçekten de Amerikan filmlerindeki evler gibiydi, ben de Amerikan filminin içindeki başkarakterdim. İçerideki odada beni ne beklediğini bilmiyordum. Birkaç dakika daha bekledim kapıdan girmeden önce. Çantamdan kırbacımı çıkardım. Sessizce bekledim. Sonra kapısına gittim, önce kapısına tıklattım. İçeri girmeden birkaç saniye daha bekledim. Ve sonunda kapıyı açtım. Titreyen bir kadın gördüm. Heyecanının kokusu tüm odaya yayılmıştı. Hayatımda gördüğüm en büyük memelere sahipti. Yüzüme bakamıyordu. Hiçbir şey söylemeden bir süre kapıda ona bakarak bekledim. O da bir şey söylemedi, gerçekten de söz dinliyordu. Oyunu kuralına göre oynuyordu. Ona doğru yaklaştım, kırbacımı yavaşça memelerine dokundurdum önce, ardından yüzüne. Vücudunda gezdirdim. Daha sonra kırbaç ile çenesinden tutarak yüzünü yukarı doğru kaldırdım ve bana bakmasını istedim. Hala titriyordu. Diğer elimle gömleğimin altında kabaran erkekliğimi işaret ettim. Hiçbir şey söylemeden onun yüzüne doğru yaklaştım. Ve pantolonumdaki sertliği onun yüzüne yapıştırdım. Diğer elimle de saçlarından tutup pantolonum üstünden sertliğimi ona hissettirmek istedim. Ellerini arkada kenetlemişti. Daha sonra ellerini kırbacım ile çözerek kemerimi işaret ettim. Hala tek kelime etmemiştim, o da etmemişti. Bir kadını yaparken en çok seyretmekten keyif aldığım anın içindeydim, kemerimi çözdüğü anın içinde… Bu ana bayılıyordum, bir kadını kadın yapan, bir erkeği daha erkek yapan daha büyük bir an yoktu benim için. Parmakları ve ellerinin o estetik hareketler ile kemerimi titreyerek çözme anı hayranlık uyandırıyordu. Sonunda kemeri çözdü, pantolonumu indirdi ve ellerini yeniden arkada kenetledi. Sikim öylesine sertleşmişti ki bu sertliği onun yüzünden ayırmak istemiyordum. Bu defa canlı tenine yapıştırdım sikimi. Yüzünü döndürüp ağzına almak için hamle yapmaya çalışıyordu, ancak buna kırbacım ile izin vermiyordum. Tüm hakimiyetin bende olduğunu bilmesini istiyordum. Bu sırada hiç beklemediği anda sırtına öylesine bir kırbaç hamlesi vurdum ki çığlığı odayı doldurdu. Hiç beklemiyordu, öncesinde yavaş darbeler ile alıştırmamı beklerdi her normal insan gibi, ama ben tamamen acıyla yüz yüze kalmasını, acı ile hazzın doruğuna ulaşmasını istiyordum. Sırtında kırbacın izi kızararak belli oldu. Yüzünde hala acının izi vardı… Bu sırada kırbacı yatağın üstüne bıraktım, başını iki elimin arasına aldım ve sikimi ağzına verdim. Boğazına kadar doldurdum ağzının içini. Bu sırada yukarıya doğru, efendisine doğru öyle bir bakış attı ki gözleri zevkten kaymıştı resmen. Bu bakış, beni daha da azdırdı. Ayaklarımı hissetmiyordum sanki. Ağzıma aldığı sikim ile onu vücuduma yapıştırmıştım. Bir kadının boğazına dek inip onu nefessiz bırakmak için ağzını doldururken boğazını da sıkmak daha fazla hazza ulaşmasını, daha büyük heyecan ile tanışmasını sağlar. Tam da böyle yaptım. Bir yandan ağzını doldururken öte yandan onun boğazını sıkıyordum.. Bir süre dayanamadı ve kalçalarıma tırnaklarını geçirdi. Tam o sırada sikimi ağzından çıkardım ve ona tokat attım. Hiçbir şey demedi, ellerini arkasına kenetledi ve başını öne eğdi. Bu sırada bir süre uzak durdum ondan. Oysa devam etmemi istiyordu. Hala sesimi duymamıştı, kim olduğumu bilmiyordu. Sadece ağzına almak istiyordu. Dilini çıkarmasını işaret ettim. Tam dört parmağımla ağzına elimi sokmaya başladım. Kırbacı tekrar elime aldım. Onu ayağa kaldırıp domalmasını sağladım. Bu defa giderek sertleşerek kırbaç darbeleri vurmaya başladım. O gece bunu istemişti. O kadar sert şekilde vuruyordum ki götü kanayacaktı neredeyse. Her tarafını kızartmıştım. Her darbede öylesine hoş bir ses çıkarıyordu ki bu beni daha da cezbediyordu. Sonunda sesimi duymasını istedim. Onu sırt üstü yatırdım, yatağının üstüne çıktım. O yatağında uzanırken ben bir dev gibi ayaklarımın üstünde sertleşmiş sikimle yukarıdan onu izliyordum. Kendimi bir tanrı gibi hissediyordum. Onun da kölem olduğunu hissetmesini istiyordum. Bu pozisyon, böyle bir rol için idealdi. Yukarıdan aşağı doğru ona bakarken ilk kez konuştum, “ne istediğini biliyorum.” Gülümsedi. Deli gibi içine girmemi bekliyordu. Biraz önce götünü kırbaçlarken amından akan sular yatağı ıslatmıştı. Onun tepesinde bir elimle sikimi avuçlayarak ona bakıyordum. Elini uzatmak istedi taşaklarıma dokunmak için, onu kırbacımla engelledim. Sonra yataktan indim, onun tersine geçtim. Başını yatağın boşluğuna tersten indirdim ve sikimi ağzına doldurdum. Şimdi boğazındaki sertlik daha da net belli oluyordu. Bu sırada kırbaçlarımla memelerine yavaş yavaş vurmaya başladım. Kocamanlardı. Gerçekten kocamanlardı.

Bu anın hiç bitmesini istemiyordum, o da istemiyordu. İstediği tek şey bir an önce içine girmemdi. Ama ona gerçekten ders vermek istiyordum. Kontrolün tamamen bende olduğunu daha da iyi anlamasını istiyordum. Buraya onu sikmek için gelmediğimi, buraya onun efendisi olarak onu kölelikle tanıştırmak için geldiğimi bilmesini istiyordum. Onu doğrulttum ve yatağın köşesine oturttum. Dilini çıkarmasını istedim, beni o şekilde beklemesini istedim. Odanın kapısını kapattım ve diğer odaya geçtim. Üzerimi giyindim. Kendime çeki düzen verdim. Tekrar odasına geçtim, dili hala dışarıdaydı. Beni giyinmiş görünce şaşırdı. Hala konuşmasına izin vermemiştim, bir şey diyemedi. “İstediğini biliyorum” dedim, “ama buna bugün ulaşmayacaksın.” “Bugün köleliğinin sekizinci günü, meeting’imizin ilk günü. Daha iyi bir köle olduğunda o zaman istediğine kavuşacaksın. Şimdi gidiyorum. Uslu bir kız ol ve söz dinlemeye devam et.” Gözlerindeki heyecanı ve hayal kırıklığını görebiliyordum, oradan gitmemi istemiyordu. Ama bir şey diyemiyordu. Ancak bu, onun için de doğru adımdı. Bunu düşünmesini istiyordum, ne hissettiğinden ve ne istediğinden emin olmasını. İkinci meeting’imiz eğer istediğinin bu olduğundan emin olursa daha başka olacaktı. Ne istediğinden gerçekten emin olmasını istiyordum. Bunun için ona süre vermek istedim ve bu dünyanın kapısından dışarıya doğru adımımı attım. İçeride bir köle bıraktığımı ve daha iyi bir köle olmak için çabalamaya devam edeceğini biliyordum. Bu düşünce, beni daha da iyi bir efendi ve erkek olarak hissettiriyordu.

Halamın Yarrak Sevdası

Halamın Yarrak Sevdası
merhaba okuyucular size halamın nasıl yarrak fetişisti olduğunu ve başından geçenleri anlatacagım
halam 30lu yaşların sonunda 160 boylarında etine dolgun koca göğüslü bi kadındır eniştem hafta sonlarında
iş yerinde nöbete kalırdı cuma sabah çıkar pazartesi gece gelirdi.cocukları olmazdı eniştemin sorunları vardı
ama halam azgın kadındı sürekli sevişselerde tık yoktu bilgisayarlarda porno videolara
halamın kendine cektiği cıplak am fotoları kaslı yarraklı adamların fotograflarını gormustum
neyse sonra eniştem aile dostu diye eve getirdiği bi adam vardı adam kro tipli kilolu bira göbekliydi.
adam halama karşı fazla ilgileniyordu halamda adama karşı ilgiliydi telefonda konuşmalar mesajlasmalar falan işkillenmiştim
arkadaşım halamın apartmanında oturuyordu o cuma ögleden sonra arkadasa ugradım neyse sohbet muhabbet konu halama geldi
arkasım halama fazla guvenmememi eve sürelki bi adam girip cıktıgını soyledi ona aile dostu olduğunu merak etmemesini soylesemde
arkadasım adam eve gelince halamın tedirgin oldugunu ayakkabılırını iceri aldıgını soyledi adam evdeyken gülüşme sesleri
bi süre sonra inleme sesleri geldiğini soyledi merak etmiştim gidip kapıyı caliyim dedim neyse gittim kapının önüne içeri
sessizdi zile bastım bi süre sonra banyo kapısından ses geldi sonra kapı açıldı halam karşımda bornozluydu kapı açılır acılmaz
suratıma kalitesiz sarma tütün sigarası dumanı vurdu ince keskin bira kokusuyla karışmıs evi kaplamıştı halam beni görunce sasırdı
irkildi bi ihtiyacını oldugunu halini hatrını sorma görüntüsünde evde biri olduğunu yokluyordum gözümle ama emindim yalnız degildi
halam sigarayı evde ve sarma sigara icmezdi alkolu sevmezdi neyse konusmayı kısa kesdim arkadasın evine döndüm ama emindim
evde biri yada birileri vardı.arkadasın evi dublexdi ust katı halamın dairesini tam yanıydı üst kata cktım sessizdi bende
esk**en beri halama karşı ilgiliydim göğüsleri dikkatimi çekerdi eğilip yerleri silerken gözüme çarpardı göğüsleri diri ve büyüktü
oturduk arkadaşla bişeler ictik 30-40 dk sonra halamn evinden bağırma sesleri geldi bi sure sonra bi adam halamın evinden
sinirli bi sekilde cıktı kapı aralıktı fırsat bu fırsat girdim içeri halam yatak odasında yerde çırılçıplak yatıyordu
beni görunce yorganı uzerine cekti vucudunu kapattı peşimden arkadaşım girdi oooo eglencemi var dedi arkadasa sus isareti
yaptım kolundan tutup odadan cıkardım ona eve gitmesini gülerek odayı hazırlamasını söyledim hemen kosa kosa gitti,
odaya girdim halamın yanağını kıpkırmızıydı soylemiyordu ama adam biraz hırpalamıştı halamı,halam hemen evden git
dedi onu dinlemedim ona herşeyi bildiğimi blöf yaparak açıklama yapmasını istedim biraz duraksadı bana izin ver dinleniyim
dedi tamam dedim 1 saat sonra arkaşın evine bekliyorum diyerek ayrıldım arkadaşın evine döndüm arkadaşım heycanlı bi sekilde
ee nerde gelmiyomu dedi anlaşılan bi ortak daha vardı halamı ****** isteyen sana noluyo dedim gulerek arkdaş sinirlendi
benimde hakkım var dedi göz hakkı bu göz neyse sevişme umuduyla bi duş aldım temizlendim beklemeye başladık kapı çaldı geldi
üzerinde ince saten kısa gecelik sütyensizdi gögüslerinin buyuklüğü ve meme ucları alttan belli oluyodu karı ona karsı
ilgimizden habersiz cesur dekolteli curetkar elbiseyle rahattı mutfaga gectik arkadasın gitmesini yalnız konusmamızı istedi
bisey icermisin diye sordum enerji icecegi varsa icerim dedi hemn verdim dolapdan bagırma seslerini sordum halam adam zorla
ırzıma gecmek istedi diyince sasırdım anlatmaya basladı enistenle sevisirdik ama hep bisey eksikdi dedi bi ara nolduysa adam
halama cekici gelmis ilgisininde farkına varmıs bi aksam cagırmıs adamı oturmuslar adam kro ama anlıyo kadından o gece sikmis
halamı sonrada her hafta ayarlayıp sikisiyolarmıs ben kapıya caldıgımda yeni sevismis banyo yapıyolarmıs ben halamı dikkatle
dinliyodum devam etti adam suana kadar hep prezervatifli sikmis halam hamile kalmaktan cekiniyomus daha deminde iste adam
dayanamamıs cıkarmıs kondomu tadına varmak istiyorum demiş halam karsı cıkmıs olmaz demis adam zorlayınca basmıs şamarı halama
cekmis gitmis arkadaş kapıdan bizi dinliyodu emindim halama adamı bırakmasını soyledim ama vazgecmek istemediğini onu mutlu
ettiğini soyledi o sıra arkadasım dayanamadı girdi ac kurt gibi halama göğüslerine sulanıyordu yarragı kalkmıs zevklenmisti
halamın gozu bi an arkadasınkıne kaydı sasırdı arkadas istersen hunerlerimi sergilerim sahaya cıkalımmı deyince halam karsı cıkmadı
sasırdım ama ilk benim hakkımdı arkadas halama bize biseyler yaparsın artık diyerek elbisesinin uzerinden goğüslerini oksuyordu
ilk kim dedi halam kondomsuz vermem ağızdan almam dedi kabul ettik arkadas dururmu hemn halamı kollarının arasına alıp üst kata cıkardı odayı kapattı 5 dk sonra basladı
inlemeler yatak sesleri halam zorlada veriyor arkadasım zevkden ucuyordu yaklasık 1 saat gectikten sonra ust kata cıktım odayı
acmaya calıstım kilitliydi en yakın arkadsım kandırmıstı beni kapıyı acmasını soyledim dinlemedi narin halamın uzerinde zevkleniyor
bi tarafdan şaplaklıyordu bi sure sonra acıldı kapı halam yatağın ortasında cıplak yorgun vucuduyla yatıyordu arkadas bi kutu
kondomu bitirmisdi sonunda halamın suratına bosalmıstı vurusmaktan amı kıpkırmızıydı göğüslerinde dis izleri vardı arkadas
halamı somurmus yemisti bitti alabilirsin dedi sikmeye kıyamadım daha dogrusu yorgunken ****** oyle olmalıkı ben ******** cıldırmalıydı
neyse tuttum kolundan evine götürdüm temizledim yatırdım.bi sure sonra telefon caldı tedirgin olduk arayan enistemdi
actı telefonu konustular enistem hicbiseyden habersiz sonra kapattı 1 dk sonra tekrar caldı arayan adamdı halam actı telefonu
adam halama hayatım balımlı konusuyordu halamda canımlı bitanemli konusuyordu adam aksama hazır olması gerekigini soyledi
halam olmaz yorgunum islerim var dedi adam ne işi lan benden baska isin olamaz dedi halam baska aksama kalsın diye yalvarsada
adam sikimin zevkini sanamı sorcam dedi aksama geliyoruz dedi kapattı halam caresiz duruyordu adam geliyoruz dediğine gore
birilerini getirecekti daha ben siftahı yapamadan halamı kafalamışlardı halam yorgundu duş alıp yattı ben arkadaşa geçtim
oturduk biraz saat gec olunca halamın evine gectim beklemeye basladık halam gitmem gerektiğini beni gorurlerse hos olmicagını
soylesede gormek istiyodum balkona saklanırım sesim cıkmaz dedim olur ama kimseye anlatmicaksın dedi tamam dedim
kapı caldı hemn balkona gectim kenara saklandım balkon evin kapısını balkonu ve karsıda yatak odasını net goruyordu kapı caldı
halam acdı naber guzelim dedi adam yanında genc bi cocuk vardı iceri girdiler adamın elinde 2 teneke bira vardı bu haliyle
bile sarhosdu adam sarıldı halama opdu kokladı mutfaga gectiler adam birasaını actı bi yudum aldı halam sandalyede bacak bacak
üstüne atmıs oturuyodu genc cocuk saskın gozlerini halamdan alamıyordu adam halama donerek bu benim yegen dedi yeni 18 e girdi
bu aksam bi antreman macı yapacaksın onunla dedi halam delirdinmi olmaz senden baskası olmaz dedi hem daha cocuk adam ee yeter
be ne kadar erken ogrenirse o kadar iyi dedi hadi gecin odaya dedi cocuk ayaklandı adam hadi oglum goster gucunu dedi
uzun boylu sıskaydı cocuk halama donerek hadi gel bebegim ucuriyim seni dedi halam karsı cıkamadı kaktı ayaga yatak odasına
giderken cocuk halamın gotune bi saplak attı bi yandan sinirliydim bi yandan halamın sikilmesi haz veriyodu bana ama daha ben
sikememisken elin cocugu halamı tokmaklıyodu.halam yataga uzandı cocuk kapıyı kapatacakken adam bırak acık kalsın locadan seyredelim
dedi cocuk tek hamlede soyundu sıyırdı donunu tukurdu eline sikini sıvazladı kondomu gecirdi halam halinden memnun olmasa idare ediyodu
cocuk acemiydi sikini ama yerlestirmeye calısıyodu bi iki hamlede soktu basladı girmeye gavur siker gibi dibine kadar giriyordu halama
adam kökle olum kokle diyor cocuk gaza geliyordu adam pis pis guluyor birasını yudumluyor bi taraftan yegeninin halamı sikerek milli
olmasını izliyordu neyseki cocuk erken bosaldı bıraktı yoruldu adam bin oğlum bin beleş istediğin kadar bin cocuk yeter bu kadar
dayı birazda sana kalsın ama yalnız karı iyi parça ye ye doymaz insan be dedi uzerini giydi kondomu yere fırlattı halama donerek baka
baka beni hatırlasın deyip pis pis sırıttı adam halama donerek yarın iyi hazırlan buyuk parti var dedi cocugu alarak gittiler.
balkondan cıkarak halamın yanında gittim yorgundu ama belli etmiyordu ilk basta benden cekinen halam onumde cırılcıplak duruyordu simdi
o kadar kisiye vermistiki bugun ben siksem ne yazardı o anda yine acıdım banyoya soktum yıkadım yatırdım.o gece arkadaslarda
kalacagım ayagına halamda kaldım gece arkadas aradı gelmicenmi diye yok dedim yanında durup kollicam dedim arkadaş pis pis gulerek
sabaha kadar gömeceksin ona hee iyi dedi kapattı.sabah halam erken kalkmıs ortalıgı toplamıstı bende uyandım uyandıgımda halamla
arkadasım mutfakta konusuyolardı dun gece hakkında seni ne isin var bu saate dedim sırıtarak komsuyum ben dedi istedigimde gelirim
telefon caldı adam arıyordu actı telefonu adam bebeğim aksama yine hazır ol dışarı cıkcaz dedi halam olmaz bu aksam toplantı var
apartman toplantısı anlasılmasın dedi adam itiraz etmeden toplantı bitince ara dedi.halama toplantıyı sordugumda apartmanla ilgili bisey
oldugunu soyledi kahvaltı yaptık evden ayrıldık arkadasla dısarda eglendik gezdik aksam geldik apartmana girdik sessizdi
halamın kata geldik kapıda yoneticinin ayakkabıları vardı neyse eve gectik ust kata cıktım yine ses gelmiyordu arkadas bana donerek
cok derin konular konusuyorlar dedi sırıtarak halanı masaya yatırıyo adam dedi sinirlenmistim yine halamı bu igrenc seylerden
kurtarmaya calıstıkca batmıstı bi sure sonra halamın kapı acıldı adam evden gulerek ayrıldı halam bornozluydu anlasılan halam
yoneticiyede veriyodu. sasırmıstım ben kurtarmaya calıssamda halam batıyordu kim bilir
daha kimlere vermisti halam arkadas dayanamadı hadi olum sıran geldi geciyo dedi evet dogruydu millet coktan cakmıstı halama
ben uzaktan bakmayla yetinmistim arkadasla halamın evine gectik oturduk halam giyinmisti halama toplantı nası geçti diye
sordum guzel dedi hangi konuları masaya yatırdınız deyince arkadas ulan adam halanı yataga yatırdı dedi halam ince guldu
halama sordum evet dedi yoneticiylede iliskim var ama dedi o duzgun titiz biridir daha enistemle evlenmeden ev bakmaya geldiklerinde
tanısmıslar o gece vermis halam adama bos evde o gunden beri iliskileri varmıs ama duzgun biriymis duzgun olsa nolurdu sonucta
amdan götten sikiyordu adam dayanamadım hadi cok meraklıysan gel doyuriyim seni dedim olmaz etik olmaz senle yatamam dedi
arkadas guldu tuttu halamı odaya goturdu gulerek odaya girdiler yine vurusma inleme sesleri odadan cıktı arkadas uzulme olum elbet bi gun sendeee dedi
pis pis gulerek sinirlenmistim toparlanıp cıktık evden arkadasın eve gectik bi sure sonra halam cıktı evden altta araba bekliyordu
kesin o adamdı bi eve goturecek sikecekti yine halam arabaya binip ayrıldı gece sabah karsı geldi halam ustu bası yırtık sutyensiz adamlar kapının onune
atıp kacmıslardı bu sefer sinirliydim yardım etmicektim vurdum yattım uyandım pazar gunuydu bakkala gectim bakkalcı ekrem amca 60lı yaslarda
emekliydi ama kucuk bakkalı vardı karı hastasıydı gazetelerde dergilerde bakar sulanırdı karılara bi cok kez evlensede aradıgı kadını bulamamısdı o anda
aklıma degisik fikirler geldi madem halam bana vermiyor benim yerime istedigime verecekti ekrem amcaya hazır ol bi karı var tam senlik genç aktif dedim
ne zaman hemn dukkanı kapatıp geliyorum dedi acele etme cagıracam hazır ol dedim adam benden sonra dukkanı kapatıp eve hazırlanmaya gitti
biseyler atıstırdıktan sonra arkadasla planı kurduk halamı cagırıp bayıltıp ekrem amcaya verecektik halamı cagırdık iki sohbet biseyler icerken sersemletme
uyku hapını icecegine karıstırdık biraz fazla doz verdik 5-6 saat uyanmazdı hemen kucakladım halamı odaya goturdum iki elinden yataga bagladım
ekrem amca gelmisti hazırlan ekrem amca milli maca hazır ol dedik hemn suyla viagrasını aldı odaya gecti halamı gorunce ee ben bunu esini tanıyorum dedi
olsun abi kadın o yolun yolcusu bi sen sikmedin mahallede dedik veresiyelere sayarsın dedik ee olsun dedi adam sevinmisti kondomunu taktı uzandı yatağa
iki bacagından tuttugu gibi tek hamlede yerlestirdi yarragını ekrem abi basladı git gel git gel kokluyordu halama bi yandan kokluyor bi yandan 90 beden gogusleri yalıyor
zevkleniyordu 20 30 dk siktikten sonra yoruldu cıkardı kondomu kondomsuz girecek derken halamın suratı saclarına bosaldı halamın suratı sperm doluydu
hemen halamın yanına uzandı dinlendi sonra toparlandı uzerini giyindi tesekkurleri iletti evden ayrıldı.arkadasa baktım bu sefer benim dedim girdim odaya
soyundum gectim yataga sikimi sıvazladım kondomsuzdum intikamımı alacaktım tek hamlede yerlestirdim siki başladım git gele cat cat cat umrumda değildi hamile kalsın kalmasın
20 dk cakdıkdan sonra amına bosaldım ellerini cozdum yuzukoyun dondurdum bastım başını asagı cevirdim götünü dele dele siktim baygında olsa inliyordu halam
gottende siktikten sonra soktum agzına yalata yalata suratına boşaldım başladım goguslerini emmeye em em bitmezdi yumaşak diri koca göğüsler pebmbe iri meme ucları ısırdım arkadas geldi
yeter da sıra bana gelsin dedi sen fazlasıyla kullandın hakkını ama dedim ev senin buyur nabarsan yap dedi kodomda takma boşal parçala gorsun dunya kac bucak
giyindim indim alt kata arkadas benden uzun sikti 2-3 saat sikiyordu sonlara dogru halam uyandı cırladı arkadas agzını ellerini bantladı bi yandan cırlıyor
bi yandan sikiliyordu sonunda arkadaşda boşaldıktan sonra evine yatagına bıraktık bu konuyuda kapattık bizi suclamayamazdı elimizde kasetleri vardı hamile kalmıssa bile aldırmıstı ama
hala o adama ve yoneticiye veriyordu..

Resmen Yarak Hastası Oldum! (3)

Resmen Yarak Hastası Oldum! (3)
Hamit abiyle ilgili hayallerim suya düşmüştü. Beni basit bir orospu gibi görüyordu. Ya birilerine bundan bahsederse, adım çıkardı, kimsenin yüzüne bakamazdım. Ya sürekli ister ve beni zorlarsa, ona nasıl davranmam gerektiğini bilemiyordum. Ters davranırsam herkese anlatmakla tehdit edebilirdi, hatta belki de anlatmıştı bile. Ahh ahh, bir anlık mesele ne boyutlara gelmişti. İçimdeki sikilme isteği bana neler yaptırmıştı. Önceden de benzer duygular hissediyordum ama bastırıyordum, otobüste ulu orta sikilmem duvarımı yıkmıştı. Artık arzularıma engel olamıyordum. Düşünmek bana birşey kazandırmayacaktı, olayların akışına göre tavrımı belirleyecektim…

Sikişmemizi takip eden birkaç gün hiç karşılaşmadım Hamit abiyle. Bu durum beni biraz rahatlamıştı. Ama içimdeki sikilme isteği rahat bırakmıyordu beni. Yine de kararlıydım, Hamit abiye gitmeyecektim. Ne yapabilirim derken, otobüs aklıma geldi. Zaten her şey orda olmamış mıydı? Acaba yine o gençlere denk gelirmiyim düşüncesiyle, iş çıkışında biraz oyalandım ve aynı saatte, aynı durakta otobüsün gelmesini bekledim. Ve beklediğim otobüs geldi, sıkış tepiş otobüse bindim. Arka taraflara ilerlemek istiyorum, ama ne mümkün, adım atacak yer yok. Tutunacak yer aradım, ama düşmek istesen bile düşme şansın yok. Birkaç durak sonra biraz daha sürüklendik ve sıkıştık…

Bir müddet sonra arkamda bir kıpırdanma oldu. Biri arkamdan abanıyordu. Nasıl biri olduğunu merak ediyordum, ama arkamı dönersem ürker diye bakamıyordum. Ben kıpırdamadıkça sikinin kabarıklığını tam götüme hizalamaya çalıştı. Ben de kendimi geri doğru iterek ona yardımcı oldum. Burası otobüsün orta yeriydi, önceki gibi ileri gidebileceğimiz bir durum olmazdı, ama hiç yoktan iyi idi, en azından sürtünerek de olsa o heyecanı yaşayabilirdim…

Arkamdaki bana abandıkça, ben de ister istemez önümde koltukta oturan adamın koluna baskı yapmaya başlamıştım. Kasıklarım adamın dirseğine değiyordu. Arkamdaki sikini tam götüme hizalamış elbisemin üstünden git gel yaparak sanki beni sikiyordu. Amım iyice ıslanmıştı, kendimi olaya kaptırdım. Bu ritmik hareketlerimizden ve benim kıvranmalarımdan olacak önümdeki adam birşeyler fark etmişti. O da kolunu hareket ettirmeye ve dirseğiyle amıma baskı yapmaya başladı. Ohhh, arkalı önlü uyarılıyor, zevkten kuduruyordum. Sonunda dizlerim çözüldü ve titreyerek orgazm oldum…

Bu arada arkamdaki de iyice yapıştı götüme, sanırım o da boşalacaktı. Ve bir süre sonra götüme sürtünmeyi bıraktı, boşalmıştı galiba. Ama önümdeki adam amıma baskı yapmaya devam ediyor, dirseğiyle klitorisimin üzerinde belli belirsiz daireler çiziyordu. Biraz önce orgazm olduğum halde inanılmaz şekilde uyarılıyordum. Çok geçmeden tekrar orgazm oldum. Otobüs durakta durunca adam dirseğini çekti ve bana bakıp gülümsedi. Ben de adama minnet dolu gözlerle bakıp kapıya ilerledim ve kendimi dışarı attım. Bir an bekledim, peşimden inmişler mi diye, ama kimse yanaşmadı yanıma. Heyecandan ölebilirdim, durakta biraz oturup bacaklarıma derman gelmesini bekledim. Sonra eve doğru yola koyuldum…

Binaya vardığımda ortalıkta kimse görünmüyordu. Ama ben asansöre biner binmez Hamit abi içeri süzüldü ve en son katın düğmesine bastı. Ben de uzanıp kendi katıma basacaktım ki, elimden tuttuğu gibi belime sarıldı ve “Özledim seni Elif’im!” dedi. Normalde yüz vermeyecektim, öyle karar vermiştim, ama Elif’im demesi beni yumuşattı. Tekrar, “Çok özledim seni!” diyerek dudaklarıma yumuldu. Bir an kararsız kaldıktan sonra ben de karşılık vermeye başladım. Asansörde yaptığım fanteziler gerçek oluyordu, ıslanmıştım. Benim tava geldiğimi anlayınca bizim katın düğmesine bastı, eve gelip rahat rahat sikecekti beni…

Ben kapıyı açmaya çalışırken arkamdan yapıştı, sikini götüme bastırıyordu. Neyse ki kimse görmeden içeri girdik. Kapıyı kapatır kapatmaz tekrar dudaklarımız birleşti. Uzun bir süre kapının arkasında ayakta seviştik. Dudaklarımdan boynuma geçti. Kulak memelerimi emiyordu. Bir taraftan da eteğimi yukarı çekmiş altından külotumun içine ellerimi sokmuş vaziyette kalçalarımı yoğuruyordu. Ben birşey yapamıyordum, sadece boynuna sarılmıştım. Biraz geri ittim ve hızlıca gömleğinin önünü açtım, göğsünü okşayıp, öpmeye başladım. Yavaşça göğsünden aşağı indim ve önünde diz çöktüm. Bir çırpıda kemerini çözüp külodunu aşağı indirerek sikini serbest bıraktım. Ve başladım emmeye, ama ne emmek! Taşakları çeneme değecek kadar tamamını ağzıma alıyordum. O da sanki daha ileri sokabilecekmiş gibi başımı tutmuş kasıklarına bastırıyordu…

Nefessiz kalacak gibi oldukça geri çekiyorum kendimi. Biraz sonra bir ritim tutturduk ve ağzımda gidip gelmeye başladı. O ağzımı sikerken, ben de taşaklarını okşayarak onun zevkini arttırmaya çalışıyordum. “Vay orospu vay, sen bu işi iyi biliyon, bitirdin beni!” diyordu. Bana küfretmesi normalde değil ama seks esnasında acayip tahrik ediciydi. Birden başımı sıkıca bastırdı kasıklarına, geri çekemiyordum kendimi. O anda kasılarak boşalmaya başladı. Ağzımın içi döl dolmuştu, bir kısmını da yuttum. İlk defa döl yutuyordum, ama iğrenmedim. Rahatladıktan sonra ellerini gevşetti, ben de lavaboya gidip ağzımı güzelce yıkadım. Lavabodan çıktığımda Hamit abi salondaki kanepeye sere serpe oturmuştu.

Sikini tekrar uyandırıp kendimi siktirmeliydim. Karşısına geçip, striptiz yapar gibi yavaşça gömleğimin düğmelerini çözdüm, sutyenimi çıkarıp memelerimle oynamaya başladım. Bu arada memelerim de hatırı sayılır büyüklüktedir, 93 cm. İnternette görmüştüm, memelerimi ellerimle yandan birbirine sıkıştırıyor, sonra ağzıma götürerek uçlarını emiyordum. Hamit abinin siki yavaş yavaş hareketleniyordu. Sonra eteğime el attım, arkadan fermuarını açıp kalçalarımı kıvırmaya başladım, elimle biraz aşağı itince kendiliğinden aşağı düştü eteğim. Hamit abiye yanaştım ve önüne diz çöktüm. Sikini elimle biraz sıvazladıktan sonra memelerimin arasına aldım ve sürtmeye başladım. Siki iyice sertleşmişti…

Kendimi yukarı çekerek göğsünü öpmeye başladım, kalçamı da sikine hizalayıp sürtmeye başladım. O da hareketlendi ve kalçalarımı yoğurmaya başladı. Ve bir müddet sonra beni kaldırdı, külotumu çıkarıp beni domalttı. Arkama geçti, zaten sırılsıklam olmuş amıma bir çırpıda girdi. Ve başladı pompalamaya, ben de inlemeye tabii. Bir müddet sonra hızlandı ve zevke geldikçe de küfür ediyordu, “Amına koyacağım senin orospu!” diyordu ama zaten koyuyordu. “Seni yarrağa doyuracağım, tiryakisi olacaksın bu yarrağın, benim orospum olacaksın!” diyordu. Müthiş tahrik olmuştum, “Sik beni erkeğim, orospun yap beni, geçir amıma!” diye karşılık verip kendi elimle kalçama şaplak attım. İşareti alınca beni dövercesine kalçalarımı tokatlamaya başladı ki, “Yeter!” demek zorunda kaldım…

Dizleri üzerinde yoruldu sanırım, ayağa kaldırıp kanepenin yanından beni ayakta domaltıp ayakta sikmeye devam etti. Bir müddet sonra iyice hızlandı ve sikini amımdan çıkarıp beni kendine çevirdi. “Getir şu memelerini orospu!” deyip memelerimin üstüne boşalmaya başladı. O ikinciye boşalırken, ben zincirleme orgazmlar yaşamıştım. Hem otobüste iki kez orgazm olup boşalmış, hem de evde Hamit abiyle sikişmekten yorgun düşmüştüm. Kendimi kanepeye attım. O rehavetle gözlerim kapanmış, uyumuş kalmışım…

Yarım saat falan sonra uyandığımda Hamit abi yoktu, çoktan gitmişti. Banyoya girip küveti doldurdum ve kendimi sıcak suyun kollarına bıraktım. Yarın okula gitmeyip iş saatine kadar uyumaya karar verdim…

[Elif]

Otogar tuvaletinde

Otogar tuvaletinde
Bu anlatacağım olay bu yaz başıma geldi. 180 boyunda 75 kilo yakışıklı bir gencim. Yaşım 23. Aylardan temmuzdu ve İstanbul’dan İzmir’e gitmek için otobüse bindim.Otobüs saat 9da haraket ettiğinde hava yeni kararıyordu ve İzmir e sabah karşı varacaktık. Yanımda 18 yaşında esmer yeşil gözlü tatlı bir genç oturuyordu. İsmi Uğurdu. Uğur 175 boylarında zayıf esmer bi gençti. Üzerinde yeşil bir eşofman altı ve beyaz bir tişört vardı. Yolumuz uzun olduğu için hemen sohbet etmeye başladık. Çok sıcakkanlı ve sevimli bir çocuktu. Bir süre sonra uykuya daldı. Uyurken kafasını cama dayadığı için popo kısmı bana doğru dönük ve hafif kalkık bir sekilde duruyordu. İnce dar eşofmanda tüm hatları belli oluyordu. Gay olmamama rağmen bir kaç kez erkeklerle birlikteliğim olduğu için erkek sikmenin verdiği tadı çok iyi biliyordum ve 3 aydır kimseyle seks yapmadığım için azgınlığım had safhadaydı. Aşırı derecede tahrik olduğum için sikim sertleşmişti ve şortun altından belli oluyordu. Uğu o sırada uykusuna devam ediyor ve her geçen dakika biraz daha kaykılıyordu. Bir süre sonra tişörtü yukarı sıyrldı ve düşük belli eşofmanın altından göt çatalı iyice görünmeye başladı. Uğur un götü hafif kıllıydı ve bu beni daha da tahrik ediyordu. O yuvarlak esmer götün ne kadar dar olduğunu düşünmekten kendimi alamıyordum. Tüm bu düşünceler aletimi daha da şahlandırıyordu. Tam bu esnada Uğur uyandı. Sikimin kalkık olduğunu görmemesi mümkün değildi fakat bozuntuya vermedi. Sohbet etmeye başladık. Erkeksi biri olmasına rağmen gay olduğunu belli edecek sinyaller veriyordu bu da onun da beni istediğini gösteriyordu. Konu ister istemez sekse geldi. Şakayla karışık uzun süredir seks yapmadığımı ve çok ateşli olduğumu söyledim Espriyle sikeceğim kişinin çok şanslı olduğunu söyleyerek aletimi işaret etti. Biraz utanmıştım. İnsanlık hali utanma diyerek elini bacağıma attı ve kasıklarıma doğru süzdü. Kafamı kaldırıp yüzüne baktığımda göz atması beni rahatlattı. OO an onu bir şekilde sikmem gerektiğini düşündüm. Yolun bitmesine iki saat vardı. Ben de elimi bacağına attım ve gezdirdim. Gözlerini zevkle devirmesi beni daha da azdırdı. Bu sefer ışıkların da kapalı olmasından faydalanarak elimi beline doğru uzattım ve eşofmanın altında parmağımı çatalına ilerlettim. Bu beni çıldırtmıştı. Kalan iki saati bu şekilde geçirdik ve otogarda indik. İlk etapta bavullarımızı bi emanetçiye bıraktık ve doğru tuvalete girdik. Sabaha karşı olduğu için tuvalette kimse yoktu. En arka sıradaki kabinlere doğru yürüdük ve en kenardaki kabine girdik. Kabine girer girmez deliler gibi öpüşmeye başladık. Körpe dudakları etli ve sıcaktı. Çılgın gibi öpüşüyor ve boyunlarımızı emiyorduk. Bir hamleyle Uğur u çevirdim ve yüzünü duvara dayadım. Ufak yuvarlak götünün önünde çöktüm ve eşofmanını kiloduyla birlikte indirdim. Daracık götü karşımda duruyordu ve sıcaklığı yüzüme vuruyordu. Dayanamadım ve yüzümü bu kıllı nemli daracık deliğe gömerek yalamaya başladım. ben yaladıkça bir fahişe gibi inliyordu. O inledikçe ben daha çok azıyordum be dil darbelerim ufak ısırıklara dönüyordu. Saçımdan tutup sik hadi demesiyle doğruldum ve yarrağımı yalanmaktan vıcık vıcık olmuş bu esmer göte dayadım. Hiç acele etmiyordum yavaş yavaş sokuyordum. Her milim bana ayrı bi zevk veriyordu. Köküne kadar girmesi 10 dakikayı bulmuştu. Artık yapacak birşey yoktu bir an önce boşalmalı ve tuvaletçiler işkillenmeden çıkmalıydık. Hızlı hızlı gidip gelmeye başladım. İnlemelerin dozu artmıştı artık ikimizde zevk sesleri çıkartıyorduk. Daha fazla uzatmadan içine boşaldım ve deliğinden süzülen dölleri peçeteyle temizledim. Toparlanıp tuvaletten çıktık ve bir daha görüşmek üzere birbirmizin numaralarını aldık.