teyzemele çılgınca sevişmemiz

teyzemele çılgınca sevişmemiz
Merhaba konuya nasıl başlamalıyım bilmiyorum .Yıllar önceydi teyzeme olan ilgin artık tahammül edilebilir olmaktan çıkmıştı.teyzem 32 yaşındaydı.o dönemler ergenliğinde verdiği azgınlıkta vardı bende .Elime sikime attığım her an teyzemi hayal eder olmuştum.Göğüsleri harikaydı konuşurken duymuştum 95 bedenden daha büyük olduğunu söylemişti.Kalçaları inanılmazdı ama asıl beni etkileyen göğüsleriydi.Her fırsatta firikiklerini yakalamaya çalışırdım.Teyzem hamile kalmış karnı büyümeye başlamıştı.Doğal olarak göğüsleride dahada büyüyordu artık bişeyler yapmlıydım onlara dokunmamak için kendimi zor tutuyordum.
Teyzemle oldukça samimiydi oturur sohbet ederdik her zaman yakışıklı olduğumu kız arkadaşlarının ne kadar şanslı oolduuğunu söylerdi .Teyzemlerin evine yakın bir işim vardı erken bitti bende teyzeme uğradım.Zili çaldım teyzem beni görünce çok sevindi.üzerinde hırka vardı.altında etek içerisi sıcaktı zil çalınca hırkayı giydim yabancıdır diye dedi teyzem sonrada çıkardı .Hırkasını çıkardığında askılı bir bady vardı ve göğüsleri o kadar büyük görünüyorduki inanılmazdı .Teyzem rahat biridir yiğit sen rahatına bak ben bişeyler hazırlıyım dedi ve gitti ama sikim taş gibi olmuştu çoktan .
Teyzem bir süre sonra içeriye girdi ee anlat bakalım neler yapıyosun dedi. bende işim vardı sana yakın bir yerdeydi senide göriyim dedim gelmişken dedim .iyi yapmışsın benimde canım sıkılıyordu neyse teyzem her zamanki gibi nasıl kkızlarla aran diye soruyordu bende iyi değil şu sıralar dedim aa neden dedi acıtasyon yapmaya başladım bende .üzülme canım ya dedi yanıma geldi başımı göğsüne koydurup sarıldı o hayal ettiğim harika göğüslere başımı koymuştum çok heyecanlanmıştım.sikim patlamak üzereydi.teyzem açık sözlüdür senin gibi yakışıklıyı nasıl yalnız bırakıyorlar ya dedi keşke teyzen olmasam seni mutlu etmek için herşeyi yapardım bulmuşum böle yakışıklıyı kaçırırmıyım dedi.ben artık teyzemin söylediklerinden cesaret alarak devam ediyordum.Sende çok güzel bir kadınsın hatta harikasın teyzem olmasan sana dayanamazdım inan dedim . kahkahayı bastı teyzem. baksen ne olurdu dedi harika bir kadınsın teyze sana dokunmadan durmak mümkün olamazki .hımm dedi kıymetini bilmeyen eniştene söyle dedi oda tık yok dedi hamile kaldıktan sonra . eniştem elindekinin kıymetini bilmiyor demekki dedim teyzemin çok hoşuna gitti sonra gözü sikime takıldı ne o dedi uyanmış bende başımı yere eğdim utanıyormuş gibi yaptım .aa neden utanıyorsun cnm ya dedi . doğal bişey bu ama neden uayndı o dedi bende utana sıkıla senin için dedim.teyzem kahkahayı bastı yine baksen etkilendimi benim yakışıklı yiğenim , bende evet dedim .ee ne yapacaksın şimdi nasıl inecek o dedi.bende bilmem dedim .biraz bekledi ve bak canım eğer aramızda sır oolarak kalırsa sana yardımcı olabilirim dedim bende tamam dedim.sonra teyzem anlatmaya başladı . eniştemin onunla ilgilenmediğini ayda bir kez seviştiklrrini onunda çok kısa sürdüğünü söyledi.
sonra yaklaştı bak seninki artık pantolununu yırtacak çıkartalım artık onu dışarı dedi ve farmuarımı açtı ve boxer üstünden okşamaya başladı .ilk dokunduğunda vaovv büyük galiba dedi.bende çıkar gör dedim .biraz okşadı ve sonra boxer çıkardı cnm ya bu ne dedi kocaman bu . kaç cm diye sordu bende 24 dedim of hariak ya dedi.sonra başımı emmeye başladı o kadar iştahlı emiyordu inanılmazdı .bende çok geç boşalırım normalde teyzem o kadar güzel emiyorduki ama boşalmamalıydım.ağzına alabildiği kadarını almaya çalışıyordu arada ağzından çıkardım gövdesini yalıyordu.sonra ayağa kalktıve kucağıma oturdu .üzerindeki bady çıkardı ve o harika göğüsleri artık gözümün önümde ve beni bekliyordu.dudaklarımız birleşti ve birbirimizi parçalamak istermiş gibiydik .arada dilimi emdiriyordum .uzun uzun öpüştük tabi ellerim boş durmuyordu göğüslerini okşuyordum yavaş yaval boynuna geçtim dilimi boynunda gezdiyor kulakmemesine dorğu emiyordum arada kulak memesinide emiyordum teyzem aldığı zevkten kendinden geçmiş inliyordu sonra boynunun diğer tarafına geçtimdakikalarca emdim yaladım yavaş yavaş göğüslerine inmeye başladım .ellerimle kavradım ve önce süteyenininden taşan kısımlarında dilimi gezdirmeye başladım sonra öpückler konruyordum emiyordum bi süre sonra sütyeninin kopçasını açtım göğüslerinin uçları hayal ettiğimden daha güzeldi önce uçlarında daire çizerek dilimi gezdiyordum sonra içime çekmeye başladım alabildiğim kadarını ağza alıp emiyordum arada ısırıklar konduruyordum .teyzem çıldırmıştı artık benimde dayanacak gücüm kalmamıştı ama doyamıyordum göğüslerini emmeye yalamaya teyzemle yatak odasına geçtik sırt üstü yatırdım bende bacaklarının arasına girerek göğüslerini biraz daha emdim steyzem artık başımı aşağıya bastırıyordu .çığlık artıyordu sik beni artık diye bende emerek aşağıya endim dilimi tüm bedeninde hissetmesini istiyordum.sıra o muhteşem amına gelmişti önce küçük küçük öpücükler kondurdum sonra amının dudaklarıyla öpüşmeye başladım çılgınca öpüyordum amının dudaklarını içime çekiyordum o kadar sulanmıştıki bitmiyordu birtürlü sıvısı amının dudaklarını elllerimle ayırdım ve dilime içine girip çıkmaya başladım .dilimle skiyordum teyzemi artık teyzem defalarca orgazm oluyordu ne olur yalvarıyorum artık sik beni çıldırmak üzereyim dedi . bacak arsınadan yukarı doğru çektim kendimi sikimi ağzına verdim tekrar sonra aşağıya indim sikimi dibinden kavrayıp teyzemin amına yerleştimeye başladım yavaş yavaş giriyordum yarısı girmişti teyzem çığlık çığlığaydı erkeğim benim kocamsın bundan sonra diye bağırıyordu bende bişrden kökledim dibine kadar teyzem öle bir çığlık attıki hala kulağımda çınlıyor .sert sert diplemeye başladım .yaklaşık bir saate yakın teyzemi her ppzisyonda yarağa doyurduum.sonra uzandık teyzem harikaydın ilk defa yaptım sanki ve çok büyük sikin var dedi. istersen her zaman senin olabilir dedim bende . sevindi ve çok istiyorum herf zaman benim olsun dedi.şimdi her fırsatta yapıyoruz.
OLGUN VE CİDDİ BAYANLAR VE ÇİFTLER GİZLİK ÖN PLANDA OLMAK KAYDIYLA GRUP DEYENEBİLİRİZ.mail atabilir yada msn ekleyebilirsiniz. asilbay54@hotmail.com

kuzenimin karisi 1

kuzenimin karisi 1
Evet hayat insana umulmadik anlarda enteresan şeyler yaşatıyor…bu bazıları için çok seyler bazilari içinse iğrenç ve anlamsız gelebilir. Kuzenim kaza yaptiktan 1 hafta sonra felan eve çıkmıştı. Ayağı metal çemberlele sarılmış acılarını ağrı kesiciler sayesinde hafifletir olmuştu. Akşamları is çıkışı mutlaka yanlarina uğrayıp evime geçiyordum. Bir eksiği gediği varsa öğreniyor ihtiyaçlarını karşılıyordum. Yenge hanim cay kahve faslindan sonra abi senin içinde uygunsa burda kal.hem sende bekar adamsın burda yer içer, hemde fahrinin ihtiyaci olduğu anda mudahele edersin diyordu.he ya abi hadi kirma bizi tarzi ikna konuşmaları arasinda.agzimdan tamam sözü çıktığında hayatimin bu şekilde gelisecegi aklima gelmezdi. Fahrinin kirik kolu ve bacağı yüzünden kalmaya başladığım kuzenim ve gezeller guzeli eşi ile aramizda geçenler i sizinl3 paylasmak istedim.ben 37 yaşındayım turizmciyim.kuzenim fahri 29 esi nazli 24 yaşında afeti devran sayilabilecek bir hatundur.dugunlerinde onu gelinlikle görüp tebrik icin ilk sarildigimda göğsüme yasladigi o memeleri dusunerek sansli pic kuzen diye hayal dunyamda ve porno sitelerin sayesinde defalarca 31 cekerek bosalmisligim vardır. Ne zaman beni karsilamak merhabalasmak icin sarilsa ertesi sabah mutlaka kucuklugu hayalini kurarak kusturmusumdur. Kuzenimde kalmaya başladığımın 2.gunu sabah uyandığımda nazliyi oyle ilk görüşürüm aklimin donmesine bir fırsatını bulup mutlaka nazlinin o minik kukusunu koklayip oglani gobegine ve diri goguslerine doğru kusturmayi planlamaya baslamistim. Ayagindaki tayt resmen aminin içine girmiş yala beni diye inliyordu.fahriyi birer kolundan tutmak icin davrandığımızda meme uçlarının hafif sertligi tisortunun arkasindan elimin ustune baski uyguluyordu. Fahriyi klozete oturup disari çıktığımda nazlida abi ben çay yapayım diye yanimdan geçerken kalçalarımiz coktan çarpışmış o taytta sıkışmış gotu sallana sallana mutfagin kapısından geçmişti. Mutfakta bir sigara içerken bir yandanda kahvalti ile uğraşan nazliyi izlemek ve derin derin oh çekmem ve Nazlınin abi senin başını nezaman bagliyacaz demesi ile hayallerimi sikmesi bir olmuştu. Etkisi olur diye sarf ettiğim sözler le nazliya bir seyler ima ediyordum ama ne kadarını algilar bilmiyordum. -Nazlıcan ben tek eslilige inanmam. Temcit plavi gibi hep ayni seyi ayni tastan yemem diyordum.-abi nereye kadar yasin geçiyor artik çoluk çocuğa karismalisin…dedigiginde-2 senedir demekki sizde tik yok diyebilmistim….-Aaaah ahbe abi biz dugun yaptik ama borçlarla uğraşıyoruz bitsin planlıyoruz. DediğindeSen gel koynuma ben borcunuzu kapatirim dedim içimden. Aman be nazli gencsiniz calisin odersiniz.hem acele etmeyin.cocuk için derken fahri ben tamamim diye seslendi lavoban.Kahvalti fasli bitince:- ben duş alip çıkayım fazla laklak yapmadan  diye çıktım mutfaktan tam banya ya girecekken nazli..-Bir saniye musade edermsin abi dedi banyoya girdi ve hemen çıktıIceri girdim sigara keyfi ile tuvaletimi yaparken gözüm camasir sepetinden disari sarkan bir şeye takıldı. Kalktim elime almakmicin davrandığım da elime yapis yapis olmuştu..fahri banyoda 31 çekmiş Nazlınin kirlilikteki ic çamaşırına bosalmisti.lan hayvan yuruyemiyor ama bu islerdende geri kalmiyor diye düşünürken aynadan sikimin zonk zonk vurarark kalktığını gördüm. Spermli kulotu alarak sikime surtmeye ve 31 çekmeye başladım.fahrinin spermleriye dahada kaygan olan ipeksi ic çamaşırı na sürttürürken gözlerimi kapatmış. Nazlınin amini hayal ediyordum. Kulodu katladim ve icine sıcak sicak boşalmaya başladım inanilmaz zevk almıştım. Demekki artik fahrinin her lavobadan ciksinda buralari kontrol etmeliydim diye düşünüp dusumu alip ise gittim. Aksam 9 gibi isten dönmüştüm. Zile basali 3 dakika olmasina rağmen kapi acilmayinca  eyvah dedim yoksa sabah ile ilgili bir anormallik mi var acaba diye dusnurken kapi acildi yukari çıktım. Kapi aralik bırakılmıştı.-Alo nerdesiniz diye seslendim. -Geliyoruz abi diye cevapladı nazli….Lavobadan çıktığında bornozu ile odaya kosusuturyordu.nazliBanyonun kapısını açtığımda siki inmeye başlayan fahri bana pis pis siritiyordu…-Len cenabet mı gezecen 1.5 ay dediğimde -yok be abi düşündüğün gibi değil dediğinde anlatmıştım 31 cektirdigini yada saksofelan diye…Gözümün sikinde olduğunu farkeden kuzen hayırdır abi daldin dediğinde neyine dalacamlan bunun diye cikistim.hadiyaaa sende ne var dediginde fermuarin ucundan sallanmaya başladım ohooo abi tamam tamam kapat kapat derken nazli kapidan iceri girmisti bile.ayaginda kisa bir sort ve tisortu ile gorunce cildirmamak imkânsızdı. Aksam yemegi sohbet felan falan yatma zamani ben müsade isteyerek salondan ayrıldım tam işemeye dururken – ayyyy pardon abi dedi Nazlı…. elim sikimde aniden geri dönünce dona kaldım. Ve inanilmaz şekilde nazlinin sortundan assagi kalcalarina dogru isiyordum..2mizde donup kalmıştık ki son kirintilarda damliyordu sikimden ve her yer cis olmuştu…göz göze birbirimize baka kalmış elim sikimde nazliya kusura bakma diye soylenirken nazlida onemli degil abi derken aynadan sikimi yerine koymami izliyordu.  Ben disari cikarken .kalcalarinindaki sidigimi siliyordu. Sonra tekrar geri dönüp-Özür dilerim Nazlı diyecektim ki…aman allahım nazli sortunu çıkartmış anadan uryan ciril çıplak ti ve sadece-Abiiiiiii diyebilmisti..Manzara inanılmaz dı….iri ve diri memeler..ayvamsi bir göbek…bir haftalik kıllı örtülü amcığı…ve amından dışarı çıkmış dil….bense sadece-Ohhhh diyebilmistim….saniyelerle de olsa bu manzara bana olene kadar yeter diye düşünüyordum…Salonda biz fahri ile sohbet ederken Nazlı ilk defe uzun bir etek ve uzun kollu bir tişörtle yaşananların yuzunden sanırım. Odaya gelmiş utangac ve magrur bir eda ile kahve icermisiniz diye soruyordu.ben hayir sigara icip yatacagim. Yardimim gereken bir konu varmi diye sorup mutfağa geçtim fahri yaok abim sen keyfine bak dedi.Nazli abime 1 Nescafe yap sigarasinin yanina diye arkamdan nazliyi durterken ben mutfaga gecmis sigarami yakmıştım Nazlı geldi kızarmış bir yüz. Abi ozur dilerim dediğinde ne için birbirimizi ciplak gorduk diye mi demiştim. Bogazina birsey dugumlenmis gibi.-eee evet dedi nazli titrek bir sesle. Cekinmemesini utanmamasini bir kaza olduğunu ama bir cok erkegin para vererek bu işi yaptığını soyledim..-neyi abi dediğinde. ?.. -erkekler para verip kadinlarin uztune işiyor bense para vermeden yaptim kaza ile deyip gulmeye başladım….baktim nazlida üzerinden urkekligi atti ve bana dönüp -o zaman bana borclandin dedi…-allah allah  para vereceksek boyle olmaz dedim zaten o korkuyla şok la oldu deyip….para vereceksem sorta degil komple çıplak kuvete girmelisin dedim ….-hadi canim abi gercektenmi varmi boyle sapikliklar diye sorunca …bir an bocaladim ama -inan 500 lira verip bu isin yapildigini biliyorum dedim….hadiyaaa felan deyip muhabbetimiz kapandi.ve herkez istirahate çekildi. Ben kucuk odadaki cek yatta fahri salonda kanapede nazli ise benden 2 kapi sonra yatak odalarında istirahat ediyorduk. Genelde kapim tam kapatmaz bir ihtiyaci oldugunda sesini duyayim diye fahrinin tetikte olmak isterdim.o gece sort giymedim boxer la yattim.ara holun isigi her yandiginda kapidan gecerken bakar diye umarak sikimin kafasini boxer dan   Çikarip uyuyor gibi yapıyordum.sabah olup ise gittim ogleden sonra whatsap tan Nazlınin mesajını okuduğum da ilk defa sikimin 3 saniyede dimdik olduguna sahit oldum…-Abi söylediklerin cok enteresandi. 500 lira verirsen seninle denemek isterim diyordu….aradagimimda alisveris icin tansaşa diye çıkmasını ve benim eve gelmesini söyledim 4 dk sonra gelen -ok mesajı delirtmisti beni..Gaz pedali sonuna kadar basil bir şekilde mahalleye donerken  cik gel diye mesajı yapistirmistim.5 dk ka sonra zil çaldı artik ne duyduklarima nede gördüklerime inanamiyordum…solanda biraz sohbet edip bu yasanacaklarin aramizda sir olarak kalmasini.ebediyete kadar da oyle devam etmesini birbirimize anlatarak ortami yumusatmaya karar verdik sohbet sigara derken isterse bira icebilecgimizi daha rahat olacağını söyledim gerek olmadığını isterse baslayabilecegimizi ama once parayi gostermemi istedi…gulumseyerek gelirken bankamatikten çektiğim paranin icinden 500 lirayi uzattım ve pantolonumu direk cikarttim tam ic çamaşırımı indirirken-ohaa abi bu ne dedi…-e siiik hiçmi gormedin dedim- abi bu ne cok kalin yaa dedi… evet sikim oyle anlatanlar gibi 22cm felan deil ama kalin ve 17 cmDedimki bos ver sen sikisecek değiliz dedigimde oda sadece donu ile kalmıştı….izin verirse kulodunu benim cikartmak istedigimi soyledim.yanima yaklaştı yuzum ve dudaklarimla o iri memeleri opup koklayarak donunu indirdigimde 1 gece onceki manzara ile yuzyuze idim…sikim zonkluyor gobegime davul calar gibi vuruyordu. Musade istedim koklayabilirmiyim diye.extraya girer deyince sorun degil ne isterse verebilecegimi soyledim.kahkaha atinca o 1 haftalik kıllı amcığına burnumu surterek koklamaya başladım….- oğğhh dediginde ….sanirim sulanmaya baslayan amcığından akan bir 2 damla suyu dilimle cektim göbeğinden memelere kadar yaladim ve bir öpücük kondurup küvete girmesini söyledim. Kalkik sikimle biraz zorlayarak işemeye başladım sicak sidigim yuzune memelerine kalcalarina vuruyor enson amından cikan dudagindan yere iniyordu…yüzünü elleri ile ovusturup bittimi dediğinde. Evet sira sende dedim.-aaa abende mi yapacam dedi o da extra dediğimde …-.simdi yandin dedi …-niye dedim…-görürsün diyecekti ki oyle degil bir saniye dedim…amı tam sikimin hizasına getirip işe dedim..a aa yuzune isemeyecem mi dedi…-o da benim extram dedim…sikime dogru sicacik bir şekilde işerken elimle sikimi amına surtmeye başladım. ?.abi sakin dedi…-korkma yapmayacagim dedim.ve sicaksuyu actim yikanmaya başladık….tertemiz yikandiknazlinin tum vücudu ellerimin arasında o da 2 eli ile sikimi oksuyordu..isterse devam edebilecegimizi yada durabilecegimizi belirttim….sen bilirsin manasinda kafasini yana buktu…o anda kıllı amina ve gobegine sicak spermlerimi fiskirtyordum….kendini geri çekerek aminin üstündeki killara spermlerimi sürüyordu…temizlenip çıktık havlu ile otururken…hayallerime kavustum dediğimde nasil yani diye sordu? Hep bu anın hayalini kurduğumu istegi olursada kendisi ile birlikte olmak istedigimi soyledigimde havluyu acip seninim dedi…artik beni kimse durduramazdi. Amansizca ve hunharca yalamaya başladım hem amini hem gotunu umarsizca yaliyor aminin dudaklarini isiriyordum.sikim kalktmaya başlayınca onuda ters cevirdim 69 yapiyorduk agzina soktukca boguluyor gibi oluyor boğürüyordü…tam kivamina gelince sikim amının dudaklarına yaklaştırıp.-Benimsin deyip ne varsa dayadim kokune kadar. Diri memeleri yoğuruyor dudaklarını kemiriyor ritmik şekilde amada pompaliyordum…yaklaşık 10 dk sonra kasildi ve ığğohh diye inleyip bosalirken bende dayanamadım ve patladım.amına. -abiiiiiğ ne yaptın?  korunmuyorum dedi ustune cokmus bir haldeydim.sorun degil hap aliriz dedim.bir nebzede olsa içini rahatlattim. Tekrar duş aldik markete gidip tekrar onlara gectik.eve girdiğimizde abi sende olmasan bunlari tasiyamazdim dedi. Nedemek canim deyip salona fahrinin yanina gittim..Kuzenim hicbirseyden habersiz hasta hali ile oturuyordu.bir anda empati kurdum onun yerinde ben olsam ne yapardim diye.sonra sohbeti ne yapip edip sexe getirdim.- kuzen sen simdi pompada yapamiyon yala dediğimde abi biliyon el işi yapiyoruz dedi.garibim.len aslanim ben yillardir yapiyorum sen hic olmazsa 2 senedir mala çöküyorsun. Bu fakir ne yapsin dediğimde birak abi sen istanbulun yarısını duzmussundur dediğinde gulumsemistim.  Devami gelecek…

KÜÇÜK SAPIKLIKLARIM. 10

KÜÇÜK SAPIKLIKLARIM. 10
Sabaha kadar uyku tutmadı. Bir anlık azgınlık ile başladığım bu oyunun geldiği nokta huzursuz etti. Çamaşırını benim bulduğumu belli etmem kaynanam ile yatakta bitecek bir sürece gidecek. İş ciddiye binince karımı ve kaybedeceklerimi düşünüyor 55’indeki bir karıyı sikmeye değecek bir risk değil diyerek vazgeçiyorum.

Sabah geç geldim geç kalktım oyunu ile yine işe kaçıyorum ve akşam da İzmir’e. Çalışma odasına hiç girmedim oyunu tutuyor. Ben evden çıktıktan bir saat sonra kaynanam çalışma odasına girip benim hiç görmemiş gibi dokunmadığım çamaşırını alıp çıkıyor. Benim ona aradığı yarağı yedirmek ve aynı anda koca memeliyi sikmemi sağlayacak başka bir planım var ve adımlarımı atmaya başladım bile. Kamera sistemini kurduğum anlardaki hatalı stratejiden vazgeçiyorum. Karımı seviyorum ben anasını sikecek değilim.

Ama beni oyalayacak iş başka yerden geliyor. Askerdeki yeğen arıyor. Babasına benzemez sağlam sikicidir. Haftasonu için izin aldım, bizim yazlığı kullanamam sizinkini verir misin demişti. Yandaki küçük bahçeli evi de alıp birleştireceğim için eve m

Kocamdan İntikam Almak İçin 3 Kişi Birden..

Kocamdan İntikam Almak İçin 3 Kişi Birden..
2 yıllık evliyim. Eşim 15 km uzaklıkta bir işyerinde çalışıyor. Her evli çift gibi normal, tekdüze bir yaşantımız vardı. Ta ki tekdüzeliğin sona erdiği, her şeyin başladığı o korkunç güne kadar…

Eşim bir gün işten sinirli bir şekilde döndü. Ne olduğunu sorunca işyerinde birisiyle kavga ettiğini daha sonra da o kişinin işten atıldığını, giderken de bunun yanına kalmayacağını, intikamını alacağını söylemiş. Kötü niyetli, aklına koyduğunu yapan bir tip olduğunu falan anlattı. Tedirgindi.

Konuştuk, yatıştırmaya, teselli etmeye çalıştım. Bir kaç gün sonra olayı unuttuk gitti. Her zamanki yaşantımız devam ediyordu. İki hafta kadar sonra eşim öğleden sonra iki gibi evden çıkmış, gece vardiyasına gitmişti. Ben de her günkü ev işlerimi yapıyordum.

Akşam saat beş gibi zil çaldı. Diyafonu açınca karşıdaki ses telekom tarafından geldiklerini bu çevredeki telefonlarda arıza olduğunu söyledi. Ben de kapıyı açıp gelmelerini bekledim.

Yarı aralık kapının aralığından üç kişinin ellerinde bir takım aletlerle geldiğini gördüm. Kapıda resimli bir kimlik kartını şöylesine bir gösterip, bana yine durumu izah ettiler. İçeriye girip dairelerdeki telefon kutularını kontrol etmeleri gerektiğini söylediler.

Ben de evde kimsenin olmadığını eşimin işte olduğunu, eşim gelince tekrar gelmelerini söyledim. adam da işlerinin uzun sürmeyeceğini, hemen bir test yapıp gideceklerini, tekrar gelmelerine gerek olmadığını söyleyince içeriye aldım.

Üç kişiydiler, tahminen 25 – 30 yaşları arasındalardı. Birisi telefonun yerini sorup kablolarını kurcalamaya başladı. Diğer ikisi de onun yanında duruyorlardı. Telefona bakan eleman, diğerinden kapıdaki kabloya bakmasını istedi. Tedirgin oluyordum. Evde yalnız başımaydım, adamların tavırları, bana kaçamak bakışları biraz garip gelmeye başlamıştı.

Kapıya giden adam, kapının üzerindeki anahtarı çevirip kilitledi. Kilit sesini duyduğum an, hata yaptığımı anlamıştım. Üçünün de başları bana dönmüş, gözleri bir garip bakmaya başlamıştı…

– Neden kapıyı kilitledin? Çabuk aç şunu, dışarı çıkmanızı istiyorum. Defolun evimden…“ diyerek diklenmeye çalıştım.

Telefonu kurcalayan adam kalkıp yanıma gelmişti şimdi…

– Kes sesini de bizi iyi dinle… O kocan olacak pezevenk herif beni işimden etti. Öcümü alacağımı söylemiştim kocana… Gün bu gün… Hesaplaşma zamanı geldi. Bakalım karısı üç tane yarrağın altına yatınca ne yapacak kocan?

Tam bağırıp yardım istemeye hazırlandığım anda niyetimi anlayıp ağzımı kapattı biri, diğeri arkamdan sarılıp kollarımı sımsıkı kıskaca aldı. Ne kıpırdayabiliyor, ne bağırıp yardım isteyebiliyordum.

image

Evimde yapayalnız, üç tane erkeğin arasında çaresiz, güçsüz, acınacak vaziyetteydim. Ümitsizce cep telefonumun durduğu masaya baktım, üçüncü adam çoktan almış, bataryasını çıkarıp cebine koyuyordu. Ağzımı kapayan herif kulağıma kin dolu bir sesle,

– Bana bak orospu, işimizi zorlaştırma… Kaçışın yok…. Ya adam gibi altımıza yatarsın, üçümüz de seni siker gideriz, ya da bağırmaya kalkarsan yine zorla sikeriz. Üstüne kocanın işten gelmesini bekler, bir de onun gözünün önünde seni de, onu da sikeriz… İkinizi de öldürür gideriz. Şimdi anladın mı bizi?

Korkuyla kafamı evet anlamında salladım. Yapacak hiç bir şeyim yoktu. Kabul etmezsem tecavüz etmekle kalmayacaklar, bir de beni ve eşimi öldürecekti bu adamlar… Üçünün de gözleri dönmüş vaziyetteydi hayvanların…

Kolumdan tutup yatak odasına götürdüler. Ev işiyle uğraştığımdan üzerimde normal ev kıyafetleri vardı. Askılı bir bluz, diz hizası bir etek, terlikler…

Odanın ortasında durdum. Biri kapıda, biri tuvalet masasına, diğeri yatağın üstüne oturmuş bana bakıyorlardı. Ürkek bir tavşan gibiydim, korkudan dizlerim titriyor, başıma gelecekleri bekliyordum çaresizce…

Gözleri parlıyordu bana bakarken… O bakışların ne anlama geldiğini biliyordum elbette… Kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyorlardı benimle… Kapının önünde duran harekete geçip yanıma geldi. Ayakta sımsıkı sarılıp vücudumu ellemeye başladı. Göğüslerimi okşayıp sıkıyor, kalçalarımı sıkıştırıyordu. Canım yandıkça ay diyerek kaçınmaya çalışıyordum ama tutup kendine çekiyordu beni… Kalkmış penisi pantolonun üstünden eteğimi zorluyor, delecek gibi batıyordu.

Zaten nereye kaçacaktım, ayakkabılarıyla yatağa uzanıp sikini okşayan diğer vahşinin kucağına mı? Yoksa tuvalet masasına oturup fermuarın arasından elini sokmuş diğerine mi? Bir süre beni okşayıp ıslak dudaklarını boynumda, dudaklarımda dolaştıran adam diğerlerine hitaben,

– Abi ilk ben yapayım nolur? İlik gibi karı valla, dayanamaz oldum, hemen sikmem lazım bunu… dedi. Yataktaki,

– Dur lan alacağı olan benim, ilk sıra benim, ilk ben sikicem…

Ben korkudan titriyor, göz yaşlarımı tutamıyordum. Bana soyunmamı söyledi. Önce itiraz edip yalvardım,

– Lütfen, yapmayın… Ben size ne yaptım? Benim ne günahım var?? Bırakın beni yalvarırım…

– Sen bir şey yapmadın ama kocan yaptı. Sen onun cezasını çekeceksin. Hiç kaçarın yok… Hadi, soyun artık, başlayalım bir an önce…

– Hepinizin önünde soyunamam… Kim yapacaksa onun önünde soyunayım. Diğerleriniz dışarıda beklesin bari… Lütfen…

İnanamıyordum. Üç erkek tarafından sikilmeye razı olan ben, teker teker siksinler diye yalvarıyordum adamlara… Yatak odamda üç yabancının ortasında onların tartışmalarını dinliyordum çaresizce…

image

– Kadın, nasıl olsa üçümüzün de altına yatacaksın… Her yerini, her deliğini görücez… Görmekle de kalmayıp sikicez… Bırak utangaçlığı aptal…

– Senin her deliğini sikeceğiz yavrum… Abi dinlemeyin şunu, sikilirken izleyelim biz de… Zevkini çıkaralım bari…

– Abi boşver… Madem öyle istiyor, bırak istediği olsun şimdi… Nasıl olsa bizim dediğimize gelecek kaltak karı… dedi üçüncüsü…

Sonunda kabul ettiler. Eşimle kavga eden adam kaldı, diğerleri çıktılar. Odada yalnız kaldık. Adı Hakan’mış. Bana dönerek,

– Hadi bakalım, istediğin oldu. Şimdi sıra benim istediğimde… Soyun bakalım…

Yine yalvarmayı denedim. Diğerlerini ayartan, evime getiren, beni asıl intikam için becermek isteyen bu adamdı. Son bir kez denemek istedim şansımı…

– Lütfen Hakan… Yapma… Büyüklük sende kalsın… Yapamam bunu…

Ama sinirlenerek bana bir tokat attı…

– Bana bak lan orospu… Burada oyun mu oynuyoruz? Sana ne diyorsam onu yap… Kaçışın yok diyorum sana… Ya adam gibi dediklerimi yap, ya da ben zorla yapmasını bilirim…

Anlamıştım iyice… Çarem yoktu. Gözlerimden yaşlar aka aka üzerimdekileri yavaşça çıkarmaya başladım. Bluzumu çıkardım önce… Eteğimin kopçasını açıp geniş kalçalarımı kıvırarak aşağıya indirdim. Üstümde bir sütyen, bir tanga külotla kalmıştım. Beni öyle görünce gözleri parladı,

image

– Vay vay vay… Bak seenn… Hem namuslu, mazbut ev kadını geçinirsin, hem de altında seksi tangalarla dolaşırsın ha? Yoksa kocana da bu külotla mı muamele yapıyorsun?

Beynim dönmüştü bu laflardan… Kızdım,

– Yeter artık… Terbiyeli ol… Gel ne yapacaksan yap, çek git evimden…

– Tamam yavrum.. Madem sen istiyorsun yapmamı, ben de yaparım… Dön bakayım şöyle etrafında, biraz güzel vücudunu göreyim senin…

Yavaş hareketlerle etrafımda döndüm… Bir daha istedi… Bir daha döndüm… Gözleri parlıyor, kalkmış sikini oğuşturuyordu heyecanla… Boğuklaşan sesindeki heyecanı hissedebiliyordum,

– Şimdi çıkar o üstündekileri… Hiç bir şey kalmasın üstünde…

İtiraz etme şansım yoktu. Bir an önce istediklerini yapmam benim için daha iyi olacak, bu işkence bir an önce bitecekti. Çamaşırlarımı da çıkardım ve önünde çırılçıplak kaldım. Beni o halimle görünce adamın bakışları iyice değişti, yüzü kan hücum etmişçesine kıpkırmızı oldu. Öyle bir bakıyordu ki bana…

image

– Ohhh… Yavrum benim… Harikasın… Sana bugün dünyanın kaç bucak olduğunu göstereceğim. Hayatında yemediğin yarrağı yedireceğim sana… Erkek neymiş göreceksin… Şimdi sen beni soy bakalım… Yiyeceğin yarrağı kendi elinle çıkar meydana…

Üstündekileri soymaya başladım. Ben soymakla uğraşırken o da benimle uğraşıyor, nerem denk gelirse öpüyor, okşuyor, sıkıyor, mıncıklıyordu. Ne varsa çıkardım. Şimdi artık ikimiz de çırılçıplaktık.

Omuzlarımdan tutup önünde diz çöktürdü, aletini yalamamı istedi. Tahmini 25 santimlik bir alet burnumun ucuna değiyordu. Korkmadım desem yalan olur. Başımı iki yana salladım hayır dercesine…

– Ne o? Sakın bana kocanın sikini yalamadığını söyleme orospu… O tangayı giyen kaltak, mutlaka kocasının sikini yalar. Bana yalan söyleme sakın…

Doğru söylüyordu namussuz… En sevdiğim şeydi kocamın sikini yalamak… Ona zevk vermek… Doğru tahmin etmişti… Saklamaya gerek yoktu zaten… Ne isterse yapmak zorundaydım. Tiksinerek ucundan ucundan dilimi değdirmeye, yalamaya başladım.

– Daha iyi yala orospu… Daha istekli yala… Em… İyice ıslat yarrağımı… Yoksa kuru kuru sikerim seni… Amına koyarım senin… Taşaklarımı okşa bir yandan… Hadi bakalım..

image

Hareketlendim. Biraz daha iştahlı yalamaya çalıştım. Ne istiyorsa yapıyordum.

– Ohhhh… Evett… Böyle işte… Yala orospu… Yala…. Taşaklarımı da yala… Dilinin sıcaklığını hissettir bana… Torbalarımı ıslat… Sikimi tükürükle…

Biraz daha yalattı bana sikini… Sonra koltuklarımdan tutup kaldırdı beni ve iterek sırt üstü yatağa düşürdü. Nefes nefeseydim. Çırılçıplaktım. Ağzım sikini yalamaktan ıslanmıştı.

Kocamla seviştiğim yatakta bir yabancıyla başbaşaydım. İkimiz de çırılçıplaktık. Kapının önünde beni sikmeyi bekleyen iki vahşi hayvanı da unutamıyordum bir yandan…

Şimdi tecavüzcüm her yerimi öpmeye, yalamaya başlamıştı. Memelerimi avuçluyor, sıkıyor, meme uçlarını dudaklarının arasında somuruyordu. Hatta aşka gelip ısırıyor, ısırdıkça canım yanıyor, çığlık atıyordum.

Memelerimle uğraşmayı bırakıp aşağı indi. Göbeğimden kasıklarıma, amıma geldi. Islak dilini amımda hissedince ister istemez huylanmaya başlamıştım. Kasıklarımdan bir ateş yükselmeye, kıvranmaya başladım.

image

– Ne oldu? Sen de tahrik mi oldun? Canın yarrak mı istedi?

Cevap vermedim. Zaten gerek yoktu, klitorisimi yaladıkça amımdan zevk suları akıyordu sürekli… O yalıyor, ben dudaklarımı ısırarak inliyor, kıvranıyor, ellerimle yatak örtüsünü sıkıyordum.

Oynuyordu benimle piç… Yeterince oynadıktan sonra bacaklarımı ayırıp yaklaştı. O koca aletini amıma dayadı,

-Hazır ol… Hayatında böyle yarak yemedin daha… Kendini hazırla…

Korkuyordum… Doğru söylüyordu…. Kocamın erkekliği bununla karşılaştırıyor, içimi korku kaplıyordu. Ya canım yanarsa… Ya beni yırtarsa… Sikinin başını ıslanmış kadınlığımda dolaştırıp iyice ıslattı. Sonra bastırmaya başladı. Korkudan kendimi kasıyordum.

– Kasma kendini canım… Zevk almaya bak… Rahat bırak kendini… Bak nasıl zevk alacaksın… Tadını unutamazsın bu sikin… Oohhhh… Daracıkmış amcığın… Kocan seni hiç sikmemiş anlaşılan…

Yavaşça ilerledi, başını soktu amıma… Bir an durdu, sonra aniden tüm kuvvetiyle abandı üstüme… O koca penisi bir anda en dibime kadar girmişti içime… Korkunç bir çığlık attım… Gözümde şimşekler çakıyordu.

image

Korktuğum başıma gelmişti. İki senedir kocamla tüm sevişmelerimize rağmen sanki ilk defa sikiliyordum. Çünkü dediği gibi, bu kadar büyük bir aleti içime almamıştım ve hiç alışkın değildim.

Gitgel yapmaya başladı içimde. Hızlı hızlı girip çıkıyordu amıma o koca aletiyle… Acı, zevk, hepsi bir aradaydı… O girip çıktıkça altında inliyor, çırpınıyordum.

Bacaklarımı sonuna kadar ayırmıştım. Sopa gibi sertliği alabiliyordum şimdi… Dibime vurdukça tüylü kasıkları amıma çarpıyordu. Amımdaki kalınlığın verdiği dolgunluk hissi… Klitorisime şap şap çarpan kasıkların verdiği korkunç zevk… İçime giren koca sikinin verdiği zevk yetmezmiş gibi araya ıslak, kalın parmaklarını sokup sert hareketlerle klitorisimi okşamaları… Yaptığı her şey, ama her şey delirtiyordu zevkten…

image

– Söyle bebeğim… Hoşuna gitti mi senin de? Nasıl, güzel mi? Haklıymışım di mi? Benim yarağımı yiyen iflah olmaz… artık hep ararsın sikimi…

Duramıyordum artık… Lanet olsun… Haklıydı… Aldığım korkunç zevki saklayamıyordum artık… Şehvetten duramıyor, kalçalarımı kaldırıp kaldırıp yatağa vuruyordum. Boynuna sarıldım sımsıkı…

– Oohhh… Evet… Evet… İstiyorum piç herif… Sikini istiyorum… Seninim… Sik beni… Doyur beni… Erkeğim..

Ben böyle inledikçe, yalvardıkça deliriyordu. Bacaklarımı omuzuna alıp hızlı hızlı gidip gelmeye başladı. Adeta ikiye katlanmıştım altında…

Bir süre gidip geldikten sonra bağırarak boşalmaya başladı. Ben ondan önce kopmuştum zaten… Titreyen bacaklarımı zorlukla aşağı indirip kapatabildim. Bütün ağırlığıyla üstüme yığılmıştı. Biraz o vaziyette durup sakinleşmeye çalıştık.

– Çok güzeldi orospum… Senin kadar kaşarlanmış, istekli orospu görmemiştim. Harikaydın… Çok güzel sikiştin…

Bir şey söyleyemedim. Vura vura kızarttığı kadınlığımın dudakları şişmişti. Sızlıyordu bacak aram… Bacaklarım aralık vaziyette yatıp kalmıştım. Hem utanıyordum, hem söylediği utanmazca laflar iltifat gibi geliyordu, yüzüm kızarıyordu.

image

Kalktı, giyindi. Kapıyı açıp dışarıdakilere seslendi.

– Haydi, sıraya girin beyler… Benim işim bitti. İstediğiniz kadar sikin. Harika sikişiyor orospu… Kocası gelene kadar sikebilirsiniz. Nasıl olsa bizim orospumuz oldu artık…

Söyledikleri karşısında yattığım yerde donup kaldım. Yaşadığım zevk dolu dakikalar boyunca olanları, bu koca siki neden yediğimi, dışarıda bekleyenleri unutmuştum ben…

İçeriye girdiler… Pantolonlarını indirerek yatağa yaklaştılar. İtiraz etmek bir yana, parmağımı kaldıracak halim yoktu. Sırasıyla hayvanlar gibi siktiler beni… Her türlü pozisyona soktular…

image

Hepsi işlerini bitirdikten sonra duşa gittiler. Bir müddet yatakta uzanıp kaldım. Ağlıyordum. Gardrobun aynasında tipik tecavüze uğramış bir kadın vardı. Rimellerim akmış, dudaklarımdaki ruj dağılmış, saçlarım taras taras olmuştu. Yüzümde, vücudumda tecavüzcülerimin dölleri parlıyordu. Her yerime boşalmışlardı. Kendimi iğrenç hissediyordum.

Zorlukla kalktım. Kocam gelmeden ben de duş almalı, giyinmeliydim. Üstümdeki pisliklerini atmalıydım. Yerdeki yırtılmış giysilerimi alıp kapıya yönelmiştim ki kapı açıldı. Üçü de eşikte durmuşlar, bana bakıyorlardı. Hakan konuştu,

– Ne oldu yavrum? Bizden erken kurtulmayı mı düşündün? O kadar kolay değil canım. Üçümüz sırayla siktik seni… Bakalım hepimizi birden idare edebilecek misin?

– Hayır… Lütfen… N’olur yapmayın… İstediğiniz her şeyi yaptım. Üçünüz de üstümden geçtiniz. Ama hepinizi aynı anda kaldıramam.. Yapamam…

image

– Kes lan orospu… Ayrı ayrı öyle güzel yaptın ki, hep beraber de yaparsın sen… Merak etme…

Ve üstüme saldırdılar. Birisi ellerimi tuttu. Diğeri memelerimi yalamaya başladı. Hakan’ın dili amımda dolaşıyordu. Baktım, kurtuluşum yok, bıraktım kendimi…. Her yerimi yaladılar, okşadılar, mıncıkladılar…

Yine kıvranmaya başlamıştım. Üç erkeğin arasında zevk almamak ne mümkün? Ben inlemeye başlayınca birisi kalkıp bacaklarımın arasına girdi, sokmaya başladı. O gidip gelirken diğerleri yalıyor, elliyordu.

Yer değiştire değiştire siktiler beni… Deliriyordum aralarında… Tüm sertliklerine, aşağılamalarına, hoyratlıklarına rağmen zevk alıyordum işte, elimde değildi…

image

Dakikalarca sürdü bu toplu seks ayini… Sonra dört ayak olmamı istediler. Korkuyla, arkasından ne geleceğini sordum,

– Neden? Ne yapacaksınız?

– Her yerini siktik canım… Götünü bırakırsak hatırı kalır sonra…

– Asla… Sakın… İstediğiniz her şeyi yaptım işte… Ama onu yapamam… Kaldıramam… Hiç arkamdan yapmadım ben… N’olur yapmayın…

Ama dinleyen kim? Hepsi birden tutup dört ayak vaziyete getirdiler beni… Dehşet içindeydim, korkuyor, titriyordum… Yalvardım artık, kurtuluşum yoktu.

– Lütfen, madem yapacaksınız, kremleyin bari… Banyoda kremler var, krem getirin…

Halime acıdılar. Biri kalkıp aceleyle banyodan krem aldı getirdi. Arka deliğime bolca sürdü. O arkama sürerken, Hakan da sikine sürüyordu kremi… Sonra herkes yerini aldı.

image

Biri önüme geçmiş, sikini ağzıma verirken diğeri altımda memelerimi somuruyordu. Hakan da arkama geçti, yavaşça sikini minik deliğime dayayıp sokmaya başladı.

Yine ilk girdiğindeki gibi canım yandı, çığlık attım. Nefesim kesilmişti acıdan… Önümdeki adamı kalçalarından tutmuştum sikini emerken, can acısıyla tırnaklarımı kalçalarına geçirdim. O da benim gibi acıyla bağırdı,

image

– Ahh… Yandım orospu… Götünün acısını benden mi çıkarıyorsun? Gör bak, seni nasıl sikicem, nasıl yalvartacağım… Seni sikmem için yalvaracaksın…

Hakan yavaş git gellerine başlamıştı arkamda… Gittikçe hızlanıyordu. Ben acıdan ne yapacağımı şaşırmış, çarşafları yoluyordum. Neden sonra bolca sürülen kremlerin etkisi mi, götümün deliği alıştı, genişledi, ondan mı, zevk almaya başlamıştım. Tepki vermez olmuştum artık…

image

Hakan bir müddet daha gidip geldikten sonra yine böğürerek boşaldı arkama… Kendimi bırakmaya fırsat vermeden diğeri geçti arkama… O boşaldı, diğeri sikti… Derken üçü de arkama boşalmış, bitmişlerdi. Ama beni de bitirmişlerdi. Kendimi yüzükoyun yatağa attım. Dördümüz de yatakta uzanıp kalmıştık.

Biraz dinlendikten sonra Hakan kucakladı beni, duşa götürüp her tarafımı kaplayan dölleri temizledi, yıkadı. Yine yatağa getirdi. Diğerleri de duşlarını alıp yatağa yanıma geldiler. Hakan,

– Senin gibi bir kadınla asla yatmadık. Mükemmel bir parçasın. Üçümüzü de öyle gözel idare ettin ki… İyi ki kocan olacak pezevenk beni işten attırmış. Yoksa seni sikemezdik.

– Tamam artık… İşiniz bitti. Şimdi çıkın gidin ve bir daha da gelmeyin…

Ne kadar safmışım… Üçü birden gülmeye başladılar.

– Yok güzelim, o kadar kolay değil bu işler… Seni bir kere bulduk, kolay kolay bırakmayız artık. Bundan sonra hep geleceğiz. Hatta sen kendin geleceksin, yalvaracaksın…

Meğer beni sikerken kameraya çekmişler. Farkına bile varmamıştım yaşadıklarımın arasında… Kamerayı gizlice koydukları yerden alıp baştan, sondan bir kaç sahne gösterdiler bana… Her şeyim meydandaydı… Yüzüm, gözüm, altlarında üstlerinde zevkten kıvranmalarım, inlemelerim, zevk çığlıklarım…

image

Hiç de tecavüze uğramış bir kadın görüntüsü yoktu izlediklerimde… Azgın, sekse susamış, kucaktan kucağa atlayan bir fahişe vardı. Kimseye anlatamaz, kimseyi inandıramazdım tüm bu olanların zorla olduğuna, olayın tecavüzle, tehditle başladığına…

– Biz ne zaman istersek koşa koşa geleceksin. Ne istersek yapacaksın… Yoksa bu filmi kocana hediye ederiz…

O günden sonra nerede, ne zaman isterlerse gidiyorum. Veya onlar bana geliyorlar kocam vardiyaya çalışmaya gittiğinde… Bazen tekli, bazen ikili, üçlü… Nasıl denk gelirse, nasıl isterlerse…

Her sikmelerinden sonra kocama da selam söylüyorlar. Çaresiz ne isterlerse yapmak zorundayım. Ama doğrusunu söylemek gerekirse artık zorlamalarına gerek kalmadı pek…

Öyle alıştım ki bana yaşattıkları zevklere… Kocamla sevişmelerimiz artık yavan gelmeye, yetmemeye başladı. Müptelası oldum siklerinin, hep birlikte yaşadığımız sevişmelerinin, verdikleri zevklerin…

sadece bir kimya ödevi

sadece bir kimya ödevi
Merhaba adım onur 16 yaşındayım boyum 1.87 kilom 63.
lise 3 te okuyorum. sınıfımızda mustafa adlı bir arkadaşım vardı benden 2 yaş büyüktü çünkü hem okula geç başlamıştı hem de ilköğretimde 1 yıl kalmıştı… aynı zamanda 2mizde okulun basketbol takımındaydık. bu yüzden yakın arkadaşız.beden derslerinden ve idmanlardan sonra herkes üstünü değiştiriyo tabi…. mustafayı her görüşümde tahrik oluyordum aynı hayallerimdeki adamdı.1.80 boylarında kaslı ve kıllı vücudu mükemmeldi. o kaslı göğüslerini her gördüğümde sıkıp yalamak istiyordum… bir gün kimya hocamız 3 er kişilik gruplara ayrılmamızı istedi ve her gruba birer konu dağıttı… mustafanın da kimyası kötüydü benimki çok iyiydi ve mustafanın sınıfta tunç adlı çok yakın olduğu bir arkadaşı vardı ben onla pek yakın olmasamda yine muhabbetimiz vardı… bende biz grup olalım mı dedim mustafa ya oda ancak tunç gelirse olur dedi bende kabul ettim. tunç ta 1.85 boylarında 80-85 kilo azgın ergenin tekiydi…neyse bende yarın bizim ev boş gelin bizde çalışalım dedim. o günde okul takımı maçı vardı bende mustafaya maçtan sonra okuldan tuncu da alıp bize gideriz dedim onlar da tamam dediler… neyse maç oynandı bitti bize gittik… benim üstümde eşofman üstü altımda da basket şortu vardı bende şunları bi değiştiriyim dedim onlarada yanlarında rahat kıyafet getirmelerini söylemiştim… şortumu çıkardım altımda nike pro(tayt tarzı bişey :D) vardı.ve bütün hatlarımı belli ediyordu ve bende kas gelişimini engelliyo bahanesiyle bacak kıllarımı alıyordum. dah sonra ben bi sigara yakıyım dedim ve evde koku yapmasın diye camdan aşağıya domaldım. tabi bunlar gördü benim götü gördüler vaaaay onur sende de ne göt varmış amk tüm kızlara taş çıkartır dediler ve tunç götüme bi tane şabalak attı bende çok hoşlandım ama belli etmedim. napıyosun falan dedim… bunlar güldüler falan bende terli olduğum için ben bi duş alıyım sizde bilgisayardan araştırın falan dedim.. akşamda onların geleceğini bildiğim için masaüstüne tüm resimlerimi koydum… ben duş alırken götüm falan iyice temizledim kesin bu tunç beni fena siker dedim. neyse duştan üstümde havluyla çıktım onlarda salondaydı bende içecek bişey istermisiniz dedim onlarda olur dediler ama sesleri değişmişti belli resimleri görmüşlerdi bende mutfağa gittim içecekler buzdolabının en altındaydı bende onları almak için domaldığımda havlu üstümden düştü ve arkamdan biri beni kucakladı belli tunçtu bu kolları bütün bedenimi sarmıştı ve bana dediki bırak bizde yararlanalım o kaymak götünden. ve beni kucağında salona götürdü mustafa da o arada 18-19 cmlik yarrağını çıkartmış sıvazlıyodu…ben o anda mutluluktan havalara uçmuştum ve tunca tabi yararlanıcaksınız sizin başınız kelmi dedim. ve tunç kafamı mustafanın yarrağına doğrulttum yarrağı mükemmelde hemen yalamaya başladım o arada da tunç soyundu onu yarrağı da mmustafanın ki kadar dı ama çok daha kalındı bu yaşta bir çocuğun nasıl bu kadar büyük bir yarrağı olduğuna şaşırmıştım 2 sini birden yalıyorudum 2 side zevkten 4 köşe olmuştu ben yalarken mustafanın gövdesinde ellerimi gezdiriyordum sıkıyordum. sonra mustafanın kucağına oturup dudaklarına yapıştım dilini çok güzel kullanıyodu 3-4 dk boyunca bu pozisyonda seviştik bu sırada da tunç götümü yalıyordu zevkten öyle bir sevişiyordum ki mustafayla çocuğu yalayıp yutmuştum resmen mustafanın kucağında götümü mustafanın yarrağına sürtmeye başladım ve tunçta koltuğa çıkıp benim ağzıma veriyordu mustafayı sürterek boşaltmıştım ama siki hala dim dikti tunçta seni öyle bi sikicez ki aklın başından gidicek dedi ve kafamı tutup ağzımı sikti resmen ve oda mustafanın üzerine boşaldı ve bende ikisinin dölünü mustafanın kıllı göğsünü yalayarak yuttum daha sikilmememe rağmen inanılmaz zevk almıştım. sonra tunç beni koltukta domalttı götümü biraz daha yaladı ve o kalın ıslak yarrağını götüme soktu öyle bir acı verdi ki birden bağırdım ve oda üstüne ohhhhh diye inledi azmış ergen seni sik beni diye bağırıyordum bu aradada mustafa ağzıma veriyordu ağzımı hiç boş bırakmıyorlardı :D… tunç içimde 5-6 dk gidip geldikten sonra içimde boşaldı mükemmel bir histi sıcacık döllerini içimde hissediyordum. sonra onları yatak odasına götürdüm daha rahat sikerler diye… sırt üstü yatıp bacaklarımı açtım mustafa götümü parmaklayıp içimdeki dölleri çıkardı ve yaladı sonra hepsini ağzımın içine tükürdü ve sevişmeye başladık tunçta sikini tekrar uçuşa geçirmeye çalışıyordu bizi izleyerek sonra mustafa bacakrımı ayırarak dikini bacaklarıma vurdu bu sırada ayak parmaklarımı yalıyordu çok hoşuma gidiyordu bir anda sikini götüme soktu bende inlemeye başladım beni çok fena sikiyordu üstüme kapanıp benimle sevişiyordu daha sonra tunç geldi sikini kaldırmayı en sonunda başarmıştı mustafa benim üstüme kapanıkken tunç sikini ağzıma doğrulttu mustafa da birden tuncun sikini yalamaya başladı…. tunçta vaay mustafa sende mi ibne oldun dedi mustafa da yok oğlum ama çok güzel gözüküyodu bende tutamadım kendimi dedi ama haklıydı tuncun siki gerçekten çok güzeldi mustafayala birlikte tuncun sikini yalıyorduk aynı pornolardaki gibi . bu arada mustafa halaaa içimdeydi ve içimdeyken bana 31 çekmeye başladı mükemmeldi benim sikimde 17 cm ve ben 1 dk geçmeden boşaldım mustafa da aynı anda içimde boşaldı ama içmden çıkmadı beni o güçlü kollarıyla sarıp pozisyonu ters çevirdi artık ben onun kucağındaydım ve hala şoktaydım adam 3 kere boşaldı ve siki sadece 1 kere indi.. daha sonra mustafa tunca hadi sende girsene dedi bende oha nasıl alıcam 2nizi birden manyak mısın dedim oda alırsın aşkım dedi ve ben o anda herşeyi alabilicek gaza geldim tunca hadi lan sende gir dedim oda dünden razı zaten azgın herif hemen sikini götüme doğrulttu ilk başta girmiyordu bak ben sana dedim dedim mustafa ya o anda tunç sokmayı başardı ve benden bir ahhhlama duyuldu ki tüm apartman inledi inanılmaz acıyodu ama bir süre sonra buda zevk veriyordu tunç arkmdan sarılıp kulak mememi emiyordu bende mustafa sevişip onun azıcık uzamış ama sık olan sakallarını yalıyordum bi süre sonra tunç ağzıma boşalıp benimle sevişmeye başladı mustafa da içimde boşaldı ve bende onun üstünden kalkıp sikimi ağzına dayadım oda bir güzel sakso çekmeye başladı ve gayet güzel çekiyordu en sonunda 3 ümüzde pert bir şekilde yatakta 1-2 saat birbirimize sarılarak yattık sonra birlikte duş aldık ve ödevi bitirmeye çaıştık tabiiki hiç kimsenin aklı ödevde değildi……ama 3ümüzde haytlarımızın en güzel sex deneyimini yaşamıştık heralde 🙂 eğer beni bu şekilde sikmek isteyen 2li 3lü arkadaşlar varsa ekleyin pasifim1930@windowslive.com

Görümcem ve Sevgilisi 2

Görümcem ve Sevgilisi 2
Görümcem ve Sevgilisi 2
İkiletmedim. Dilimi çıkarıp gezintime dilimle devam ettim. Dilim kurudukça yalanıyor, ıslatıp devam ediyordum.

“Tükür lütfen, ıslansın…” dedi. Tükürdüm ben de… Ne bileyim, kocamda böyle şeyler yaşamamıştım ki hiç… Elimle tükürüğümü yaydım sikinin teninde… Kayganlaşan avucumla okşadım, dilimle yaladım, tekrar ıslattım… Şapkasını, gövdesini, her yerini…

“Şimdi torbalarımı…” talimatı geldi.
Aşağıya indim. Dilimi torbalarının hassas derisinde değdirdiğimde inledi. Burnuma ter, sperm kokuları geliyor, bu beni daha da azdırıyor, yaladıkça yalamak istiyordum. Ama izin vermedi. Saçımı tutup geriye çekti başımı… Islanmış ağzımla yüzüne baktım, bekliyordum.

Tekrar doğrulup oturduğu yerde kendine çekti, tekrar öptü beni… Islak dudaklarımı öpüyor, yalıyordu. Belimden tutup benimle beraber aşağıya kaydı, sırtüstü yatırdı… Halının üzerine boylu boyunca uzattı, kendisi de bacaklarımı ikiye ayırıp üzerime abandı.

Bacaklarımın arasında durup bir süre beni seyretti. Heyecan içinde bekliyordum. Fazla bekletmedi. Eğildi. Dudakları dudaklarıma değdiğinde, sikinin başı da apış arama girmiş, amıma baskı yapmaya başlamıştı. Dayanamadım, sımsıkı sarıldım boynuna… Kalçalarını indirip sikini bastırdı, giremedi. Bu kez bir elini aramıza sokup sikini tuttu, hedefine nişanlayıp bastırmaya çalıştı. Zorlanıyordu. Tüm ıslaklığıma rağmen koca siki, benim az kullanılmış, narin amıma girmekte zorluk çekiyordu. İnledim,

“Ihhhh… Yavaş… N’olur… Organın çok büyük… Alışkın değilim…”

“Merak etme canım…” dedi. “Alıştıra alıştıra yaparım. Fazla zorlamamaya çalışırım.”

Dediği gibi yaptı. Yavaş yavaş, ileri geri, ileri geri yapa yapa, sikini am sularımda ıslatıp kayganlaştırarak ilerledi, ilerledi… Sanki amıma bir kol giriyor gibiydi, dudaklarının, içimde vajina duvarlarımın zorlandığını, gerildiğini hissediyordum. Zevk mi? Evet, ama duyduğum acı daha fazlaydı sanki…
Dibime kadar girdi… İçimde yumruk gibi başın kalınlığını hissediyordum. Biraz bekledi, sonra birden kendini olduğu gibi üzerime bıraktı.

“Ihhhh…” diye inledim. Nefes almaya çalıştım. Yapılı erkek gövdesinin altında eziliyordum. Uzun sikinin henüz dışarıda kalan son birkaç santimini de dibime kadar gömmüştü bu hareketiyle…Artık amım yırtılacak, balon gibi patlayacak sanıyordum. Elimi araya sokup göğsüne dayadım, itmeye, kaldırmaya çalıştım. Nefes nefese,
“Offf… Ahmet… Lütfen kalk… Üstümden kalk… Nefes alamıyorum… Sikin içimi yakıyor, yırtılacak gibiyim…”
“Rahat bırak kendini güzelim… Şimdi geçecek… Amcığın alışır şimdi, merak etme…” diyerek beni dudaklarımdan, yanaklarımdan öpüyor, rahatlatmaya çalışıyordu.
Kendini yukarı çekti, üzerimdeki ağırlık, içimden bir ploff sesiyle aniden çıkan sikinin baskısı kaybolunca gerçekten biraz rahatlamıştım. İçimi yakan ateş gibi erkeklik organı içimden çıktığında bir serinlik hissettim… Ürperdim. Sonra o serinlik yerini tekrar ateşe bıraktı.
Başımı kaldırıp baktığımda Semra’nın başını kasıklarımın üstünde gördüm. Diliyle am dudaklarımı yalıyordu, yavrusunu yalayan bir anne köpek gibi özenle… Ahmet yanımızda yanlamasına uzanmış, elinde tuttuğu sikini sıvazlayarak ilgiyle Semra’nın oral yapışını izliyordu.
Kendimi, salonun loş ışıklı ortamında, küçük pipili kocamın hayli geniş porno arşivinden bir film sahnesinde gibi görüyordum. Ben, seksi görümcem ve koca yaraklı sevgilisi… Sanki satanist bir grup seks ayinindeymişiz gibi…
Ben, bakire kurban gibi ortalarında yatmışım, rahibe kadınlığımı okşayıp yalayarak beni Efendimizin kutsal asası ile sikişine hazırlıyor… Efendimiz, az sonra amıma sokacağı kalın, damarlı, kutsal asası elinde, sabırsızlıkla rahibenin işini bitirmesini bekliyor. Ve rahibe de işini iyi yapıyor doğrusu… Dili amımda gezindikçe, klitorisime dokundukça, elektrik vermişçesine minik titremelerle kendimden geçiyorum…
Parmaklarını içinden sular akan amıma sokarak ileri geri yapıyor. Önce biri… Sonra ikincisi… Sokup çıkarıyor… Aynı anda dili parmaklarının etrafında, amımda tavaf yapıyor. Klitorisimi okşayan dil, aşağıya iniyor, am dudaklarımı yalıyor, daha aşağıya, arka deliğime kadar okşaya okşaya tüm kasık bölgemde geziniyor. İnliyorum, dayanılacak gibi değil, parmaklarımla halının tüylerine asılıyorum…
“Ahhh… Çok güzel… Harika…”
Korkunç bir zevk dalgası yükseliyor kasıklarımdan tüm vücuduma… Kalçalarımla beraber düz karnım, göğüslerim dalgalanıyor, kasılıyor, gözlerim kararıyor… Orgazm oluyorum… Dakikalarca… Ama Semra durmuyor, yalamaya devam ediyor…
“Yeter… Yeter artık… Dayanamıyorum… Bırak lütfen…” diyorum. Neden sonra bırakıyor amımı yalamayı… Başını kaldırıyor kasıp yalamasına engel olmaya çalıştığım bacaklarımın arasından… Etli dudakları am sularımla pırıl pırıl, saç baş dağılmış… Gülümsüyor bana… Ahmet’e dönüyor,
“Gel canım… Artık hazır…” diyor. “Şimdi girebilirsin…”
Ahmet bekletmeden kalkıyor, dizlerinin üstünde tekrar bacaklarımın arasına giriyor, siki kocaman başıyla dimdik, amıma kilitlenmiş…
“Dur bi dakka…” dedi Semra… Elini uzatıp Ahmet’in sikini kavradı. Tutup ağzına soktu aleti… Bol bol tükürükle karışık emdi, yaladı… Boğazına kadar sokuyor, sonra dışarıya çıkarıp ne durumda olduğuna bakıyor, sonra tekrar sokuyordu ağzına… Ahmet inleyerek,
“Yeter artık fahişe…” dedi. “Böyle boşalmak istemiyorum, bırak şunu…”
Semra, ağzında iyice ıslattığı siki, az önce içinden sular fışkıran amımın dudakları arasına getirdi. Bana,
“Merak etme canım…” dedi. “Kontrol bende… Canının yanmasına izin vermem. Sonuna kadar sokturmam…”
İçimden gülmek geldi ama amıma girecek yarrağın heyecanı gülmeme engel oldu. Böyle bir fıkra mı vardı ne? Gerdek gecesi, kızını yarmasın diye damadının yarrağını eliyle tutan kaynanayla ilgili? Ama Ahmet kalçasını hareket ettirip sikinin başını amıma sokuverdiğinde hepsi uçtu gitti aklımdan… Dirseğimin üzerinde doğrulmuş, Ahmet’in koca sikinin içimde batan gemi gibi kayboluşunu izliyordum dudaklarımı ısırarak…
Az önceki orgazmımın etkisiyle herhalde, fazla canım yanmıyordu bu kez… Önce yumruk gibi baş kayboldu tamamen… Sonra damarlı gövde ağır ağır içimde batmaya başladı… Başımı iki yana sallayarak,
“Ihhhh…” diye inledim. Amımı yarıyordu hayvansı alet… Semra tüm dikkatini elinde tuttuğu aletin içime girişine vermiş,
“Şşşş…” dedi. “Az kaldı Aylin… Sık dişini canım…”
Dediği gibi az sonra Semra’nın yarağı tutan eli kasıklarıma dayandı, kaldı. Ahmet itmesine rağmen daha fazla girmiyordu yarak… Sonra inip kalkmaya başladı üstümde… Ağır ağır… Acı kaybolmuştu şimdi… Katıksız zevk vardı artık… Semra’nın elinin izin verdiğince içime giriyor, sonra başına kadar geri çıkıyordu.
Hızını arttırdı. Nefes alamıyordum zevkten.. İçime girip çıkan erkeklik organı, bir şehvet dalgasından diğerine koşturuyordu beni… Ahmet ellerinin üzerinde spor salonunda şınav çekercesine rahat ve o oranda tempolu hareketlerle inip kalkıyordu. Bunu yaparken gözleri gözlerimdeydi. Semra’ya,
“Bırak artık yarrağımı…” diye hırladı. “Boşalmak üzereyim…”
Semra elini bırakıp üzerime geldi, dudaklarıma yumuldu. İyi ki öyle yapmış. Ahmet’in yarağını boylu boyunca amıma gömmesiyle, benim o anda duyduğum acı ve zevkle gırtlağımdan kopup gelen feryat, Semra’nın ağzında boğuldu gitti… Ağzımı dudaklarıyla kapatan Semra’nın ağzının içinde zevkten bağırıyordum artık… Burnumdan nefes almaya çalışıyor, başaramayınca göğüslerim şiddetle inip kalkıyordu.
Bu arada Ahmet, inip kalkan memelerimi kürek elleriyle avuçlamış yoğuruyordu. Kalçalarının hareketi iyice hızlanmış, kasıkları şiddetle kasıklarıma çarpıyor, amıma yarağını dipledikçe o elim büyüklüğündeki yumurtaları ıslanmış arka deliğime vurup duruyordu.
Kendimi ölecek gibi hissediyordum. Vücudumun her zevk noktasından beynime gelen sinyaller artık birbirine karışmıştı. Ahmet’in sikinin pompalayıp durduğu amımdan, taşaklarının çarptığı arka deliğimden, hoyratça avuçlanan memelerimden, Semra’nın kemirdiği dudaklarımdan…
Bütün sikişimiz boyunca orgazm yaşadım sanki… Küçük ölüm… Zevkten kendimi kaybettim bir süre sonra… Ahmet’in kasılmaları, içime fışkıran döllerinin rahmimin en derinlerini yakan ateşi… Her şey etrafımda dans etmeye başladı… Ahmet… Semra…
Gözlerim karardı… Bayılmışım…

YASAK DUYGULAR 6

YASAK DUYGULAR 6
Oğlum şok içinde kalmıştı. Yüzünde bir gülümseme vardı ve gözlerini kapatmıştı. Bana sarılmış, beni sımsıkı tutuyordu. Bu olanları hiç beklemediği belliydi.
“Anne… Ben…”
Konuşmasına izin vermedim. Ben de diğer elimle ona sarıldım. Hala erkekliğini kavramış durumdayım.
“Şşşştt… Tamam bebeğim tamam. Rahatladın değil mi? Bak boşalamıyorum diyordun bir de.”
Nefes nefese kalmıştı. Hala tam olarak sakinleşememişti.
“Evet… Anne bu çok güzeldi. Sen… Söylediklerinde ciddi miydin yani… Ben…”
“Ciddiydim bebeğim… Gayet ciddiydim. Sen sadece yapman gerekenleri yap. Annen de görevini yapacak.” dedim elimle erkekliğini hafifçe sıkarken.
“Anneciğim… Seni çok seviyorum…” dedi nefes vererek, sesini tam kulağımın dibinde hissetmek güzel bir duyguydu.
“Ben de seni seviyorum bebeğim benim, şimdi dersini yapmaya başlaman istiyorum. O ödevi bitireceksin.” dedim.
Hafifçe kendimi çektim ve ayağa kalktım. Sağ elim oğlumun menileri ile kaplanmıştı resmen. O kadar çok boşalabileceğini hayal bile edemezdim. Daha önce bu kadar çok boşalan birini hiç görmemiştim. Onu motive etmek için sınırlarımı zorlamam gerekmişti ama eğer başarıya ulaşacaksam bu çok önemsiz bir bedeldi. Tek sorun bacaklarımın arasındaki o ıslaklıktı. İç çamaşırımı değiştirmem gerekiyordu ve dahası benim de rahatlamaya ihtiyacım vardı.
“Anne… Şey…”
Durdum ve çıkmadan önce omzumun üzerinden dönüp oğluma baktım. Çok güzel gözüküyordu. Tamamen çıplaktı ve muhteşem erkekliğinin sertliği yeni yeni geçmeye başlamıştı.
“Efendim canımın içi?” dedim yumuşak bir ses tonuyla.
“Anne ben… Şey yani belki kızarsın ama…”
“Hayır bir tanem söyle annene, neden kızayım.”
Gözlerini yerden doğru yukarı kaldırdı ve bana baktı. Gözleri ışıl ışıl parlıyordu, artık pek de üzgün gözükmüyordu gerçekten de.
“Anne teşekkür ederim… Yani gerçekten… Çok iyi geldi ama… Ben günde bir kere yapmıyorum…”
O an istemsizce gülümsedim. Ah ergenlik… Gerçi o ergenlikten çıkalı oluyordu ama o kızla neler yaşadıysa artık çok etkisinde kalmış olmalıydı. O kız sanki bir uyuşturuya bağımlı yapar gibi benim oğlumu kendine bağlamıştı. Ama bunu çözecektim, hatta bu çözme işlemine şimdiden başlamıştım bile.
“Tamam bebeğim sorun değil. Sen ödevini bitir, yatmadan önce annen gelecek. Merak etme.” dedim ve odama gittim.
Odama gittiğimde çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. İnanılmaz bir olaydı gerçekten, şu ana kadar gerçek anlamda bir hazine tam da önümde duruyordu. Bundan bu kadar zevk alabileceğimi düşünmemiştim. Hayatımı ona adamıştım ve bunu da kendi zevkim için değil, onun için yapmıştım ama hiç beklemediğim bir şekilde o anda olayın tam içinde bulmuştum kendimi.
Hemen üzerimdekileri çıkardım ve sadece iç çamaşırlarımla kaldım. Odamın kapısını kilitledim. Olur da gelirse beni böyle görmesine izin veremezdim. Ondan zevk aldığımı anlamaması gerekiyordu. Yoksa yaptığım şey bir annelik fedakarlığı olmaktan çıkardı. Bundan zevk aldığım için kendime kızıyordum da, çok yanlış bir şey yaptığımı bilmeme rağmen… İç çamaşırıma aynada baktığımda o minik parıldayan üçgeni görünce içim daha bir tuhaf oldu.
Hemen yatağıma uzandım ve başımı yumuşak yastığıma koydum. Tavana doğru bakarken ellerim bacak arama dalmıştı bile. Parmaklarım kadınlığıma dokunduğunda ölüyorum sandım. O kadar ıslanmış durumdaydı ki… Şaşkındım bu duruma.
Dudaklarımdan o anda bir inleme çıkmasına engel olamadım.
“Ahhh…”
İnanamıyordum kendime. Oğlumu hayal ederek kendimi tatmin ediyordum. Parmaklarım klitorisimi okşamaya başladığında başımı hafifçe geriye attım. Diğer elim sütyenimin üzerinden sol göğsümü kavradığında, göğüs uçlarımın iyice sertleşmiş olduğunu fark ettim.
Gerçekten de çok iyi hissettirmişti. Elimin üzerinde hala oğlumun menileri duruyordu, daha kurumadan kadınlığım ile temas kurmuştu. Bu fikir bile beni deli etmeye yetecekken bir anda gerçekleşmişti. O anı tekrar gözümde canlandırdım. Oğlumun gözünün kapanmasını, zevkten inlemesini ve kendinden geçmesini… Nasıl unutabilirdim ki tüm olanları. Unutmak imkansızdı. Artık geri dönüşü olmayan bir yola girmiştim. Çünkü oğlumu istiyordum. Hem de deliler gibi. Ona hep aşıktım zaten, daha ilk doğdunda elime aldığım ilk andan beri hayatım sonsuza kadar değişmişti. Bunu daha o zamandan biliyordum. Artık yaşıyordum hem de her ayrıntısını. Aramızdaki sevgi bağı ise artık en yüksek seviyesine gelmişti. Bir anne ve evladının gelebileceği son noktaya… Oğlum ellerimde boşalmıştı. Tüm kasılmalarını hissetmiştim. O erkeksi damarları ve kokusu… Ah kokusu yok muydu…
Parmağım yavaşça içime doğru kayarken ıslaklığımın seviyesinin ne kadar yüksek olduğunu daha iyi kavradım. Çok uzun zamandır böyle olmamıştım. Hayallerim bile sıradandı, ya da şu an ile kıyaslayınca öyle geliyordu. Oğlumla beraber herşey bir anda değişmişti.
İkinci parmağım içime girdiği anda belim yukarı doğru büküldü ve başımı iyice yastığa gömdüm.
“Ihhhhh…. Oh….. Ohhhhhh….”
Göğsümü hissetmek için eşimi sütyenimin altından soktum ve göğüs uçlarımı parmaklarımın arasına aldım. Resmen yanıyordum. Bu ateş beni eritiyor, bitiriyordu. Gözümü sımsıkı kapattım ve oğluma anlattıklarım aklıma geldi. Şu anda üzerimde olduğunu hayal ettim. Sonra gözümün önüne geldi… İnlerken onun erkekliğini düşündüm. Uzun bir zamandır kimseyle beraber olmamıştım. Hayatımda onunki kadar kalını da görmemiştim. Onu içime nasıl alacaktım, içime girerken resmen beni yırtacaktı. Acı çekme düşüncesi normalde hiç cazip gelmiyordu. Hatta bundan tiksinir ve de ne kadar anlamsız bir fantazi olduğunu düşünürdüm. Ama artık öyle değildi. Oğlum içime girerken beni ne kadar yırtarsa yırtsın devam etmesini istiyordum. Hiç durmasın. Onu engellemek istersem bile güçlü kolları ile tutsun beni, gerekirse bağlasın…
“Immmhhhh… Ahhh….”
O görüntü bir anda aklımda belirince daha da zıvanadan çıktım. Gerçekten rüya gibiydi, kendine özgüvenini yitirmişti ama onu geri kazanmasına yardım edebilirdim. Yatakta kendi annesini hakimiyeti altına alabilir ve gerçek bir erkek gibi hissederdi.
Bu fikir çok hoşuma gitmişti. Çoğu erkeğin sorunu cinsel açıdan tam tatmin olamaması idi. Bu gerçekten de günlük hayatlarına ciddi anlamda yansıyor ve genel olarak yaptıkları işlerde başarısız olmalarını ya da pısırık tipler olmalarına neden oluyordu. Ama benim oğlumun böyle olmasına gerek yoktu. Onun ilk kız arkadaşı olduğu zamanlardan beri onu kıskanmıştım. Bunu şu anda daha iyi anlıyordum. Ona bu zor günleri yaşatan kaşarın artık hayatından çıkması gerekiyordu. Gerekirse kendi annesini altına alıp inletecekti. Yine de yapacaktı.
Parmaklarım içime daha hızlı girip çıkarken iyice kendimi kaybetmeye başladığımı hissettim. Neler yapacağını düşünüyordum. Bana neler yapacağını, ona neler yapacağımı… Tadını merak ediyordum. Keşke ağzıma götürseydim daha o anda…
“Ahhh… Iıghhhh… Ooohhhh…”
Nefes alışverişim daha da sıklaşmaya başlamıştı. Dayanılacak gibi değildi. Onu, benim üzerimde hayal etmek sanırım başıma gelen en uç olaylardan biriydi. Ama artık yapıyordum. Duymaması için kendimi olabildiğince zorluyordum ve de sessiz olmaya çalışıyordum. Ama yine de bunu başarıp başaramadığımı anlayamamıştım. Resmen gözlerim kararıyordu.
İki parmağım da hızlıca içime girip çıkarken, artık çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. O kadar sınıra gelmiştim, o kadar yükselmiştim ki bunu anlatmanın bir yolu yoktu.
Ve işte olmuştu…
İnlememek için ağzımı kapatıyordum. Parmaklarım göğüs ucumu okşarken, dudaklarım birbirine kenetlenmiş durumdaydı.
“Immmmmm… AHHH….” O kadar derin bir nefes vermiştim ki…
Kendime inanamıyordum.
Oğlumu düşünerek boşalmıştım.

Nasıl yarrak yenir öğrettiler !! 5 bl.

Nasıl yarrak yenir öğrettiler !! 5 bl.
Çikolataların iki tanesini yedikten sonra, sedire Durmuş ağanın yanına uzandım. Kendimi çok yorgun hissediyordum. Durmuş Ağa bedenimi okşuyor, küçük öpücükler konduruyor, dudaklarıma yapışıp resmen kemiriyordu. 10-15 dakika kadar sonra kalkıp giyindi ve çıkarken “Sen yarım saat dinlen sonra çık, zaten saat 3 olmak üzere, bir iki saat etrafta oyalan, sonra kahya seni eve götürür!” dedikten sonra, “Eve gitmeden bizim evde bacaklarındaki dölleri temizle!” diye ekleyip çıktı. Aklıma, onu çok mutlu ediyorum, başkaları duysa ne olur ki diye gelmişti, ama en baştan beri kimse bilmeyecek diye sıkı sıkı tembihlediğinden hiç konuşmuyordum.

Üzerimi giyinip sedire uzandım, amımdan halen Durmuş ağanın dölleri süzülüyordu. Bacaklarımdan akan döller kurumuştu. O an aklıma Durmuş ağanın ilk kez dere kenarında sikini elime verişi geldi, bu olayın üzerinden 18-19 gün geçmişti. Bu sürede Durmuş ağa bana sik yalamayı, öpüşmeyi, kucakta zıplamayı ve dölleri yutmayı öğretmiş, minik amımı yarıp, kızlığımı patlatmış, döllerini amıma boşaltmış, ahlaksızca edepsizce konuşmayı öğretmişti.

Biraz sonra kulübeden çıktım, etrafta kimse yoktu. Evin alt katındaki tuvalete gidip amımı ve bacaklarımı yıkadım. Dışarı çıktığımda Durmuş ağanın kızı Hülya avluya çıkmıştı. Beni görünce yanıma gelip, “Hadi gel oynayalım!” dedi. Ben, “Olmaz kızarlar, çalışmam lazım!” dedikçe, o ısrar ediyordu. En son annesine seslendi. Zeliha teyze (Durmuş ağanın karısı) pencereden bakınca, “Anne, Nilüfer’le oynayalım mı?” diye sordu. O da, “Olur kızım.” deyince başladık oynamaya. Akşam olunca kahya beni ve diğer işçileri alıp evlerimize bıraktı.

Eve girince annem halimden çok yorgun olduğumu anlamış olacak ki, “Kızım hadi bir banyo yap, sonra yemeğimizi yeriz, gider yatarsın!” dedi. Ben de banyoya girdim. Hava sıcak olduğundan dışarıdaki kovalarda ısınmış suyla yıkanabiliyorduk. Banyomu yapıp üzerimi değiştirdim. Babam da tarladan gelmiş, annem sofrayı kurmuştu. Akşam yemeğini yedikten sonra biraz daha oturup yattım.

Ertesi gün yine sabah Durmuş ağa beni yanına alıp meyveliğe gittik. Sürekli yapılacak işleri söylüyor, ben de not alıyordum. Saat 10 olmuştu, Durmuş ağa, “Sen şimdi bizim eve gidip evdekilere yardım et, öğlen yemeğinden sonra bekliyorum!” deyip sırıttıktan sonra, etrafa bakındı ve kalçalarımı avuçlayıp dudaklarıma yapıştı. 1-2 dakika öpüştükten sonra da yanımdan uzaklaştı.

Öğleye kadar vakit kasaları etiketlemeyle geçti. Öğle yemeğinden sonra kulübeye geldim. Kulübenin olduğu yer evin arkasında ve görünür bir yer değildi. İçeri girip beklemeye başladım. 5 dakika kadar sonra Durmuş ağa içeri girdi ve kapıyı kilitledi. Hemen beni soyup, kendi de soyunduktan sonra deli gibi öpüp okşamaya başladı. Ben de boş durmuyor, karşılık veriyor, iyi bir kız olup erkeğimi mutlu etmeye çalışıyordum. Sekse alışmıştım artık, o boşalma anındaki zevkin hiç bitmesini istemiyordum. Durmuş ağa beni sedire sırt üstü uzatıp, önce dudaklarımı sonra boynu öperek minik göğüslerime indi. Göğüslerimin tamamını ağzımın içine alıyor, uçlarını yalıyor, bu da benim daha çok kıvranmama neden oluyordu. Öperek aşağıya kayıp, amımı yalamaya başladığında her tarafım yanıp kavruluyordu.

Durmuş ağa şapırtılar çıkartarak amımı yalayıp, amımın minik dudaklarını kıstırıp emerken, bir yandan da, “Tek tüy bile yok, ohhhh, yerim ben bu minik bal kutusunu!” diye mırıldanıyordu. “Yara yara sikeyim mi bu amını haa?” dediğinde, “Sik ağam, sik, geçir amıma, ıhhhhh, ahhhhh!” diye inlemekten kendimi alamıyordum. Sonra beni bir çırpıda sedirin üzerinde domaltıp, tüm gücü ile amıma yüklendi. Siki yarısına kadar içime girince, “Ohhhh, amın fırın gibi orospu, o kadar darsın ki, bir defada yaramıyorum, ıhhhhh!” diye inleyip, amıma hızlı hızlı geçirmeye başladı. 1 dakika kadar sonda koca yarak artık dibine kadar girmiş, Durmuş ağanın kasıkları kalçalarımı dövmeye başlamıştı. O anda ben de, “Çok güzelll, ayyy, ohhh, sik beni, hep sik minik yosmanııı!” diye haykırarak, titreye titreye boşalmaya başladım.

Durmuş ağa ellerini alttan göğüslerime atmış okşarken, temposunu hiç bozmadan amımı sikmeye devam ediyordu. Amım o kadar sulanmıştı ki, yarağı amıma her girişinde değişik sesler çıkıyordu. 5 dakika kadar sonra bedenim amımdaki yarağa kayıtız kalamamış, tekrar boşalmanın eşiğine gelerek içimdeki siki kavramıştı. Durmuş ağa, “Geliyorummm, ohhh, al sana, al minik orospu!” diye haykırıp, birkaç sert vuruş daha yaptı. O an siki yine içimde kalp gibi atıp kasılıyor, sıcak döller amımı dolduruyordu. Bu sıcaklık benim de son noktaya ulaşmamı sağlamış, “Döllerin çok sıcak ağam, çok sıcakkk, sik beniii!” diyerek boşalmama neden olmuştu.

Boşalması bitince Durmuş ağa beni sedire oturtup, önüme dikildi. Sikini bana yaklaştırınca hemen kavrayıp sikini yalamaya başladım. Bu sırada amımdan aşağı döller süzülmeye başlamıştı. Sikini güzelce yalayıp temizledikten sonra, Durmuş ağa geri çekilip, “Şimdilik bu kadar yeter, işlerim var!” deyip giyindi ve dudaklarıma bir öpücük kondurup çıktı. Ben sedirde biraz daha yattıktan sonra üzerimi giyinip kulübeden çıktım.

Saat 3’e kadar evde hanıma yardım ettim. Bu sırada Durmuş ağanın amımda kalan dölleri küloduma akmaya devam ediyordu. Akşama doğru avluya inip, etrafta dolaşmaya başladım. Biraz sonra bir işçi yanıma gelip, “Durmuş bey seni arkadaki samanlığa çağırdı, iş varmış!” dediğinde, koşarak samanlığa gittim. İçeri girince Durmuş ağa kolumdan kavrayıp beni saman balyalarının arkasına götürürken, “Öğlen işimiz yarım kaldı!” deyip sırıtıyordu.

Samanlığın arkasında geçince, beni bir saman balyasının üstüne oturtup, sikini çıkarttı. “Hadi bakalım minik yosma, erkeğinin sikini güzelce yalayıp kaldır! Kaldır ki, senin o minik amını sikip bayram etsin!” dedikten sonra sikini dudaklarıma sürtmeye başladı. Ben de sikini kavrayıp yalamaya ağzıma almaya başladım. Birkaç dakika sonra yarak elime sığmaz olmuştu. Durmuş ağa sürekli, “Yala minik yosma, ohhh, yala sikimi küçük kaltak, sikimin kölesi oldun bak, ohhh!” diye inliyordu. Ben de onu mutlu ettiğimi düşünerek daha bir istekli yalıyordum sikini.

Sonra beni kaldırıp ters çevirdi ve eğilmemi istedi. Ellerimi oturduğum saman balyasına dayamamı sağladıktan sonra entarimin eteğini belime toplayıp, külodumu ayak bileklerime kadar indiriverdi. Ben ayaklarım yerde, aşağıya eğilmiş dururken, “Geçireyim mi amına? Boşaltayım mı döllerimi içine yosma? Kanırta kanırta koyayım fındık kadar amına, seni de keyife getireyim mi haa?” diye diye sikini amımın deliğine sürtmeye başladı. Ben de, “Sik ağam, seninim, nereme istiyorsan boşal, seni mutlu etmek istiyorum. Geçir, kanırt, döşe, ne istiyorsan yap!” diye karşılık veriyordum. Ben öyle konuştukça hoşuna gidiyordu, “Ohhh evet, yapacam, yaracam amını, evet!” diye söyleniyordu.

Sonra usulca içime girip, bir eli ile belime topladığı eteğimi, diğer eli ile de kalçamın yanağını sıkıca kavrayıp, önce 1-2 dakika yavaş yavaş git gel yaparak yarağını dibine kadar soktu. Amım artık onun yarağına alışmıştı, almakta zorluk çekmiyordum. Sonra giderek hızlanmaya başladı. Sikini dibine kadar geçirdiğinde, ileriye doğru esniyor, eteğimden asılıp çektiğinde kalçalarım kasıklarına çarpıp ‘Şak, şak!’ diye sesler çıkarıyor, önünde ileri geri esneyip duruyordum. 5 dakika sonra Durmuş ağa, “Ohhh!” diye inleyip, kasıklarını kalçalarıma yapıştırıp, “Amın yanıyor kaltak!” diyerek boşalmaya başladı. Yarağının içimi ılık ılık döllerle doldurduğunu ve yumuşadığını hissediyordum.

Boşalması bittikten sonra Durmuş ağa hiç içimden çıkmadan, hafif yumuşamış sikini tekrar yavaş yavaş sokup çıkarmaya devam etti. 2-3 dakika sonra sikin içimde büyüdüğünü hissetmeye başlamıştım. Hareketleri hızlanmaya başlayınca ben de zevk almaya başladım. Bir süre sonra Durmuş ağa tekrar eski temposunu yakalamış, amıma deli gibi girip çıkmaya başlamıştı. Her giriş çıkışında amımdan dölleri süzülüyor, ‘Şılak, şılak!’ diye sesler çıkıyordu. Amımın her tarafı ve Durmuş ağanın kasıkları dölle kaplanmıştı. 10 dakika kadar sonra, “Hiç böyle olmadım minik orospu, deli ediyorsun beni, böyle körpe sikilmez mi? Halen daracıksın, amın sikimi sımsıkı sarıyor. Dayanamıyorum, ahhhh!” diye inleyerek bir kez daha boşaldı. Döllerinin amıma aktığını hissederken, ben de, “Döşe ağam, döşe körpe kaltağına, ahhh!” diye inleyerek boşalmaya başladım.

Durmuş ağa halen içimde bekliyordu. Bir süre sonra ufalan siki kendiliğinden içimden çıkarken, dölleri amımdan süzülüp yere akmaya başladı. Sonra ayak bileklerimdeki küodumu yukarı çekip, beni kendine çevirdi. Bir süre öpüştükten sonra, kendi altını çekip, “Sen artık tam bir sürtüksün, benim minik, körpe sürtüğüm, artık yaraksız duramazsın orospu, canım çektikçe geçirecem amına!” diyerek sırıtıp samanlıktan çıktı.

Söylediklerine o zaman bir anlam veremiyordum. Ama dedikleri ilerde aynen gerçekleşti, hayatımın geri kalanında hiç yaraksız kalamadım, sikilmeden duramadım. Durmuş ağa beni seks kölesine çevirmişti, sürekli öpülüp okşanmak, sikilmek, boşalmak ve zevk almak istiyordum.

Tutucu Karim(ALINTI)

Tutucu Karim(ALINTI)
Herkese selam, yurtdışında (Belçikada) yaşayan evli bir çiftiz. Seksi çok sevdiğim için devamlı, değişik değişik sexfilmleri izlerim. Bu bende müthiş fantaziler uyandırıyor ve çok zevk alıyorum. Fakat karım, herşeyi ile harika ve çok güzel bir kadın olmasına rağmen, (herhalde köyde yetişmesinden dolayı olsa gerek) çok tutucudur. Bırakın bu tür filimleri izlemeyi, Avrupanın göbeğinde yaşadığımız halde, başörtüsüz sokağa bile çıkmaz. Ben bu filmleri izledikçe kendimden geçiyordum, 31 çekerek, karımı hep başka bir erkeğin siktiğini hayal ederek boşalıyordum. Bu tür fantazilerimi karıma nasıl anlatacağımı bilemediğim için de hep fantazi olarak kalıyordu. Karımla sikişirken hep onu deniyordum. Birkaç kez karımla seks yaparken, karımın amını yalarken, karım tam kıvama geldiğinde, “Şimdi benim yerime seni kalın ve uzun yaraklı bir erkeğin siktiğini düşünsene karıcığım, ne harika olur!” falan diye zarf attım. Fakat karım, ya, “Sen ne saçmalıyorsun be!” diyerek azarladı, yada hiç cevap vermedi… İçimde hep, acaba istiyor mu, istemiyor mu? diye kuşku kalıyordu…

Dediğim gibi, karımı hep bir başkasının siktiğini hayal ederek sikiyordum. Fantazimde karımın siken adamın yarağı çok büyük oluyordu hep. Ve karımı her pozisyonda, evire çevire sikip, döllerini karımın amına boşaltıyordu ve ben de karımın yeni sikilmiş amını yalıyordum. Nedense bu fantazi beni acaip tahrik ediyordu ve mutlu oluyordum. Günler böylece geçerken, nasıl yapmalıyım da karımı bir başkasına siktirmeliyim diye düşünüyordum. İzlediğim bir filmde masaj yapan bir erkeğin masajı yaptığı kadını siktiğinden çok tahrik olmuştum. Bundan esinlenerek kafamda bir plan canlandırdım. Aslında olmaz değildi, hemde çok kolay olurdu. Karar verdim, bu yoldan karımı siktirmek istiyordum. Çünkü karım belinden biraz rahatsız olduğu için doktoru devamlı masaj tavsiye ediyordu.

Karım birgün yine, “Belim ağrıyor!” dediğinde, “Her gün belim ağrıyor diyorsun, doktor masaja git diyor, ama gitmiyorsun. Ben sana bir masajcı bakacam, itiraz etme, belağrısı önemli bir rahatsızlık!” dedim. Karım zar zor, “Tamam!” dedi. Ve ben hemen ogün başladım araştırmaya. Öyle bir yer bulmalıydım ki, ordaki masöre (Karımı masajda tahrik et ve güzelce sik!) diyebileceğim bir yer olmalıydı. Sonunda uzun araştırmalar sonucu öyle bir yer buldum. Önce kısa bir telefon konuşması yaptım. Resepsiyonist bir bayandı. Bana dediğine göre, böyle bir istekte bulunan ilk kişi ben değilmişim. Daha öncede başka erkeklerin istekleri üzerine karılarına bunu uyguladıklarını ve ciddiyetin önemli olduğunu belirtti. Bana adreslerini vererek, gelmemi önerdi. Gittiğimde beni telefondaki o bayan karşıladı. Bu isteğimin normal olduğunu, önemli olan çiftlerin mutlululuğu olduğunu söyledi ve nasıl olacağını anlattı. Yöntemleri çok akıllıca idi, “Masaja gelen kadın bekleme salonuna alındığında içecek ikram ediyoruz, ama bu içeceğe cinsel arzuyu hat safhaya çıkartan bir ilaç koyuyoruz ve kadın masaj esnasında tahrik oluyor, o anda seks arzuluyor…” diye açıkladı.

Hatta masajı yapan erkeklerin yaraklarının detayına kadar belli olduğu çıplak resimlerinin bulunduğu bir katalaog gösterdi bana, “Sen beğeniyorsun ve o erkek yapıyor!” dedi. İşin en cazip tarafı ise, eğer istersem (ek bir ücret karşılığında) karımın tüm seansını gizli kamera sistemi ile bir CD’ye kayıt edip bana veriyorlarmış. Ben kataloğu biraz inceledikten sonra, birisini beğendim. Yarağı müthiş büyüktü, kabukluydu da, eğrice, müthiş bir yaraktı. Randevuyu aldım, parasını ödedim çıktım. Eve geldiğimde karıma, “Masaj yerinden randevu aldım, 2 gün sonra akşam saat 20:00’de!” dedim. Karım, “Neresi? Uzak mı?” falan diye sordu. “Biraz uzak.” dedim.

O gün gelmişti, hiçbirşeyden haberi olmayan karımı kendi ellerimle sikileceği yere bıraktım ve işimin olduğunu, çıkışta kendisini alacağımı söyledim. Ordan ayrıldığımda, heyecandan kalbim yerinden çıkıyordu. Karımın az sonra sikileceğini düşündükçe sikim kalkıyordu. Çok sabırsızlanıyordum, en büyük arzum o CD’ye bakmaktı aslında, ama CD’yi bana bir gün sonra vereceklerdi. Karım seansa girdikten sonra nerdeyse iki saat geçti, dışarda köşe başında karımın çıkmasını bekliyordum. Bu bekleme hiç bitmeyecek sandım. Sonunda karım çıktı. Arabaya aldım karımı, karım tuhaf duruyordu. “Ne oldu karıcığım, hasta falan mısın?” dedim. Karım, “İyi değilim!” dedi. “Ne oldu, masaj iyi gelmedi mi yoksa?” dedim. “Masaj iyi geldi de, kendimi iyi hissetmiyorum, biraz başağrısı var!” dedi. Eve girer girmez, “Yorgunum, yatalım mı?” dedi. Hemen yatak odasına gittik, soyunup girdik yatağa. Karım, “İyi geceler!” diyerek hemen arkasını döndü. Karıma yaklaşmak istiyordum, arkasından sarıldım, “Canım çok istiyor!” dedim. “Çok yorgunum, yarın yapalım!” falan dedi. Ama ben ısrar ettim, zorla boynunu falan öptüm, yaladım…

Karım gönülsüz bir şekilde razı oldu. Derken elimi büyük bir heyacanla karımın amına attım, karımın sikilmiş amını hissetmek istiyordum. Ve hissettim de. Sonunda en büyük fantazim ve arzum yerine gelmiş, karım bir başkası tarafından sikilmişti. Karımın amı yumuşamış, ateş gibi yanıyordu. Parmaklarımı karımın amına soktuğumda sikildiğini hissedebiliyordum. Karımın yüzü kızarmaya başladı, “Işığı söndür!” diyordu. Belk**e sikildiğini görmemem ve anlamam içindi bu isteği. Söndürdüm ve karımın amını yumuldum, yalamaya başladım. Karımın amının sikildiği adeta tadından da belli oluyordu. Amının içi halen vıcık vıcık suluydu. Tarifi imkansız bir zevkle karımın amını yarım saate kadar yaladım. Sonra sikimi soktum, çok kolay kayıyordu sikim. “Karıcığım, amın bugün müthiş güzel geldi bana, tadı da çok tatlı, harika!” dedim. Karım da, “Üfff, başım ağrıyor. Sik işte!” dedi. Ben de yarın alacağım CD’yi ve karımın sikildiğini izleyeceğimi düşünerek müthiş bir zevkle siktim karımı…

Ertesi günü zor yaptım. Hemen gidip CD’yi almak ve izlerken 31 çekip boşalmak istiyordum. CD’yi aldım ve eve geldim. Karım hergün yaptığı gibi komşuya gittikten sonra, büyük bir heyecanla CD’yi Bilgisayara taktım. Karımın odaya girişi, bayanın masaja hazırlayışını, içeceğini içtiğini bile kayıta almışlardı. Sonra benim katalogdan seçtiğim o erkeğin karıma masaj yapması, masaj yaparken yavaş yavaş karımın bacaklarının arasına elini uzatıp, karımın külotu üzerinden amını okşaması, sonra karımın külotunu çıkartıp amını yalaması falan vardı. Karım sakin bir şekilde kendini o erkeğe bırakmış, istediği her şeyi yapıyordu. Adam yarağını karımın eline veriyor, karım okşuyordu. Hatta yarağını karımın ağzına bile veriyordu. Hayatta benim sikimi yalamayan karım, adamın yarağını kemirircesine yalıyor, emiyordu. Ve sonunda heycanla beklediğim o an geldi, adam yarağını karımın amına sokarken (ben heyecana dayanamadım ve boşaldım). Karım zevkten kendinden geçmiş, o koca yarağı köküne kadar nasıl da zevkle alıyordu. Adam dakikalarca sikti karımın amını, sonra da tüm spermlerini karımın amına boşalttı. Bunları seyrederken ben birkez daha boşaldım, yaşadığım en büyük zevkti bu…

Artık karımı sikerken daha bir ihtiraslı sikiyorum. Karıma sordum, “Haftaya gidecekmisin masaja?” diye. “Tabi tabii, gidecem! İyi geliyor belimin ağrısına!” dedi orospu! Şu anda hiç sektirmeden haftada bir kez gidiyor masaja (ve sikildiğini benim bilmediğimi sanıyor). Ben de çaktırmadan her defasında katalogdan başka bir erkek seçiyorum karımı siktirmek için. Ertesi gün de gidip CD’yi alıyorum ve karımı kim sikti, nasıl sikti, tüm detaylarına kadar seyrediyorum. Karım bana söylemiyor ama çok mutlu, ben de çok mutluyum ve çok zevk alıyorum. İkimiz de tadını çıkarıyoruz. Darısı tüm karısını siktiren, siktirmek isteyen erkeklere…

Kocam sikemeyince

Kocam sikemeyince

Kocam Sikemeyince Bol Bol Siktiriyorum

Öfkeyle, nereye gittiğimi bilmeden hızlı adımlarla yürüyüp duruyordum. Dağ evinde çıplak kocamın önündeki pörsümüş erkekliği, bir yandan işyerinden gelen telefonla görüşmeye çalışırken, bir yandan bana çaresizce bakışları gözümün önünden gitmiyordu. Hırstan gözümden yaşlar dökülüyor, etrafımdaki güzellikleri s*s perdesinin arkasından görüyordum.

Neden sonra kendime geldim. Dağlık arazide giderek yukarılara yükselen eğimli dar patikada hızlı yürüyüş temposu iyi gelmişti öfkeme… Soluk soluğa kalmıştım. Etrafıma bakındım. Nereye gelmiştim böyle?

Cennetten bir köşeydi sanki… Her taraf yemyeşil bitki örtüsüyle kaplıydı. Yeşilin her rengi üstüme üstüme geliyordu… İsmini bilmediğim ağaçlar, yerlerde otlar, etrafı çevreleyen dağlarda yankılanan türlü türlü kuş cıvıltıları… Su sesi geliyordu kulağıma kuş cıvıltılarının arasında… İleride sıklaşan ağaçların arasından geliyordu şırıltı… Köyün içinden akan dere olmalıydı bu, kaynağı burasıydı demek ki…

Biraz daha ilerledim. Vadinin tabanında akan dereyi gördüm… Patika yolun biraz altında, dağdan taşıdığı millerle kumdan çakıldan minik bir düzlük oluşturmuş, kayaların arasından şırıl şırıl akıyordu. Hayranlıkla, huzur içinde suyun sesini dinledim. Derin bir nefes alıp yeni yeni ayırdına varmaya başladığım çamların, dağdan esintiyle gelen kekiklerin, dağ çiçeklerinin, çimenlerin kokularını ciğerlerime çektim.

Derenin kenarına kadar ilerledim. Tertemiz, berrak bir suyu vardı. Eğilip elimi soktum, önce tadına baktım birkaç yudum alıp… Sonra avuçlarımla tekrar tekrar su alıp yüzüme çarptım. Yürüyüş temposuyla terleyen yüzümü yıkadım. başımı kaldırıp etrafıma, dört bir yana bakındım dikkatlice…

Yeryüzündeki tek insan, Havva gibiydim şu dağın başında… Kuş cıvıltılarından başka bir kul yoktu etrafta… Üzerimdeki askılı tişörtü çıkarıp kenara koyuverdim. Derenin serin suyunu bolca alıp yüzüme yüzüme çarptım. Gözlerimi kapatarak yüzümü, saçlarımı ıslatan suyun boynumdan çıplak göğüslerimden bedenime, okşayarak, süzülerek inişini hissettim. Su damlaları bir erkeğin nazik okşayışları gibi iri memelerimin arasından kendine yol bularak iniyordu aşağılara…

Yalnız olmanın verdiği rahatlıkla, üzerimde sadece bir kısa kloş etek ve spor ayakkabılarımla huşu içindeydim bu ısisız vadide… Tam rahatlamış, huzur içinde etrafımdaki güzellikleri izlemeye başlamıştım ki, ileriden bana seslenen kocamın dağda yankılanan sesini duydum.

“Güüll…” diye bağırıyordu…

Canım sıkıldı. Başımı çevirip baktım. Arkamdan beni aramaya çıkmış olan kocam nefes nefese bana doğru geliyordu. Patika yoldan inip yuvarlana yuvarlana yanıma, derenin kenarına kadar geldi. Dili bir karış dışarıya çıkmış, eğilip dizlerinden destek almaya çalışıyordu.

“Aşkım, ne arıyorsun bu dağ başında buralarda? Sana yetişmeye çalışıcam diye koşturmaktan bittim valla…” Sinirlerim geriliverdi bir anda yine… Tersledim,

“Gelmeseydin sen de… Ne diye geldin?”

“Merak ettim Gül… Öfkeyle çıkıp gidiverdin.” Etrafına bakındı tedirgin tedirgin… “Yalnız başına… Kadın halinle…” Gözlerini açarak ilk defa görmüş gibi hayretle çıplaklığıma baktı… “Böyle çırılçıplak… Ne yapıyorsun sen karıcım?” Acıyla güldüm,

“Merak etmiş…” Öfkem kabardı yine, sesim giderek yükselmeye başladı. “Niye merak ediyorsun ki? Burda da yalnızım, evde yatakta da yalnızım ben… Sen… Sen işinle evlisin. Ben kadınım ama sen erkek misin? Sikmeyi bile beceremiyorsun, erkek müsveddesi… Bıktım artık senin kalkmayan sikinle uğraşmaktan… Anlıyor musun? Bıktım… Bıktım…”

Gözlerimden yaşlar akıyordu bunları yüzüne haykırırken… Yaklaştı, beni kollarının arasına almaya, yatıştırmaya çalıştı.

“Yapma karıcım, üzme beni… Biliyorsun iş stresi, şu bu… Geçici işte… Üzme beni… Seni deli gibi seviyorum. Geçecek bunlar… Bir çaresine bakarız… Yıpratma kendini… ”

“Dayanacak halim kalmadı benim… Gencecik kadınım ben… İhtiyaçlarım var… Geçecek geçecek diyorsun, bunca zamandır geçmedi işte… Hep aynı, hep aynı… Her şey para demek değil ki… Sevişmek istiyorum. Yanıyorum. Ateşimi söndür istiyorum. Ama nerde?”

Öfkeden deliye dönmüştüm, kendimi kaybetmiştim adeta… Her zamanki, ölçülü ev kadını gitmiş, başka bir Gül gelmişti sanki.. Bir elimle kloş mini eteğimi tutup yukarı kaldırdım. Külot yoktu altımda… Diğer elimle çıplak kadınlığımı avuçlayıp ona gösterircesine sıktım,

“Şuna bak… Yanıyor bu… Amım yanıyor… İçine girilsin istiyor. Erkek gibi erkek olsan, doyurursun bunu… Aç bırakmazsın… Neden kalktık geldik buraya? İşinden, şehirden uzaklaş diye… Stres bitsin, sikin kalksın diye, cinsel yaşamımız düzelsin diye… Ama sen ne yapıyorsun? Burada bile iş düşünüyorsun.”

“Yapma Gül… Yaşadığın lüks hayatı, arabaları, yazlığı, her şeyi unutuyorsun. O iş sayesinde oluyor bunlar… Bu kadar büyütme” Artık ikimiz de burun buruna, bağırmaya başlamıştık birbirimize…

“Senin olsun hepsi… Al başına çal. Her şeyim var ama, erkeğim yok. Şimdiye kadar aldatmadım seni, boynuzlamadım, ar namus dedim. Ama bitti artık. Dayanamıyorum. Ayrılalım. Erkek istiyorum ben… Kadınlığımı yaşatacak erkek istiyorum. Bana seksi yaşatacak, beni adam gibi sikecek,sikilmeye doyuracak erkek istiyorum, anlıyor musun beni?”

“Azgın fahişe… Bir sürü vibratör aldım sana… Oynayıp duruyorsun işte onlarla… Şimdiye kadar şikayetin yoktu, benim yanımda sokup çıkarıyordun kızışmış amcığına… Şimdi ne oldu?”

“Aptal herif… Gerçek erkeğin sikinin yerini tutar mı onlar? Sen ne anlarsın? Erkeğin altında ezilirken orgazm olmanın zevkini vermez o sahte plastikler… Öpüşmezler sikişirken… Sevip okşamazlar, bedenime sarılmazlar, öpüp koklamazlar… “

“Abartma işte azgın fahişe…”

“Fahişe ha? Bunca zaman o küçük pipinin kahrını çeken, seni boynuzlamayan ben fahişeyim ha? Ama gör sen, broşanıcam senden, gidip istediğim gibi gerçek erkek bulacağım kendime… Bir işaretime bakar. Senin yanında bile asılıyorlar, en yakın arkadaşların hatta… Haberin yok senin… Gidip erkek bulucam. Hatta erkek değil, erkekler… Birden fazla… Erkekler bulacağım. Koca yaraklı erkekler… Doya doya sevişicem onlarla… Kadınlığımı, gençliğimi, güzelliğimi yaşayacağım. Cinselliğin tadına varmak istiyorum artık… Seksin… Sevişmenin… Sikişmenin… ”

Sustum sonunda…. Bir şey söylemeden bakıştık. Öfke patlaması yaşıyordum. Kocam da şaşırmış, ne diyeceğini bilemeden bakakalmıştı yüzüme… İlk defa böyle bir patlama yaşıyorduk evliliğimiz boyunca… Kısa bir sessizlik oldu. Derenin şırıltısı… Kuşların cıvıldamaları… Rüzgarın sesi… Konuşmadık bir an… Kinle bakışıyorduk. Sonra o sessizliği tok bir erkek sesi bozdu,

“Biz yardımcı olalım mı gençler?”

“Ayy…” diye bir çığlık koparıp korkuyla başımı sesin geldiği yöne, patika tarafına çevirdim kocamla aynı anda… Patika yolun kenarında iki adam… Ellerinde birer tüfek, sırtlarında çanta, gözleri bizde, daha çok bende, sırıtarak bakıyorlar… Sırtlarındaki yelekler, pantolonlar, ayaklarındaki kalın botlardan ava çıktıkları belli oluyor.

Nasıl bu kadar rahat olabildim, nasıl böyle çıplak kalmaya cesaret edebildim diye kendi kendime kızarak aniden eğildim, yerdeki tişörtümü alıp arkamı döndüm erkeklere, sırtıma geçirdim. Tekrar onlara döndüğümde nerdeyse burun buruna geldim adamlarla…

Bir anda patikadan aşağıya inmiş, yanımızda bitivermişlerdi ben tişörtümü giyene kadar… Kocam beti benzi atmış bir halde adamlarla benim arama girip beni perdelemeye, korumaya çalışarak,

“Ne.. Ne diyorsunuz siz arkadaşlar? Ne işiniz var burada?” diye kekeledi.

Korkuyla erkeklik gösterisi arasında kalmış bir tavrı vardı. Ve ben bile etkilenmemiştim onun söylediklerinden… Korktuğu o kadar belli oluyordu ki… Nitekim öndeki adam tınmadı bile,

“Siktir lan…” diyerek eliyle kocamın kolundan tutup yan tarafa savurtuverdi. Bu ani hareketi beklemeyen kocam yerdeki çakılların üzerine seriliverdi boydan boya…

Adamla göz göze geldik. Bende de korku, ama daha çok öfke vardı. Bu iki yabaninin çıplak bedenimi görmesine sebep olmuştum. Kendime, kocama, adamlara öfke doluydum.

Adamlarsa yiyecek gibi bakıyorlardı bana, tişörtün saklayamadığı, inip kalkan göğüslerime, mini eteğimin meydanda bıraktığı çıplak bacaklarıma… Lider tavırlı olan önümde, diğeri yan tarafıma geçmişler beni seyrediyorlardı. Elimde olmadan ürperdim, göbeğimi açıkta bırakan tişörtün eteklerini tutup çekiştirdim, örtmeye çalıştım. Ben göbeğimi örtmek için alttan çekince bu kez memelerim çataldan aşağı açıldı. Kendi haline bıraktım ben de…

Esmer, sakalları uzamış, iri yapılı, ayı gibi bir şeydi önümdeki adam… Önü açık, göğsünün kılları görünen kareli gömleğinin kollarını sıvamıştı. Tüfeği tutan kürek gibi elleri, kalın bilekleri göze çarpıyordu.

“Deminki muhabbetiniz yarım kaldı bayan…” dedi o kalın sesiyle… Alaycılık vardı biraz sesinde, çokça istek, şehvet… Gözlerindeki bakışlar tamamlıyordu o şehveti… Dişisini görmüş vahşi hayvan bakışları vardı o gözlerde…

“Ne muhabbeti? Ne diyorsunuz siz?” dedim.

“Kocanla yaptığın muhabbetten bahsediyorum. Hani sikemiyordu seni kocan… Kendine erkek bulacaktın gidip… Amcığın yanıyordu hani… Yarak istiyordu… Sikilmek istiyordu… O muhabbet diyorum…”

Elindeki tüfeği bir anda indirip namlusuyla eteğimi kaldırıverdi. Korkuyla irkildim, eteğimi indirmeye, iki vahşinin gözleriyle sikmeye başladığı kadınlığımı örtmeye çalıştım. Kendimi bir adım geriye attım. Arkama baktım telaşla, arkamda dere var, gidecek yerim yok. Yan tarafa bir adım atayım dedim, ikinci adam sırıtarak önüme geçip engel oldu hareketime… Önümde de koca ayı… Kaçacak yerim yok. Çaresiz kaldım.

“Kocamla benim aramda bunlar… Sizi ilgilendirmez. Bırakın gidelim.” dedim öfkeyle…

“Yoo… Artık bizi de ilgilendiriyo. Kamu malı oldunuz, halka açıldınız bağıra bağıra… Biz centilmen adamlarız bayan… Kulak misafiri olduk, derdinizi duyduk, zor durumda olduğunuzu öğrendik. Size yardıma geldik. Sizin derdinizi hallediverelim gari dedik, öyle mi Rıfat? Yalan mı diyom?”

“He valla… Doğru söylüyon ağam…” dedi yardakçısı… Sırıtıyordu. Bana bakıyordu direkt, nerdeyse salyaları akacaktı açık ağzından… “Yardım edek size bağyan… Heç merak etme, bi çırpıda hallederiz derdini, tasa etme… Senin dermanın oluruz. Sike doyururuz seni…”

Bunu söylerken elini pantolonun önüne atmış, kabarıklığını okşuyordu hayvan… Arsız, yüzsüz herif, bir anda siz’li konuşmaktan vazgeçmiş, sen demeye başlamıştı cümlenin ortasında… O anda kocam yerden kalkıp aramıza giriverdi. Kollarını açıp beni heriflerin sikici gözlerinden korumaya çalıştı.

“Bakın, sorun istemiyoruz tamam mı? Bırakın çekip gidelim. Başımıza bir şey gelecek olursa fena halde başınız ağrır. Siz kim olduğumu bilmiyorsunuz benim…” diye efelendi. Yardakçısının ağam diye hitap ettiği ayı gülerek sordu,

“Peki sen bizim kim olduğumuzu biliyo musun beyfendi?”

“Nerden bileyim kim olduğunuzu bu dağ başında? Ne önemi var şimdi bunun?” dedi kocam…

“Bak iştee… Ne güzel, kimse kimseyi tanımıyo… İşimizi görüp gidicez, sizin derdinizi de halledicez. Güzel karını bir güzel sikicez…”

“Ne diyorsun ulan sen?” diye bağırarak yakasına sarıldı kocam, kendini kaybetmiş gibiydi. Daha cümlesini bitiremeden, ağanın elini kaldırmasıyla kocamın suratına okkalı bir Osmanlı tokadı yerleştirmesi bir oldu. Kendi etrafında şöyle bir dönen kocam yere yığılıp kaldı. Elleriyle yüzünü tutuyor, burnundan kan broşanıyordu.

“Kal orda şehir züppesi…” diye hırladı tepesinde ağa… “Kalkarsan gebertirim. Hasan benim adım… Dediğimi yaparım, ona göre ayağını denk al… Biz seksi karının ifadesini alırken, karnını doyururken sen orda uslu uslu oturacaksın, tamam mı? Anlaştık mı? Başını salla, anladığını anlayam ben de… Yoksa gebertirim şuracıkta seni, leşini köpekler yer…”

Kocam kanlı ağzı burnuyla başını salladı evet anlamında çaresizce… Ben ise ümitsizce bakınıyordum. Ne kaçacak yerim vardı, ne de yardım edecek birileri… Bu dağ başında yapayalnızdım bu ayılarla… Hasan bana döndü kocamı azarladıktan sonra,

“Şimdi gelelim sana küçük hanım…” dedi. “Vakit geldi. Şu derdin neymiş bana da anlat bakalım. İyice anlayalım, ona göre çare bulalım derdine…” derken elindeki tüfeği adamına uzatıyordu. Üstündeki avcı yeleğini çıkarıp attı. Sikici bakışlarla beni baştan aşağıya süzerken gömleğinin düğmelerini açtı, onu da çıkardı.

Belden yukarısı çıplaktı şimdi. Ayağında pantolon ve kalın botlar kalmıştı. Kıllı bedeni kas yığınıydı. Her hareket ettiğinde kasları yumru yumru görünüyordu kalın bedeninde… Geniş göğsü, dümdüz karnı, nerdeyse belim genişliğinde pazuları, kocaman pençeleri… Tıpkı bir ayı gibiydi karşımda…

Ani bir kararla yan tarafa atıldım birden, karşıma Rıfat çıktı yine… Durdum, ikisi yan yana geçişimi, kaçışımı engelleyecek şekilde karşımda duruyorlardı. Arkamda dere vardı, sesini duyuyordum.

Ben de arkamı döndüm, dereye doğru atıldım. Su dizlerime geliyordu ilk anda… Buz gibi suyu bacaklarımda hissedince titredim. Erkekler arkamda duraklamışlar, beni izliyorlardı. Niye takip etmiyorlar diye düşünerek ilerledim, karşı kıyıya geçmeyi, kaçmayı düşünüyordum.

İki adım daha atınca su birden derinleşiverdi. Bir anda belime kadar suya gömülmüştüm. İki üç metre genişliğindeki derenin bu kadar derin olması bir anda şaşırttı beni… Suyun akıntısı da güçlüydü. Tam ortadaki bir kayaya tutunmak zorunda kaldım. Su nerdeyse beni götürecekti, öyle şiddetli akıyordu burada… Hasan seslendi arkamdan,

“broşa uğraşma güzelim… Balım… Geçemezsin. Bizi bile zorlar bu su, ilerde köprüden dolanırız. Hadi gel bu tarafa sultanım… Amın götün donacak yoksa, hasta olacaksın.”

Kayaya zorlukla tutunmuş vaziyette, hırsla dört bir yana bakındım. Dişlerim takırdıyordu suyun soğukluğundan… Doğru söylüyordu, su geçilecek gibi değildi. Kendimi bıraksam diye düşündüm, hemen vazgeçtim.

Hangisi daha kötü diye düşündüm bir an… broğularak ölmek mi? Yoksa bu ayıların gönlünü yapmak mı? Ölmek? Yo, bu genç yaşımda, hele broğularak ölmek… Geriye dönmeliydim. Belki… Bir umut… Yalvarsam, yakarsam, bırakmalarını istesem, ayaklarına kapansam…

Korka korka ellerimi bıraktım. Akıntıya karşı koymaya çalışarak bir iki adım attım. Hasan kıyıdan tüfeğinin namlusunu uzatıyordu tutmam için… Ucundan yakaladım, ondan destek alarak şiddetli akıntıyı alt etmeye çalıştım, kenara yaklaştım.

Suyun zemini iri kayalarla doluydu, yosun kaplı, kaygan… Spor ayakkabının tabanı yosunlu kayada kayıverdi birden… Boylu boyunca kapaklandım suyun içine… Nefes boruma kaçan suyun etkisiyle öksürmeye başlamıştım ki, Hasan iki adımda yanıma geldi, elini uzatıp yakalayıverdi elimi, tutup hızla kendine çekti. Kaldırıp kucakladı. Kuş gibi kaldırıp kollarının arasına aldığında hala öksürüyordum.

Yine iki adımda dere kenarına çıktık. Buz gibi suyun etkisiyle dişlerim resmen trampet çalıyordu. Titriyordum. Belden yukarısı çıplak adam ıslak ayaklarıyla hiç etkilenmemiş görünüyordu soğuk sudan… Beni kucağından indirip ayaklarımı yere bastırdı.

Üstümdeki sırılsıklam olmuş askılı tişört ıslak bedenime yapışmış, tüm hatlarım meydanda, sanki hiçbir şey giymemişim gibi duruyordu. Meme uçlarım tüm ayrıntılarıyla tişörtün ıslak kumaşından görünüyordu. Hasan elini uzattı, ıslak tişörtün yakalarından tutup cart diye yırttı, bir anda çıkarıp attı.

Neye uğradığımı şaşırmış, aptal aptal bakınıyor, memelerimi kapatmaya çalışıyordum. Hasan eğilip yerdeki kalın oduncu gömleğini alıp sırtıma geçirdi. Gömleğini battaniye gibi sardı ıslak ve çıplak bedenime… Kollarıyla da kendine çekip sımsıkı sardı beni…

Ohhh… İyi gelmişti. Ayının ter kokan gömleğinin sıcaklığı içimi ısıtmıştı bir anda… Başımı kıllı göğsüne gömmüş, gözlerim kapalı, kendimi kollarına bırakmıştım. Neden sonra, dişlerimin takırdaması geçince kendime geldim, kollarından sıyrılıp kurtuldum, kendimi geriye çektim biraz… Üç erkeğin gözleri benim üzerimdeydi. Üçü de hayran hayran bana bakıyorlardı.

Baktım, üstümdeki oduncu gömleğinin önü tamamen açıktı. Benim kavun irisi memelerim meydanda, uçları parmak gibi kabarmış vaziyette, memelerim inip kalkıyor… Elimle gömleğin yakalarını tutup örtmeye çalıştım ne kadar örtebilirsem… Tabi bu arada iki tecavüzcü adayım da göreceklerini çok yakından görmüşlerdi.

“Offf…” diye inledi Hasan. Uzattığı elinden kaçınmama rağmen göğüslerimi zorla avuçlayıp okşadı… “Harikasın yavrum. Senin gibisini görmemiştir bu dağlar… Taş gibi memelerin var anam avradım olsun”

“Dokunma bana…” diye tısladım, memelerimi avuçlayıp acıtan eline vurdum. Güldü,

“Az önce sarılıyodun bana yavrum? Dokunma demiyodun, içime gircektin.”

“Donuyordum ondan… Sana bayıldığımdan değil geri zekalı…”

Bu kez tokat benim yanağımda patladı. Kocama vurduğu kadar olmasa da yine canım yanmıştı. Ay diye bağırıp yanağımı tuttum. Kıvılcımlar çakıyordu gözlerimde, yanağım kıpkırmızı yanıyordu. Islak, uzun saçlarımdan tutup başımı çekti, dudaklarını hırsla, sertçe dudaklarıma bastıra bastıra öptü. Sonra da geri çekti, gözlerimin içine bakarak,

“Terbiyeli ol. Yoksa başına geleceklerden ben sorumlu olmam. Ayağını denk al kadın…”

Adamın kuvvetli pençeleri etime geçtiği yeri morartırcasına sıkıyor, canımı yakıyordu. Çırpındım umutsuzca, kaçmaya çalıştım, beceremedim. Pençelerinden kurtulamadım. Beni tuttuğu gibi sürükledi, biraz ilerideki çimenlerin üzerine yatırdı zorla…

Ben altında çırpındıkça hoşuna gidiyor, gevrek gevrek gülerek çaresizliğimle alay ediyordu. Arada bir eğilip tüm ağırlığını üstüme veriyor, altında ezerek dudaklarıma yumuluyor, öpüyordu. Çıplak göğsünün kıllarını meme uçlarımda hissediyordum öpmek için eğildiğinde…

Yoruldum sonunda… Çırpınmaktan vazgeçtim, kollarım iki yana düştü hareketsiz… Üzerimdeki ayı her yerimi ayrı mıncıklıyor, bıyıkları, sakalları yüzüme, yanaklarıma, boyunlarıma bata bata öpüyordu her yerimi… Gömleğin yakalarını iki yana açmış, meydana çıkan memelerimi avuçluyor, sıkıyor, uçlarını parmaklarının arasında ovalıyordu. Kasıklarım karıncalanmaya başladı birden… Meme uçlarımdan bir elektrik akımı tüm vücuduma yayılıyordu sanki…

Hasan ellerimi tutup başımın üzerinde birleştirdi, bastırdı. Kasıklarını kasıklarıma bastırıyor, kıpırdamama fırsat bırakmıyordu. Pantolonunun önündeki sertliği hissettim durunca… Taş gibi batıyordu karnıma, göbeğime…

Ben hareketsiz durunca bacaklarıyla bacaklarımı aralayıp arasına girdi, sertliğini kadınlığıma yapıştırdı. Zaten kısacık etek biz broğuşurken sıyrılmıştı belime kadar, altım çıplak vaziyetteydim. Pantolon kumaşının üzerinden penisinin sıcaklığını hissettim organımın dudaklarında…

“Ihhh…” diye inledim. Kendime inanamıyordum. Bu kadar kaçınma, mücadele, çırpınmanın sonunda zevk alıyordum. Ayının sikinin sıcacık teması beni zevkten inletiyordu.

Son darbe oldu bu… İnlememi duyunca daha bir hırslandı adam… Dudaklarımı kemirmeye, memelerimi acıtarak yoğurmaya, bedeninin ağırlığını arttırmaya başladı. Başımı yana çevirdim gözlerimdeki isteği, şehveti görmesin diye… Daha kötü oldu.

İki erkek bizi izliyordu biraz ötemizde… Elini pantolon fermuarını açıp içeriye sokmuş, sikini avuçlayan Rıfat ve burnunun kanları kurumaya yüz tutmuş kocam… Gözleri açılmış, heyecanla bize bakıyorlardı. Benim çıplaklığıma, Hasan’ın altında kıvranmama…

“Zevk alıyo ağam… Orospu zevk alıyo…” dedi diğeri… Kocamın yanında hem de… Sanki kocam farkında değilmiş gibi… Üstümde beni yiyip duran azgın köpek zevk aldığımı hissetmiyormuş gibi…

“He gardaş… Zevklenmeye başladı kahpe… Yarağın tadını aldı ucundan… Gör bak, neler yapacak bu orospu, nasıl alcak benim yarağı… Sen ne diyosun züppe? Zevk alıyo de mi? Bunca yıldır siktiğin karın senin… Sen daha iyi bilirsin? Söylesene ulan…” Kocam gözleri parlayarak cevapladı adamı,

“Evet… Daha iyi bilirim. Zevk alıyor…”

“Sikeyim mi karını ulan? Senin önünde sikeyim mi ha? Cevap ver züppe…” Rıfat gülerek kocamın ensesine bir tokat attı hafifçe,

“Söyle ulan, ağam siksin mi karıcığını?” Kocam gözlerini bir an bile ayırmamıştı benden…

“Evet…” dedi heyecanla…

“Ne evet? Siksin mi, söylesene…”

“Evet… Siksin… Karımı siksin… Amına koysun… Karımın da istediği buydu zaten… Siksin karımı… Siz bakmayın, numara yapıyor. Amcığı sulanmıştır bile orospunun… Siksin karımı… Sen de sik… İkiniz de sikin kahpeyi… Ben doyuramadım yarağa, siz doyurun bari… Sesi kesilsin, yarak diye diye bağırmasın”

Kahkahalarla güldü ikisi de… Kocam da pantolonunu indirmiş, kalkmış sikini okşuyordu şimdi… Bana… Bu dere kenarında, elin ayısının zorla sikmek üzere olduğu karısına baka baka…

Hasan elini araya sokup pantolonun fermuarını indirdi, sikini çıkardı dışarıya herhalde ki, hemen arkasından suda buz kesmiş kasıklarımın, kadınlığımın üstünde çıplak erkekliğinin ateş gibi sıcaklığını duydum.

İster istemez bacaklarım aralandı biraz daha… Ateş gibi yanan sikini benim yanmaya başlayan amımın dudaklarına sürttü. Evet, az önce buz gibi dere suyunun içinde donan amım şimdi yanıyordu. İstiyordu. Islanıyordum git gide…

Başımı kaldırıp görmeye çalıştım onu… İçime girmeye çalışan erkekliğine baktım. Kıllı bedeninde traş ettiği kasıkları, bileğim kalınlığındaki erkekliği, mor renkteki amıma dayanmış kocaman başı… Başım dönmeye başladı.

O demir gibi, ateşten yanan sikinin gövdesini sürtüp durdu bir süre… Kabaran klitorisimin üzerinde ıslak ıslak gidip geldi kalın yarak… Kıvrandım… Kalçalarım hareketlenmeye başladı. Altımdaki çimenler sırtımı, üstümdeki ayının kılları ön tarafımı okşuyordu sürekli… Zevkten inliyordum artık, kıvranıyordum… Dayanamıyordum. Biraz daha açtım bacaklarımı, içime alabilmek için araladım. Biraz daha…Üstümdeki ayı durdu,

“Ne dersin sultanım? Ağzına layık mı yarrağım? Amın kabul eder mi? Sikeyim mi seni? Bak, kocandan izin aldım. Sik karımı diyo pezevenk kocan… Sen de istiyo musun sikmemi?”

“Evet…” dedim belli belirsiz… Hala duruyor, hareket etmiyordu. Huzursuzca kıpırdandım. Sesimi yükselttim bu kez, istekle, sabırsızlıkla bağırdım. “Evet… Sik beni… İstiyorum işte… İstediğimi biliyorsun hayvan… Sikini istiyorum senin… Yarrağını… Sok artık…”

Sokmadı. Siki kadınlığımın üzerinde dururken eğilip dudaklarımı öptü nazikçe… Titredim. Zevkle ürperdim. Başımı kaldırıp dudaklarını aradım ben de… Alt dudağımı hafifçe ısırdı vahşi herif… Bu hareketi kanımı daha çok kaynattı. Belden yukarımı kaldırıyor, memelerimi onun göğsüne sürtmek, dudaklarını öpmek için kıvranıyordum. Düpedüz gözlerimden yaş geliyordu artık,

“Ohhh… Hadi erkeğim… Hadi sik beni… Becer… Yalvartma beni artık… Sok şu sikini içime… Yarağını sok. Hadi… Hadi… Sikk…”

Am dudaklarımı zorlayan erkekliğin başı içime girdi. Yumruk gibiydi kapımda… Hissediyordum onu… Kalınlığını… Sonra bir anda amıma gömdü sikini… Aahhh… İnsafsızca, vahşice gidip gelmeye başladı vajinamda…

Canım yanıyordu kalın yarak içimi yardıkça… Ama daha fazla da zevk alıyordum. Artık aldığım zevki saklayamıyordum onlardan… Feryat figan, bağıra bağıra sikiliyordum mağara ayısının altında… İlk orgazmımı yaşattı bana… Durmadan devam etti. İçinden sular fışkıran amımda gidip geldi.

Ellerimi bırakmıştı çoktan… İnip kalkıyordu üstümde durmadan… Az önce broşalmama rağmen zevkten kıvranıyordum. Amımda durmaksızın, dinlenmeksizin gidip gelen sikin sürtünmeleri öldürüyordu beni… Boynuna sarıldım. Bedenimi onun kıllı bedenine yapıştırdım. Memelerim ezildi. Boynunu ısırdım zevkten… O da acıyla, zevkle inledi. Hoşuna gitmişti dişlerimi omuzlarında hissetmek…

Kendine yakışanı yaptı. Ayı gibi böğürdü broşalmaya yaklaştığında… Kulağımı yalarken zevkten hırıldıyordu. Bacaklarımı beline doladım. Altında yuvarlandım. Ne istediğimi anladı hemen, yana devrilip beni üstüne çekti.

Bir kısa zaman dilimi bekledim hareketsiz… Hemen gelmesini istemiyordum. Sonra ellerimi göğsüne koydum, oturup kalkmaya başladım üstünde… Çılgın bir tempo tutturmuştuk ikimiz de… Gözlerim kısılmış, dudaklarımı ısıra ısıra amımdaki yarağın zevkine varıyor, her hücremde hissediyordum kalınlığı…

Ben kalın yarağın üstünde inip kalkarken dudaklarımı öptü biri… Gözlerimi açtım. Rıfat… Soyunmuş, çırılçıplak yanımıza gelmişti… Ben de öptüm. Diliyle yaladı dudaklarımı… Öpüştük. Ayağa kalktı sonra… Kalkmış sikini ağzıma dayadı. Onun siki de epey hatırı sayılır bir uzunluğa sahipti. Damarlarını okşadım dilimle, ağzımın içine alıp emdim. Alttan Hasan sona yaklaşmış, memelerimi avuçlarken, hızla, hırsla vajinamın içine içine vurduruyor, darbeleri beni sıçratırken, ben ağzımın içinde Rıfat’ın sikini emiyordum.

Hasan sonunda amıma broşaldı. Son bir kasılmayla döllerini içime püskürtürken ben ikinci kez gelmeye başladım. Gözlerim kaydı, Rıfat’ın ağzımdaki sikini çıkarıp beline sarıldım düşmemek için… Rıfat saçlarımı kavramış, tükürüklerimden ıslanan sikini sıvazlayarak otuzbir çekiyordu hızla… O da spermlerini yüzüme attırdı kısa sürede… Dalga dalga yüzüm gözüm bembeyaz spermleriyle kaplandı.

Kendimi sırt üstü yan tarafa, çimenlerin üzerine bıraktım. Hasan yattığı yerde kalmıştı. Rıfat diz çökmüş, kendine gelmeye çalışıyordu. Kendime hayret ediyordum. Kocamla sıcacık yatağımızda yeni evliyken bile beraber broşalmamıştık hiç… Erken gelirdi hep… Beni sik gibi bırakırdı tek başıma… Bugün üç kişi birden aynı anda broşalabilmiştik. İki erkeği mutlu edebilmiştim. Kendim de bulutların üzerine çıkmıştım adeta…

Ben bunları aklımdan geçirirken kocamın gölgesi düştü üzerime… Siki elindeydi. O da sıvazlıyordu sikini… Yüzüne baktım. Yalvarırcasına, aç kalmış bir kedi yavrusunun gözleriyle bakıyordu bana… Haline acıdım zavallının… Bacaklarımı araladım, elimle amımın dudaklarını ikiye ayırdım. Hasan’ın dölleri süzülüyordu am dudaklarımdan…

“Sen de sikmek istiyorsun galiba kocacım…” dedim.

“Evet… Lütfen… Bırak gireyim içine…” diye yalvardı, elindeki yarı sert minik sikiyle…

“Ama beni az önce siktiler aşkım…” Elimi uzatıp Hasan’ın elini sıktım mutlulukla, teşekkür edercesine… Minnetle… Kocama döndüm, “Koca yaraklı biri az önce sikti beni… Amımda senin değil, yabancı bir erkeğin dölleri var… İçime broşalttı taşaklarını… Bak, beyaz beyaz nasıl akıyor spermleri…” Gözleri oramdaydı… İstekle parlıyordu o gözler… Ne istediği öylesine belliydi ki… İstediğini vermeliydim ona…

“Evet karıcım… Dölleri akıyor…” dedi fısıltıyla…

“İstersen temizle onları, öyle sik beni kocacım… Beni siken koca yaraklı erkeğin döllerini yalaya yalaya temizle amcığımı… Sonra sikmene izin veririm belki…” Kocam önümde diz çökünce Hasan yan tarafımda güldü,

“Ulan züppe? Yapacak mısın karının dediğini yoksa?”

“Yapcak valla ağam… Bakışlarını beğenmedim ben bunun…” diye atıldı Rıfat da…

Kocamsa aldırmadı bile onların alaylarına… Dizlerinin üstünde yaklaştı, bacaklarımın arasına girdi. Hala amıma bakıyordu şaşkın şaşkın… Sonra başını eğdi, kasıklarıma kapandı, dilinin ucuyla klitorisime dokundu. En hassas yerimdi ve kocamın dili titretti, ürpertti beni… Sonra da o dilini amımın dudaklarında boydan boya gezdirmeye başladı.

Sündüre sündüre emiyordu amımı… Daha aşağıya indi, diliyle kadınlığımın her tarafını yalıyor, Hasan’ın hala içimden oluk oluk süzülmekte olan döllerini temizliyordu. Dudaklarını olduğu gibi am dudaklarımın üzerine kapattı bir kadınla dudak dudağa öpüşürcesine, vantuz gibi emdi, yaladı yuttu…

Saçlarından tutup başını çektim yukarıya… Doğrulup kalktığında ağzı burnu ıslaktı kocamın… Gözleri parlıyordu. Amımdaki yabancı bir erkeğin spermlerini yalayıp yutmak sikinin iyice sertleşmesine yaramıştı. Bense adeta bir sokak köpeği gibi amımı yalayan kocamın dilinin etkisiyle uçuşa geçmiştim tekrar…

“Mımmm… Hadi gir artık içime kocacım… Sen de sik beni… Sikilmiş karını sen de sik bebeğim… Sikemiyorsun ama, amcığımı çok güzel yalıyorsun… Hakkını yemeyeyim…” dedim istekle…

Dediğimi yaptı. Diğer erkeklerin yarısı büyüklüğündeki sikiyle ıslak amımda gidip gelirken boynuna sarılıp bir bebek gibi kendime çektim kocamı… Öyle tahrik olmuştum ki… Az önce sikilmiş amıma kocamın da girmesi, beni sikmeye çalışması beni öylesine tahrik etmişti ki… Kasılmaya başladım. Sonunda kocam da broşaldı içime… Yanıma devrilip kaldı.

Yattığım yerden kalktım, derenin kenarına gidip suya girdim. Elimi yüzümü, erkeklerin spermleriyle kaplı bedenimi yıkadım, temizledim bir güzel… Geriye döndüm, Hasan’ın gömleğini alıp kurulandım. Sonra da gömleği yere serip plaj havlusuna yatar gibi çırılçıplak uzandım sırt üstü, ellerimi başımın altına koydum… Doymuş, rahatlamış, huzur doluydum. O seks yapamamanın verdiği gerginlik bitmişti artık…

Erkekler de suya girip temizlendiler. Sonra da giyinmeye başladılar. Gözleri bendeydi yine… Hiç sakınmadan çıplak yatışıma bakıyorlardı hala doymamış, aç gözlerle… Bacaklarımı aralayıp tüysüz kadınlığımı okşadım bir güzel… Sonra da,

“Eeee? Şimdi ne yapıyoruz bakalım?” dedim beklentiyle… Hasan ile Rıfat bakıştılar bir an, sonra bir kocama, bir bana baktılar. “Burada bitecek mi? Bu kadar mıydı?” dedim gülümseyerek, şımarık bir edayla…

“İstersen benim çiftliğe gidelim sultanım, orda devam ederiz.” dedi Hasan. “Cip şu ilerde… Daha rahat ederiz orda, di mi Rıfat?” Rıfat gözleri bende,

“He valla ağam, ben de doymadım daha bu güzelliğe… Bi güzel dadına bakaydım iyiydi.” Kocama döndü, “Avradın hasıymış senin karı beyim… Cins kısrak gibiymiş yemin olsun. Zaptedene aşk olsun… Ama merak etme, ağam doyurur senin kısrağı…” Hasan gülerek,

”Hadi sen de bizimle gel boynuzlu pezevenk… Gel de doymaz karını nasıl doyurduğumu gör, nasıl siktiğimi seyret… Arada sen de sebeplenirsin sayemizde… ”

Hasan elimi tutup kalkmama yardım etti. Ayağa kalkınca sarılıp dudaklarımdan öptü, memelerimi, kalçalarımı sıkıp bıraktı. Üç erkeğin arasında çırılçıplak bekledim. Rıfat iki parça giysimi, ayakkabılarımı toplayıp geldi etraftan…

Tişörte baktım, iki parça olmuştu Hasan yırtınca, giyilecek hali kalmamıştı. Hasan gömleğini uzattı tekrar… Çıplak bedenime onun erkek kokusu sinmiş gömleğini geçirdim, kokusunu içime çektim. Eteğim hala ıslaktı, kurumamıştı, giymedim. Hasan’ın gömleği anca kalçalarımı örtüyordu, yeterliydi. Kendisi de cipten atletini alıp giydi. Yola çıktık hep beraber…

Çiftlik yoluna sapan üstü açık cipin önünde, Hasan’ın yanına kurulmuş, saçlarım uçuşarak giderken beni nelerin beklediğini hayal etmeye çalışıyordum. Rıfat ile kocam arkadaydı.

Hasan’ın bir eli direksiyonda, bir eli üstümdeki tek giysi olan oduncu gömleğinin altında, bacaklarımı okşuyor, çıplak amımı karıştırıp duruyordu. Arkama, deri koltuğa yaslanıp bacaklarımı araladım. Kendimi memnuniyetle koca ayımın pençelerine, ıslak amıma girip çıkan dolma gibi parmaklarına bıraktım.

Artık mutluydum.