Patronun kürt karısı Fehime ve şöför (2)

Önceki hafta tanık olay öylesine etkilemişti ki beni, bu haftayı ip ile çekmiştim fakat o gün marketin karşısında komşunun düğünü vardı. Kesin yatar bu iş dedikten sonra kesip bir kenara attım, yine de içim rahat etmedi, ne olur olmaz diye gidecektim. Akşama doğru Fehime ablayı düğünde oynarken gördüm, genç kızlardan daha çok göze çarpıyordu, üstüne giydiği ve tüm vücut hatlarını belli eden koyu kırmızı bir kaftan, iri göğüslerini ve dolgun kalçasını daha net açığa çıkaran gümüş bir kemer ile süslenmişti.

Hava kararmaya yakın dükkana gittim ve bütün hafta boyunca düzenlediğim yere pustum ve tam onların seviştiği yeri net gören bir delikten depoyu manavgat escort dikizlemeye başladım. Artık onların geleceğinden umudumu kesmişken, Fehime ablanın sesini duydum: yarım yamalak türkçesi ile “ben sana kaç defa dedim bugün düğün var yakalatacaksın beni, makyaj bahanesi ile kandırdım arkadaşları” diye sürekli kızışıyordu.

Murat daha fazla çeneye dayanamadı ve Fehime ablanın iri yapısına ve uzun boyuna rağmen bir çırpıda kucakladı ve hemen çaprazımdaki masaya yatırdı, Fehime abla masadaki tüm eşyaları bir çırpıda yere attı ve bacaklarını açtı.
Murat, masanın üzerinde uzamış olan Fehime ablayı kendine doğru çekti ve Fehime ablanın giydiği kaftan beline kadar sıyrılmıştı, yine de rahat edemem diye kaftanı sıkı sıkıya saran gümüş rengi kemeri çözdü ve kemerin kalın tarafı yüksek bir sesle masaya düştü. Murat’ı olduğum yerde çok rahat görebiliyordum, Fehime ablanın k*lotunu çıkarırdı ve köşeye fırlattı. Fakat asıl sürprizi Fehime ablanın amc*ğını gördükten sonra yaşadım, her bir yanağı şeftali gibi şişkin ve kabarıktı, olduğum yerden bile şişkinliği çok net belli oluyordu.
Murat, Fehime ablanın amcığını parmaklıyor ve en tepesini diliyle adeta şerbet içer gibi emiyor, vantuz gibi amc*ğın her yerini içine çekiyordu.

Murat artık dayanamayacak olacak ki,manavgat escort bayan fermuarını çözdü ve bir yandan Fehime ablanın amc*ğını yalamaya devam ederken diğer yandan da kocaman s*kini sıvazlamaya başladı. O esnada Fehime ablanın telefonu çaldı, Kürtçe konuştuğu için, anladığım kadarıyla düğünden arıyorlardı, oda hiç bir şekilde istifini bozmadan: makyajını tazelemeye devam ettiğini söylüyordu. Murat, Fehime ablanın kızaran amc*ğının yanaklarını teker teker emiyor, ağını tümüyle içine görmüyordu.

Murat tüm gücü ile Fehime ablayı tekrar kendine doğru çekti, masada biraz kaydı amaantalya manavgat escort Fehime ablanında kalça kısmı tamamen boşluğa gelmişti ve yere düşmemek için masanın kenarından tutuyordu. Murat, elini s*kinden çekti ve iki eliyle Fehime’nin amc*ğının yanaklarını her iki yana yarmak istercesine açtı, o esnada Fehime abla, Murat’a telefonla konuştuğu için sadece kaşlarını kaldırdı ve yapmaması için önce tehditkâr bir şekilde baktı, ardından Murat’ın son derece ciddi olduğunu görünce yalvararak baktı fakat Murat çoktan niyeti bozmuştu. Ben bunu da yaparsa helal olsun artık dedim içimden. Murat, Fehime ablanın bınzır*nı emmeye başlayınca Fehime abla elektrik çarpmış gibi ağzını kapattı ve kıpkırmızı olan yüzünden anladığım kadarıyla nakavt olmuştu, acele ile telefonu kapattı ve köşeye fırlattı. Ben artık Fehime ablanın işi tamam diye düşündüm, ne halde olduğu attığı zevk çığlıklarından çok iyi anlaşılıyordu. Bir an acımıştım zavallı kadın resmen kapana kısılmıştı. Fehime abla bile tahmin edemeyeceği şekilde hassas yerinden yakalamıştı, her dil atışında amc*ğın kenarını elleri ile daha fazla açıyor ve bınzır*nı ağzında mengene gibi sıkıştırıyordu. Fehime ablanın her iki yana düşen ayaklarındaki topuklu ayakkabılar en uca kadar gelmişti ve bir tanesi sarkan ayaktan düştü fakat Murat hiç bir şekilde istifini bozmadan, neredeyse buruna kadar ağzının büyük bir kısmı Fehime ablanın amc*ğının içinde define arar gibi bulduğu hazineyi emiyordu ve ara sıra biriken zevk suyunu höpürdetir gibi abartılı sesler ile çekiyordu. Fehime ablayı bu şekilde çaresizce çırpınırken göreceğim hayatta aklıma gelmezdi, hatayı boyunca çalışarak ve emek harcayarak bir yere gelmiş, iş yerinde o sert yüzü ve duruşundan taviz vermediği için saygı duyduğum

heybetli kürt kadını gitmiş, hayatını rahatlık içinde geçirmiş yakışıklı bir İstanbul çocuğu tarafından deyim yerindeyse zevk kıskacına yakalanmış birisi gelmişti yerine.
Fehime abla artık delirmiş vaziyette Murat’ın saçını, elbisesini yoluyor ve geriye doğru itiyordu, artık takati kalmamıştı, gözleri şuursuz bir şekilde dönüyor ve sadece beyaz yerleri kalıyordu.
Fehime abla birkaç saniye sessiz kaldı ve ardından elektrik çarpmış gibi sarsıla sarsıla b*şalıyordu. Murat, iki eliyle Fehime ablayı tutmuş zapt etmeye çalışıyordu. Fehime abla, perişan ve kıpkırmızı bir halde masadan indi ve yere çömeldi, makyajı akmış ve yüzüne bulaşmıştı. İşte şimdi makyaja ihtiyacı var diye geçerdim içimden. Murat, Fehime ablanın elinden tutarak ayağa kaldırdı ve üstünü düzeltmesi için yardımcı oldu “ öldüm be! O neydi öyle, gitmem gerekiyor çok geciktim” dedikten sonra üstün körü bir makyaj yapıp Murat’ı öptü. Fehime abla etrafı kolaçan ettikten sonra muradı yolladı, kısa bir süre sonra kıyafetini ve tülbendini eliyle düzelttikten sonra hızlı adımlarla uzaklaştı. Her ikisi çıktıktan sonra bunları işi kolay kolay bitmez. Murat, Fehime ablayı s*kmeden bırakmaz diyerek yerimi diğer haftaya hazırlamak için hiç bozmadım.

Gülçinden Anılar 4

Sabaha kadar hiç uyumadan yatakta yattım. Sarıldığım yastık tek sığınağımdı. Kalkmaya her niyetlendiğimde gözyaşlarımla tekrar yatağa gömülüyordum. Ahmet gibi bir hayvanla olmak istediğim için kendime küfürler ediyor, sonra başka şeyler düşünmeye çalışırken kendimi yine ağlarken buluyordum. Sabaha karşı yavaşça doğruldum. Pembe okuma lambamın ışığına günün ilk ışıkları karışmaya başlamıştı. Ayağa kalktım. Üzerimden dozer geçmiş gibi hissediyordum. Ağrımayan tek bir kemiğim yoktu. Yorganı çekip yatağa baktım. Yatağın farklı yerlerinde kan izleri vardı. Bunların ne kadarı benden, ne kadarı Ahmetten bulaşmıştı bilmiyordum ama birazdan öğrenecektim. Ağır adımlarla banyoya ilerledim. Klozetin oturma kısmını kaldırmadan işeyen Ahmetin sidiklerini silerken “bunu da yaptırdı” bana diye küfürler savuruyordum. Kendimi kontrol ettim. Bir parça kurumuş kan vardı anüsümde. İçim hala yanıyordu ve temizlenirken Ahmetin spermleri çıkıyordu hala bağırsaklarımdan. O zamana kadar aynaya bakmayı akıl edememiştim. Çekinmiştim belki de. Korkarak aynaya döndüm. Gözaltlarım mosmordu. Kollarım, göğüslerim, belim ve bacaklarımda da morluklar vardı. Dün gecenin başındaki seksi halimden eser yoktu. Saçlarım karman çorman, manikürlü tırnaklarımın arası kan içinde, makyajım çeneme kadar akmış… Salona yürüdüm. O hayvana özene bezene kurduğum sofraya baktım. Sonra da her şeyi çöpe attım. Spermlerini doldurup içtiğim kadehte ruj izlerim ve Ahmetin kurumuş dölleri duruyordu. Lavaboya fırlatıp kırdım o günahkar cam parçasını, suç onunmuş gibi. Koltuktaki kurumuş sperm izlerini bir bezle ovaladım, sinirimden neredeyse kumaşı yırtıyordum. O gece giydiğim seksi kıyafetlerimi ve yatak takımlarını çöpe attım. Ahmeti hatırlatacak bir şey kalmamalıydı evimde.

Kısa bir duş alıp giyinmeye başladım. Sancım ve yanmam artmıştı. Fazla hareket yaramamıştı. Yakınlardaki özel hastaneyi arayıp randevu aldım. Sonra da işi arayıp hala kötü olduğumu ve hastaneye gideceğimi söyledim. Müdür “geçmiş olsun” derken pek de inanmış görünmüyordu. Hastanedeki doktor hanım çok anlayışlıydı. Anal seks yaptığımı ve canımın yandığını söyledim. Muayene edip; çok ciddi bir yaralanmam olmadığını ama bağırsak çeperlerimde tahrişe bağlı kanama gerçekleştiğini, dikkatli olmam gerektiğini, anal seksin nazik yapılması gerektiğini söyleyip bazı merhem, ağrı kesici ve antibiyotikler verdi. Sonra başka bir bölümdeki doktor arkadaşını arayıp 5 günlük ağır soğuk algınlığı raporu ayarladı ve işyerime fakslaması için sekretere verdi. Tam teşekkür edip masadan kalkıyordum ki, hastane polisi ile de konuşabileceğini söyledi gözlerimin içine bakarak. O an doktorların gerçekten kutsal bir iş yaptıklarını tekrar anladım. Gözlerim dolmuştu. Bir şey demeden çıktım odadan. Biraz daha kalsam ona sarılıp ağlayabilirdim.

5 Gün evden hiç çıkmadım. Doktorumun verdiği diyet çerçevesinde sadece çorba içiyordum zaten. Bir iki arkadaş gelip gitti. Kimseye bir şey anlatmadım. Çokça uyudum. Kabus görmediğim zamanlar Tülin giriyordu düşlerime. “Neden yaptın bunu bana?” diyordu. Sonra bana sarılıyordu. Şefkate ihtiyacım vardı ama bir erkeğinkine değil. Beni ancak bir kadın anlardı. Benim Tüline ihtiyacım vardı…

Raporum bittiğinde daha iyiydim. İşe başladım ve beklediğim tabloyla karşılaştım. Ahmet olanları herkese anlatmıştı. Alışveriş merkezindeki herkes birbirine beni gösteriyordu. Arkamdan fısıldananlar kulaklarımda çınlıyordu. Asılanların haddi hesabı yoktu. Alışveriş merkezinde çalışan ne kadar erkek varsa bu anal seks kraliçesiyle yatmak istiyordu. Hepsini tersliyordum. Tülin yine yüzüme bakmıyordu. Ahmeti uzaktan gördüğümde ise yolumu değiştiriyordum. Birkaç kez karşılaşmak için çabaladı ama her seferinde atlattım. Onu değil görmek, hatırlamak bile istemiyordum.

Tam 2 ay geçti böyle. Psikolojim hiç iyi değildi. Önceleri akşam iş çıkışı kendimi eve kapatıyordum. Bu hapis hayatı bana iyi gelmemişti. Kendimi başka kollara attım. İstiklalin ara sokaklarındaki tüm barlara, clublara tek başıma gidiyor ama eve biriyle dönüyordum. Üniversiteli rockçılar, göbekli işadamları, ortam tikileri sırasıyla yatağıma girdiler. Hatta bir seferinde gay görünümlü parlak bir oğlanı attım yatağa. Ama hiçbiri derman olmuyordu içimdeki yaraya. Yatakta acıtıyordum erkekleri. Dalga geçiyordum. Beni tatmin edememenin ezikliğiyle kaçıyorlardı evimden. Tek istediğim Tülindi ama o benden çok uzaktı. Gay barlara da takıldım Tülinden başka bir kadın ister mi canım diye. Bir kadının evine de gittim. Çok güzel bir hatundu ama öpüşmeye başladığımızda midem bulandı. Benim tek istediğim Tülindi, başka bir kadın değil.

Bizim mağazadaki kızların birinin doğum günü vardı. mersin escort Kız kıza çıkalım dendi. Pek hevesli değildim ama gitmesem ayıp olacaktı. Sıkıcı ve salaş bir bar, ortama giren bir kız grubuna sarkan bir sürü salak oğlan. Barda oturmuş tek başıma her mekanda çalan aynı şarkılar eşliğinde sarhoş olmaya çalışıyor, yanımda dolanan erkeklere köpek çekiyordum ki onu gördüm. Ortama tüm ışıltısıyla girmişti. Tülin doğum günü kızını öpüp tebrik ederken kıskançlıktan çatlamak üzereydim. Olmeca shotları sıralamaya başladım. Barmen bu benden deyip bir Jack doldurdu. Tülin bir tanrıça gibi görünmeye başlamıştı. Bar sandalyesinden popomu kurtarıp, sallanarak ona doğru yürümeye başladım. O da tam bu sırada tuvalete yöneldi. Arkasından girdim. Aynada kendini süzüyordu. Üzerine oturan ve kalçalarını muhteşem gösteren dar bir kot ve beyaz gömleğiyle muhteşemdi. Beni fark edince çantasından rujunu çıkartıp sürmeye başladı. Orada yokmuşum gibi davranıyordu.

– Tülin…
– Ne var?
– Tülin böyle yapma ne olur, hadi sessiz bir yere gidip konuşalım
– Konuşacak bir şeyim yok
– Hayır var, neden kaçıyorsun benden?

Bunu söylerken elimi beline doğru götürdüm. Öyle bir döndü ki geri sıçradım. Benden daha uzun ve iri bir kızdı. Zaten o olaydan sonra ürkekleşmiştim biraz. Başım da dönüyordu hafiften. Bu arada tuvalete iki tiki kız girdi. Gürültülü şekilde kahkahalar atıyorlardı.

– Bana dokunma sakın
– Tülin ne olur konuşalım
– Ne konuşacaksın? Ne istiyorsun benden?
– Tülin sana ihtiyacım var
– Allah belanı versin Gülçin. Ben lezbiyen değilim tamam mı?
– Ne olur hadi bana gidelim, sarıl bana. Yumuşacık tenine, o kadife bakışlarına escort mersin çok ihtiyacım var. Sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki…

Lafımı tamamlayamadan Tülin beni tuttuğu gibi hemen arkamızdaki kapısı açık tuvalet kabinine doğru sertçe itti. Üzerime yürüyüp boynumdan tuttu. Sendeleyerek kabine girdim. Arkamdan da Tülin girip kapıyı kapattı. Tikilerin çığlık çığlığa dışarı kaçtığını duydum.

– Konuş bakalım, ne istiyorsun? Benimle yatmak istiyorsun değil mi? Beni yine parmaklamak istiyorsun. Suratına boşalmamı, sıvılarımı tatmak istiyorsun. Beni yine kullanmak istiyorsun değil mi Gülçin. Beni sıkmek istiyorsun sen. Benim ne hissettiğimin hiç önemi yok değil mi?
– Oohhhh Tülin, ne olur hadi bana gidelim.
– Ayyaş bir fahişeden başka bir şey değilsin sen
– Ne dersen de, seni seviyorum. Seni sevmek istiyorum, senin olmak istiyorum
– Öyle mi?

Bunu derken elini sağ göğsüme koydu.

– Demek benim olmak istiyorsun?
– Ohhhh evet Tülin evet
– Göğüslerini emmemi istiyorsun değil mi?
– Tülin becer beni bu gece, ne olur
– Sana oral seks yapmamı, seni getirmemi de istiyorsun
– Tülin öp beni hadi

Yavaşça kulağıma doğru eğildi. Kulak mememi dudaklarının arasına alıp ezmeye başladı. Bu kadarı bile yetmişti. Bacağımı klozetin üzerine kaldırıp eteğimi sıyırdım ve kendimi okşamaya başladım.

– “Seninle tek bir şartla yatarım” diye fısıldadı dili kulak mememdeyken
– Ne istersen aşkım, ne istersen
– İtiraz edersen beni bir daha göremezsin
– “Tülin şu an bile gelmek üzereyim” diye inledim

Birden iki kolumu da tutup yukarı kaldırdı ve mersin escort bayan beni tuvaletin duvarına yapıştırdı. Eğilip dudaklarıma yapıştı. Deli gibi öpüşürken birden kendini geri çekti. Kalçalarımı ve vajinamı bacağına sürtmeye çalışıyordum. Gözlerimin içine baktı ve soğuk bir tonda konuştu…

– Seninle yatacağım ama…
– Ama ne?
– Ama Ahmette olacak. Üçlü yapacağız

Donup kaldım. Titremeye başladım. Olanları biliyor muydu? Benden intikam mı almak istiyordu? Gözlerim doldu. Onu istiyordum. Her pahasına hem de. Ama bu çok kötüydü, bunu kaldırabilir miydim? Başım daha şiddetli dönmeye başladı.

– Üçlü olmazsak beni unut
– Ama Tülin…
– Tartışma yok. Teklifim bu, bana mesaj atıp kararını bildir

Tam bu sırada tuvaletin kapısı sertçe vuruldu. Kadın body guard “dışarı çıkın” diye bağırıyordu. Tülin kapıyı açtı ve kararlı adımlarla tuvaletten çıkıp gitti. Body guard kolumdan tutup beni dışarı sürükledi. Tülin çoktan çıkıp gitmişti bardan. Vestiyerden montumu alırken birden dönüp bara yöneldim. Body guard arkamdan seyirtirken, bana Jack ısmarlayan barmene adresimi verip kaçta çıkacağını sordum. İşinin bir saat sonra bittiğini söyleyip geleceğini söyledi. Taksiye atlayıp eve gittim. Soyunup duşa girdim. Düşünmemeye çalışıyordum. Bornozumu giymiştim ki kapı çaldı. Başım hala dönüyordu. Adını bile bilmediğim barmeni içeri aldım. Hiçbir şey söylemeden, daha ayakkabılarını bile çıkarttırmadan önünde diz çöküp fermuarını aşağı indirdim. Normal şartlarda hoşlanacağım kadar yakışıklı bir çocuktu. Penisi de hiç fena değildi ama bunlar umurumda değildi. Sadece düşünmemi engellemesi yeterdi bu gece. 10 Dakika sonra, tam o boşalmak üzereyken yerden kalkıp yatak odasına yürüdüm. Bornozumu çıkartmadan sırtüstü yatağa yatıp bacaklarımı açtım. Anlamıştı travma yaşayan metropol kadını olduğumu. Hiç konuşmadan bacak arama yerleşti. Prezervatifini takıp içime girdi ve becerdi beni. Boşalınca bir süre yanıma yattı. Sonra kalkıp bir tane daha prezervatif takıp ikinci postaya geçti. Bu daha uzun sürdü ve ben de geldim. Tam boşalacakken “ağzıma” diye fısıldadım. Prezervatifi çekip çıkarttı ve dudaklarıma yaklaşarak spermlerini sundu bana. Ağzımı açıp hepsini yuttum. Sonra kalkıp banyoya gittim. Klozete eğilip kustum. Tekila, viski ve sperm… Midemde ne varsa İstanbulun kokuşmuş kanalizasyon sistemine yolladım. Keşke beynimdeki düşünceleri de yollayabilseydim aynı yere. Yatak odasına döndüğümde çoktan gitmişti. Problemli kadınla uğraşmak, onu çözmeye çalışmak gereksiz bir uğraş bugünün İstanbulunda. En doğrusunu yapmıştı…

İşyerinde geçen 2 günden sonra kararımı verdim. Bir öğlen Tülini tek başına yakaladım alışveriş merkezinin yemek katında. Yanına oturdum.

– Tamam
– Demek kabul ediyorsun?
– Evet, sen ne dersen kabul ediyorum
– O zaman bu cumartesi
– Bu cumartesi olmaz, reglim
– O zaman öbür hafta sonu
– Tamam
– Ahmeti ben ayarlarım
– Neden bunu istiyorsun?
– Sen neden beni istiyorsun Gülçin?
– Demek istediğim olanları duydun mu?
– Duydum tabi, dedikodu kazanı burası
– O zaman neden beni acıtmaya çalışıyorsun?
– Bunu hak ediyorsun ama seni acıtmaya çalışmıyorum. Tek derdim karar vermek. Lezbiyen miyim yoksa değil miyim? Bunu da ancak ikisini de aynı anda yaşayarak anlayabileceğime karar verdim. Üstelik Ahmetle bir kişi başa çıkmak çok zor. İkimiz hakkından gelebiliriz ancak. Bu arada da birbirimizi keşfederiz.
– Keşke böyle olmasa. Keşke sadece sen ve ben…
– Şansını kaybetmek istemiyorsan sus

Tülin masadan kalkıp uzaklaştı. Sadece arkasından baktım. Önümde düşünecek iki uzun hafta vardı nasıl olsa. Tedirgindim. Ne olacağını bilmiyordum. Çelişkilerle dolu günler geçirdim. Bazen vazgeçiyor, Tüline mesaj yazarken buluyordum kendimi. Sonra onu ne kadar istediğimi anlayıp siliyordum yazdıklarımı. Sadece 2 gün kalmıştı büyük buluşmaya. Ahmeti kapıda gördüğümde ne hissedecektim, neler olacaktı? Tam en buhranlı zamanlarımı yaşarken Ahmetten bir mesaj geldi telefonuma. “Arka deliğini özledim orospucuğum” yazıyordu. Bu kadar. Beni yine arkadan yapacaktı. Bunu söylemişti o gece. Bundan sonra beni sadece gotumden sıkeceğini söylemişti. Bu fırsatı kaçırmayacaktı. Üstelik iki kadın olacaktı emrinde cumartesi gecesi. Öyle bir ikilemdeydim ki…

Cumartesi günümü off olarak ayarlamıştım. Pazar için de izin almıştım. Büyük buluşma bende olacaktı. Tülinin bir ev arkadaşı vardı. Ben ise tek başıma kalıyordum. Ahmette olması ise zaten mümkün değildi. O pislik yuvasına beni hiçbir güç sokamazdı. Hazırlığa sabahtan başladım. Yine güzel bir sofra kuracaktım. Aramızda bir erkek de olsa Tülin gelecekti. Önemli olan buydu. Yine kuaför, yine anal temizlik derken akşam olmak üzereydi. Bu sefer önlemimi daha iyi almıştım. Anal merhemleri daha iyi sürmek için doktor hanımın yazdığı pompayı kullandım kayganlaştırıcıyı sürerken. Lubricant en derinlerime kadar yayıldı. Ahmetin hayvanlığına önlem olarak evin her tarafına kayganlaştırıcılar yerleştirmiştim. Üstelik bu sefer arka deliğim daha alışık olacaktı. Korkularımdan öte Tülini göreceğim ve ona dokunacağım için çıldırmak üzereydim. Hem belki beni seçerdi gecenin sonunda. Onu o kadar çok istiyordum ki…

Bu gece rengim siyahtı. Siyah jartiyer çoraplarım, göğüslerimi pek de kapatmayan siyah büstiyerim ve g-stringim, önü fazlasıyla açık, büstiyerimi gösteren siyah mini gece elbisem ve yine siyah sivri burunlu, çok yüksek topuklu ayakkabılarımla geceye hazırdım. Rahatlamak için akşamüzeri içmeye başlamıştım. Çakır keyif halde masadaki son düzenlemeleri yaparken kapı çaldı. Allahım hangisiydi acaba? Ahmetle tek başıma kalmak istemiyordum. Çekine çekine kapıyı araladım. Çok şükür Tülindi. Yüzüme yerleşen gülümsemeyle açtım kapıyı. Muhteşem görünüyordu. Tülinin yüzü Berrak Tüzünataça benzer. Onu sarışınını düşünün. Boyu çok uzun olmasa da benden epey uzun ve göğüsleri çok daha büyüktür. Kalçaları ve bacaklarının düzgünlüğü ise beni her zaman kendine hayran bırakmıştır. Siyah deri bir pantolon giymişti. O çok sevdiği beyaz gömleklerden biri vardı üzerinde. Gömleğinin fırfırlarının arasından göğüs çatalı görünüyordu. Topuklu ayakkabılarıyla çok seksi görünüyordu. Büyük ve çok şık çantasını portmantonun üzerine bırakıp ayakkabısını çıkartmaya niyetlendi.

– Çıkarma lütfen, harika görünüyorsun
– “Peki” deyip içeri yürüdü.

Arkasından ilerledim. Masaya bakıp; “yine döktürmüşsün” dedi

– Senin için hayatım
– Beni özledin mi?
– Tülin deliriyorum senin için
– “Öyle mi?” deyip dudaklarıma küçük bir öpücük kondurdu

Tam koltuğa yönelmişti ki kapı çaldı. İçimden küfürler ederek kapıya yöneldim. Kimin geldiği belliydi. Ahmet pis sırıtışıyla kapıda dikiliyordu. Bir ürperti hissettim. “İçeri almayacak mısın?” diye sordu. Geri çekilip ona yer açtım. Yürüyüp geçti. Güzel bir şey kokuyordu. En azından temizdi. Salona geçtik. Tülin sofradakilerden atıştırıyordu ayakta. Ahmet ona doğru gidip dudaklarına yumuldu. Kıskançlıktan çatlayacaktım. Sonra bana dönüp kalçalarımı avuçladı.

– Beni özledin mi bebeğim
– Sence?
– Pek değil sanki
– Doğru tahmin
– Ama bu gece yine benimsin
– Öyle görünüyor
– Rahatla bebeğim, güzel bir gece olacak.

Bu arada Tülin koltuğa oturmuş bizi izliyordu. “Şunun karnını doyuralım hadi” deyip ayağa kalktı. Beraber mutfağa gittik. Yemekleri tabağa koyup döndüğümüzde Ahmet çoktan rakısını doldurmuştu. Masaya oturup saçma konulardan konuşmaya başladık. Benim pek iştahım yoktu. Tülin de tabağına fazla dokunmamıştı ama Ahmet yine silip süpürüyordu. Birden bacaklarımda bir ayak hissettim. Tülin ayakkabısını çıkartmış beni okşuyordu ayağıyla. Elimle ayağına dokundum. Büyük olmalarına rağmen incecik ayakları vardı Tülinin. Birbirimize bakıyorduk. Hava çoktan kararmış, salonum yine loş ışığımla aydınlanıyordu. Tülin daha da güzeldi.

Birden kalktı Tülin. Ahmetin önüne geçip çömeldi. Bir şey söylemeden fermuarını indirip hala yemeğini yiyen Ahmetin canavarını dışarı çıkartıp yalamaya başladı. Son lokmalarını yutmakla meşgul olan Ahmet pek ilgilenmedi bu durumla. Sandalyemi biraz yana çekip sahneyi izlemeye başladım. Tülin yarı uyanık aleti ağzına alıp çıkartıyordu. Bu konuda benim kadar iyi değildi ama hoşuna giderek yaptığı belliydi. Ahmet rakısını fondipledi, bir sigara yakıp Tülini sarı saçlarından yakalayıp daha hızlı şekilde ağzına sokup çıkartmaya başladı. Bu arada bana dönüp “sen de gel” dedi. Tülin kafasını kaldırdı, “hayır” dedi. “Onun gotunu sıkeceksin sadece”. Sonra tekrar yalamaya başladı. Ahmet “manyak orospular” deyip kafasını geriye attı. Elbisemi sıyırıp kendimi okşamaya başladım.

Tülin bir süre sonra ayağa kalktı. Ahmeti elinden tutup kaldırdı. Koltuğa götürürken Ahmet çoktan soyunmaya başlamıştı. Tülin de pantolonunu çıkarttı, külotunu sıyırıp gömleği ve ayakkabılarıyla kaldı. Ahmet koltuğa oturmuş penisini sıvazlıyordu. Tülin sırtı ona dönük şekilde penisinin üzerine gelip yavaşça çömeldi. Eliyle tutup bir iki sıvazlamadan sonra başını içine aldı. Zevk aldığı belliydi. Sonra da tamamının üzerine oturup sırtını Ahmete yasladı. Ahmet alttan pompalıyordu. Tülin ayakkabılarını koltuğun üzerine yerleştirip eliyle bana “gel” diye işaret yaptı. Ona doğru yürürken elbisemi sıyırıp attım üzerimden büyülenmiş gibiydim. Ne isterse yapmaya hazırdım. Eliyle ayakkabılarını gösterdi. Koltuğun önüne diz çöküp inleye inleye becerilen Tülinin ayaklarına yaklaştım. Kibarca ayakkabılarını çıkarttım ve ayaklarını ellerime aldım. Sonra da yalamaya başladım. Fetişist falan değildim ama o ne isterse yapmaya hazırdım. Dilim ayak parmaklarının aralarında dolanıyordu. Parmaklarını tek tek emiyordum. Bu arada da Ahmetin Tülini o koca penisiyle becermesini izliyordum. Tülin uzanıp saçlarımı okşadı gülümseyerek. Yavaşça doğruldum. Gömleğinin düğmelerini açıp sütyenini aşağı çektim. Göğüsleri benimdi artık. Uçları yine çatlayacak kadar büyümüştü. Uzun uzun emdim. Tülinin inlemeleri yavaş yavaş çığlıklara dönüşüyordu. Saçlarımdan yakalayıp yüzüne doğru çekti beni. Deli gibi öpüşmeye başladık. Sonra birden “geliyorum” deyip beni itti. Ne istediğini biliyordum. Vajinasına doğru eğildim. Tülinin bacakları ve o canavarı hapseden vajinası titriyordu. Sıvılarını fışkırtmaya başladı o güzel kadın. Ağzımı klitorisine yapıştırdım. Ahmetin penisi hızlı hızlı çeneme sürtünürken Tülinin sıvılarını yakalamaya çalışıyordum. Tülin çıldırmış gibi çığlıklar atıyordu. O sırada Ahmet “geliyorum” diye höykürerek penisini Tülinin içinden çıkarttı. Tülinin vajinasında hapsolan sıvılar akıyordu bir şelale gibi. Yetişemiyordum yutmak için, o kadar çoktu ki. Üstelik Ahmetin canavarı yolumu kesiyordu. Birden o da boşalmaya başladı. Spermler bir gayzer gibi diklemesine fırlıyordu. İlk birkaç salvonun bir kısmı Tülinin göbeğine, bir kısmı benim saçlarıma, bir kısmı da koltuğa fışkırdı. Hemen yakaladım canavarı ve ağzıma aldım. Yine anladım ki o bir damızlıktı. Ağzımı doldurdu bir anda spermleriyle. Tülinin sıvıları ve Ahmetin spermleri karışmıştı ağzımda. Yutmak için çok fazlaydı ve ağzımdaki miktar gittikçe artıyordu. Ağzımın kenarından bıraktım büyük bir kısmını. Büstiyerimden aşağı akarak halıya kadar ulaştı sıvılar. Çok az bir kısmını ise yuttum. Tülinin bacakları yay gibi gerilmişti. Boşalması biten Ahmet belinden tutup koltuğun diğer kenarına fırlattı Tülini. Değerimiz bu kadardı işte. Tülin hala titriyordu. Ahmetin göğüs kafesi de körük gibi inip kalkıyordu. Yavaşça Tüline yaklaştım. Göbeğinde kalan spermleri yalayarak temizlemeye başladım. Sonra yavaşça vajinasına yöneldim. Ağzımdaki spermlerle onu dölleyebilirdim. Bu çok tahrik edici bir fikirdi. Ama Tülin bunun yerine yine ayaklarını sundu bana. Onları yaladım uzun uzun. Ahmetin spermleri bulaştı ayak parmaklarına ama yine tertemiz yaptım onları dilimle. Bu arada becerilmeye ihtiyacım vardı. Feci haldeydim. Külotum sırıl sıklamdı. Ahmet bizi seyrediyordu. Kalkıp kendine rakı doldurdu gözlerini bizden ayırmadan. Ona dönüp; “sık beni” dedim, “neremden istersen oradan, yeter ki sık”…

Ahmet rakısından kocaman bir yudum aldı, bardağı masaya bırakıp yanıma geldi. Tülini koltuktan kaldırıp yan şekilde uzandı. Beni de sırtım ona dönük şekilde yanına çekti. Külotumu ve büstiyerimi alışık olduğum şekilde parçaladı. Canavarın kafasını arka deliğime dayadı. Tam sertleşmemişti ve biraz çaba harcadı. Tülin halıya oturmuş bizi seyrediyordu. Bir iki sıvazlamadan sonra içime girmeye başladı. Gözlerimi kıstım ve inledim; “Tüliiin”. Tülin elini dudaklarıma götürüp “sus” işareti yaptı. “Al hadi onu içine Gülçin, hepsini al” dedi. Ahmetin uzun yolculuğu başlamıştı.

Yavaş sokuyordu ama ben inlemeye çoktan başlamıştım. Hepsini sokmadan gelgite başladı. Zevk alıyordum ve korktuğum gibi olmamıştı. Kayganlaştırıcıyı çok bol sürmüştüm. Elimi vajinama attım ama Tülin engel oldu. “Birazdan” dedi. Sadece anal yolla tatmin olmak zorundaydım. Tülin öyle istiyordu. Ahmet hızlanmaya başlamıştı. Yukarıda olan ayağımdan ayakkabım fırlayıp gitti. Öbürünü de Tülin çıkarttı. Göğüslerime dokunuyordu Tülin yırtık büstiyerimi aralayıp. Sonra ayağa kalktı. Ahmete “koltuğa oturup öyle yap” dedi. Ahmet içimden çıkmadan demin Tülini becerdiği pozisyona geçti. Şimdi daha fazla girip çıkıyordu içime. Kontrolümü kaybetmeye başlamıştım ki Tülinin giyindiğini fark ettim. Deri pantolonunu giymişti. “Nereye?” diye inledim. Cevap vermeden koridora doğru yürüdü. Üzeri çıplaktı ve gidiyor olamazdı. “Tanrım lütfen gitmesin” diye düşündüm. İçim yanmaya başlamıştı. Hem Tülinin gitme fikri hem de Ahmetin hızlanmasından kaynaklanıyordu bu. Tülin karanlık koridorda kayboldu. Elimi vajinama atıp klitorisimi ezmeye başladım. Ahmet göğüs uçlarımı kopartmaya çalışıyordu. Gelmek üzereydim ki birden şok oldum. Tülin koridorun girişinde duruyordu ve deri pantolonunun üzerinde külot gibi giyilen, belden bağlamalı bir yapma penis sallanıyordu. Yaklaştıkça oldukça büyük olduğunu fark ettim. Ahmetin bacaklarının üzerine çömeldi. Bacaklarımı yukarı kaldırıp; “senin için tatlım” deyip yapay penisi vajinama soktu. “Ooooh Tüliiin” diye inledim. İşte şimdi hayatımın orgazmını yaşayabilirdim. Ne olup bittiğini görmeyen Ahmet; “ne oluyor lan?” diye soruyordu. Tülin ona “kapa çeneni ve sık şu orospucuğu” dedi.

Ölüyordum, geliyordum, beynim bacak aramda eriyordu. Tülin aynı bir erkek gibi beceriyordu beni. Ahmet bir kez boşalmıştı ve arkamın tadını çıkartıyordu uzun uzun. Kaç kez geldim, ne haldeydim bilemiyordum. Tülinle göğüslerimiz birbirine sürtünüyordu, öpüşüyorduk. Hayalini kurduğum her şey benimleydi, hepsi içimdeydi. Bağırıyordum avaz avaz. Orgazm üzerine orgazm yaşıyordum. Artık ya ölecektim ya da felç falan geçirecektim ki, Ahmet kükremeye başladı. “İçime boşal” diye haykırdım. İşte yine aynı basınç kaplıyordu bağırsaklarımı. Tülin hala durmamıştı. Sertçe beceriyordu beni. Anüsümde sıkışıp fışkıran spermler Tülinin deri pantolonuna sıçrıyordu. Bir kez daha gelmeye başladım. Ahmet içimde hareketsizken ve Tülin bacaklarındaki son güçle beni pompalarken çığlık çığlığa boşaldım. Tülini kendime çekip dişlerimi omzuna gömdüm. Tülin kısık bir çığlık atıp son bir kez daha soktu bana ve geri geri giderek halıya oturdu. Ahmet penisini çıkarttı arkamdan. İçimde bir boşluk oluştu. Hem arkam hem de önüm boşalmıştı aniden. Bağırsaklarımdan aşağı akan spermler koltuğu batırıyordu ama umurumda değildi. Ahmetin üzerinde yattım bir süre. Hala inliyordum. Ahmet bir süre sonra hareketlenip “kalk lan üzerimden artık” dedi. Yavaşça aşağı kaydım. Tüline uzanıp onu öpmeye başladım. Yavaşça halıya uzandık ve çılgınlar gibi öpüşmeye başladık. Ahmet bu arada Tülinin üzerindeki penisi görmüş olmalıydı ki; “Allah belanızı versin sapıklar” deyip masaya yöneldi. İkimizde kafamızı kaldırıp ona baktık. Aynı anda aynı cümle döküldü dudaklarımızdan; “sıktır git”.

Ahmet masa örtüsüne aletini silip temizledi, giyindi ve kapıyı çekip gitti. Tülinle birbirimize bakıp gülmeye başladık. Sonra uzun uzun öpüştük. Kalkıp duşa girdik. Temizlendik ve şarap kadehlerimizi alıp yatak odasına geçtik. Uzun bir gece oldu. Tülini dilimle ve yapay penisle orgazm seyahatlerine çıkarttım. O da beni tabi. Pembe ışıklı odam ikimizindi sadece. Ertesi günü de evde geçirdik. Kahvaltı hazırlamak için mutfağa gittiğimizde kek yapmaya karar verdik ama una bulanmış ellerimiz yine uslu durmadı. Mutfak tezgahında oral seks yaptım Tüline. Tülin sıvılarıyla yıkadı mutfağımı. Son sevişmemizde beni arkadan istediğini söyledi. Ben de istiyordum onu. Yapay penisiyle bağırsaklarımı keşfetti Tülin. İçimden çıkıp yanıma uzandı. Küçük bir öpücük kondurdu dudaklarıma. “Buraya kadar” dedi, “kararımı verdim”. Gözlerine baktım. Umut beslememem gerektiğini hissettim o buğulu bal-kışlarından

– “Ben lezbiyen değilim” dedi
– Ben de
– Sevgilin olmayacağım
– Peki
– Ama seni hiç unutmayacağım
– Ben de

Tülin yavaşça kalktı. Giyindi. Onu seyrediyordum. İstediğim olmuştu. İkimiz de mutluyduk. Onu uğurlamak istemiyordum. Veda olmamalıydı bu. Dudaklarımız son kez buluştu. Odadan çıktı. Kapının sesini duydum. Gitmişti ve bitmişti…

Sonra mı ne oldu? Bir ay sonra işten ayrıldım. Bu şehirden sıkılmıştım. “Ne yapmalıyım?” diye düşünürken annem aradı bir sabahın köründe. Durumu anlattım. Zaten öteden beri neden Türkiyede yaşamak istediğime akıl erdiremezdi. New Yorktaki dayımdan bahsetti. Bir balık restoranı işletiyormuş şimdilerde. Onunla konuşabileceğini söyledi. Aklıma yatmıştı. Evdeki eşyaları satıp savıp borçlarımı kapattım ve uçak biletimi aldım. Yeni dünya belki iyi gelirdi bana. Öyle de oldu.

Tülinle bir daha haberleşmedik ama ortak arkadaşlarımızdan evlendiğini duydum. Kısa bir süre sonra da çocuğu olduğunu. Mutluymuş. Herkes mutlu zaten günümüzde. Herkes mutlu rolünü iyi çalışıyor ve oynuyor. Umarım Tülin gerçekten mutludur.

Ahmete gelince. Daha ben Türkiyeden ayrılmadan belasını buldu. Alışveriş merkezinin ortaklarından birinin genç Rus eşini ayartmış. Adam zaten kıskançmış. Haberi olması gecikmemiş ve Ahmetin her tarafını kırdırmış. Ortadan yok olduğunu, memleketine döndüğünü yoksa adamın onu yaşatmayacağını falan anlattılar alışveriş merkezindeki arkadaşlar. Ne kadarı doğru bilmem. Kötü olmasına sevindim mi? Hayır. Hiç umurumda değildi. Kötüler hatırlanmaya değmez zaten.

Bana gelince, New Yorkta bir yıldan biraz fazla kaldım. Restoran işi keyifli ama yorucuydu. Dayımla iyi anlaştık. İşe yakın bir yerde küçük bir oda tuttum. Ufak tefek çapkınlıklarım sürdü. Sonra bir gün restoranın devamlı müşterilerinden biriyle çıktım. Hollandalı bir akademisyendi. Bir süre sonra beni sevdiğini söyledi. Benimle evlenmek istiyordu. İki ay sonra Hollandanın kuzeyinde küçük bir şehre yerleşip evlendik. O hocalığa devam ediyor. Ben de Fries dilini öğrenmeye çalışıyorum hala. Belki küçük bir balık restoranı açacağım ileride.

Sizinle hayatımın en travmatik dönemini paylaştım. Seksle ilgili kısımların hoşunuza gittiğini biliyorum. Bazılarınızsa beni çözümlemeye çalışıyor. Her ne olursa olsun bir kadının şiddetten hoşlanmayacağını, kimsenin rızası dışında sekse zorlanmaması gerektiğini unutmayın lütfen. Sanırım bundan daha önemlisi yok benim hakkımda.

Neconun Gizli Defteri-1 .Çocukluk Yıllarında Erkek

Merhaba ben Necip 26 yaşındayım.Kendi hikayemden bahsetmek istiyorum.Yaşadığım o kadar çok şey var ki en iyisi tüm bunların nasıl başladığını yazayım ilgi gelirse devam ederim.
Erkeklere olan ilgim tam olarak nasıl başladı bilemiyorum. İlkokulu küçük bir ilçede okuyordum.Zayıf uzun boylu bir çocuktum ki hala da öyleyim.Henüz 7.. sınıfta falandık çok sıkı fıkı bir arkadaş grubumuz vardı. Muhammet Ege ve ben üç kafadardık. Her şeyi birlikte yapar okuldan çıkınca birinin evinde toplanıp bilgisayar oynar ya da kanala yüzmeye giderdik.Tabii beyaz slip donlarla yüzdüğümüzden her şey meydana çıkardı sudan çıkınca.Güneşte biraz oturup donların kurumasını beklerdik.Bir keresinde bu kurutmanın uzun sürmesinden evlere baya geç kalmış annelerimizden dayağı yemiştik.Artık kararımız kesindi utanmayı bırakıp çıplak yüzücektik.
Burada biraz da arkadaşlarımızdan bahsedeyim.Muhammet bizden bir yaş büyük baya kaslı sigara falan içen haylaz bir köylü çocuğuydu.Bizden çok daha girişken ve heybetliydi.Zaten yüzmeye onların köye giderdik bize yüzme öğretirdi. Ege ile ben merkezden klasik bilgisayar çocuğuyduk.Ege kilolu mükemmel kalçaları olan sarışın şirin bir çocuktu Egeyi ileri bölümlerde daha da anlatacağım 🙂
Donsuz yüzme fikrini ortaya atan tabii ki Muhammet olmuştu.Önceki seferlerde yüzerken donun üzerinden kalçalarımızı okşuyor arkamızdan vücudunu bastırıyordu.Ege bu duruma çok kızıyor küsüyordu ben de Egeye destek vermek maksadıyla yapma felan diyordum tabii.Aslında muhammedin kalçalarımı okşaması bana sikini dayaması beni çok heycanlandırıyor hoşuma gidiyordu ama ibne gibi görünmek en son istediğim şeydi.Çırılçıplak yüzdüğümüz gün her şey daha da güzel olmuştu.Muhammed kilotunu çıkarıp attı pervasızca sonra hadisenize oğlum dedi bize.Biz bu arada muhammedin mükemmel sikine odaklanmıştık resmen bizimkilerin iki katıydı.Sonrai ben soyundum.Sonra da ege.Egenin kalçaları kocaman yumuşacıktı siki ise benimki gibiydi Kalçasının tam altında kocaman bir doğum izi vardı Arkasını dönünce o ne oğum felan dedik de susturdu bizi.Kanala girdik eğnenirken muhammet yüzdürüyorum bahanesiyle beni kucağına aldı Elleri kalçalarımı sıkıyordu üzerindeyken Eli sikime taşaklarıma deliğime uzanıyordu bazen.Kolunu şöyle yap felan diyordu öğretmek için ama ben oralı bile değildim.Onu kalçalarımın arasında hissediyordum.Sonra egeyi çağırdı yanına .Eminim aynı şeyleri yapıyordu ona da.Ege de durumdan gayet memnun görünüyordu bir ara göz göze geldik ikimiz de her şeyden haberdar ve memnunduk :D.Ertesi gün benim teklifimle 🙂 yine kanala gittik ve benzer durumlar yaşandı

Olaydan bir kaç gün sonra altıparmak escort Ege beni okul çıkışı bilgisayar oynamaya escort bayan çağırdı evlerine.Evde kimse yoktu internette takılırken falan porno izleyelim dedik birden.Daha önce de izlediğimiz olmuştu porno izle okuldaki su kız nasıl güzel sikilir felan diye konuşurduk ama bu sefer farklı olacaktı.İkimizin üzerinde de okul formaları vardı.Beyaz gömlek gri pantalon işte.Aramızda şu gibi bir konuşma geçti
b_Pantolondan çıkarıp 31 çekelim mi
e_Aynen kanka kanalda her şeyi görüyoruz zaten
Ben fermuarı açtım sikimi dışarı çıkardım bu arada Ege kapıyı kitleyip tamamen soyunmuştu.Nasıl olsa görüyoruz felan dedi ben ona bakıyor bu bursa altıparmak escort arada soyunuyordum Yanyana oturduk ben de onun götüne daha rahat bakmak için sandalyemle geriye gittim
e_Ne necip ya sen de muhammet gibi sapıklık mı yapacaksın
b_Ne var oğlum canlısı var önümüzde bakıyoruz işte hem muhammed napıyor
e_Sana bir şey söyliycem ama yemin et kimseye söyleme
b_tamam
e_bu muhammet piçi götümü elliyor benim yüzerken sana da yapıyor mu
Serde erkeklik olduğundan mıdır nedir yok oğlum bana yapmıyor sana gözü dikmiş felan dedim dalga geçtim Ege küstü bana.Sonra gönlünü almak için yanına yaklaştım oğlum şaka yaptık bana da yapıyor dedim Nasıl elini soktuğunu felan tarif edince inandı tabii barışmış olduk.Ben 31e devam ederken tekrar arkadaki manzaralı yere geçince napıyorsun felan dedi ege
b_napayım oğlum çok güzel götün var az bakayım
e_ben de seninkine bakacağım
Ayağa kalktım ve arkamı döndüm.İcimdeki heycanı tarif edemem Ege kalçalarımı ellemeye başladı.Benim amacım tam tersiydi ama bu da iyiydi.Döndüm yüzüne baktım bu aslında onay gibi bir şeydi daha hoyrattı artık elleri ege yana döndü masadan
e_ dizime otursana
b_kimseye söylemeyeceksin dimi
e_ikimizin sırrı bu niye söyleyeyim
Kucağına oturdum kırıta kırıta o daha rahat okşuyordu ardık beni sikimi eline alıyordu bazen ben de onun sikini kalçasını oksuyordum Sandalyeden yatağa geçelim dedik Egeye domalmasını söyledim domaldı o da.Muhetşem kalcaları karşımdaydı Dayanamayıp öpmeye basladım Arasını yalasana dedi birden bu da zevk aldığınjı gösteriyordu.Önünü döderdim sikini taşağını da yaladım yuttum resmen.O gün geceye kadar yiyişmiştik egeyle.İlk olduğundan mıdır nedir sonraki yıllarda yattığım bir çok güzel kızda bile o tadı bulamadım.Egeyle ilişkimiz ve benim cinsellik hayatım böyle başlamış oldu.Aslında düşünüyorum da Xhamster okuyucularının youmlarına göre çok şey anlatabilirim bu benim ilk hikayemdi umarım güzel olmuştur.öpüyorum

Arkadaş Hediyesi

Merhaba ,adım Çiğdem, 34 yaşında esmer dolgun hatlara sahip bakımlı bir kadınım. İstanbul’da yaşıyorum. Evli ve 2 çocuk annesiyim. Eşimi aslında seviyorum. 9 yıldır evliyiz. Ama eşim zamanla her evli erkek gibi, benden çok İş’i ile ilgilendiğinden dolayı biraz aramıza mesafeler girdi. Çalıştığı şirkette o’nu sık sık şehir dışına gönderdiğinden yalnız kalmaya başladım. Kadın olarak ilgiye her zaman ihtiyacım var oysaki benim de.. Komşum Sevgi ile aramız çok iyiydi, herşeyi konuşurduk. Benim durumumu çok iyi biliyordu. Yalnızlığımı anlatıyordum o’na .. O ise biraz daha rahattı benden.. Kocası haricinde bir sevgilisi vardı.

Bu durumuna çok kızıyordum, kocasını aldatmayı bitirmesini söylüyordum her defasında.. Sevgi ise beni dinlemeyi bırakın,bana da sevgili ayarlamak için kendi sevgilisine benden bahsetmiş. Bir arkadaş ayarlamasını söylemiş. Bunu bana söylediğinde ; “Sevgi, saçmalama böyle bir şey asla olamaz, hatta artık sen de başka erkekle görüşmeyeceksin” diye çıkışmıştım.. Aradan 1 hafta geçmiş kocam yine şehir dışındaydı, telefonum çaldı, alt komşum ,sırdaşım Sevgi beni öğeleye doğru kahvaltıya çağırıyordu. İşim yoktu. Kapıyı kapattım aşağı indim. Hep içli-dışlı olduğumuzdan yanına günlük kıyafetimle gitmeyi tercih etmiştim. (Beyaz bir t-shirt ve üzerime tamamen oturan siyah bir tayt..) İçeri girdiğimde 2 erkek ayakkabısı gördüm. Sevgiye sorduğumda misafir dedi. Önce anlamadım. Odaya girdiğimde, karşımda Sevgi’nin dostu Metin ve diğer kanepe de 175 cm boylarında, pek yakışıklı sayılamayacak tipte biraz zayıf ,esmer ,kirli sakallı 35-38 yaş aralığında bir adam vardı. İki erkekte beni günlük kıyafetlerimle ve dolgun hatlarımla karşılarında görünce gözlerini ayırdılar ve bıyık altı bir gülümseme ile tanışmak için ayağa kalktılar. Ben büyük bir şaşkınlık ve utançla Sevgi’ye bakıyordum, O ise sanki zafer kazanmış gibi gözümün içine bakarak gülümsüyordu. Kıpkırmızı olmuştum ve bu utangaç tavrım odadaki 2 erkeğinde hoşuna gitmişti.

Metin’i daha önce görmüştüm. bursa escort bayan Sevgi’nin benim için çağırdığı diğer bey yani Sedat yanıma gelerek tanıştı.bursa escort bayan Sevgi’ ile mutfakta ufaktan tartışmıştım, ev’e gitmeme izin vermiyordu, idare etmemi istiyordu. Kanepe önlerine sehpa koyarak 2 ‘li olarak kahvaltı etmeye başladık. Metin ve Sevgi aşırı samimi şekilde kahvaltı ederken, yanında oturduğum Sedat’ta ekmeğe reçel sürüp bana yedirmek istiyordu, reddetmeme rağmen ısrar edince kırmamıştım, Eliyle saçımı kulak arkama atarken hafiften erkekliğini bacağıma sürtüyordu, beni aşırı derecede arzuladığı her halinden belliydi, Bir ara reçele bulanan parmağımı dudaklarma dokundurdu, istem dışı parmağını dudaklarım arasına alıp somurmuştum, “Harikasıınn Çiğdem” dedi, ve boynumu öptü, o ana kadarki cilveleşmelerle ıslanmıştım.. Bir an yerimden kalkıp lavaboya yöneldim, Sevgi ne olduğunu sorduğunda sessizce” Islandım” dedim. Sevgi’nin çok hoşuna gitmişti. Çıktığımda Sevgi Sedat a bir şey söylüyordu,meğerse Sedat a Islandığımı ve yürümesini söylemiş..Sevgi ve Metin bizi yalnız bırakmışlardı.

Sedat ın yanına oturdum,artık onu zaptedemiyordum,1 saat önce tanıştığım adam beni baştan cıkarıyordu,kocam bile bunu yapamamıştı,içerdeki odadan Sevgi ve Metin in sesleri geliyordu,Sedat benim utangaç tavrımı çok begenmişti. Kanepe yatırdı beni ve üzerime çıktı. Sonra sedat t sirtümü sıyırdı,göğüslerimi avuçlamaya başladı koparır gibi,dilini ağzımın içine sokup çıldırmış gibi dilimi somuruyordu,sonra pantolonunu ve boxırını cıkarıp elime penisini verdi uzundu, kocamınkinden büyüktü “Yapma” diyordum hala, oysaki istiyordum.. Sedat bana ; “Sen gördüğüm en güzel en narin kadınsın sikmeden bırakmam seni”,diyordu Bu baskın tavrı çok hoşuma gidiyordu.Sonra elini taytımın ve kilodumun içine soktu ve etli, ıslak, yeni traşlı Am ımı avculaamaya başladı,Ben de yumuşacık elimle taşaklarını okşuyordum Sikmesine izin vermeyince bacağımı ayırdı taytımın üzerinden Am ıma sürtmye başladı Sütyenimden çıkardığı göğüslerimi emiyordu ,salyalarını bulaştırarak,inliyordum artık zevkten Parmağı ile taytımın üzerinden amımın yarıklığını çizdi ve taytımın üzerinden am mın olduğu yere boşalmaya başladı inleyerek. İlk defa başka erkek benden zevk alarak boşalıyordu,spermlerini taytıma bulaştırmıştı..

O andan sonra Sedat’ı durduramadım.. bursa heykel escort Üzerime abandı ve dudaklarımı dilimi emmeye başladı. Üzerimi tamamen çıkarıp göğüslerimi somuryordu ,elleri arasına alarak ve aşağı inip, taytımı kilodumu çıkardı. Az önce avucladığı etli,temiz amımı görünce kafasnı gömdü, dilini harika kullanıyordu. Dili ile amımı sikiyordu..aynı anda parmağını da deliğime sokuyordu. Çıldırmış gibiydik ikimizde Sonra kanepe üzerinde bacaklarımı sonuna kadar ayırdı, kalın uzun bir yaragı vardı, “Genc kız Amı gibi amın var” diyerek dibine kadar kökledi.. İnlemelerim odada yankılanıyordu. Sedat üzerime yığılmış 1 saat önce tanıştığı güzel kadını sikmenin keyfini doyasıya yaşıyordu. Am’ım içinde kocamdan başka bir erkeğin yaragı ilerliyordu, duvarlarıma çarpa çarpa, o kadar büyüktü ki erkekliği rahmimin duvarına değidiğini hissediyordum. Siktikçe beni içimde şişiyordu yaragı, Erkeğe doyuyordum. Sedat hırıltılar ve sert darbelerle amımı adeta yırtarak sikiyor, elleri ile göğüslerimi parçalışyordu, boynumu emerek , kadınlığımı yaşıyordu.
Alıntıdır

Ellerimle kalçalarından tutarak içime çekiyordum daha fazla , dakikalarca git gel yapmıştı, gözlerimin içine bakıp, zafer kazanmanın mutluluğu içinde gülümseyerek, kocam yerine o na vermenin keyfini doyasıya yaşıyordu, dudaklarımı ve dilimi emiyordu, ter içinde kalmıştık. yaragı ile amım adeta bütünleşmişti. ve sona geliyordu, gözlerime bakarak ,taşaklarına kadar yaragını soktu, yaragının kasıldığını içimde hissediyordum, ve mütiş bir inleme ile içime fışkırmaya başlamıştı, boşalması müthiş zevk vermişti, öpüşerek dudaklarımla spermlerini Amıma akıtıyordu. Kocam bu zevki bana yaşatamamıştı.Sedat’ın yaragı içimde erimişti. Nefes nefese üzerime uzandı.. “Siktiğim en güzel kadınsın Çiğdem,” dedi. kendime inanamamıştım. Bu kadar kısa sürede tanıştığım bir adama kendimi tereddütsüz vermiş ve en güzel sex imi yaşamıştım. Amımın içi spermleri ile dolmuştu. .. Harika bir gündü

KARIM, ARKADASI, KOCASI ve KUZENI 2. Bölüm KARIMIN ARKADASI VE KOCASININ KUZENI vv

Donelim, sevgili karim Elif’in Nihaller’de kaldigi o hafta sonu gecesine.

Nihal, Metin’le arasinda gecenleri Hakan’a dogrudan anlatmamis. escort
Fakat, Hakan Nihal’e, sevisirlerken, birbirlerini heyecanlandirmak icin, karsilikli anlattiklari fantazilerde yer alan erkegin kim oldugunu sorunca, Nihal bu kisinin Metin oldugunu soylemis. Hakan, once, hic ummadigi bu cevap uzerine tepki vermis. Cunki o da, Metin’in fizyonomisi itibariyle gercek yasindan kucuk gosterdigi algisiyla, karisinin erotik fantezilerinde yer almasini garipsemis. Nihal’i ayipladigini soyleyincede, Nihal; “n’apim sen sordun, ben de soyledim. Hem nerden biliyorsun, belki de sapina kadar erkektir. Ne bileyim, yabanci erkekleri dusunecegime onu hayal ediyorum. Habire bizde kaliyor, bi kere versem bi seymi olur?” deyip sehvetli bir kahkaha patlatinca, Hakan belli ki icinden, “aman iyi canim! Bizim hanim hic olmazsa yabanci biri ile, fantazi de olsa, is bitirmeyi dusunmuyor.” deyip biraz rahatlamis. Bunun uzerine Nihal, Hakan’a “peki sen kimi dusunuyorsun?” diye sorunca, Hakan’in hazirliksiz yakalanip, pat diye verdigi cevap karsisinda soka girmis. Hakan kendini hep benim sevgili karimi, yani Elif’i sikerken dusunuyormus. Nihal once utanmis, sonra da “cok mu istiyorsun Elif’i” deyivermis. Hakan da “gercekte degil tabii, sadece fantezi” demis. Fakat bu cevapla Nihal’in beyninde seytanca bir simsek cakmis. Bir gun bu fantazileri gercege donusturmek icin, isi guzel rastlantilara birakmaya karar vermis.

Kuzen Metin odasinda, escort bayan Nihal’in kocasi Hakan kanepede sizmis bir sekilde uyurken, bizim hanimlar Nihaller’in salonunda erotik maceralarini karsilikli olarak birbirlerine anlattiktan sonra, bizim hanim Elif, Nihal’e, bir de, sevismelerimizi kameraya kaydetmekten ne kadar zevk aldigimizi, daha sonra bunlari seyrederek muthis azdigimizi ve tutkuyla sevistigimizi anlatinca, Nihal’de Elif’e “aaa bizim Hakan’da buna cok merakli. Ben biraz utaniyorum ama o cok tahrik oluyor” demis. Bunun uzerine Elif Nihal’e “seyrettir bakalim bize sunlarin bazilarini” deyince Nihal “delimisin Hakan surda uyuyor, ya uyanirsa?” demis. Elif de “taze delikanli ile seks oyunlari yapamaya utanmiyorsun, arkadasina seyrettirmeye mi utaniyorsun?” deyince, Nihal sakayla karisik “sus, seni seks duskunu ahlaksiz! iyi o zaman gor bakalim” demis ve kocasinin cektiklerinden birini oynaticiya koymus. Filmde, Nihal’in son derece vamp bir sekilde striptiz yapmasi, sonra da, Hakan’in kamerayi elinde tasirken, detaylari ile Nihal’i sikmesini gosteren goruntuler her ikisininde biraz yuzunu kizartmis.

Filmden gelen ah, oh sesleri uzerine Hakan yavasca yerinden dogrulmus; görükle escort
manzara super! Hanimlar Hakan’in super seks produksuyonunu, kendilerinden gecmis bir vaziyette izliyorlarmis. Etekleri yirtmaci nedeniyle kasiklarina kadar acilmis bir pozisyonda, koltukta rahat bir sekilde oturan Elif, Hakan’in uyandigini gorunce koltugunda biraz dogrulup, kendini duzeltmis. Ama o kafayla, derin yirtmacini duzeltmeye hic tenezzul bile etmemis. Hakan gozlerini Elif’in seksi bacaklarindan ayramiyormus. Neden sonra karisi Nihal kanepeye yanina gelip oturunca, Nihal’in kulagina egilip “bu yaptigin dogru mu? Rezil olduk kiza.” deyince Nihal de bosver “onlar da cekiyorlarmis, bi dahaki sefere onlarinkini izleriz. Baksana, zaten Elif hic istifini bozmadi, izlemeye devam ediyor” diye cevap vermis. Bu arada salonun kapisinda Metin belirmis. Gozleri faltasi gibi acilmis, ekrandaki Hakan’la Nihal’in sikislerini izliyormus. Nihal, Metin’in kapi esiginde oylece kalakaldigini Hakan’dan once farketmis ve onu da kanepeye davet etmis. Oglanda gecip oturmus. Hakan, olmaz, cok ayip, falan desede, Nihal “n’olacak canim, nasil olsa boyle seyleri internette her dakka seyrediyordur. Di mi Metincim?” deyince de, Metin nutku tutulmus bir vaziyette, ancak evet anlaminda basini sallayabilmis. Hakan yine biseyler diyecek gibi homurdanirken, Nihal baslamis, herkesin icinde Hakan’in dudaklarini diliyle yalamaya.Hakan susup oylece kalmis. Simdi genis 3’lu kanepenin bir ucunda Hakan, obur ucunda Metin oturuyorlarmis, ortada da Nihal. Nihal yan yatis pozisyonu almis ve basini Hakanin kucagina koymus, ayaklarini da Metin’in kucagina uzatmis. Bu arada, Elif kanepe tarafina dogru donup bakinca, Hakan’in, bacaklarina ısrarlı bakisini yine yakalamis. Nihal Hakan’in kucaginda, basinin altina koydugu eliyle Hakan’in sikini avuclamakla mesgulmus. Ekranda gordukleri, Hakan’in israrli bakislari falan derken, bu sehvet kokan ortam nedeniyle Elif’e sicak basmis ve uzerindeki bluzu cikarinca, gogus uclari tamamen belli olan transparan dantel bustiyeri ile kalmis. Hem Hakan’in israrli, hem de yeni delikanli Metin’in kacamak bakislarini yonelttikleri yirtmacli etegini kapatiyormus gibi yaparak, bacak bacak ustune atarken daha fazla acilmasini sagliyormus. Karim, aramizda oynadigimiz, daha once de anlattigim ve ozellikle kendisini cok azginlastiran “herifleri cilgina cevirip, son noktayi koymadan birakima oyunu”nu oynamaya baslamis. Kendini erkeklere teshir etmekten buyuk zevk alan benim erotik karim, bu bacak bacak ustune atma hareketlerini onlara donuk olarak ve yavas hareketlerle yapmayi ihmal etmemis. Oradaki erkeklerin sikici bakislari altinda, hic cekinmeden, etegini iyice beline dogru siyirip, elini orasina goturmus ve kulotlu corabinin ustunden, her zaman tercih ettigi, zaten ip gibi olan stringini yana dogru cekip amini ozgurlugune kavusturmus. Tekrar basini kanepeye dogru cevirip, reaksiyonlari almak icin bakinca, Metin’in, kucagindaki Nihal’in ayaklarini oksadigini, ince corapli parmaklarini bir bir elleyerek, kendi onune bastirdigini gormus. Salondaki 4 kisinin her biri, ayni ortamda, bereberce izledikleri Nihal’le Hakan’in, kari koca sikis goruntuleri nedeniyle belli ki iyice tahrik olmuslar ve isler cigrindan cikmis.

Nihal, Hakan’in pantolonunun fermuarini acmis ve donundan sikini disari cikartmis. Bizim Elif artik bu kadarina inanamiyormus, ama herhalde hersey daha yeni basliyor diye dusunmus. Nihal Hakan’in yarragini agzina sokup cikatararak emiyor ve basinin etrafinda diliyle cemberler cizerek yaliyormus. Hakan gozlerini kapatmis, iki metre otesindeki Metin’in, karisi uzerindeki calismalarindan habersiz, o anin zevkini almaya calisiyormus. Metin’de bos durmuyor, ellerini Nihal’in ayak parmaklarindan daha yukarilara, bacaklarini oksaya oksaya cikartiyor, yavasca etegini siyiriyormus. Hakan bu arada Nihal’in gomleginin dugmelerini cozmus ve sutyeninden zaten her zaman tasacak gibi duran bir memesini disari cikartip oksamaya, sikmaya baslamis. Metin’in elleri Nihal’in bacaklarinda yukarilara cikarken, dantelli jartiyersiz coraplarinin bittigi baldirlarinin uzerinde, eteginin icinde gizlice ilerlemeye baslamis. Nihal aniden bir ayagini dizinden kirip, Metin’in kucagindan indirince etegi tamamen acilmis ve Elif bir de ne gorsun; Nihal’in altinda don mon yok. Sevgili arkadasinin bu geceye hazirlikli basladigini dusunmus. Metin, Nihal’in tabak gibi, puruzsuz amcigini gorunce dayanamamis, once korkulu gozlerle Hakan’a bakmis. Kuzeninin gozu, Nihal’in sikini somurmasindan baska birsey gorecek durumda olmadigindan, baslamis Nihal’in amini parmaklamaya. Iki parmagini sokup birisini Nihal’in aminin icinde cevirirken, digeri ile kadinin aminin ic ust tarafina baski yaptiriyormus. Nihal daha once de oldugu gibi, Metin’in bu isteki ustaligi nedeniyle, iki erkek arasinda kivranmaya baslamis. Metin bu arada fermuarini indirip çükünü disari cikartmis. Bir eliyle de çükünü sivazlamaya baslamis. Nihal ayaklariyla Metin’in çükünün disarida oldugunu hissedince, iki ayagi arasina Metinin çükünü alip masturbasyon yaptirmaya baslamis. Corapli ayaklarina bulasan Metin’in sivisi ile hem Nihal’in ayaklari, hem de oglanin siki iyice kayganlasmis. Nihal agzinda Hakan’in siki, aminda Metin’in parmaklari, baslamis inlemeye. Bir elinin parmaklari Nihal’in aminin iclerinde dolasirken, Metin, obur elinin iki parmagini da kadinin aminin dış ust kisimlarina hizlica surtturuyormus. Nihal daha fazla dayanamamis ve serbestce, sehvetli cigliklar atarak bosalmis. Nefes nefese kalan Nihal, hic zaman kaybetmeden, kanepeden dogrulup sirti donuk bir sekilde kocasinin sikinin uzerine oturmus. Hakan daha pantolonunu cikarmaya firsat bulamadan, karisini kucaginda bulmus. Nihal, kocaman gogusleri sutyeninden disari tasmis bir vaziyette, ama giysileri uzerinde, baslamis kanepenin uzerinde Hakan’in kucaginda hoplamaya. Hakan arkadan ellerini one dogru sarmis, karisinin memelerini avucluyor, parmaklari ile gogus uclarini oksuyormus. Daha sonra asagilara inip, arkadan Nihal’in kalcalarini sıkıştırıyor, ellerini one doluyor ve Icinde kendi siki olan Nihal’in genislemis ve sirilsiklam olmus amina, bir de parmaklarini sigdirmaya calisiyormus. Nihal de butun bu azgin tempoya aynen cevap veriyormus. Arkaya kocasinin gosune dogru yaslanip, kafasini cevirip, deli gibi, islak islak Hakan’i operek, dilini kocasinin agzinda gezdiriyormus. Zaten son on dakikadir siki yalanmakta, emilmekte olan Hakan daha fazla dayanamamis. Olaylar aniden gelistigi icin, prezervatifsiz sikismeleri nedeniyle, herhalde Nihal hamile kalmasin diye, Hakan tam bosalirken sikini disari cikartip, pantolonunun uzerine bosalmis. Nihal’i uzerinden kanepeye indirip temizlenmek icin banyonun yolunu tutmus.

Kocasi kendisinden once bosalip, mecburen temizlenmeye gidince, sikisirken tatmine ulasamayan Nihal, bir hamlede uzerindeki etegi ve gomlegini cikartip, sutyeninden disari firlamis iri gogusleri ve seksi dantelli coraplari ile kalmis. Gidip, kanepenin obur ucunda, pantolonunu ve donunu cikartip, olanlari izleyip masturbasyon yapan Metin’in uzerine oturmus. Metin ve hatta olanlari izleyen karim agizlari acik şok olmuslar. Nihal Metin’e “simdi beni sikme siran geldi artik, hadi goster bakalim kendini” diyip oglanin dudaklarina ihtirasla yumulmus. Butun yuzunu yalayip, cocugun tisortunu kaldirip meme uclarini emmeye ve goguslerini Metin’in vucuduna bastirmaya baslamis. Eliyle, Metin’in tas gibi sertlesen sikini, aminin icine sokmus. Metin de ellerini Nihal’in arkasina dolamis, genis kalcalarini minciklaya minciklaya, kuzeninin karisini hoplata hoplata sikiyormus. Nihal Metin’e, “ohh, nihayet. Hep bu ani hayal ediyordum. Simdi sıkı sıkı sik bakalim beni Metin” diyerek yeni yetme delikanlinin uzerinde zevk ve istahla sikisiyormus. Boyu zaten Nihal’den kisa olan oglan, kanepede Nihal’in altinda kaybolmus. Nihal zevkten kisik kisik inleyerek Metin’le sikisirken sonunda yine kasilmis ve ciglik atarak bosalmis. Bu sefer bosalmamak uzere kendisini basariyla tutan Metin, Nihal’le ayni anda, Hakan abisinden gordugu uzere, sikini Nihal’in amindan cikartip disariya bosalmis.

Buna ragmen Nihal cocugun uzerinden inmemis ve sikini tekrar aninda amina sokarak baslamis Metin’in uzerinde yeniden kivranmaya. Bir yandan, genis kalcalariyla daireler cizerek, Metin’in sikinin yeniden sertlesmesine gayret ederken, bir yandan da daha once Metin’in onu optugu gibi, deli gibi oglanla opusuyormus. Dilleri disarida birbirine karismis. Tam bu sirada Hakan iceri girmis ve sanki gordukleri cok normalmis gibi, kuzeniyle sikisen karisinin yanina oturup basini uzatinca, Nihal Metin’in dudaklarindan ayrilip kocasinin dudaklarina yapismis. Metin bu sefer hem saskinliktan, hem de korkudan duraklamis. Nihal Metin’e “devam kocum, sik beni, bak kuzeninde zevk aliyor” demis kocasina kikirdayarak. Metin, bu kadar cekingen ve terbiyeli cocuk, ilk defa medeni cesaret ornegi gostermis ve Hakan’a “Hakan abi cok guzel karin var. Sikmeye doyum olmuyor. Sikmeme izin verdigin icin sagol demis”. Hakan’da Metin’e “Sik kuzen sik, benden sana izin, Nihal sana verdiyse ne mutlu sana. Boyle kadini bir daha zor bulursun” demis ve Nihal’e donup “Karicim nasil hosuna gidiyor mu?” diye sorunca, Nihal “Ohh kocacim, kizmadigin icin tesekkur ederim. Bir kadinin, kocasinin onunde baska birisi tarafindan sikilmesi cok zevkliymis. Bunun beni bu kadar tahrik edecegini hic dusunmemistim. Sen de tahrik oldun mu?” diyince, Hakan “Oh, benim sikisken karicim. Sikis, sikis, al kuzenin yarragini aminin icine iyice. Yabanci heriflere verecegine kuzenle sikis, ben raziyim. Tahrik ne kelime, seni boyle baskasi sikerken gorunce azdim, azdim” diye sehvetle yanitlamis. Nihal bir eliyle de Hakan’in yarragini ovusturuyormus. Derken Hakan’in yarragi kivama gelmis ve baslamis Nihalin kalcalari ile oynamaya. Bir parmagini, kuzeninin uzerinde gidip gelen karisinin gotune sokarak, yavas yavas tepkileri olcuyormus. Kocasinin tam yanibasinda, kocasinin kuzeninin uzerinde ikisiyle de opusup, kendisini kocasinin kuzenine siktiren Nihal, bu parmaklama isinden cok zevk aldigini, kocasina kikirdayarak belli etmis. Hakan yavas yavas, kuzeninin sikinden ve karisinin amindan suzulen sivilari, karisinin amina sivazlayip, gotune parmagi ile sivamaya baslamis. Gotu iyice islaninca iki parmagini birden sokmus, Nihal derin bir ic gecirip urpermis. Kocasina donup “beni sandvic yapmak istiyorsun di mi? Gel o zaman arkama. Iki kuzen sıkıştırın beni, ezin aranizda” diye inlemis. Hakan yerinden kalkip, dizleri ile kanepenin ucuna iliserek sikini Nihal’in gotune yaslamis ve yavas yavas iceri sokmaya baslamis. Nihal cilgin gibi inleyerek Metin’in uzerinde inip kalkarken, Hakan da arkadan pompaliyormus. Sonunda hepsi bosalmislar. Bu defa zevkin doruklarina ciktiklarindan kimse disari bosalmaya firsat bulamamis. Iki kuzen Nihal’in icini doldurmuslar. Ayaga kalktiklarinda, amini gotunu elleriyle tutmaya calisan Nihal’in avuclari meni dolmus. Nihal seks sarhosu “Hakan goruyormusun kuzenini, arka arkaya, hic ara vermeden iki kere beni becerdi” demis. Hepsi odalarina gitmisler ve sirayla banyoya girmisler.

Bu arada, bizim hanim ayaklarini altina almis, gozleri kapali, yasananlari dusunup, bir ayaginin topugunu, araladigi stringinden ve corabinin uzerinden amina bastirip surtturerek masturbasyon yapiyormus. Corabin agina bulasan aminin sulari ile corap iyice kayganlastigindan daha buyuk bir zevk aliyormus. Elif’te bosalip gozlerini aralayinca, kanepede sortuyle oturan Hakan’i karsisinda bulmus. Birden, sanki onlarin azginca sikismeleri hic bir sey degilmis gibi, kendisi masturbasyon yaparken yakalandigi icin, cok utanip kipkirmizi olmus ve Hakan’a “sen ne zamandir buradaydin?” diye sormus. Hakan da “bir suredir seni izliyorum. O kadar kendini kaptirmissin ki benim geldigimi bile duymadin” diye yanitlamis. Tam o sirada, uzerinde sadece bir seffaf gecelik ile Nihal de salona gelmis. Seffaf geceliginin altina hic bir sey giymemis. Gotu, basi son derece seksi ve davetkar bicimde ortadaymis. Metin’in iki kere ust uste yapinca, bu kadar heyecani kaldiramadigi icin, halsiz kaldigini ve yatmaya gittigini soylemis ve şuh kahkahasini patlatmis. Nihal Hakan’a “dur, dur, dur, siz ne konusuyordunuz burda? Elif’i masturbasyon yaparken mi bastin?” deyince Hakan gulumsemis. Kocasinin Elif’i ne kadar arzuladigini bildiginden ve kendisi de artik Metiniyle sikisip fantezisini gerceklestirdiginden, zavalli kocasinin yolunu yapmak istercesine Elif’e donup; “Ee kizim, senin masturbasyonun gercek yarraklarin yerini tutmaz. Ama istersen Hakan’i buna ikna edebiliriz” deyince Elif yine kipkirmizi olup “sen iyice sapittin bu gece” deyip aglamakli gozlerle tuvalete gitmis. Nihal’de arkasindan gidip Elif’i sakinlestirmeye baslamis. “Bak” demis “bu gece biz ucumuzde super zevk aldik. Senin bir kenarda, sadece seyirci kalmana gonlum razi olmadi o kadar. Eger fazla ileri gittiysem kusuruma bakma”. Bu arada Nihal Elif’i yatistirirken bir yandan kollarini oksuyor ve uzerinde bedenini tul gibi orten seffaf geceligiyle, Elif’in arkasindan, vucudunu, memelerini karimin sadece bustiyerli ciplak sirtina bastiriyor ve Elif’in icinde yine birseylerin kipirdamasina neden oluyormus. Nihal arkadasinin arkasindan, butun vucudunu ona yaslamis bir sekilde konusurken, yumusak yumusak Elif’in boynunu opmeye, sanki saka yapiyormus gibi kulak memelerini isirmaya baslamis. Bunlar olurken Elif’in ici bir hos oluyormus. Sonra Nihal Elif’e “cikar su ustundekileri, sana rahat bir seyler vereyim de giy” deyip eteginin kopcalarini acmis, fermuarini indirmis, etek dusuncede yine konusmaya devam edip, Elif’in uslu uslu, fakat Nihal’in yaptiklarindan garip bir zevk alarak onu dinlemesinden faydalanip, arkadan doladigi ellerini Elif’in goguslerinde dolastirip “bak ne guzel goguslerin var. Ne diye gostermekten cekiniyorsun” falan demis. Ardindan ellerini daha asagilara indirmis ve “n’aptin bakayim, kendini cok islattin mi?” diyerek ellerini karimin kulotlu corabindan iceri sokup, stringinin altindan amini ellemeye baslamis. Elif’in kafasini arkaya atip iyice tahrik oldugunu goruncede “sen simdi bir dus al, bende sana giyecegin rahat birseyler getireyim” deyip cikmis. Elif dus alip cikinca, kapinin koluna asili, Nihal’in babydolll geceliklerinden birisiyle, varla yok arasi bir ip kulot bulmus. Bunlari alip giymis. Kendine aynada bakinca yeniden tahrik oldugunu anlamis. Banyodan cikarken Nihal Elif’i yakalamis ve “gel, herhalde yatmayacaksin. Daha bu gecenin dedikodusunu yapacagiz” diye alip salona goturmus. Salonda ikisi oturmuslar. Nihal, kocasinin gozleri onunde Metin’le sikismekten tuhaf, ama inanilmaz bir zevk aldigini anlatmis ve bugune kadar kurdugu fantazilerinin gercek oldugunu soylemis. Elif de ona bu fantazilerini kocasi ile paylasip paylasmadigini sormus. Nihal “paylasmayi birak, fantazilerimdeki kisinin Metin oldugunu bile soyledim ona daha once” demis. Bu konusmalar, Nihal’in banyodaki ic urperten dokunuslarindan aldigi ve daha once hic yasamadigi bir heyecean, o gece sahit oldugu onca erotik sahne ve sikisten sonra, kendisinin hala sikilememis olmasinin da verdigi tatminsizlikle Elif’in yine ami sulanmaya baslamis. Nihal’in onunde, Nihal ona butun bu tahrik edici seyleri anlatirken, baslamis eliyle, belli belirsiz amiyla oynamaya. Nihal “Bil bakalim Hakan kimi hayal ediyor” diye sorunca bizim hanim ilgisizce “ne bilim kimi” diye yanitlamis. Nihal de “Seni” demis. Karim yine kipkirmizi olmus, biraz yuzu asilmis ve ne diyecegini bilememis. Bu arada mahsunca basini, incecik geceligi uzerinden Nihal’in memelerine yaslamis.

Bu arada Nihal, salon kapisinda cirilciplak, caktirmadan bu sahneleri izleyen kocasina gozuyle isaret ederek kanepeye cagirmis. Hakan arkadan gelip Elif’in dibine oturunca, Elif birden cok sasirmis. Nihal karima “iste sana firsat. Bosver artik elinle oynamayi. Iste, gercegi yaninda. Doya doya sevin birbirinizi” deyip Elif’le Hakan’i kanepede birakip, kendisi koltuga gecmis. Elif bir an icin “ama bu cok ters. Ben gitmeliyim” gibi laflar edip kanepeden kalkmaya calismis, ama Hakan onu kolundan cekip kucagina oturtmus. Karim, Hakan’in kucagina duser gibi oturunca aminin altinda birden Hakan’in ciplak tenini, dahasi dimdik yarragini hissetmis ve cok irkilmis. Tekrar bir hamle yapip kurtulmaya calismis, fakat Hakan’in mengene gibi kollarindan kurtulamamis. Hakan da bunun uzerine “gitmek istiyorsan birakirim, ama kendini bana birak, bak ikimiz de nasil zevk alacagiz” derken bir yandan da yarragini, bizim hanimin varla yok arasi ip kulotunun kenarindan, dogruca amina surtuyormus. Bu arada Hakan soyleyecegini soylemis ve bizim hanima konusma firsati vermeden dudaklarina yumulmus. Bir eliyle de babydoll un altindan goguslerini yavas yavas oksuyormus. Karim zaten oyle bir isterik haldeymis ki, hem sehvet icinde kivranan vucuduna, hem de tutkuyla seks isteyen beynine direnememis ve “artik yeter, ne olacaksa olsun” deyip, “bu gece, bu kadar tahrik olduktan sonra kendimi siktirmeden gitmek yok” diye dusunup, o da Hakan’a cevaben dudaklarini aralamis ve Hakan’la dilleri azgin bir bicimde bulusmus. Hiriltilar cikartarak opusmeye baslamislar. Hakan bir an durmus ve karisina goz isareti yaparak iceri gitmesini isaret etmis. Nihal hic cekinmeden “siz sikisin, bende seyredecegim, ne var bunda? Kuzenin beni catir catir sikerken sen iki metre odeden seyrediyordun” deyince Hakan “sen odaya git, ben rahat edemiyorum” demis. Bu arada Elif Hakan’in sikini eline almis yogurmaya baslamis, Hakan’in kulak memelerini operken Nihal’e donup, sehvetle gulumseyerek “kal Nihalcigim, senin onunde kocanla sikismekten buyuk bir zevk alicam” deyince Hakan caresiz Elif’i oksamaya devam etmis. Elif butun cekingenligini uzerinden atip, sirtustu yatan Hakan’in agzinin uzerine, tangasini kenara cekip, amini yerlestirmis. Kendiside one egilip Hakan’in sikini agzina almis. 69 pozisyonuna gelmisler. Bu arada Nihal’e donup fisiltiyla “ohh Nihalcim kocanin sikini yalamaya doyamiyorum. Ama simdi patlayacak. Birazda siksin bakalim beni” diye laf atiyormus. Hakan yalaya yalaya Elif’in amini gole cevirmis. Karim dogrulup Hakan’in uzerinde yerini almis ve sirilsiklam amina yarragini sokturmus. Simdi sanki Nihal’e nisbet yaparmis gibi, bagira bagira Hakan’in uzerinde hoplayip duruyormus. Hakan bir yandan, hopladikca sallanan memeleri babydoll un altindan sıkıştırıyor, bir yandan da Elif’in kalcalarini elleriyle mengene gibi sıkıyormuş. Elif arada Nihal’e laf carptirip “n’apim bunu sen istedin, simdi oradan seyret bakalim” diyormus. Daha once iki kere bosalan Hakan’in bu sefer bosalmasi kolay olmamis. Sevgili karimi domaltip amina arkadan girmis. O da Nihal’e laf atiyor “oh karicim sana cok tesekkur ederim, Elif’le sikis her seye bedel” diye tesekkur ediyormus. Elif, Hakan uzerinde calisirken bosalmis. Hakan denen herifte, kendisini cekmeye hic zahmet etmeden, oldugu gibi karimin icine fiskirtmis. O gece herkes sabaha karsi yikanip, yataklarina cekilmisler.

O geceden bir sure sonra kuzen Metin bir kizla cikmaya baslamis. Ama ara sira gelip, yine Nihal’i sikiyormus. Hakan da Nihal’e soruyormus “Metin hala gelip seni sikiyormu?” diye. Nihal de “evet sikiyor” diye cevap verince, Hakan cok sehvetleniyor ve Nihal’le hic bu zamana kadar olmadigi gibi sevisiyorlarmis. Nihal bakmis, Hakan buna kizmak bir yana dursun, detaylari bile anlattirip, bazen ustuste iki kere Nihal’i beceriyormus.

Sonunda Metin’in gelip gidisleri azalmis ve simdilerde ise cok nadiren Hakan evdeyken ugruyor, bir merhaba diyip sevgilisine kaciyormus.

Erasmus Fenaa – Türk Kızına Yurt dışında…

Merhaba Arkadaşlar,
Bugün sizlerle bir başka Erasmus anımı paylaşacağım. ısparta escort Bu olay geçen sene kış döneminde yüksek lisans araştırması için gittiğim Avrupa’nın ufak bir ülkesinde başıma geldi.
Uzun bir süredir araştırmama odaklanamamamın sebebinin kafamın araştırmada değil sekste olduğunu fark edince bir gece kulübüne gidip kız kaldırmaya karar verdim. Duşumu alıp hazırlandım ve gece yarısına doğru hem bar hem de kulüp olarak kullanılan bir mekana gittim. Vakit öyle bir vakitti ki millet ne tam olarak partiye bağlamıştı ne de içkilerle ısınma turundaydı. Kimisi içkisini bir kenara bırakmış köşede yiyişiyor kimisi ise toplu halde dans ediyordu. Ben bir bira ısmarlayıp etrafı kesmeye karar verdim fakat uzun süre boşta birini göremeyince başka bir mekana geçmeye karar verdim. Kapıdan tam çıkıyordum ki üzerinde paltosu ve çantasıyla mekana yeni gelmiş sağlam bir hatun gördüm. Hemen ufak bir piçlik yapıp ‘’Ben de seni bekliyordum, nerelerde kaldın?’’ dedim. Kız sesten tam duyamadığı için tekrarlamak zorunda kaldım, duyunca gülerek ‘’Gece yeni başlıyor.’’ dedi. O ağır aksanı duyar duymaz hatunun da Türk olduğunu fark ettim. ‘’Ulan kıza söylesem mi söylemesem mi?’’ derken aklıma ismimi dahi sormadan bütün gece altımda inleyen hatunlar gelince konuşmamaya ve yabancı taklidi yapmaya karar verdim. Kıza ‘’Sana katılabilir miyim?’’ diye sorup onay aldıktan sonra bar tarafına gidip kıza da içki söyledik. Vodka karışımını aldıktan sonra biraz tenha bir köşede, ayakta konuşmaya başladık. Kız ismimi sordu, ‘’Bir önemi var mı?’’ diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştım ve ekledim ‘’Kendimi isimlerle ve ülkelerle tanıtmaktan çok kişiliğimle tanıtmayı tercih ediyorum.’’ Kız cevabımı beğendi ve ‘’O halde anonim takılalım. Ben de nereli olduğumu söylemeyeceğim. Ama aksanım nereli olduğumu ele verebilir.’’ dedi. Salağa yatıp ‘’Çıkaramadım açıkçası.’’ dedim. Kız da benim aksanımı çıkaramadığını ama kendi ülkesinden olmadığını belirtti ve o an acayip rahatladım. Muhtemelen benim aksanımı çıkaramamasının sebebi bende aksan falan olmaması. İsim ve ülke işinden kurtulduktan sonra kızla sohbetin dibine vurduk, birkaç içki daha ısmarladık ve birbirimize ısındık. Bu arada kızın vücudunu da iyice gözden geçirme fırsatım oldu. Kızı tam bir çıtırdı, maksimum 20 yaşında olduğu belliydi. Saçlarının aralarına mor ve pembe renkleri iliştirmiş, yaklaşık balıkesir escort 1.65 boylarında ve benim neredeyse göğsüme yetişemeyen bir kızdı. Her ne kadar zayıf bir hatun olsa da kalçaları efsaneydi. Birbirimize alıştıktan sonra beklenmedik bir anda ‘’Vücudun harika. Nedenini öğrenebilir miyim?’’ dedim. Yüzü biraz kızardı ama çocukluğundan beri jimnastikle uğraştığını ve zaten burada da spor bölümünde okuduğunu söyledi. Konuşacak pek bir şey kalmayınca iki kadeh viski alıp köşedeki bar taburelerinin olduğu yere geçtik. Ben duvar kenarına geçtim, o da yanıma geçmek için yeltendi ama kalabalıktan kurtulamayınca yanıma bir başkası oturdu. Kız ayakta kalınca belini kavrayıp ‘’Kucağıma gelmeni istiyorum.’’ dedim. Önce çekindi ama sonra üzerime tırmanmaya başladı, tabii boy farkı olunca beceremedi. Yüksek bar taburesinden inip kalçalarını kavrayarak kendimi tabureye onu da kucağıma oturttum, biraz bakıştıktan sonra saçlarıyla oynayıp hatunu öpmeye başladım. Kız elindeki viskiyi masaya bıraktı, üzerimde kıvranmaya ve beni öpmeye başladı. Ben de alttan alttan karşılık verdim. Bir süre sonra kendimi kaptırıp kızın pantolonun içine sağ elimi sokup kızı avuçlamaya başladım. Biraz rahatsız olunca ‘’İstersen başka bir yere geçelim.’’ dedim. Kız: ‘’Rahatsız olmadım, sadece burada yapmak istemiyorum.’’
Ben: ‘’Nerede yapmak istersin?’’
Kız: ‘’Bilmem’’
Ben: ‘’Yurtta mı kalıyorsun?’’
Kız: ‘’Evet ama…’’
Ben: ‘’Ama ne?’’
Kız: ‘’Oda arkadaşıma mesaj atmam gerek’’
Ben: ‘’Bekliyorum.’’
Kız kucağımda oda arkadaşına mesaj atarken kızı avuçlamaya ve boynunu öpmeye devam ettim. Kız resmen yanıyordu. Acaba yurdu siktir edip bana mı götürsem diye düşündüm fakat hemen vazgeçtim. Odada gördüğü bir şeyden Türk olduğumu çok rahat anlayabilirdi. En kötü hostelde sikerim diyerek arkadaşından mesaj gelene kadar hatunu avuçladım. Küçük ama sert kalçaları elime o kadar küçük geliyordu ki bir avuçla değmedik yer bırakmıyordum. Kız resmen akıyordu kucağımda. Birkaç dakika takıldıktan sonra arkadaşından mesaj geldi, yarım saat sonra dışarı çıkabileceğini söyledi. ‘’O halde bu gece sendeyiz.’’ diyerek kızı kucağımdan indirdim. Hazırlanıp dışarı çıktık, bir taksi ile kızın yurduna geldik. Oda kapısını açtı ve arkadaşının odada olmadığını görünce bana sarıldı, göğsümü öpmeye başladı. Tişört üzerinden yeterince öptükten sonra tişörtümü çıkarttırıp vücudumu rastgele öpmeye ve aşağılara inmeye başladı. O kemerimle uğraşırken ben de onu soydum ve ortaya daracık bir amcık çıktı. Açıkçası bu gecenin çılgın geçeceğini anlamıştım. Kız da kemeri açıp benimkini görünce neyle karşı karşıya olacağını anlayacaktı. Kısa bir uğraş sonunda sikimi boxerdan çıkarınca bir anda Türkçe ‘’Siktir, yarrağa bak’’ çekti, gülmemek için kendimi zor tuttum. Ne dediğini sordum, ‘’Sikin fenaymış’’ dedi, güldü. Sünnetli olduğumu görünce ‘’Sünnetsiz olduğunu bilmiyordum.’’ dedi. ‘’Bu gece sünnetsiz olduğumu unutamayacağın kadar sikeceğim seni’’ diyerek pantolonumu çıkarttım ve kızı dizlerinin üstüne oturttum, ağzına vermeye başladım. Benimki daha kendine gelmemişti ama kız durmadan sikimin çok büyük olduğunu söyleyip duruyordu.
Ben: O sikle bu gece senin pestilini çıkaracağım, bunu biliyorsun değil mi?
Kız: Evet, tabii o koca şey buraya girerse. (Amını göstererek)
Ben: Henüz görüp de sokmadığım am yok.
Kız: O holdo osom zor (Ağzına almaya başladı.)
Kız ufakça bir şey olduğundan ağzı da ufaktı ve içine aydın escort girip çıktıkça beni fena azdırıyordu. Kısa sürede benimki maksimum büyüklüğe geldi ve kızı sert bir şekilde ağzından sikmeye başladım. Kız öğürüp geri çekildikçe ben kafasını setçe tutup boğazına doğru sokmaya başladım. Baktım alamayacak, kızı kucaklayıp yatağa attım, göbek üstü yatırıp amını yalamaya başladım. Hatun o an resmen eridi. Daracık amı sulanmaktan görünmez oldu, suları yatağa doğru akmaya başladı. Baktım inim inim inliyor, sokmaya karar verdim. Bu çekingen orospuyu bağırtmanın vakti geldi de geçiyordu. Benimkini amına dayayınca bu işin acılı olacağını anlamıştım, tabii umurumda değildi, o derece azmıştım. Bir kıyak çekip kızdan krem istedim ve öyle girmeye karar verdim ama bu da o kızı bu gece bağıra bağıra sikilmekten kurtaramayacaktı. Hatunu dört ayak yapıp doggy sikmeye karar verdim, sert başlangıçlar her zaman dominant bir sekste iş görür. Benimkiyle biraz oynayıp kremi sikimde gezdirdim ve sikimi amına dayadım. Kız hemen ‘’Lütfen yavaş gir’’lere başladı, tamam deyip geçiştirdim ama kızı anasından doğduğuna pişman edeceğimi bildiğim için çok da siklemedim. Kız yavaş ol falan derken buna iyice dayadım ve benimkinin başını sertçe girdim. Kız kendini yastığa doğru fırlatıp yastığa gömülü bir şekilde bağırmaya başladı. Maden bağırıyor, bari tamamını yesin diyerek 8-10 santim daha kökledim. Nereden baksan 16-17 santim içerideydim ama daha girilecek 5-6 santim daha vardı. Onları sonraya saklayıp gire çıka sikmeye başladım. Hayatımda bu kadar dar bir am siktiğimi hatırlamıyorum. Soktukça geri tepiyordu resmen ve her zorlayışımda acayip zevk alıyordum. Kızın çığlıklarını duymuyordum bile. O minik ama sert kalçalarını tokatlaya tokatlaya derinlerine giriyor kızı folloş ediyordum. Bir süre sonra benimkini aniden çekip tamamen içine girmeye başladım, kız resmen transa girdi, Türkçe bir şeyler saçmalamaya başladı. Ben kızın o halini görünce ‘’Bu artık alışmıştır diyerek’’ seri köklemeye başladım ama yanılmışım. Kız resmen mosmor kesilmiş bir şekilde benimkini almaya çalışıyor ama beceremiyordu. Tabii ben o azmış halimle acımadan çok sert girip çıkıyordum. Resmen fındık deliğini yumruk büyüklüğüne getirmek için amansızca sokuyordum. O kadar dar bir am sikiyordum ki sikimin yandığını hissedebiliyordum. Boşalmak üzereydim ama henüz erken olduğunu düşünüp yavaş sikmeye başladım. Kızı kaldırıp duvara dayadım ve bacaklarını açıp döşemeye başladım. Bu pozisyonda boşalamayacağımı bildiğim için kızı duvara yapıştırırcasına sikmeye başladım. Yurt odası resmen şap şap sesleriyle yıkılıyordu. Yan odada kim varsa her sokuşumu duyduğuma eminim. Tabii bu beni daha da coşturuyordu. Kız bağırdıkça ben daha da sert giriyordum. Kızın sesi bir süre sonra kesildi. Muhtemelen alışmıştı benim 20 yı almaya. Madem öyle, pozisyon değişsin deyip kızı kucağıma alıp benimkini iyice kökledim. Kızı öyle bir zıplatıyordum ki her zıplamada 20 santim amına girip girip çıkıyordu. Kız öyle bir hale gelmişti ki ben tutmasam düşecekti. Bu pozisyonda yorulana kadar siktikten sonra kızın kendisine gelmesi için götünü sertçe tokatlamaya başladım ve yavaşça siktim. Kızın götünü tokatlaya tokatlaya haşat ettim desem yalan olmaz. Önümde minnacık ama kan kırmızısı o götü gördükçe acayip azıp bu kızı bitirmeye kadar verdim. Kızı dört ayak yapıp seri ve sağlam döşemeye başladım. Kız artık bağırtıların son noktasındaydı. Bu şekil 3-4 dakika siktikten sonra hızlıca içinden çekip yüzüne gözüne hayvan gibi boşaldım. Kız öyle bir haldeydi ki yüzü görünmüyordu. O haliyle ağzına verip benimkini kaldırması emrini verdim. Kız 10 dakika yaladıktan sonra konuşmaya nihayet başladı. ‘’Lütfen bu kadar sert sikme, kaldıramıyorum.’’ ilk cümlesi oldu. ‘’Ben buyum, kabul edersen bu yarrağı yersin, beğenmiyorsan gidebilirim.’’ deyip sikimi ağzımdan çektim ve üzerimi giyinmeye başladım. Emekleyerek bacaklarımdan tutup ‘’Hayır, gitme, sakın gitme.’’ diyerek sikime ulaşmaya çalıştı. ‘’Gitmezsem bana ne verebilirsin ki?’’ deyip bir cevap bekledim. ‘’Her şeyimi, neremi istersen sik ama gitme.’’ dedi. O an bu hatunun neredeyse görünmeyen göt deliği aklıma geldi ve resmen çıldırdım. Bu orospu Türk kızını götten sikmeden bırakmayacaktım. Onun bana onu nasıl sikeceğimi söylemesinin acısını fena çıkaracaktım.

Hatunun görünmeyen göt deliğini nasıl haşat ettiğimi size bir sonraki hikayede aktaracağım.

Erkeklerin İsteklerini Artıran Arzulu Seksi Kadınlar

Erkeklerin İsteklerini Artıran Arzulu Seksi Kadınlar
Fantezi delisi olan erkekler daha özel görüntüler içerisinde sitedeki bayanlar ile farkı arttırarak seksi fantezi yaparak yaşayabileceğinize emin olabilirsiniz. Artık sizler de değerli ve her zaman etkili olarak da seks yapmalısınız düşüncesi ile birlikte daha özel görüntüleri deli edercesine yaşamaya gelebilirsiniz. Bakın görün hissedin ve sizlere bakırköy escort sitesinde hizmet veren bayanları tercih ederken kendiniz ile ilgili bilgileri de bayanlara aktarmanız gerekmektedir.
Tatlı halleri ile birlikte sizlere her daim farklı sunumlar yaparak daha özel görüntüleri sunabilecek olan bayanları tercih ediyor iseniz sikişerek de keyif alabilirsiniz düşüncesindeyiz. Bakımlı ve süslü olmak kadınların olmazsa olmazları arasında yer almaktadır. Bundan dolayı daha heyecanlı birliktelikler içerisinde seks yapabileceğimizi görerek bileceksiniz. Ayrıca erkeklerin isteklerini arttıran arzulu seksi ataköy escort bayanları hizme vermekte olduğunu görebileceksiniz. Her zaman havalı ve sosyetik halleri ile hizmet vermeye devam eden hizmetler dahilinde daha avantajlı olabileceğinizi de görerek bilecek bilerek ise hissedecek olmanızdan dolayı zevk almalısınız.

Bir erkeğin gizli dünyası (gelen msjlara cvp)

Merhabalar,

yeni hikayeme başlamadan önce bana özelden gelen bazı mesajlara cevap vermek istiyorum.ilk olarak birçoğunuzun merak ettiği konu,yazdığım hikayelerin kurgu olup olmadığıydı.Bakın arkadaşlar,size bütün samimiyetimle şunu söylemek istiyorum.yazdığım hiç bir hikaye kurgu değildir.Sizin neye inandığınız yada ne düşündüğünüz umurumda da değil açıkcası.Ama yinede bilmenizi istedim bunu.Eğer yazdığım hikayeler kurgu olsaydı,saatlerce bilgisayar başında oturup,buse den ayrılmamı ( eski karım) sonrasında yeni evlendiğim kişiyle nasıl tanıştığımı ayrıntısıyla anlatmazdım.Her anlattığım hikaye bir öncekinin devamı oluyor.Ben yıllar önce bir erkeğin gizli dünyasını ilk yazmaya başladığım zamanda söylemiştim size.bende sizler gibi yüzlerce hikaye okumuş biri olarak, birçoğunun yalan dolan hikayeler olduğunu biliyordum.çünkü ne zaman uçlarda gezen fantezilerim gerçekleşmeye başladı,işte o zaman anladım ki hiç bir anlatılan öyle basit olmuyordu.geldim girdim ayırdım soktum inledi boşaldı..
ve eğer sizler bilinç altınızdan bir şeyleri dışarı çıkartıp onuda güvendiğiniz biriyle hayata geçiriyorsanız,bu hiç bir zaman planladığınız gibi olmuyor.benim her anlattığım hikayede plansız olan şeyler mutlaka oluyordu.sonuçta insanız ve o an ki duygularımızı kestiremiyoruz.bazen haz bazen şehvet bazen kıskançlık bazende en ufak bir rahatsızlık olayların gidişatını etkileyebiliyor.
burada bir hikaye yazmaya başladığım zaman üç saatimi ayırıyorum nerdeyse.bunu neden yaptığıma gelince, ilki yazmayı seviyorum.ikincisi de, ben bir erkeğin gizli dünyasını ilk yazdığımda bu kadar çok okunacağını düşünmemiştim.ama aradan beş altı yıl geçmesine rağmen hala bir çok sitede on binlerce okuma ve onlarca mesaj görüyorum.üçüncüsü ise,bakın ben sevgiyle evleneli iki yıl oldu.ve karımla bir çok şey yaşayıp farklı deneyimler edindik.ben bu hikayeleri yazdıktan sonra,sitede yayınlandıgı an karıma msj atıyorum.oda geçmişte yaşadıklarımızı benim hislerimle okuyarak tekrar yaşıyor.benim neler hissettiğimi,ne zaman daha çok zevk aldığımı,nerede çok kıskandığımı,nelerin beni etkilediğini…okurken daha iyi anlıyor.ve karım yaşadığımız o anları benim hislerimle okudukça,beni ezbere tanıma fırsatıda buluyordu…
okuduğunuz hikayeleri hissederek yozgat escort okuyun.hangi anımızı sizinle paylaşırsam paylaşayım,olaylar bir kurgudan ibadet olmuyor.eğer bütün bu yazdıklarım sadece hayal gücümle sınırlı olsaydı,çok daha düz ve sıralı olurdu herşey.ama bazen istemediğim şeyler yaşıyordum,bazen kontrolü kaybediyordum.ve o an ne hissediyorsam sizinle paylaşıyordum.dediğim gibi.hiç bir kurguda his olmaz.bunu sakın unutmayın…
bir diğer konuda şu..karını çok sevdiğinden bahsediyorsun,onu kıskandığını söylüyorsun peki nasıl yaşıyorsun bütün bunları..
bakın arkadaşlar,eminim ki hikayeleri okuyan insanların yüzde doksanı erkektir.o yüzden hemcinsiniz olarak sizin anladığınız dilden konuşacağım.alınmaca darılmaca yok!
şimdi birçoğunuzun karısı sevgilisi eşi dostu vardır mutlaka.ben 35 yaşımdayım.ve yapım gereği sürekli insanlarla iletişim halindeydim.okuyorsunuz yazdıklarımı işte.birçok kişiden de yazar mısın ne kadar güzel anlatım dilin var diye iltifat alıyorum.profilde ki resim bana ait.görünüş itibariyle de kendimi çok beğenirim.agzım laf yapar,maddi durumumda iyi sayılır,ee çok şükür şeklimde yerinde..şimdi bunları neden anlattığıma gelince,burda erkek erkeğe kendimi pazarlama yapmayacağım tabi.ama şunu bilmenizi istiyorum,hayatıma onlarca kadın girdi.sizinde girmiştir elbet.ama benim farklım şu ki,ben çok iyi bir gözlemci oldum hep.kadınları tanımak onları keşfetmek benim için hobiydi herzaman.hiç bir kadını önünde ki yüz gram için sokmadım hayatıma.
kadınlar çok zengin varlıklardır.çok özel yaratıklardır.bakın sizede söylüyorum.hiç bir kadını sadece seks olarak düşünmeyin.elleri ayakları saçları zekaları hayata bakış açıları düşünce yapıları..kadınlar çok özeldir çok.mesela size birşey söyleyeyim,evli olanlar bunu denesin mutlaka.
birgün moraliniz çok bozukken,afyon escort karınızın göbeğine başınızı koyup yatın.o sizin saçlarınızla oynarken sizde onun kokusunu tenini hissedin.beyler…size vereceği enerjiyi hissedin..
karılarınıza dokunun dokunun! ama öyle sikecek gibi abaza gibi değil..hissederek dokunun…
karşınıza alıp onunla sohbet edin.hislerine dokunun.romantik olun demiyorum.sizin olanla ilgilenin diyorum.eğer sen yanı başındaki kadını keşfedemiyorsan, emin ol senin yerine yapacak birileri mutlaka olacaktır.şimdi bu yazdıklarımı okuyanların bazıları hak verecek bazı öküzlerde anlamayacak bile.benim karım benden başka kimseye bakmaz bu adam ne anlatıyor diyecek…
ama size birşey söyleyeyim mi..dost acı söyler beyler! unutmayın bunu sakın.
kadınlar çok özel varlıklardır.onlarla ilgilenin zaman geçirin..nasıl ki sizin ihtiyaçlarınız varsa onlarında vardır.bir kadının sadece karnı doymaz.bedenide doyacak,ruhuda doyacak..
ve eğer bunlardan birini aç bırakırsan..işte o kadına zincirde vursan,aklını ruhunu hapsedemezsin..
AKIL VE RUH hiç bir zaman hapsolmaz!
şimdi bana bu soruyu soran insanlara cevabımı vereyim.
evet karımı çok kıskandığım zamanlar oluyor.ama o an içinde yaşayacaklarımıda yaşıyorum.neden mi? valla dostum ben karımla evlendiğimde bakire değildi..kaç kişiyle birlikte oldu onu bile bilmiyorum.hadi bakire olsaydı bu defa da oral seksti anal seksti ne yaşadı bilecek miydim?
sizi bilemem ama ben gidipte köyden kız almadım.zaten sivas escort ilgimide çekmezdi alsaydımda.
ama hem güzel kadın bulacaksın,hem çekici olsun diyeceksin hemde el değmemiş olsun diyip kıskanacaksın öyle mi? bi siktir aq!!!!
ben bakıyorum insanlara…ohooo herkes yasamaya 15 16 yasında başlıyor.ve asıl önemliside şu arkadaşlar.kadın erkek diye ayrıştırmayın kimseyi.erkek yapar kadın yapmaz diye bişe yok.
var diyende kendini kandırır.kadınları boşa demiyorum tanıyın diye.tanıyın ki,sizi nasıl suya götürüp susuz getireceklerini öğrenin! yeter ki istesinler…
ama bir ilişk**e en önemlisi güvendir.güven ve iletişim.
kimileri karısı yatakta uyurken açar porno izler..hayal alemine dalar,dünyanın en ahlaksız fantezilerini kurar.kimiside bu hayatta ki en iyi arkadaşım karımdır der,güvenir,onu anlar,iletişim kurar,güven verir sever sayar…fantezilerini gerçekleştirir.
fark bu işte.biri yaşar,biri hayal eder…
ayrıca da şunuda söyleyeyim.çokta farklı değiliz emin ol.ben yaşarken o zevki yaşıyorum,sen ise okurken…düşün bunu;)

bir sonra ki hikayemizde kıbrısta görüşmek üzere:)
saglıcakla kalın…

Lüks Villada Seks! (3) (Tahsin 38 Y., Samsun)

Hanife sakin bir sesle konuşmaya başladı: “Senle telefonda konuştuktan sonra yanıma geldi. Gene sırnaşıp ellemeye çalıştı. Beni çok beğendiğini, çok güzel olduğumu, benimle birlikte olmak istediğini söyledi. İtiraz ettiğimde (İstersem seni zorla sikerim, hiçbir şey yapamazsın bana. Benim akıl hastanesinden 46’lı raporum var. Hem çok param, geniş çevrem var. Olan senle kocana olur. Ya dediğimi yaparsın, ya da hemen bugün kovarım sizi!) dedi…” deyince, “E ne oldu peki, sen ne dedin?” diye sordum. Vücudumdaki bütün kan çekilmişti sanki. Kalbim güm güm atıyordu.

Hanife duraklayarak, “Kendimi siktirmedim elbette!” dedi. “Siktirmedin de ne oldu, söylesene be!” dedim yine kollarından sıkıca tutup sarsarak. Ağlamaklı bir sesle, “Sikini ağzıma aldım…” dediğinde öfkeyle bir tokat attım suratına. Yatağın üstüne yüz üstü düştü. Daha fazla vurmak istesem de yapamadım. Yavaşça doğrulup kalktı.

Hanife’ye, “Tamam, bitti. Toparlan gidiyoruz hemen!” dediğimde, “Nereye gidiyoruz? Gidecek bir yerimiz mi var? Evimiz mi var bizim Tahsin? Senelerdir çadırlarda, barakalarda yatıp kalktık. 3 bavul eşyamızdan başka neyimiz var? Ablamın yanına gitsek ne kadar kalacağız orada? Seninkiler desen açlıktan nefesleri kokuyor. Bizim gidecek bir yerimiz yok Tahsin, anlasana… Çaresiziz biz, yerimiz yurdumuz yok. İş bulursak çalışıyoruz, bulamazsak ne olacak? Ekmek verenimiz var mı? Zengin dayımız mı var bizim?” dedi ağlaya ağlaya.

Dediklerinin hepsi doğruydu. Karı koca ikimiz de aç ve çıplaktık. Onca yıl ırgatlık yapmış ama bir ev bile alamamıştık. Onun bunun yanında sürünüp duruyorduk. Ne olacağımız da belli değildi. Bu iş bizim için şanstı, ama böyle bir şeyle yeniden karşılaşmak çok koydu. Senelerce çalıştığımız yerlerde iş sahipleri ya da kahyaların tehditleri, baskıları bizi yıldırmıştı. Başa çıkabilmek için Hanife kendini ellemelerine izin vermişti. Şimdi gene aynı şeyle karşılaşıyorduk. Üstelik adam ellemekle yetinmeyip sikmek istiyordu Hanife’yi.

Hanife, “Ben bir yere gitmiyorum, sen gitmek istersen git!” dedi ayağa kalkıp. “Ne yani, adamın seni sikmesine izin mi vereceksin?” dediğimde, “Bu işi kaybetmemek için, değil amımı, her şeyimi veririm!” dedi. Gözleri ateş saçıyordu. İnatçı bir kadındı Hanife. Beni dinlemeyeceğini biliyordum. “Sen orospuluğa meraklısın güzelim, işi kaybetmek falan bahane!” dedikten sonra çıktım odadan.

Merdivenlerden hızla indim. Bahçeye çıkıp en uca kadar gittim. Oturdum, sırtımı bahçe duvarına dayayıp bir sigara yaktım. Sinirimden birkaç sigarayı üst üste içtim. Sakin kalmak istesem de yapamıyordum. İçki içip sarhoş olmak istedim. Ama yakınlarda içki alabileceğim bir yer yoktu. Her şeye lanet ettim.

Derken ileriden Meliha Hanımın bana doğru geldiğini gördüm. Kalktım, üstümü başımı toplarken yanıma geldi. Aynı kıyafetleri vardı üstünde. “Baktım ama ön tarafta yoktun. Bir şey mi oldu, bir şeye mi kızdın?” diye sorunca, “Yok, Hanife ile tartıştık biraz…” dedim. Gülerek, “Olur evliliklerde, boş ver üzülme!” dedi. Bana doğru birkaç adım daha atıp, “Giymemişsin gömleği?” dedi gülümseyerek. Yaşadıklarımın arasında gömleği çoktan unutmuştum. “Çalışırken kirlenmesin diye giymedim…” dedim yalandan. “Olsun, kirlensin, yenisini alırız. Senden daha mı kıymetli!” dedi nazikçe. Kocası karımı sikmek istiyor kendisi de bana yazılıyordu. Garip bir durumdu bu. Kocasının niyetinden haberi var mıydı acaba?

“Şimdi ne yapacaksın?” diye sordu. “Şu otlar büyümüş, biraz onları temizleyeyim…” dediğimde, “İyi olur. Ama acelesi var mı? Sonra yapsan olmaz mı?” dedi. Kadının imalı bakışları vardı. Bu bakışları ve ses tonuyla bir şeyler anlatmaya çalışıyordu sanki. Benden bir adım atmamı bekliyordu. Ama cesaret edemiyordum. Meliha Hanım benden daha cesur çıktı. “Şöyle gelsene!” diyerek villanın arka tarafındaki kısma doğru yürüdü. Küçük deponun önüne kadar gitti, ben de peşinden gidiyordum.

Deponun kapısı açıktı, içeriye göz gezdirdikten sonra, “Gel!” dedi eliyle işaret ederek. Heyecanlandığım zamanlarda olduğu gibi kalbim güm güm atmaya başladı. Yanına gittiğimde içeri girdi. Öylece durduğumu görünce, “Girsene, ne bekliyorsun?” dedi elini uzatıp. İçeri girdim. Malzemelerin bir kısmı bahçede olduğundan içerisi boş kalmıştı. Kapıdan ve pencere boşluğundan vuran ışığın etkisiyle loş bir aydınlık vardı depoda.

Ellerimi tutup yanağımdan öptü yavaşça. “Senden hoşlandığımı görmüyor musun?” dedi fısıltıyla. Ne yapacağımı, söyleyeceğimi bilemedim. Meliha Hanım yeniden yanağımı öptükten sonra, “Kocan görürse ne olacak?” dedim. “Yatıyor o şimdi, görmez. Evden dışarı çıktığı yok zaten, korkma!” dedi sakince. Gene yanağıma öpücük kondururken, “Öyle durma, yoksa benden hoşlanmadın mı?” dedi. “Şey, hoşlandım, ama ne bileyim. Yani senin gibi bir kadının benimle ne işi olur ki?” dedim.

Sözlerim pek hoşuna gitmedi. “Neyim varmış benim?” dedi, alınmış gibiydi. “Kapalı, namazında niyazında evli bir kadınsın. Kocanı aldatmış oluyorsun. Şu an benimle burada olman bile günah değil mi?” dediğimde sinirlenip, “Sen de amma korkak çıktın!” dedi öfkeyle. Kapıdan çıkacağı anda bileğinden yakaladım sıkıca ve kendime çektim. Belinden tutup, pembe, etli dudaklarına yumuldum hemen. Meliha Hanım önce tepki gösterir gibi kendini geri çekmeye çalıştı, ama sonra uzun zamandır böyle bir anı bekliyormuş gibi ellerini sırtıma atıp sarıldı sıkı sıkı. Öpmelerime aynı şekilde karşılık verirken gözlerini kapatmış ufaktan inliyordu.

Öpüşmemizin ardından, “Çok zamanımız yok, şu kapıyı kapat hadi!” dedi. Demir kapıyı yavaşça kapattım. Duvarın tavanla birleştiği yerde pencere boşluğu vardı, oradan küçük bir ışık huzmesi giriyordu içeriye. Deponun lambası yoktu. Oradan giren ışıkla yetinmek durumundaydık, ama saniyeler içinde gözlerimiz karanlığa alıştı.

Siyah bol pardesüsünün altına soktu ellerini. Beyaz külotunu sıyırıp çıkardı ayaklarından. Sırtını benden yana döndü. Salondaki şömine için üzerinde odun kırılan büyük ağaç kütüğüne koydu ellerini ve domaldı. Arkasında duruyordum. “Hadisene, ne bekliyorsun?” dedi acelesi varmış gibi. Pardesüsünü altındaki eteğiyle birlikte sıyırdım beline. Yarı karanlık yarı aydınlık deponun içini Meliha Hanımın bembeyaz kalçaları ve götü bir fener gibi aydınlattı. Karımdan uzun ve yapılıydı, vücudu da dolgundu.

Daha depoya girdiğimiz andan itibaren sertleşmeye başlayan yarağım bu manzara karşısında demir gibi oldu. Hızlıca kot pantolonumu ve külotumu çıkardım ayaklarımdan. Sertleşen yarağımı tükürükleyip Meliha Hanımın göt yarığına sürttüm. O an boşalacak gibi oldum. Karım hayatımdaki ilk ve tek kadın olmuştu, evlendiğimde bakir bir erkektim. Sonrasında da başka bir kadınla ilişkim olmamıştı. Ama şimdi Meliha Hanım hemen önümde domalmış haldeydi.

Amını bulmaya çalıştım kısa bir süre. Meliha Hanım da götünü sağa sola oynatıp bacaklarını biraz daha ayırdı iki yana. Sonunda amının dudaklarını yarağımın kafasında hissettim. Derin bir iç geçirdim, dudaklarımı ısırdım. Karımınkinden sonra ilk defa bir am sikecektim. Yarağım yavaş yavaş girdi içine. Amı derin ve sımsıcaktı, ilginç şekilde kaygan ve ıslaktı. Meliha Hanım kendini çoktan sikişmeye hazırlamıştı anlaşılan. Yarağım dibine kadar girdi içine. Gözlerimi kapadığımda Meliha Hanımın derinlerden gelen fısıltılı inlemesi benimkine eşlik etti.

Amında yavaşça çalışmaya başladım. Göt yanaklarından tutuyordum sıkıca. Pardesü ve eteğini biraz daha sıyırdım yukarı. Yarağım her seferinde daha da derinlere giriyor, amının içinde kayboluyordu sanki. Hızlanmaya başladığımda Meliha Hanımdan ufak ufak iniltiler çıkmaya başlamıştı. Başını sağa sola oynatıp bana bakmaya çalışıyordu sanki. Kaygan amı yarağımı kolayca içine alıyordu. Meliha Hanım da tıpkı karım gibi çocuk doğurmamıştı. Amı dardı. Yarağım amının etten duvarlarına sürtünüyordu, ikimiz de çok zevk alıyorduk.

Daha da hızlanıp pompalamaya başladım. Karımla sikiştiğim zamanlardaki gibi güçlü ve yoğun ‘Şop şop şop!’ sesleri küçük deponun içinde ses patlamaları yaratmaya başlamıştı bu sırada. Meliha Hanım ellerini dayadığı ağaç kütüğünden sıkıca tutunuyordu. Bu pozisyonda başı aşağıda kaldığı için zaman zaman rahatsız olup yukarı kaldırıyordu başını. İkimiz de inliyorduk. İlk defa karımınkinden farklı bir am sikiyordum. Harika bir duyguydu bu.

Karımla sikişirken kendimi kontrol edebiliyordum, ama Meliha Hanımın amında çalışırken zorlanıyordum bunu yapmakta. O nedenle boşalacak gibi olduğumda geri çektim kendimi, amından çıktım. Meliha Hanım hemen, “Niye çıktın, boşaldın mı?” diye sorunca, “Yok, kendimi tutmak için çıktım!” dedim. Heyecandan nefes nefese kalmıştım. Kalbim kim bilir dakikada kaç atıyordu o sırada. Meliha Hanım da doğruldu bu sırada. “Benim de başım ağrıdı böyle!” dedi.

Uzun beyaz yüzü terlemiş gibiydi. Bu kez de sağ ayağını ağaç kütüğünün üstüne koyup ellerini duvara koydu. Arkasına geçtim. Pardesü ve eteği engel oluyordu, “Şunları çıkartsana!” dediğimde, “Yap böyle, bir şey olmaz!” dedi. Pardesü ve eteğini kaldırdım. Sol ayağı yerde sağ ayağı kütüğün üstündeydi. Amını bu şekilde sunuyordu şimdi de. Yarağımı soktum alta doğru, duvardaki sağ elini alta atıp yarağımı kavradı. Amına sokmama yardımcı oldu. Yarağım yeniden amına girdiğinde elini duvara dayadı tekrar. Bu şekilde sikmeye başladım. Daha güçlü pompalıyordum.

Kocası karımı sikmek istemiş, bunu yapamamışsa da yarağını ağzına vermişti. Şimdiyse ben onun karısını küçük deponun içinde sikiyordum. Ne tarafından bakılsa garip bir durumdu, ama fazlasıyla zevkliydi. Meliha Hanım az önceki gibi inlemeye başlamıştı. Bir rüyada mıyım diye kendi kendime sordum, ama gerçekti her şeyiyle. Meliha Hanımın yanan amcığı yarağımı içine alıyordu boydan boya. Boşalmaya adım adım yaklaşıyordum.

Her şey iyi gidiyordu, ama birden deponun kapısı açıldığında ikimiz de neye uğradığımızı şaşırdık. Numan Bey karşımızda duruyordu. Meliha Hanım, “Numan!” diye küçük bir çığlık atarken ben çıkardım yarağımı amından. Numan Bey kapıyı tutmaya devam ediyordu, içeri girmek gibi bir niyeti yoktu. Anlamsız, garip bir şekilde hem bana hem karısına bakıyordu. Yarağım önümde sallanıp duruyordu. Meliha Hanım çoktan doğrulmuş, toparlanmıştı.

Sonunda Numan Bey, “Çık dışarı!” dedi karısına. Meliha Hanım yerde duran beyaz külotunu giymeden kıvırıp pardesünün cebine attı. Depodan çıkınca Numan Bey kapıyı sertçe kapattı. İçerde tek başıma kalmış, olayın şoku içindeydim. Adam karısını sikerken basmıştı beni, ama tek kelime etmemişti. Karısına bile sadece, “Çık dışarı!” demişti. Numan Bey gerçekten 46’lı biriydi anlaşılan, normal biri değildi.

Giyinip dışarı çıktım. Yarağım olayın şokuyla sönmüş, nerdeyse içe kaçmıştı. Ancak o noktaya geldikten sonra boşalmamak taşaklarımı ağrıttı. Bahçe kapısından mutfağa girdim. Hanife yemek hazırlıyordu. “Ne oldu, neyin var?” diye sordu. Olaydan haberi yoktu demek ki. “Neredeler?” diye sorduğumda, “Ne bileyim, şöyle şu taraftan geçip gittiler az önce!” dedi bahçeyi göstererek. Yavaş adımlarla yukarı çıktım. Yatak odalarının kapıları kapalıydı. İçerden fısıltılı konuşmalar geliyordu sadece. Nasıl bir yere gelmiştik böyle. Anlayamıyordum.

Yukarıya çıkıp banyoya girdim. Bir an önce boşalmam gerekiyordu. Soyunup 31 çekmeye başladım. Meliha Hanımı düşünerek boşalmam uzun sürmedi, hatta yarağım bile tam sertleşmemişti. Onun amına akması gereken döllerim giderden akıp gitti. Suyu açıp yıkandım, kurulanıp giyindim. Allak bullak bir haldeydim. Boşalmak bile üstümdeki gerginliği azaltmamıştı.

Kapıyı açtığımda karımı karşımda buldum. “Ne oldu be, neyin var?” dedi yine. “Yok bir şeyim, banyo yaptım, ne oldu?” dedim heyecanla. Karım başındaki siyah türbanının uçlarını çekiştirip, “Şey, Numan Bey seninle konuşmak istiyormuş!” dediğinde şaşırdım. “Niye, ne oldu?” dedim. “Ben ne bileyim, in aşağı konuş, yatak odasında seni bekliyormuş!” dedi. “Meliha Hanım nerde peki?” diye sorunca, “Kocasının yanında, nerde olacak!” dedi kızmış gibi.

Kendisi aşağı inerken bir süre daha orada kaldım. Derin derin birkaç nefes alıp indim basamakları. Yatak odasının kapısı kapalıydı. Ne olacaktı içerde? Adam beni çekip vuracak mıydı, yoksa siktirin gidin mi diyecekti? Meliha Hanımın yüzü nasıldı acaba? O neler hissediyordu?

Ne olacaksa olsun diyerek bildiğim birkaç duayı okuduktan sonra kapıya tıklayıp içeri girdim…

[Tahsin]

Karım değişti…

Altı yıllık evliyim ve karımı çok seviyorum. İşim gereği belirli aralıklarla evimden ve Gül’den uzak kalıyor, Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde hasret dolu günler geçiriyorum. Eşimle deliler gibi sevişerek evlendik. Doğrusunu söylemek gerekirse karım Gül seks yaptığım ilk kadındır.

Onunla fakülteye dayanan, uzunca süren bir arkadaşlığımız vardı. Fakültede okuduğumuz yıllarda başlayan dostluğumuz, zaman içinde tutkulu bir aşka dönüşünce, Gül o güzel cinselliğini, dar kutusunu çekinmeden bana vermişti. Peşi sıra da evlenip öğrencilikle aile sorumluluğunu bir arada götürmeye çalışmıştık.

Ancak eşim bir süre sonra öğrenimini yarım bırakarak evle ilgilenmeye başladı. Dediğim gibi ben sık sık iş seyahatlerine çıkmaya başlayınca eşim Gül buna tepki göstermiş, zaman içerisinde de olayı kabullenip ses çıkarmaz olmuştu. İlk tepkisinin aksine, hiç tepki göstermemesi beni şaşırttı açıkçası…

Gerçekten de üzülmek, surat asıp huzursuz olmak bir yana, adeta sevinir olmuş, iş gezisine çıkmamı sabırsızlıkla bekler bir hava takınmaya başlamıştı. Önceleri buna bir mana verememiştim, ama bir iş dönüşü eşimi salonda çırılçıplak oturur bulunca daha değişik şeyler düşünmeye başladım. Üstelik salonda yoğun bir sigara kokusu vardı.

Hoş beşten sonra, bir sigara yakmak için sehpadaki pakete uzandığımda kül tablasında rujlu izmaritlerin yanı sıra rujsuz ve ayrı marka izmaritleri görünce birden eşimin beni aldattığından şüphelenmeye başladım. “Aldatılma” gibi bir düşünce anlık da olsa beynimden geçince inanamadığım bir şey oldu.

Penisim olanca çabukluğu ile dikilip sertleşti ve pantolonumu zorlayıp adeta fermuarı parçalarcasına eşimin deliğine girmek için çırpınmaya başladı. Nefesimin tutulduğunu, soluk almakta güçlük çektiğimi fark eden eşimin meraklı gözleri önüme takıldı.

Hatırı sayılır büyüklüğe erişen kabarıklığı görünce gülümsedi, çırılçıplak, yumuşak, bembeyaz bedeniyle kıvırarak yanıma geldi… Bacaklarının, kalçalarının dolgunluğu artmış, kıçı daha da yuvarlaklaşmış, memeleri daha bir dikleşmiş, daha bir sertleşmişti sanki… Yüzündeki sevimli ama seksi ifade karşısında bir an boşalacağımı sandım. Onun başka biriyle sikiştiği düşüncesi beni bir anda tahrik etmiş, onun ateşli kıvraklığı karşısında penisimi kontrol edemez olmuştum.

Karım cilvelenerek, kıçını oynatarak, memelerini sallayarak kucağıma oturdu… Bir süre kıçıyla penisime basınç yapıp, oturup kalkmaya başladı. Peşi sıra iri götünü daireler çizerek çevirmeye başladı. Sanki kumaşın altındaki irileşen sikimi yaptığı büyülü bir seks dansı ile nemli, küçük deliğine çekecek, pantolonumu parçalayan aletim yuvasına giren bir piston gibi, gürültüler, çılgın sesler çıkararak deliğine kendi kendine yerleşiverecekti…

Beni deli etmeye çalışır bir edayla kıçını dönerek kucağıma yeniden yerleşti… Kıçındaki mor çürükleri, o güzel yuvarlakları sıkan, beyazlıkları morartan parmak izlerini görünce, aldatılmak düşüncesine kesinlikle inanmaya başladım.

Bu düşünce beni daha da tahrik etmişti. Dikkatlice bakınca belinde, memelerinin yanında, omuz başında ve sağ kalçasında da iri birer çürük daha görünce bu güzel, diri bedeni bu hale getiren şahsı ve elleri şiddetle kıskanmaya başladım…

Belli ki eşim yokluğumda birisiyle sikişmiş, benim aniden eve dönmem karşısında giyinmeye bile vakit bulamadan, morarmış, terli, çırılçıplak vücudu ile ve evdeki hiçbir izi yok edemeden kalakalmıştı. Kime vermişti bilmiyorum ama, sikiştiği kişi ile ateşli bir birleşme yaşamışlar, hoyratça sevişmişler, erkeği onun bedenini acımasızca hırpalamıştı.

Sanırım erkeğin bedeni de çürüklerle, tırnak çizikleriyle dolmuştu. Eşimin ne kadar ateşli birleştiğini, orgazma doğru nasıl kendini kaybedip çırpınmaya, debelenmeye başladığını, şuursuzca çığlıklar atıp, bas bas bağırdığını bildiğim için, adamın nasıl zevk aldığını, eşimin bacaklarının arasına nasıl fışkırttığını, neden onu böylesine hırpaladığını tahmin etmem hiç de zor değildi…

Gül, orgazm öncesi heyecanı doruklara yükselirken ne dediğini bilmez bir halde sesler çıkartır, aldığı zevki, çıkardığı sesler ve çığlıklarla benimle paylaşırdı… Arkası bana dönük, ata biner gibi kucağımda oturur ve kıçını sağa sola kıvırırken attığı feryatları belleğimde canlanıverdi.

“Oh! Daha… Daha…”

“Derine sok… Dibine kadar…”

“Ah, çıkma… Hayır, çıkartma…”

“Tanrım, deliriyorum, Tanrım…”

“Kalbim duracak, dur yavaşla biraz… Yapma… Oh”

“Beni bırakma… Evet, evet…”

“Hayır, dur yapma… Hayır…”

“Kıçımdan, evet kıçımdan… İşte tam oradan…”

“Sok hadi, sok durma…”

Gül kıçını çevirmesini hızlandırınca elimi beş adet parmağın morarttığı el izine atıp, ayı yerden olanca gücümle sıkmaya başladım. Yumuşak kıçı, beyaz cildi avcumda ezilip, uzadı. Zevkle karışık derin bir “Oh” çekti… Onun çığlıkları yeniden hayalimde sıralanmaya başladı.

“Yapma. Canımı yakıyorsun”

“Canım yanıyor, biraz krem sür lütfen…”

“İçimden hiç çıkma, asla ayrılma…”

“Oh, içime fışkırt…”

“Tanrım, içime fışkırıyor, evet… Evet…”

“Seni emmek istiyorum…”

“Emzirt bana…”

“Hayır, sakın çekme… Senin sütünü istiyorum…”

Eşimin morarmış, dolgun, etli bedeninin sıcaklığı, kıçının aletime yaptığı basınç, beni aldattığı adamla çiftleşmesinin hayalleri, sikiş anılarımız bir araya gelince, doruktaki heyecanım yerini manyak bir orgazma, dizginlenemez bir fışkırmaya bırakıverdi aniden… Ne olduğunu anlamadan ve asla böylesine bir orgazm yaşadığımı hatırlamadan pantolonuma attırmaya başlamıştım.

Eşim kucağımdan inip aralık bacaklarımın önünde diz çöktü ve kıpkırmızı, şehvetten gerginleşmiş bir yüzle pantolonumdan dışarı sızan bellerimi yalamaya, emip yutmaya başladı. Öyle bir arzu ile, öyle bir iştahla yutuyordu ki, yeniden direk gibi oldum, sikimin bütün damarları yeniden kabardı, aletim iri bir balon gibi şişiverdi…

Gül bu kabarıklığı dişliyor, kumaşla birlikte ağzına almaya çalışıyor, ucunu bulup, sızan beyaz sperm parçacıklarını diliyle titreterek yalıyordu… Yeniden boşalabilirdim ama bu sefer spermlerimi içine fışkırtmak, sütümü sıcak deliğinin içine sağmak istiyordum.

Eşim, hızla ıslak kumaşım fermuarını aralayıp, iki eliyle kavradığı yapış yapış sikimi dışarıya çıkardı ve sağ eliyle dibinden sıkıp şişirdiği ucunu dudaklarının arasına yerleştirdi. Bir an duralayıp gözlerini yüzüme dikti ve sikimin dibini daha yüksek bir basınçla sıkıp, son haddine kadar şişirdi. Sikim avurtlarına basınç yapmaya, ağız boşluğunda ezilip, içine sığmaz hale gelmeye başladı.

Beklemediğim bir hamle ile, müthiş bir vakumla penisimi ağzının içine doğru çekti. Koca yarak büyük bir hızla ağzına, boğazına doğru kayıverdi. Eşim mırıltılı sesler çıkarmaya başlayınca, boğazına dayandığımı anlamıştım, ama bir iki vakum daha yapınca boğazının darlığının sikimi lastik gibi sardığını hissettim.

Şu anda kasık tüylerime kadar onun ağzına girmiştim… Birkaç saniye öyle tuttu ve derhal ağzından dışarıya çıkarttı, gözleri irileşmiş, zorlanma nedeniyle yaşarmıştı. Birkaç derin soluktan sonra yeniden ağzına soktu ve dibine kadar yutuverdi. Sanki gerçekten de yutmaya, kopartmaya çalışıyordu…

Dört beş sokup çıkartmadan sonra boşalacağımı anladım ve bir terslik olmaması için daha içeriye almasına izin vermedim… Gül de olacakları anlamış, üç-dört santimlik ucunu emmeye, kemirmeye başlamıştı… İkinci defa boşalıyordum. Eğer birkaç kez daha dilini, dudağını ya da parmağını değdirirse güçlü bir volkan patlaması gibi fışkıracaktım.

Anlaşılan o da bunu arzu ediyor olmalı ki, dudaklarını büyük bir “O” yaparak aralayabildiği kadar araladı. İki elini yumruk yaparak kavradığı sikimi deliler gibi aşağı yukarı çekiştirip, sütümü sağmaya başladı. Sikim ellerinin arasında kocaman olup titremeye başlayınca, ağlamaklı bir yüz ifadesiyle, pembeleşen yüzünü buruşturarak,

“Tanrım, fışkıracak… Geliyor… Geliyor!” diye bağırdı.

Gerçekten de ayak parmaklarımın uçları sızlayarak, iliklerim çekilerek, sikim tir tir titreyerek ağzına fışkırmaya başladım. İlk iri ve bembeyaz damla tam isabetle ağız boşluğunda kayboldu. İkincisi de yerini bulunca dudağını kapatıp yutkundu. Bu sırada diğer damlalar kapalı, pembe dudaklarına yapışıp çenesine doğru akmaya başladı.

Sersemlemiş bir halde, onun da orgazm olduğunu anladım. Tüm vücudu titriyor, her yeri kasılıyordu. Zangırdayan ellerini halsizce sikime uzatıp ucunu dudaklarının arasına yerleştirdi, sıkıca kapatıp ağzına hapsetti… Şimdi fışkıran damlalar, beller ağzına boşalıyor, oradan boğazına akıyordu.

Öylesine bir iştah ve çabuklukla emiyordu ki, beni kurutacağını sandım. Yaptığı her vakumda avurtları çöküyor, adeta iki yanağı birleşiyordu. Daha fazla dayanamadım, her yer kararmaya başladı. Koltuğa doğru yıkıldım…

O haftayı evden çıkmadan geçirdik. Pazartesi günü yeni bir iş seyahati bahanesiyle evden ayrıldım. Amacım ben uzaklaşınca neler olacağını görmekti. Gözden ırak, sote bir yere saklanıp evi gözlemeye başladım.

Az sonra karım dışarıya çıktı. Giyinmiş, süslenmişti. Arabasına bindi ve şehrin dış mahallelerine doğru yola koyuldu. Hemen uzaktan izlemeye başladım. Bir inşaatın önünde durup beklemeye başladı. Merak etmiştim ama uzun sürmedi.

İri kıyım bir amele inşaatın dış kapısında belirdi ve acele adımlarla arabaya yöneldi, ön kapıyı açıp eşimin yanına oturdu. Kendi arabamı onlardan biraz uzaktaki çalıların arkasına çekmiş, onları rahatça görebileceğim şekilde park etmiştim.

Karım adamın kucağına doğru eğildi, adam da geriye doğru yaslandı. Çevrede bu inşaattan başka bir yaşam belirtisi yoktu… Adam inlemeye, acı ile yüzünü buruşturmaya başlayınca emildiğini anladım, Gül adamın sikini emiyordu. Amele geriye doğru yay gibi kıvrıldı, vücudunun kasıldığı buradan belli oluyordu. Sonra ellerini sağa sola savurmaya başladı, belli ki eşim onunkini getirmiş, ağzına boşaltıyordu.

Amele rahatlayınca karım doğruldu, kağıt mendile dudaklarını sildi, aynaya bakarak saçlarını düzeltti. Bu sırada adam arabadan inip inşaata girmişti. Biraz sonra, amele peşi sıra, daha çirkince ama daha iri kıyım bir tiple birlikte dışarı çıktı ve aynı şekilde karımın yanına oturdu.

Titreyerek olanları izliyor, müthiş bir arzu duyuyordum. Yaşadığım sürece tahrik olamayacağım kadar tahrik olmuştum… Adam karımın kucağına doğru eğilirken karım, bacaklarını karnına doğru çekti, kıçını yükseltip, kadınlığını iyice açtı. Bacaklarını da aralamıştı.

Adam yüzünü karımın bacak arasına yerleştirip yalamaya başladı. Karımın çırpınmaları ve çığlıkları hemen boşalmaya başladığını gösteriyordu ama adam karımı fazla yalamadı. Zorlukla kucağına alıp, am, göt, bacak, kalça meydanda inşaata soktu.

Hemen açık pencerelerden birine yöneldim. Fırsatını bulup içeri girmeli, onları seyretmeliydim. Bereket bu fırsatı da buldum. Karımı henüz tamamlanmamış bir odaya sokmuşlar, üzerindekileri çıkartıyorlardı.

Eşim zevkten, heyecandan perişan görünüyor, ayakta zor duruyordu. Zangır zangır titreyen bacaklarına sarılıp düşmesini engellediler… Gül, sevgili karım, iki amelenin yüzünü okşuyor, “Sevgilim, sevgilim” diyerek inliyordu. İki amele tarafından sikilmeyi beklerken heyecanını yenemiyor, onun bu hali beni de heyecanlandırıyordu.

Hiç eşiniz sizi aldattı mı, hiç eşiniz gözlerinizin önünde başkaları tarafından sikildi mi, bilmiyorum ama böyle bir sahne, kıskançlık, öfke gibi duyguların yanında erkeği müthiş etkileyebiliyor, duyamayacağı heyecanları da yaşatıyor…

Gül’ün önüne ve arkasına çöken iki amele, onun göt deliğini ve amını yalarken attığı çığlıkları, boş duvarlarda yankı bulan haykırışları, sikimi taşa çevirdi, çimentodan bir kalıba döndürmeye yetti de arttı bile.

Özellikle göt deliğini yalayan adam, karımın kıçını resmen yiyor, deliğinin içine başını sokmaya çalışıyordu. İyice büzdüğü dudaklarıyla anüsünü içine çekiyor, emmenin basıncıyla küçük büzük lastik gibi uzuyor, tükürükten ve kendi oluşturduğu ter, salgı arası sıvıdan pırıl pırıl parlıyordu. Amele dişleri ile küçük ısırıklar atmaya başlayınca geri kaçıracağını sandığım kıçını,

“Ah, evet… Parçala sevgilim, evet… Evet…” diye geriye, adamın ağzına yaslayıverdi.

Onu kıçından sikmek için ne kadar uğraşmıştım, aylarca bana götünü teslim etmemişti, ama şimdi hiç tanımadığı bir adama sunuyor, bana vermediği tavırlarla ona veriyordu.

Önündeki amele yalamayı kesip, amının dudakları ile oynamaya, parmaklarını deliğe sokup çıkartmaya başladığı zaman karım kapıp koyuverdi. Yırtınıyor, tecavüze uğrayan yeni yetme bir kız çocuğu gibi bar bar bağırıyor, çırpınıp kıvranıyor, zevkten ağlıyordu.

Önündeki amelenin üzerine atılıp sikini yakaladı ve adamı sikinden çekip kaldırarak, iriliği anlatılmaz yarağı önüne sokmaya çalıştı. Yarak deliğe girmekte zorlanıyor, karım dibinden tuttuğu siki içine doğru çektikçe, ittirdikçe, adam da iki elini kullanarak onun amını lastik top gibi açmaya, girmeyi kolaylaştırmaya çalışıyordu.

Ucu girmişti ki, karım sarılmaya başladı, yeniden bağırmaya, yırtınmaya başlayınca orgazmın daha şiddetli olduğunu anladım ve elimi sikime attım… Adam da karımın deliğine tam sokamadan haykırarak boşalmaya, fışkırmaya başladı.

İkisi de boşalırken birleşmeye çalışıyor, karım onu kıçından tutup kendine çekerken, amele karımın mengene gibi sıktığı ince belini bırakmıyor, onun vücudunu kendi vücuduna yapıştırıyordu. Eşimin güzel memeleri amelenin kıllı göğsünde ezilirken, adamınki de içeri giremiyor, yay gibi bükülüp, fışkırmaya devam ediyordu. Muhallebi gibi beyaz renkli yoğun spermler, damla damla karımın amından aşağı süzülüyor, adamın sikinden kasıklarına doğru akıyordu.

Bu müthiş bir şeydi, oraya koşup onlara katılmak, akan belleri elimle alıp tadına bakmak, karıma tattırmak, kalanını da onun yumuşak bedenine yaymak istiyor, bunu yapabilmek için çıldırıyordum. Adam boşaldığı halde, karım onu bırakmıyor, hala sikine yükleniyor, lastik cop gibi bükülen aleti almaya çalışıyordu…

Arkadaki amele akan bellerle kremlediği göt deliğine girmeye çalışırken daha fazla dayanamayıp, elime aldığım sikimi titreterek sağmaya başladım, bir-iki çekişten sonra duvarlara doğru attırırken karım götüne giren yarağın zevk ve acısıyla yere düşmemek için önündeki diğer ameleye sarılıyordu…

Biraz sonra ikisi de haykırarak boşaldılar. Karım adamlara teşekkür edip toparlanmaya başladığında ben de apar topar arabama geri dönmüştüm. Bir süre oturup olan biteni kafamın içinde tarttım.

Karımın iki amele tarafından sikilirken aldığı müthiş zevk gözümün önünden gitmiyordu. Ve benim onları seyrederken yaşadıklarım… Daha olayın ilk kokusunu aldığımda geçirdiğim büyük şok, bembeyaz tenindeki çürük izlerini görünce nasıl istemsizce, çılgın gibi tahrik olduğum…

Yerimden kalkıp arabamın kapılarını kilitledim, karımın arabasına gittim hızla… Yanında durup karımın çıkmasını bekledim. Fazla beklememe gerek kalmadı, yanında iki sikicisiyle beraber dışarıya çıktı karım… İkisinin de dudaklarına birer öpücük kondurup arabaya yöneldiğinde beni gördü. Donup kaldı. Gözleri şaşkınlıktan faltaşı gibi açılmıştı.

“Sen? Ne… Ne işin var burada senin?” diye kekeledi o şaşkınlıkla… Kollarımı açıp sevgili karıma sarıldım sımsıkı… Kabarmış önümü karımın kasıklarına bastırıp ne hissettiğimi ona anlatmaya çalıştım. Olabildiğince yumuşak, güleç bir yüzle,

“Senin ne işin varsa benim de nedenim aynı karıcığım…” dedim. “Hadi geç arka koltuğa da evimize gidelim.” Karım şaşkınlığı tavan yapmış, robot gibi arabasının kapısına yönelirken bizi merakla izleyen iki ameleye döndüm,

“Beyler, şaşırdınız biliyorum ama, hadi hep beraber bizim eve gidelim. Karımla inşaat işlerinizi bitirirken ben de size bakayım, öğreneyim.” dedim.

Hala birbirlerine ve bana bakıp duruyorlardı. Güvensizlik vardı yüzlerinde, soru işaretleriyle doluydu yüzleri… Cüzdanımı çıkarıp bir kaç tane yüzlük çıkardım,

“Yevmiyeleriniz peşin, merak etmeyin. Korkmanıza gerek yok, bana güvenin. Hadi siz de arka koltuğa, karımın iki yanına geçin bakayım.”

Onlar işi anlamış, karımın iki yanına geçip otururken ben de şoför koltuğuna oturup arabayı çalıştırdım. Daha hareket etmeden ikiz aynasından baktığımda karımı aralarına almışlar, biri memelerine, biri bacaklarına dalmışlardı…

Karımla dikiz aynasında gözgöze geldik. Göz kırptım ona… Gaza basarken amelenin biri pos bıyıklarıyla karımın körpe dudaklarına yumuldu. Anlaşılan eve kadar zor dayanacaktı bu azgın herifler…
ALINTIDIR…